25 Ocak 2012 Çarşamba

Pasaportun kapağı Fransa'dan gelirse...

Evet, yanlış okumadınız, yeni çipli pasaportlarımızın kapağı Fransa'dan gelecekti. Çünkü son ihaleyi bir Fransız firması kazanmıştı. Şimdi Fransız Senatosu'ndan geçen "soykırım" kanun tasarısı nedeniyle alacağımız önlemler ya da "boykot" kararı sonrası pasaport kapakların ne olacağı tam bir muamma!


Geçen yıl Akşam gazetesi bu konuda bir haber yayınlamıştı. Önce bu haberi okuyalım:

"Türkiye, AB standardında çipli pasaport için 2004′te düğmeye bastı. Yeni pasaportların basımını üstlenen Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, 2005′te ‘çipli pasaport kapağı’ ihalesi açtı. İhaleyi, Malezyalı IRIS Technology Berhad Firması kazandı. Darphane, 5 milyon çipli  için IRIS’e 15 milyon 475 bin avro ödedi.  Uzun çalışmanın ardından  dağıtım tarihi üç kez ertelenen yeni pasaportlar, nihayet 1 Haziran’da verilmeye başlandı. Ancak IRIS’ten alınan çipli kapakların istenilen nitelikleri tam taşımadığı ortaya çıktı. Çipli karton kapakları ‘dayanıksız’ bulan Emniyet, pasaportların kapaklarını yenilemek için çalışma başlattı. Yeni kapakların, kartondan çok daha dayanıklı olan ‘polikarbon’dan yapılması benimsendi.

Emniyet’in bu çalışması, biyometrik pasaportların koordinasyonunu üstlenen Dışişleri, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarınca da uygun görülürse değişiklik yapılacak. Polikarbon kapaklı yeni pasaportlar, gelecek haziran ayından itibaren dağıtılılacak. Darphane’nin IRIS’ten aldığı çipli karton kapaklarla bastığı 5 milyon adet pasaport defterinin, gelecek haziran ayına kadar bitmesi; Darphane’nin, yeni pasaport basımına başlamadan önce ‘çipli polikarbon kapak’ ihalesi açması bekleniyor."

işte bu beklenen ihale açılmış, beş milyon kapak için Ekim 2011'de yapılan ihalede en düşük fiyatı da bir Fransız firma veriyor. Bu ihale iptal ediliyor, firmanın kapaklarda kullandığı chipler hack edilebildiği için. Ancak yeni ihaleyi de yine bir Fransız firma kazanıyor.* 

Yani biyometrik-çipli pasaportlarımızın kapakları Fransa'dan gelecekti.

Şimdi pasaportlarımızın kapaklarını hala Fransa'dan mı bekleyeceğiz, yoksa bu kapaklar bir türlü gelmeyecek, yeni ihale ve şirket derken geciken pasaportlarla hepimize bu önlemler "kapak" mı olacak?

* Yalçın Doğan, 25.01.2012,Hürriyet

16 Ocak 2012 Pazartesi

Havaalanında harç pulu kuyruğu!

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları sadece dünyanın en pahalı pasaportunu kullanma "ayrıcalığını" taşımıyorlar. Aynı zamanda bir de yurt dışına çıkış harcı ödüyorlar. 15 TL olan bu harcı ödemek ise ayrı bir eziyet kaynağına dönüşebiliyor.

Sırt çantalılar topluluğundan Ömürden Sezgin bugün (16.01.2011) İstanbul Atatürk Havalimanı'nda bir rezalete dönüşen bu kuyrukları sizler için görüntülemiş:

13 Ocak 2012 Cuma

Günün sözü Flaubert'ten...

"Seyahat bir insanı mütevazı yapar ve aslında dünyada ne kadar küçük bir yer işgal ettiğini görmesini sağlar"  - Gustave Flaubert

4 Ocak 2012 Çarşamba

Pasaport zammı için TBMM'de soru önergesi

CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay, pasaport harçlarına getirilen zammı TBMM gündemine taşıdı.

Tunay, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Teknik sorun var, acelesi olmayanlar pasaportlarını yılbaşından sonra alsın” açıklamasının gerekçesini sordu.

Tunay, yazılı soru önergesinde, “Bu açıklamadan hemen sonra pasaport harçlarına zam gelmesi tesadüf müdür?” dedi.

