22 Nisan 2014 Salı

Sivil Sesler Festivali'ne katılıyoruz!

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin Türkiye’nin birçok yerinden sivil toplum örgütlerinin katılımıyla birlikte organize edeceği 15-16 Mayıs’da Ankara’da gerçekleştirilecek “Sivil Sesler” Festivali'ne biz de katılıyoruz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ile birlikte 100’e yakın sivil toplum örgütünün stant açacağı festivalde konserler, atölye çalışmaları, paneller, söyleşiler, kısa film/belgesel gösterimleri yapılacak.

2014 yılının teması “Özgürlüğün Değişen Sınırları”...

Tüm Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri'ni, gezginleri, seyahatseverleri, takipçilerimizi Ankara'da ODTÜ'de gerçekleşecek festivale, standımıza bekliyoruz.

Ayrıntıları daha sonra paylaşacağız.

18 Nisan 2014 Cuma

Seyahat insan neler öğretir? (3)

3 yıldır "Seyahat insana neler öğretir?" diye gönüllülerimize, gezginlere, takipçilerimize "Twitter'da" soruyoruz. Bu yıl da katılım yüksek oldu, güzel de yanıtlar geldi.

Bu farklı gözlem ve düşünceleri yine bir blog yazısına dönüştürdüm. Takipçilerimiz seyahatseverler, gezginler seyahatin hayatlarına neler kattığını şöyle paylaştılar:

Hakan Kurt @hakanxurt
aslında Düşman bildiklerimizin düşman olmadığını, korkularımızdan kurtulmanın dayanılmaz hafifliği ve mutluluğunu.

MaideT ‏@maide_t
 #Seyahat Insana dünyayı okumayı öğretir.


Selim Sakin ‏@kaymakamselim
Tunceli'de dağ başında tek başına çadır kurmanın göründüğü kadar korkutucu olmadığını ;)


tutku ‏@dudkuuu
#seyahat insana dünyanın sadece kendi çevrenden ibaret olmadığını öğretir

Yektasays ‏@Yektasays
#seyahat insana zamanın ne kadar yetersiz olduğunu gösterir

Capulnaz ayse ‏@hayatneki2
başka yerler keşfederken aslında insan kendini keşfeder

Kenan Selman Yüce❶❷ ‏@KenanSYuce
#seyahat yapmak bana hem keyif veriyor. Hemde fikirlerime bilgi katıyor

zoe ‏@zoe70zoe
#seyahat insana sorun çözmeyi öğretir



Cagdas ‏@cagdasozt
#seyahat aslında dünyanın çok küçük olup, birbirimize ne kadar benzediğimizi anlamamızdır.

Esra Kaya ‏@Esrakyae
#seyahat etmek özgürleştirir. Nefes aldırır insana. Unutamadığımız anılarımızdır. Değerlidir. Yeni deneyimler kazandırır.


Abdussamed Güçlü ‏@abdussamedgcl
Seyahat edip yeni bir yer, başka bir toplum görmek, ülkemizde "şurda şöyle uygulanıyor" yalanını öğrenmektir.

Yeşim Tuğcu Tekniker ‏@sirtcantamveben
Seyahat insanın ruhunun özgürleşmesini sağlar...

Duygu Cankara ‏@Duygu_dahlia
an'in kiymetini


ziya ‏@ZiyaYapici
aslinda dunyanin sandigimiz kadar tehlikeli olmadigini, önyargilari evde birakmak gerektigini

Barış Kamay ‏@bariskamay
#Seyahat insana birçok şey öğretir ama en önemlisi dünyadaki sınırların aslında ne kadar anlamsız olduğudur.

Mordor ‏@the_smeagal
seyahat kendi ülkeme dıştan bakmamı..Ne kadar sığ bir demokrasde ve cahiliyet döneminde yaşadığımız 'farkındalığını' sağlar

Turna Gezer ‏@turnagezer
#Seyahat insanın kendini keşfetmesini ve ait olduğu yere bır adım daha yaklaşmasını saglar.

Cihan Yörükoğlu ‏@midgard06
tespit geçen sene hatırlamadığım birinden,ama çok sevmiştim "seyahat, ne kadar önyargın varsa hepsini bir bir ödetir."

travellers ‏@Travellersss
Seyahat ettikçe dünyada korumamız gereken pek çok değer olduğunun farkına varırız.

Unuttuklarım varsa ya da yeni gözlem ve düşünceler eklemek isteyenler lütfen "yorum" bölümünden devam etsinler. Herkesin, aklına, eline seyahatine sağlık! :)


14 Ocak 2014 Salı

Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na Açık Mektup

Mevlüt Çavuşoğlu
Avrupa Birliği Bakanı
Baş Müzakereci

Sayın Bakanım,

Öncelikle yeni görevinizde başarılar dileriz. Bugün bir gazetede "Vatandaşlarımızın sadece %15'inin pasaporta sahip olduğunu düşünürsek, bu konuda ciddi adımlar atmamız gerekiyor." sözünüzü de içeren haberi okuduk.

Biz de bu konunun değindiğiniz gibi çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Ancak bugün size Twitter hesabınızdan da anlatmaya gayret ettiğimiz gibi, vatandaşlarımızın çok küçük bir kesiminin pasaport sahibi olmasının birçok sebebi var. Bunların başında temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğüne hükümetinizin, uzun zamandır bir temel hak perspektifi dışında yaklaşmasıdır.

Türkiye'nin dünyanın birçok ülkesine karşı yürüttüğü "vizeleri" karşılıklı kaldırma politikası, hatta AB ile yeni imzaladığımız Geri Kabul Anlaşması ile derin çelişkiler barındıran seyahat özgürlüğü uygulamalarına dikkat çekmek istiyoruz.

Doğrudan Bakanlığınızı da ilgilendirdiğini düşündüğümüz bu uygulamalar, sadece vatandaşlarımızın pasaport sahibi olmasını engellemiyor, aynı zamanda yurt içinde ve dışında yaşayan tüm yurttaşlarımızın Anayasal haklarını çiğneyecek boyutlara ulaşmış durumda.

Türkiye'de uzun yıllardır seyahat özgürlüğünü engelleyen başlıca uygulamalar ve hükümetleriniz döneminde de sürdürülen politikalarınız şunlar:
  • Fahiş Pasaport harcı:
    • Dünyanın en pahalı pasaportu olma rekorunu T.C. pasaportu uzun zamandır koruyor: Dünyada ortalama 60 $ seviyesinde Türkiye'de 534 lira! (260$)
  • Otomatik Pasaport Zammı sürüyor:
    • Dünyada sadece Türkiye'de olan otomatik pasaport zammı bu yıl da sürdürüldü. Yıl sonunda %3,93 pasaport ücret ve harçlarına zam yapıldı. Bu oran geçen yıl  %15 olmuştu.
  • Yurt dışı çıkış harcı sürüyor:
    • Yine sadece dünyada Türkiye'de olan 15 liralık yurt dışına çıkış harcı aynen korunuyor.  
  • Çocuklara, gençlere, yaşlılara indirim yok!:
    • Dünyanın bir çok ülkesinde çocuklar ve gençler pasaportlarını %50'ye varan indirimlerle alıyorlar. Türkiye'de 1 yaşındaki bebek bile ebeveyniyle aynı ücreti, 5 yıllık pasaporta 534 lira ödemek zorunda. Dünyada yine birçok ülke yaşlıların yurt dışı seyahatlerini kolaylaştırmak için 65-70 üstüne büyük indirimler uyguluyor.
  • Yeşil Pasaport Ayrımcılığı sürüyor!:
    • Dünyada 3 çeşit Türkiye'de 4 çeşit pasaport var. 4. pasaportun adı Hususi (Yeşil) pasaport, devletin bürokratları ve ailelerine vize ve harç için sağladığı bir imtiyaz. Ancak yaklaşık 1,2 milyon kişinin kullandığı bu imtiyaz yurttaşlar arasında ayrımcılık yaptığı için Anayasa'nın eşitlik ilkesine açık bir şekilde aykırı. 2013'de iş adamlarına verilerek yaygınlaştırılmaya çalışılan bu "imtiyaz" şimdilik durduruldu.
  • Avrupa Birliği haksız "vize" uygulamalarını sürdürüyor:
    • Avrupa Birliği haksız vize uygulamalarını ve yüksek vize harçlarını sürdürüyor. Giriş kapılarında ve konsolosluklardaki kötü muamele ve keyfi vize vermeme tutumunda bir değişiklik yok. Vize işlemlerinde gereksiz bir bürokrasi ve evrak yığını ile insanlar bezdirilmeye, caydırılmaya çalışılıyor.
    • Geri Kabul Antlaşması imzalandı, süreç içinde sonuçlanacak bu antlaşma ile ilgili bir çok koşul, çekince ve itiraz mevcut. Hükümet AB ile 3,5 yıl içinde "vize muafiyeti" uygulamasına geçileceğini ileri sürüyor.
  • Dünya'da hala birçok ülkeye ancak vizeyle gidebiliyoruz:
    • Son yıllarda hükümetin çabası ile birçok ülke ile karşılıklı vizeleri kaldırma, muafiyet uygulamaları arttı. Ancak vizesiz seyahat edebildiğimiz ülke sayısı hala 80 civarında.