İstanbul Milletvekili Tunay’ın soru önergesi şöyle:

“26 Aralık 2011 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü internet sayfasında (http://pasaport.iem.gov.tr/) ve çeşitli yazılı görsel medya organlarında yer alan bir duyuru ile pasaport alımı sırasında yaşanan bazı teknik aksaklıklar nedeniyle pasaporta acil ihtiyacı olmayan vatandaşların müracaatlarını ertelemesini istenmiştir. Bu duyuru üzerine birçok vatandaş pasaport işlemlerini ertelemek durumunda kalmışlardır.
Bu gelişmelerden sonra ise 30 Aralık’ta yayınlanan Resmi Gazete’nin ilgili sayısı ile Bakanlar Kurulu kararınca, “Değerli Kâğıtlar Kanunu Genel Tebliği’ne göre pasaportlar için 54 lira olan değerli kâğıt bedeli, yüzde 15,7lik artışla 62,50 liraya yükselmiştir. Bu çerçevede,

1- İlgili duyurunun ardından yapılan zamlar bir tesadüf müdür?
2- Dünyadaki pasaport ücretleri açısından ülkemiz kaçıncı sıradadır?
3- Anayasamızın 23.maddesinde tanımlanan “seyahat hürriyeti” ilkesi ile pasaport ücretlerinin bu kadar fahiş rakamlarda olması sizce bir çelişki değil midir?
4- Pasaport ücretlerinin düzenlenmesi ve dünya standartlarına çekilmesi için ilgili bakanlıklarla yürütmüş olduğunuz ortak bir çalışmanız var mıdır?”

TBMM sitesinden 67715 evrak numaralı soru önergesi olarak takip edilebilir. Tıklayın!

3 Ocak 2012 Salı

Akıncı: "Pasaportunuzdan yüzde 15 daha uzaklaştınız"

Hürriyet Gazetesi yazarı Bahar Akıncı "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı yazısıyla bloğumuzu tanıttı. Dün Hürriyet internet sitesinde yer alan yazı, herkesi seyahat özgürlüğü mücadelemize destek vermeye çağırıyordu.


Akıncı'nın yazısının son bölümünü buraya alıntılıyorum:


Yurt dışına çıkmak istiyoruz, evet.
Okumak için. Görmek için. Çalışmak için. Sağlık için.
Veya sırf canımız istediği için.
Lütfen, seyahat özgürlüğünüze sahip çıkın.


ÇÜNKÜ BİZ SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ GÖNÜLLÜLERİ, DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTLARINI KULLANMAK İSTEMİYORUZ!


Yazının tümü için lütfen TIKLAYIN!

2 Ocak 2012 Pazartesi

Pasaport 62 TL değil 446 TL oldu!

Değerli basınımız bu yıl da yapılan pasaport zammını tuhaf bir biçimde sadece defter bedeline % 15 zam yapılmış gibi duyurdu. Aslında Türkiye'de 10 yıllık biyometrik pasaport 62 TL değil, 446 TL oldu.

Tüm dünyada ortalama 50 dolar olan 10 yıllık biyometrik pasaport ücreti, Türkiye'de dolar bazında da zamlandı. Üstelik doların TL karşısında son aylarda çok fazla değer kazanmasına rağmen. 225-250 dolar arasında bir ücret dalgalanması var. Ama sonuçta 10 yıllık pasaportlarda dünyayla yaklaşık 5 katı ücret farkını ısrarla koruyoruz.

Sanki çok ucuzmuş gibi e-pasaport sitesi, aileleri e-pasaport almaya yönlendirmek için sitelerine bir de "e-pasaport ailesi" çizimi koymuş. Türkiye'de bir aile 1000 doları gözden çıkarmadan pasaport sahibi olamaz. Asgari ücretin 700 TL olduğu bir ülke olduğumuzu unutmayın! 


"Aileler pasaportlarını 10 yıl değil, daha az süreli çıkartsın" diye düşünebilirsiniz, ancak bir kez daha çıkartmaları gerektiğinde, bu defa ayrı ayrı pasaport ücreti ve harcı yine ödemek zorunda kalacaklarını hatırlatalım. Çünkü biyometrik pasaportlarda "uzatma" mümkün değil. Ayrıca çocuklar anne ve babanın pasaportuna kaydedilemiyor, onlar için de ayrı pasaport çıkartmak zorundasınız, kaç yaşında olurlarsa olsunlar.

Yani Türkiye'de pasaportlarımız/seyahat özgürlüğümüz hala aslanın ağzında... 

2012 Türkiye Pasaport Harç ve Defter Bedelleri
Harç BedeliDefter BedeliToplam
6 AY80,5  TL62,5  TL143   TL
1 YIL117,6  TL62,5  TL180,1   TL
2 YIL191,9  TL62,5  TL254,4   TL
3 YIL272,4  TL62,5  TL334,9   TL
4 - 10 YIL383,85  TL62,5  TL446,35   TL
Pasaport defter ve harç bedelleri her yıl Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmekte ve 492 Sayılı Harçlar Kanununa bağlı Harçlar Kanunu Genel Tebliği (6) sayılı tarife ve Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği ile Resmi Gazetede yayımlanmaktadır.

27 Aralık 2011 Salı

Özbekistan'da 18, Türkiye'de 225 dolar!