Sayın Bakan, yukarıda belirttiğimiz engeller ortadan kaldırılmadıkça, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ülkelerinde "vatandaş değil, "müşteri" muamelesi görmeyi sürdürecek ve temel hakları olan seyahat özgürlüğünden tam anlamıyla yararlanamayacaklardır.

Sayın Çavuşoğlu, eğer gerçekten vatandaşlarımızın daha fazla pasaport sahibi olmalarını ve yurt dışına çıkarak dünyanın kapılarını aralamasını istiyorsanız, öncelikle her vatandaşımızın, ailenin önüne dikilen "maddi" engellerin kalkması için acil adımlar atmalısınız.

En kısa zamanda başta Maliye Bakanı olmak üzere bu sorunların çözümünden doğrudan sorumlu bakanlarımızla bir araya gelebilirsiniz. Ancak yukarıda bahsettiğimiz engeller ortadan kalktığı zaman, ülkemizde seyahat özgürlüğü Anayasal bir hak olarak hayat hakkı bulabilecektir.

Seyahat özgürlüğü mücadelemize desteğinizi bekliyoruz.

Saygılarımızla,

O. Suat Özçelebi
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Sözcüsü
www.seyahatozgurlugu.com

3 Ocak 2014 Cuma

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri 2013'de neler yaptı?

Yurttaşlarımıza karşı Türkiye'deki ve dünyadaki bütün "seyahat özgürlüğü" engellerine karşı duyarlılığımızı koruyoruz. Elimizden geldiğince tüm gelişmeleri, sorunları yetkililer, medya, destekçilerimiz ve takipçilerimizle paylaşıyor, soru ve sorunlarına yanıtlar vermeye, çözüm bulmaya çalışıyoruz. 