Dünyanın en pahalı pasaportu, T.C. pasaportu. Üstelik bu her geçen gün tescilleniyor. Birçok ülke vatandaşlarına çok düşük ücretlerle pasaport dağıtmaya başladı. Bu konuda Zaman gazetesinde çıkan en son haberi sizlerle paylaşmak istiyorum:


Özbekistan'da ilk olarak başkent Taşkent'te verilmeye başlanan biyometrik pasaportların ülke genelinde dağıtımına geçildi.


Uzun süredir hazırlık aşamasında olan Özbekistan, cipli pasaport olarak bilinen biyometrik pasaportları verme işlemini yaygınlaştırdı. Diplomatik, genel ve hususi olmak üzere üç türden oluşan pasaportlar, artık on gün içinde başvuru sahiplerine ulaştırılabilecek. İlkleri bakanlık ve teşkilat mensupları ile daha çok yurtdışı bağlantılı çalışanlara verilen yeni pasaportlar artık isteyen herkese verilebilecek.Yeni pasaportlar, yaklaşık 32 bin suma(yaklaşık 18 dolar) mal olacak.


Özbekistan vatandaşlarının kullandığı eski pasaport ve Özbekistan vatandaşı olmayanların ülke içinde kullandığı kimlik belgelerinin geçerlilik süresi ise 31 Aralık 2015 itibariyle sona erecek. Bu süreye kadar eski pasaportların yenileriyle değiştirilmesi gerekiyor.


Pasaportlar, 16 yaşa kadarkilere beşer, yukarısındakilere ise 10'ar yıl süreyle verilecek.


Kaynak: Zaman-26.12.2011

20 Aralık 2011 Salı

TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'ndan talebimdir.

20.12.2011

Anayasa Uzlaşma Komisyonunun Değerli üyeleri

Anayasamızın “seyahat özgürlüğü”nü düzenleyen 23. Maddesinin yurttaşlarımızın “seyahat özgürlüğü” haklarını koruyamadığı için yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Seyahat özgürlüğü bir temel "insan hakkı"dır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. Maddesinde belirtilmiştir:
“1. Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır. 
2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahipti
r.”

12.Eylül.2010 tarihinde yapılan referandumla değiştirilen T.C. Anayasası’nın Yerleşme ve seyahat hürriyeti başlığı altındaki 23. maddesi de bu hakkı şöyle tanımlamaktadır:

“Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak sınırlandırabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”


Bu yeni değişiklikle "seyahat özgürlüğü" sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabiliyor ve artık bunun dışında sınırlandırılamıyor.

Ancak Türkiye’de başka ve daha büyük bir sınırlandırma var: Devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu, uluslararası kimlik belgesi olan pasaportlar, harçlar kanunu gereğince her yıl otomatik zamma tabi.

Üstelik bu pasaportlar “dünyanın en pahalı pasaportları”, dünyada biyometrik 10 yıllık pasaportların ortalama ücreti 50 dolar, bizim ülkemizde 225 dolar. Ayrıca vatandaşlardan bir de yurt dışına çıkış harcı alınıyor.

Asgari ücretin yaklaşık 700 TL olduğu ülkemizde, (837 lira olan brüt asgari ücret 2012 yılında 888 liraya çıkacak) bir kişinin veya bir ailenin ciddi sıkıntılar yaşamadan bu ücretlerle pasaport sahibi olması, yurt dışına çıkması olanaksız. Bu durumun Anayasal hakkımız “seyahat özgürlüğü”nü açıkça ihlal ettiğini düşünüyorum.

“Seyahat özgürlüğü”nün temel bir insan hakkı olmasının yanında bir ülkenin insanlarının, kültürünün, ekonomisinin, uluslararası ilişkilerinin gelişmesindeki olumlu rolü, uzun zamandır tüm dünya tarafından kabul edilmektedir. Ama öyle bir yönü daha vardır ki onu da Amerikalı yazar Mark Twain’in sözleri ile vurgulayalım: “Ön yargı, taassup ve dar görüşlülüğün en iyi tedavisi seyahattir.”



Bu konuda;

Yeni Anayasamızda ilgili maddede (23.) yapılacak küçük bir değişiklikle, yüksek pasaport harç ve ücretleriyle elimizden alınan “seyahat özgürlüğü” kısıtlamalarına, harçlar kanunu bahane edilerek pasaportlara her yıl zam yapılmasına bir engel konulabilir düşüncesindeyim.

Bu değişiklik talebimin Anayasa değil, yasalarda yapılacak bir düzenlemeyle çözülebileceğini düşünebilirsiniz. Ancak yasal bir düzenleme, hükümetlere vergi veya harca ihtiyaç duyduğu her seferde üzerinde değişiklik yapabileceği bir zemin sağlıyor, üstelik temel bir insan hakkının sınırlanmasına yol açıyor. (şimdi olduğu gibi her yıl ortalama enflasyon oranında harçlar artıyor) Seyahat özgürlüğü, Anayasal güvence altında olmalıdır.

Yeni Anayasa’nın “Seyahat Özgürlüğü” başlığı taşıyacak maddesine eklenmesini istediğim fıkra önerileri:

·         Vatandaş talep etmesi halinde devletten maliyetine pasaport alma ve bu belgeyi yenileme hakkına sahiptir.

·         Devlet vatandaşlarına yurt içinde ve yurt dışında kullanacağı resmi kimlik belgelerini (maliyetine) sağlamakla yükümlüdür.

·         Devlet yurt içinde ve dışında seyahat etmek isteyen vatandaşlarına gerekli resmi kimlik belgelerini bedelsiz sağlamakla yükümlüdür.

Bu öneriler elbette Anayasa-yasa yazım tekniği açısından gözden geçirilebilir. Ama özüne dokunulmamalıdır: Devlet, vatandaşlarına vermek zorunda olduğu nüfus kağıdı, pasaport, evlilik cüzdanı vb. kimlik belgeleri için, vatandaşlarından “fahiş” ücret talep edememelidir. 

Saygılarımla,

O. Suat Özçelebi
T.C. Kimlik No:

Not:(Bu talebimi bugün TBMM yeni anayasa internet sitesi üzerinden "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü" olarak ilettim. Sizlere de öneririm.)

16 Aralık 2011 Cuma

Yeni Anayasada Seyahat Özgürlüğü

Sevgili Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

Aşağıda TBMM’deki Yeni Anayasa Komisyonu'na yollamayı düşündüğüm, "seyahat özgürlüğü" kısıtlamaları hakkındaki yazı/öneri yer alıyor. Lütfen “madde önerileri” olarak yazdıklarıma sizlerin eklemek istediği veya düzeltmek istediği bir bölüm var mı? Lütfen önerilerinizi 3 gün içinde (salı gününe kadar) bildirir misiniz?

Bu yönde değişikliklerin kanunla yapılması daha uygundur diyenler, kanunlarla ilgili çalışmalarını da, önerilerini de tabii ki ekleyebilirler.

16.12.2011

Anayasa Uzlaşma Komisyonunun Değerli üyeleri

Anayasamızın “seyahat özgürlüğü”nü düzenleyen 23. Maddesinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Seyahat özgürlüğü temel bir "insan hakkı"dır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. maddesi şöyle der:
“1. Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır. 
2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahipti
r.”

12.Eylül.2010 tarihinde yapılan referandumla değiştirilen Anayasa'nın Yerleşme ve seyahat hürriyeti başlığı altındaki 23. maddesi de bu hakkı şöyle tanımlamaktadır:

“Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak sınırlandırabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”


Bu yeni değişiklikle "seyahat özgürlüğü" sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabiliyor ve artık bunun dışında sınırlandırılamıyor.

Ancak Türkiye’de başka ve daha büyük bir sınırlandırma var: Devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu, uluslararası kimlik belgesi olan pasaportlar, harçlar kanunu gereğince her yıl otomatik zamma tabi.

Üstelik bu pasaportlar “dünyanın en pahalı pasaportları”, dünyada biyometrik 10 yıllık pasaportların ortalama ücreti 50 dolar, bizim ülkemizde 225 dolar. Ayrıca vatandaşlardan bir de yurt dışına çıkış harcı alınıyor.

Asgari ücretin yaklaşık 700 TL olduğu ülkemizde,bir kişinin veya bir ailenin ciddi sıkıntılar yaşamadan bu ücretlerle pasaport sahibi olması, yurt dışına çıkması olanaksız. Bu durumun Anayasal hakkımız “seyahat özgürlüğü”nü açıkça ihlal ettiğini düşünüyoruz.

Bu konuda;

Yeni Anayasamızda ilgili (23.) maddede yapılacak küçük bir değişiklikle, yüksek pasaport harç ve ücretleriyle elimizden alınan “seyahat özgürlüğü” kısıtlamalarına, her yıl zam yapılmasına bir engel konulabilir düşüncesindeyiz.

Eklenmesini istediğimiz madde önerileri:

·         Vatandaş talep etmesi halinde devletten maliyetine pasaport alma ve yenileme hakkına sahiptir.

·         Devlet vatandaşlarına yurt içinde ve yurt dışında kullanacağı kimlik belgelerini maliyetine sağlamakla yükümlüdür.

6 Aralık 2011 Salı

Pasaport zammına protesto bugün medyada!


Basın Bülteni                                06.12.2011
Otomatik Pasaport Zammına Son Verin!