Kimi zaman bir sosyal paydaşımızın kampanyasına da omuz veriyoruz. Benzin zammından, metroya alınmayan bisikletlere, aç kapa haline dönüştürülen Gezi Parkı'na, toplu ulaşımdaki keyfi uygulamalara, trafik sorunlarına kadar... Bizi ilgilendiren her başlıkta, kamuoyuna karşı sorumluluğumuzun var olduğunu hissettiğimiz konularda 2013 yılında da çalışmayı sürdürdük. Hepsini yazmak güç, başlıcalarını şöyle dile getirebiliriz:
  • Her yıl sonunda yaptığımız "otomatik pasaport zammına hayır" kampanyasını bu yıl da gerçekleştirdik. Sosyal medyada yüzlerce kişi  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e kampanya mesajlarını ilettiler.
  • Hürriyet, Yeni Şafak, Gazeteport.com, Habertürk ve diğer gazete, haber sitelerinde, İzmir Life, Gezgin dergilerinde kampanyamız haber oldu.
  • Yurt dışında yaşayan gurbetçilerimizi de çok etkileyen fahiş pasaport ücretleri için Hürriyet Avrupa'da bir röportajımız yayınlandı, birçok internet haber sitesinde yer aldı.
  •  Yurt dışı çıkış harcının kalkması için muhalefet partileri tarafından verilen kanun tekliflerini destekledik. "Yurt dışına çıkış harcına hayır" kampanyası yaptık.
  • TBMM'de plan bütçe komisyonunda onaylanan ve TBMM'de kabul edilen torba yasayla Bakanlar Kurulu'na "yurt dışına çıkış harcını" SIFIRLAMA yetkisi verildi. "Sıfırlayın Sayın Başbakan" sloganıyla kampanya başlattık, yıl sonunda da bu kampanyayı tekrarladık. 
  • Bloğumuzda ve sosyal medya hesaplarımızda "seyahat özgürlüğü"nünü temel bir insan hakkı olduğunu anlatmak ve kavratmak için yazılar yazdık, kampanya malzemeleribannerlar ürettik. Ulaşabildiğimiz tüm mecralarda gezginler, seyahatseverler ve yurttaşlarımızla paylaştık.
  • Avrupa Birliği Komisyonunun  bir tür "Açık İstişare" ve hedefi "Kısa Süre Kalışlara İmkân Tanıyan 'Schengen' Vizesinin Alınmasında Uygulanan Prosedürlerin İyileştirilmeyi" hedefleyen ankete katılımın artması için uğraş verdik. Anketi duyurduk.
  • Kendilerine "ömür boyu diplomatik pasaport" vermeye çalışan milletvekillerine "Böyle eşitsizlik olur mu?" diye soran bir kampanya yaptık. Neden karşı olduğumuzu kamuoyu ile paylaştık. TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e Açık Mektup yazdık. TÜM MİLLETVEKİLLERİNİN TBMM'deki maillerine ve sosyal medya hesaplarına ulaşmaya çalıştık. Bir anket düzenledik: "milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesini doğru buluyor musunuz?" Anketin sonuçlarını Alman Radyosu'nda (ARD) değerlendirdik.
  •  Vizesiz Avrupa yolunda hayati bir adım olan ABAD'da olumsuz sonuçlanan Leyla Demirkan dava raporuyla ilgili olarak dava öncesi ve sonrasında kamuoyunu bilgilendirmek ve hükümet ve halkımızın davaya ilgi göstermelerini sağlamak için çaba harcadık.
  • 6-8 Haziran tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleşecek olan Sivil Sesler Festivali'ne başvurduk, katılım hakkı kazandık. ""Sosyal Ağda Sivil Sesler Çıkarmak... Seyahat Özgürlüğü Mücadelesi" adlı bir sunum hazırlamıştık. Ancak Gezi olayları nedeniyle festival iptal edilince sunumumuzu yapamadık.
  • ATLAS Dergisi Temmuz 2013 sayısında Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri'ni tanıttı. Hareketin kurucusu O. Suat Özçelebi ile yapılan röportajda bugüne kadar yaptığımız ve şu anda süren kampanyalarımız, "hareket"in hedefleri hakkında bilgiler yer aldı.
  • #Pasaporta513TLVEREMEM Etiketiyle Twitter ağırlıklı olmak üzere sosyal medyada sürdürdüğümüz kampanyamız çok ses getirdi,  2-3 kez Twitter'da TT'ye girdik 1. sıraya bile oturduk, buna paralel başlayan ve yoğun destek verdiğimiz imza kampanyasına 13 bine yakın imza atıldı.
  • Orantısız soygun etiketiyle %65'i vergi olan benzin ile %98'i vergi olan pasaport ile yurttaşlarımıza yapılan haksızlığı dile getiren ortak bir kampanya yaptık. Sosyal medyada bu "soygunu" dile getirip farkındalığı artıracak, medyayı, kamu otoritesini de uyaran/hedef alan bir kampanya yaptık.

2 Ocak 2014 Perşembe

Pasaport gurbetçilere daha pahalı!

Yurt dışında pasaport eskiden daha ucuz bir fiyata çıkartılabiliyordu. Kur farkı ve indirim uygulaması nedeniyle gurbetçiler, yurt dışında okuyan öğrenciler 3-4 yıl öncesine kadar daha indirimli pasaport alma imkanına sahiptiler. Yine dünyanın en pahalı pasaport ücretlerini ödüyorlardı ama Türkiye'de yaşayan vatandaşlardan daha ucuza pasaport alabiliyorlardı.