Maliye Bakanlığı Pasaport zamlarını otomatiğe bağladı!
Yılbaşında dünyanın en pahalı pasaportuna yine %10 zam geliyor!

Evliya Çelebi’nin torunları olarak temel insan hakkı seyahat özgürlüğümüzü elimizden alan “otomatik zam” uygulamasına son verilmesini istiyoruz.

Dünyada ortalama 50 dolar olan 10 yıllık biyometrik pasaportlara 225 dolar vermek istemiyoruz.

Sayın Basın Mensupları

Maliye Bakanlığı yılbaşında Pasaport ücretlerine yine zam yapacak. Bir araya gelen yüzlerce seyahat özgürlüğü gönüllüsü olarak her yıl yapılan bu otomatik zamma artık bir son verin diyoruz.

Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, “müşteri” muamelesi yapamaz!

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve “insan hakları evrensel bildirgesi” tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu temel insan hakkını dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %10’luk otomatik zammı kabul etmiyoruz. 2010 yılında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle yapılan % 50’lik indirime rağmen, 388 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 4-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti zamla birlikte 426 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Yılbaşında gerçekleşecek % 10’luk yeni pasaport zammını kınıyor ve geri alınmasını istiyoruz. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyoruz.Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyoruz.

Tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri  /  Sırt Çantalılar Grubu

İrtibat: O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü) / Onur İnal (Sırt Çantalılar Grubu)
T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com

3 Aralık 2011 Cumartesi

Pasaport zammına yönelik ortak kampanya!

Pasaport fiyatlarında gerçekleşmesine vesile olduğumuz %50 indirimden sonra, bu indirime rağmen  hem kamuoyu hem medya hem de bu fiyatlara otomatik zam yapanlar hala "dünyanın en pahalı pasaportunu" kullandığımız gerçeğini unutmuş görünüyorlar.


Devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu "uluslararası kimlik belgesi" için dünyanın en yüksek ücretini talep etmesi, bu yetmiyormuş gibi her yıl zam yapması temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü"nün doğrudan ihlali hala çok farkında olunamayan bir "yurdumuz gerçeği".

Her yıl Maliye Bakanlığı tarafından harçlara yapılan otomatik zamla T.C pasaportunun dünyada benzeri olmayan bir uygulamayla ücreti artırılıyor. Bu yıl da dünyada ortalama 50 dolar olan pasaporta 225 dolar vereceğiz. Bütün seyahat özgürlüğü gönüllülerini bu "otomatik zamla" mücadeleye çağırıyoruz.

Evliya Çelebi yılında seyahat özgürlüğümüzü yeniden kazanmak için tüm gezginleri, seyahatseverleri, sırt çantalıları, "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"ni birlikte harekete geçmeye çağırıyoruz.

Aşağıda yer alan basın bültenini ulaştırabileceğiniz bütün medya mensuplarına lütfen ulaştırın. Seyahat özgürlüğü için sesinizi yükseltin.


Basın Bülteni

Otomatik Pasaport Zammına
Son Verin!

Sayın Basın Mensupları

Maliye Bakanlığı yılbaşında Pasaport ücretlerine yine zam yapacak. Bir araya gelen yüzlerce seyahat özgürlüğü gönüllüsü olarak her yıl yapılan bu otomatik zamma artık bir son verin diyoruz.

Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, “müşteri” muamelesi yapamaz!

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve “insan hakları evrensel bildirgesi” tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu temel insan hakkını dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %10’luk otomatik zammı kabul etmiyoruz. 2010 yılında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle yapılan % 50’lik indirime rağmen, 388 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 4-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti zamla birlikte 426 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Yılbaşında gerçekleşecek % 10’luk yeni pasaport zammını kınıyor ve geri alınmasını istiyoruz. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyoruz.

Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyoruz.

Tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri  /  Sırt Çantalılar Grubu

İrtibat: O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri) / Onur İnal (Sırt Çantalılar Grubu)
T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com

17 Kasım 2011 Perşembe

Otomatik Pasaport Zammına Son Verin!

Maliye Bakanına Açık Mektup 

Sayın Mehmet Şimşek,


Maliye Bakanlığı’nın yılbaşında pasaport ücretlerine yine zam yapacağı basın organlarında yer aldı. Her yıl Harçlar kanununu bahane ederek gerçekleştirdiğiniz otomatik pasaport zammını "seyahat özgürlüğü"ne karşı bir hak ihlali olarak görüyoruz.

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve evrensel insan hakları bildirgesi tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Maliye Bakanlığı bu temel insan hakkını, geçen yıl yapılan %50 indirime rağmen dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Çünkü Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Bakanlığınızın yaptığı gibi her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti, yurttaşlarına “müşteri” muamelesi yapamaz!

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %10'luk otomatik zammı kabul etmiyorum. Geri alınmasını istiyorum.

Geçen yıl “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle bakanlığınızın yaptığı % 50’lik indirime rağmen, 388 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 4-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti, zamla birlikte 426 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Bakanlığınızın yılbaşında gerçekleştireceği % 10’luk yeni pasaport zammının geri alınmasını istiyorum. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyorum. Bu talebimizi "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz imza kampanyası" ile duyurmaya çalıştık. www.seyahatozgurlugu.com  ve halen seyahat özgürlüğü bloğumuzla da  size duyurmaya çalışıyoruz.

Bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak, Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 4-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyorum.

Saygılarımla,

O. Suat Özçelebi
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü

www.seyahatozgurlugu.com


26 Eylül 2011 Pazartesi

Evliya Çelebi 400. doğum yılı etkinlikleri sürüyor

Büyük seyyah ve gezi edebiyatının öncülerinden Evliya Çelebi'nin 400. doğum yılı için düzenlenen toplantı bugün, sabah 09.30'da İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleştiriliyor.



Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ’ın himayelerinde yapılacak olan 79. Dil Bayramı Töreni ayrıca önemli bir etkinlikle birleştiriliyor. Eseri Seyahatname’yle Türk ve dünya edebiyatının en ilgi çekici gezi kitabını kaleme alan Türk dilinin ustası Evliya Çelebi, okuyucusunu dört yüz yıl öncenin dünyasına olduğu kadar, o dönemin diline de bir yolculuğa çıkarmakta, 17. yüzyıl Türkçesini ağız özellikleriyle günümüze taşımaktadır. Bu yıl Dil Bayramı, 400. doğum yıl dönümünü kutladığımız Evliya Çelebi ve eserinin birçok yönüyle olduğu kadar Türk diline katkılarıyla da ele alınacağı uluslararası bir etkinlikle kutlanacaktır.
26 Eylül Pazartesi günü saat 9.30’da Dolmabahçe Sarayı Medhal Salonu’nda başlayacak olan 79. Dil Bayramı Töreni Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin YEDİYILDIZ’ın açış konuşmalarıyla başlayacaktır. Açılış oturumunda Prof. Dr. İlber ORTAYLI çağrılı konuşmacı olarak yer alacaktır.
Açılış oturumunun ardından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile bağlı kuruluşları Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi tarafından düzenlenecek olan “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı”na geçilecektir. Evliya Çelebi üzerine dünyada çalışmalar yürütmüş çok değerli bilim insanlarını bir araya getiren etkinlik Prof. Dr. Robert DANKOFF, Prof. Dr. Cihan OKUYUCU, Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, Prof. Dr. Ahmet Nezihi TURAN, Doç. Dr. Halûk DURSUN, Prof. Dr. Musa DUMAN, Doç. Dr. Nuran TEZCAN, Prof. Dr. Ali Berat ALPTEKİN, Prof. Dr. Fuat YÖNDEMLİ’nin katılacağı iki oturumla Dolmabahçe Sarayı’nda başlayacaktır.
Uluslararası toplantı ve açık oturumlar Evliya Çelebi’nin İstanbul dışında ilk seyahate çıktığı veSeyahatname’de “devletlerin taht merkezi” olarak tanımladığı Bursa’da, daha sonra da Evliya Çelebi’nin “atalarımın yurdu, Anadolu’da Türkistan vilayeti” diye adlandırdığı, Kütahya’da devam edecektir. Beş güne yayılan Dil Bayramı kutlamaları ve Evliya Çelebi etkinlikleri Kütahya’da sona erecektir.
28 Eylül Çarşamba günü, Bursa Gönlüferah Oteli’nde saat 10.00’da başlayacak “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı”nın oturumlarına ayrılacaktır.
29 Eylül Perşembe günü ise Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ, Bursa Valisi Şahabettin HARPUT, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin YEDİYILDIZ ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN’ın açış konuşmalarıyla “Evliya Çelebi’nin İzinde Açık Oturumu” Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhan Gazi Salonu’nda saat 14.00’te başlayacaktır. Bursa Valiliğinin katkılarıyla düzenlenen açık oturumun konuşmacıları Prof. Dr. Hayati DEVELİ, Beşir AYVAZOĞLU ve Marianna YERASİMOS olacaktır. TRT Genel Müdürü İbrahim ŞAHİN’in anlatımıyla Türk Dil Kurumu ve TRT TÜRK ortak yapımı Evliya Çelebi’nin İzinde belgeselinin tanıtım gösterimi de bu toplantıda yer alacaktır. Toplantı sonrası “Evliya Çelebi’yle Dere Tepe Düz Sergisi”nin açılış töreni yapılacaktır. Aynı gün saat 18.00’de ise Cumalıkızık Köyü’nde Osmanlı Çeşmesinin açılışı gerçekleştirilecektir.
Etkinlikler 30 Eylül 2011 günü Kütahya’da sürecektir. Bu kapsamda “Evliya Çelebi’nin İzinde Açık Oturumu”, Kütahya Valiliği ve Dumlupınar Üniversitesinin iş birliğiyle Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kırmızı Salon’da düzenlenecektir. Saat 10.00’da başlayacak açık oturumun konuşmacıları Yrd. Doç. Dr. Atillâ BATUR, Seyit Ali KAHRAMAN, Tayfun TALİPOĞLU, Nezih KULEYİN ve Dr. Mustafa GÜNEŞ.
Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ün başından sonuna takip ettiği o ilk kurultay Türk dili tarihinde yeni bir dönemin başlamakta olduğunu müjdelemekteydi. Dolmabahçe Sarayı’nda başlayıp üç şehirde beş gün sürecek etkinliklerle Türk Dil Kurumu, I. Türk Dili Kurultayı’nda yaşanan ve yetmiş dokuz yıl sonra dinmeyen bir coşkuyu, Türkçeyi kullanan, işleyen, geliştiren herkesle paylaşacaktır.
Türk dilinin ustası, dört yüzyıl öncesi halk dilinin aktarıcısı Evliya Çelebi bu yılki Dil Bayramı kutlamalarının ana konusunu oluşturuyor. “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı” bu yıl Evliya Çelebi için yürütülen çalışmaların önemli bir ayağını oluşturacaktır. Sunumlarda Evliya Çelebi, sadece gezgin olarak değil okçuluğu, savaş muhabirliği gibi kişiliğinin tüm renkleriyle zihinlerde canlandırılacaktır. Ayrıca Evliya Çelebi’nin “…derler ama görmedim” türündeki anlatıları, havada donan kedisinin gerisindeki gerçekleri, Rumenler, Lazlar ve diğer toplumlar hakkındaki düşünceleri ve fetihlere, kul sistemine ilişkin görüşleri ilgi çekici anlatımlarla uzmanlarınca işlenecektir. Seyahatname’de seyyahlık kavramı, bugünün gezginlerince ele alınarak günümüzde değişen gezginlik kavramı, gezgin ruhu ve bu ruhun sanat eserlerindeki yansımasının izleri sürülecektir.
Dünyada Türk dili üzerine araştırmalar yürüten ve Evliya Çelebi uzmanı olan 42 bilim insanı Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Hollanda, Hırvatistan, İran gibi ülkelerden gelerek bilimsel araştırmalar sonucunda elde ettikleri sonuçları kamuoyu ile paylaşacaktır.