Son yıllarda bu uygulama tam tersine döndü. Özellikle son aylarda artan döviz fiyatları ve oluşan kur farkı Türk lirası açısından gurbetçilerin daha pahalı pasaport almalarına yol açıyor. Bir seyahat özgürlüğü engeli daha Türk vatandaşlarını konsolosluklarda bekliyor.

Fahiş harçlardan yakınan gurbetçileri şimdi hem her yıl gelen otomatik pasaport zammı hem de kur farkı yakıyor. Pasaporta döviz cinsine göre yaklaşık %10-20 arasında daha fazla Türk lirası ödüyorlar.

10 yıllık biyometrik pasaport Türkiye'de 533,7 lira iken yurt dışındaki konsolosluklarda avro cinsinden bugünkü kurla (2.99) 630 liraya, dolar cinsinden (2.18) ise 595 liraya geliyor.

2014 Türkiye Pasaport Harç ve Defter Bedelleri*
Süre              Harç bedeli   Defter Bedeli   Toplam
4 - 10 YIL      177  EURO          34  EURO  211 EURO
4 - 10 YIL       458,7  TL           75  TL     533,7  TL
4 - 10 YIL        233  USD          40  USD    273 USD

31 Aralık 2013 Salı

2013 Seyahat Özgürlüğü Bilançosu!

Temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" konusunda 2013 yılında da Türkiye'de maalesef bir ilerleme kaydedilemedi.

"Seyahat özgürlüğü" için aktif bir mücadele ve kampanyalar yürüten "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri", başta Sırtçantalılar Topluluğu olmak üzere birçok grubun ve yurttaşımızın desteğini alsa da kamu otoritesi tüm taleplere ve kampanyalarımıza karşı kayıtsızlığını sürdürdü.

Türkiye'deki başlıca "Seyahat Özgürlüğü" Engelleri:
  • Fahiş Pasaport harcı:
    • Dünyanın en pahalı pasaportu olma rekorunu T.C. pasaportu koruyor: 534 lira!
  • Otomatik Pasaport Zammı sürüyor:
    • Dünyada sadece Türkiye'de olan otomatik pasaport zammı bu yıl da sürdürüldü. Yıl sonunda %3,93 pasaport ücret ve harçlarına zam yapıldı. Bu oran geçen yıl  %15 olmuştu.
  • Yurt dışı çıkış harcı sürüyor:
    • Yine sadece dünyada Türkiye'de olan 15 liralık yurt dışına çıkış harcı aynen korunuyor.  
  • Çocuklara, gençlere, yaşlılara indirim yok!:
    • Dünyanın bir çok ülkesinde çocuklar ve gençler pasaportlarını %50'ye varan indirimlerle alıyorlar. Türkiye'de 1 yaşındaki bebek bile ebeveyniyle aynı ücreti, 5 yıllık pasaporta 534 lira ödemek zorunda. Dünyada yine birçok ülke yaşlıların yurt dışı seyahatlerini kolaylaştırmak için 65-70 üstüne büyük indirimler uyguluyor.
  • Yeşil Pasaport Ayrımcılığı sürüyor!:
    • Dünyada 3 çeşit Türkiye'de 4 çeşit pasaport var. 4. pasaportun adı Hususi (Yeşil) pasaport, devletin bürokratları ve ailelerine vize ve harç için sağladığı bir imtiyaz. Ancak yaklaşık 1,2 milyon kişinin kullandığı bu imtiyaz yurttaşlar arasında ayrımcılık yaptığı için Anayasa'nın eşitlik ilkesine açık bir şekilde aykırı. 2013'de iş adamlarına verilerek yaygınlaştırılmaya çalışılan bu "imtiyaz" şimdilik durduruldu.
  • Avrupa Birliği haksız "vize" uygulamalarını sürdürüyor:
    • Avrupa Birliği haksız vize uygulamalarını ve yüksek vize harçlarını sürdürüyor. Giriş kapılarında ve konsolosluklardaki kötü muamele ve keyfi vize vermeme tutumunda bir değişiklik yok. Vize işlemlerinde gereksiz bir bürokrasi ve evrak yığını ile insanlar bezdirilmeye, caydırılmaya çalışılıyor.
    • Geri Kabul Antlaşması imzalandı, süreç içinde sonuçlanacak bu antlaşma ile ilgili bir çok koşul, çekince ve itiraz mevcut. Hükümet AB ile 3,5 yıl içinde "vize muafiyeti" uygulamasına geçileceğini iddia ediyor.
  • Dünya'da hala birçok ülkeye ancak vizeyle gidebiliyoruz:
    • Son yıllarda hükümetin çabası ile birçok ülke ile karşılıklı vizeleri kaldırma, muafiyet uygulamaları arttı. Ancak vizesiz seyahat edebildiğimiz ülke sayısı hala 80 civarında.