10 Ağustos 2011 Çarşamba

Cumhurbaşkanlığı'ndan imza kampanyasına yanıt

İmza kampanyamızın bir muhatabı da biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı idi. Sayın Abdullah Gül'e 30 Mart tarihinde yolladığımız 1.401 imzalı "imza kampanyası dilekçesi"ne dün Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nden yanıt geldi, yaklaşık 3,5 ay sonra...

Aşağıya yorumsuz, olduğu gibi aktarıyorum, YORUM SİZİN!



Sayı:B.01.0.KİB.03-83-6788-14555                                                                       01.08.2011
Konu: Dilekçeniz

Sayın O.Suat ÖZÇELEBİ

Anayasamızda yerini bulan seyahat özgürlüğünü pekiştirmek için pasaportlarla ilgili yasal düzenlemeler yapılması talebini içeren dilekçeniz alınmıştır.

Anayasanın 87. maddesi gereği kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri arasında olup 88. maddesine göre kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Bilginizi rica ederim.

Kemal İLTER
Genel Sekreter a.
Kurumsal İletişim Başkanı

21 Haziran 2011 Salı

Yeni Anayasa'da Seyahat Özgürlüğü

Seyahat özgürlüğü mücadelemiz konusunda hedef büyüttük, diyebiliriz. Hem Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri hem de Sırt Çantalılar Topluluğu ile birlikte yeni Anayasa'nın yapım aşamasında "seyahat özgürlüğü" ile ilgili maddenin de yeniden düzenlemesini istiyoruz. Ve "pasaport"un bir devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi olarak "seyahat özgürlüğü ve temel haklar" perspektifinden ele alınması gerektiğine inanıyoruz.

Bu perspektifi "somut" öneriler haline dönüştürmek için sizlerin de katkılarına ihtiyacımız var.

Seyahat özgürlüğünü tüm yurttaşlarımız için geçerli kılacak biçimde, temel bir hak vurgusunu öne çıkaran, pasaport ücret ve harçları, yurt dışına çıkış harcı, yeşil pasaport gibi istisnai uygulamalarla keyfi olarak hükümetler tarafından bu hakkın elimizden alınmasını engelleyen bir Anayasa maddesi oluşturmalıyız.

Anayasamızın şu anda 23. ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. maddesindeki düzenlemeyi genişleten ve daha derinlemesine yorumlayan bir yaklaşımla konuyu ele almalıyız.

Diğer ülkelerin Anayasalarındaki "seyahat özgürlüğü"nü düzenleyen ilgili maddeler de bu konudaki çalışmalara ciddi katkı sağlayabilir. Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bu maddeleri, gerekçelerini inceleyip kendimize özgü bir öneri ve düzenleme ortaya koyabiliriz.

Evet, lütfen bu konuda düşünmeyi ve önerilerinizi esirgemeyin!

11 Haziran 2011 Cumartesi

Seyahat Özgürlüğü Açık Radyo'da...

"Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz" kampanyamıza yeniden hareket verecek kararların uygulaması ve İstanbul ODTÜ Mezunlar Cemiyeti'nde aldığımız kararları kamuoyuyla paylaştığımız ilk radyo programımız pazartesi günü Açık Radyo'da. Sırt Çantalılar Grubu kurucusu Onur İnal ile birlikte katılacağız.


Kampanyamızın kamu otoritesine ulaşması, destek veren ve duyarlı kitlelerin farkındalığını artırmak, yeni etkinlikler ile yeniden ivme kazandırmak için gerçekleştirdiğimiz ilk programımızı lütfen dinleyin.

13.06.2011 Pazartesi günü Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın "Benim Anayasam" adlı programında saat 10.30'da... Yeni Anayasa'da "seyahat özgürlüğü" ile ilgili taleplerimizi, eleştiri ve önerilerimizi dinleyin.


Pazartesi; Açık Radyo 94.9; 10.30; Benim Anayasam
Dinlemek için Tıklayın!

10 Haziran 2011 Cuma

Panel'de "seyahat özgürlüğü" için yeni kararlar aldık!

ODTÜ İstanbul Mezunlar Cemiyeti'nde "sırt çantalılar grubu"nun düzenlediği "Burasi Türkiye burdan çıkış yok!" adlı toplantıyı çarşamba günü gerçekleştirdik. Katılan tüm Sırt çantalılara ve Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerine teşekkür ederim. Diğer konuşmacı Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukukçusu olarak görev yapan Serkan Köybaşı'ydı. Yurt dışına çıkış harcı ve seyahat özgürlüğünün hukuksal boyutu hakkında oldukça bilgilendirici bir konuşma yaptı.

Ben konuşmamda hem kampanyamızın sosyal ağda nasıl bir gelişim izlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini anlattım, hem de imza kampanyamızın sonucunda geldiğimiz noktayı irdeledim. İmza kampanyasına 3 kamu otoritesinden gelen yanıtları (aslında yanıtsızlıkları:) paylaştım. Son bölümde de bundan sonraki mücadelemizle ilgili neler yapabiliriz ve neler öneriyorum onlara değindim. Oldukça interaktif bir söyleşi oldu.

Vardığımız sonuçları sizler için de özetliyorum. Elbette yine tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinin öneri ve görüşlerine açığız. Katılımınızı bekliyoruz.

Toplantı sonucunda aldığımız ortak kararlar:

1. Evliya Çelebi Seyahat Özgürlüğü İndeksi 2011 ( Her yıl Ekim ayında açıklayacağız, kapsamı dünya ülkelerinin yurttaşlarına seyahat, pasaport ve vize konularında sağladığı avantajlar ve Türkiye'nin yeri)
2. "Evliya Çelebi'nin Torunları" konseptiyle yeni bir imza kampanyası organizasyonu ( Bu kez TC kimlik no zorunluluğu getirmeden insanların katılımı önündeki temel engeli kaldırmış olacağız)
3. Sosyal ağ ve medya için etkili film ve videolar hazırlamak. ( Bu konuda özgün-yaratıcı tüm fikirlere açığız.)
4. Pasaportun bir kimlik belgesi olarak tamamen ücretsiz olması için bu konuda destek verebilecek tüm siyasi partiler, milletvekilleri ve siyasetçilerle ilişki kurmak.
5. Seyahat özgürlüğü konusunda ulusal ve uluslararası dayanışmayı artırmak, tüm gezgin grupları ve kişilerle iletişim kurmak, bu konuda çeşitli ülkelerde mücadele veren grup ve STK'larla ilişkiye geçmek. (özellikle Almanya ve İngiltere... Bu konuda da destek bekliyoruz.)


Evet sevgili dostlar, pasaport ücretini % 50 düşürdük ama temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğümüzü" henüz kazanamadık. Mücadeleye devam...

Yeni mücadelenin ilk etkinliği AÇIK RADYO'da pazartesi günü yapacağımız Radyo programı'nda olacak. Ben, Sırt Çantalılar Grubu Kurucusu Onur İnal, programın yapımcısı Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın konuğu olacağız. Herkes Radyo başına:))