14 Aralık 2013 Cumartesi

Yurt dışına çıkış harcına karşı #Harcısıfırlayın kampanyası

3 yıldır mücadele ettiğimiz Türkiye'deki temel seyahat özgürlüğü engellerinden birisi de yurt dışına çıkış harcı. Bu benzersiz harç dünyada hiçbir ülke tarafından kendi vatandaşlarına uygulanmıyor. Ve Anayasa'ya aykırı olduğu için de uzun zamandır dava konusu.



Bu harcın kaldırılması için birçok kampanya yaptık. Hatta harca zam yapılması girişimlerini "bu sefer olmaz" kampanyası ile önledik. 

Şimdi bir CHP milletvekilinin soru önergesi üstüne Gümrük ve Ticaret bakanı Hayati Yazıcı "kalkabilir" yanıtını vermiş. Yazıcı'nın sözleri şöyle: "2007 yılında bunu indirdik 15 TL'ye. Ben de uçaktan inerken yapılan anonstan rahatsız oluyorum. Maliye Bakanı arkadaşımla bunu konuşacağım. İnşallah öyle bir formülasyon yaparız"


Biz sadece "anonstan" değil böyle bir harcın olmasından rahatsızlık duyuyoruz hatta utanıyoruz.

Anayasal ve temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğü'nün böylesine keyfi bir biçimde sınırlandırılması, engel konulmasını Anayasa ihlali olarak görüyoruz. Kendi vatandaşına "vize" koyan bir ülke olma ayıbından kurtulmak istiyoruz.

Tüm Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri'ni yurt dışı çıkış harcına karşı #HarcıSıfırlayın kampanyasına katılmaya çağırıyoruz.

Kampanya bölümünden lütfen hazırladığımız bannerları kopyalayarak kullanın! Bannerlara ulaşmak için Tıklayın!


4 Kasım 2013 Pazartesi

Pasaporta Yine ZAM, Yine ZAM!

Dünyanın en pahalı pasaportu Türkiye Cumhuriyeti'nin pasaportu. Sanki yeterince pahalı değilmiş gibi her yıl "yeniden değerleme" oranında zamlanıyor. Bu yıl %3,93 zamlanacak.

Otomatik olarak her yıl zamlanan dünyadaki tek pasaport Türk pasaportu. Bu zam öyle bir düzeye geldi ki yurttaşların temel ve Anayasal hakkı olan seyahat özgürlüğünü elinden alacak düzeye ulaştı. Bugün dünyada ortalama 60 dolar olan 10 yıllık biyometrik pasaport ücreti, Türkiye'de 260 dolar seviyesine geldi.

513 lira olan 10 yıllık pasaport, zamdan sonra 534 liraya ulaşacak. 

T.C. pasaportunun sadece bir kimlik belgesi olduğunu ve kazanç kapısı olmadığını Maliye Bakanı sayın Mehmet Şimşek'e, diğer hükümet yetkililerine 3 yıldır anlatmaya çalışıyoruz. Sayın bakan bu konuda en küçük bir açıklama yapmıyor, neden dünyanın en pahalı pasaportunu yurttaşlarımıza sattıklarını açıklamıyor, neden her yıl otomatik zam yaptıklarını söylemiyor.

Bu temel problem sadece Türkiye'de yaşayan yurttaşlarımızın değil, gurbetçilerimizin de en çok etkilendikleri sorunların başında geliyor. Yurt dışında da birçok kişi bu ücreti veremeyecek, karşılayamayacak durumda. Zaten asgari ücretin 800 lira olduğu bir ülkede, 534 liraya bir pasaport olur mu? Devletin vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi değil mi bu?

4 kişilik bir aile yurt dışına çıkmaya karar verdiği zaman 2.500 liraya yakın bir ücreti daha yol, konaklama, vize harcı gibi masrafları düşünmeden ücret ve harç olarak devlete ödemek zorunda. "Sen ülkende otur, sakın bir yere kıpırdama" demenin bir yolu, bu fahiş ücretler... 

6 aylık veya 1 yaşındaki çocuğunuz için de aynı ücreti ödüyorsunuz, 15 yaşındaki için de, üstelik dünyanın birçok ülkesinde gençler ve çocuklar için %50 oranında ücret indirimleri yapılırken.

Bu haksız muameleyi kabul etmiyoruz.
Otomatik pasaport zammına HAYIR! diyoruz.
Fahiş pasaport ücret ve harçlarına HAYIR!diyoruz.

Sayın Maliye Bakan Mehmet Şimşek'e Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak YİNE sormak istiyoruz: Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının günahı nedir, neden en fahiş pasaport ücreti biz de, neden dünyada sadece biz yurt dışına çıkarken harç ödüyoruz, neden çocuklarımız, gençlerimiz için en ufak bir indirim yapılmıyor?

Seyahat özgürlüğü bir temel insan hakkı, Anayasal bir hak, bir ihtiyaç, hayatı, dünyayı kavrama, anlama, sevme aracı... Bir yandan Dünya ülkelerinin Türkiye'ye koyduğu vizeleri kaldırmaya çalışırken, Avrupa Birliği'nin haksız vize uygulamalarına eleştiri getirirken neden kendi vatandaşlarınıza adeta "vize" koyuyorsunuz?

Neden kendi yurttaşlarınıza müşteri muamelesi yapıyorsunuz, sayın bakan?

18 Eylül 2013 Çarşamba

Teşekkürler Twitter'da TT'de 1. sıradaydık

#pasaporta513liraveremem ve #Pasaporta513TLVEREMEM etiketleri ile Twiter'da yürüttüğümüz imza kampanyası birinci sıraya kadar oturdu. Gün içinde en 4-5 kez TT ye her 2 etiket de çeşitli sıralardan girdi.

Yurttaşlarımızın yoğun ilgisi hala sürüyor. 

İmza kampanyasının sonuçlarını, imzaları öncelikle Maliye Bakanına ulaştıracağız. Gelişmelerden herkesi haberdar edeceğiz. Sonuç alamazsak imza kampanyasını sonuç alana kadar da sürdürebiliriz.

Herkese destekleri için çok teşekkürler. Daha önce de Twiter'da TT'de bu kampanyayı birinci sıraya oturtmuştuk. Gelecek kampanyalar da bunu tekrarlamayı umut ediyoruz.


#Pasaporta513TLVEREMEM imza kampanyamız Hürriyet'te

#Pasaporta513TLVEREMEM imza kampanyamızı Hürriyet tüm okurlarına bugün hem gazeteden hem de internet sitesinden duyurdu. 

Maliye Bakanı'nın pasaportlarda bir indirim düşünmediklerini açıklamasının ardından yoğunlaştırdığımız kampanya Vatan gazetesi ve diğer medya organlarında da yankı buldu ve sosyal medyada aktif olarak sürüyor.

10 bin imzaya ulaştığı anda Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Ozan Mercan ve imza kampanyasını düzenlediğimiz site change.org tarafından Maliye ve İçişleri bakanlarına iletilecek.

Pasaportun bir kazanç kapısı değil bir kimlik belgesi olduğunun anlaşıldığı bir ülke olmayı diliyoruz.

Hürriyet'in haberi şöyle:

Büyük kampanya... Pasaporta 513 lira veremem

Maliye Bakanlığı’nın “indirim yok” açıklamasını yaptığı pasaport harçlarının düşürülmesiyle ilgili sosyal medyada “#Pasaporta513TLVEREMEM” kampanyası başlatıldı.
Ehliyetler için alınması planlanan 101 liralık harcın sosyal medyadaki tepkinin ardından 15 liraya düşürülmesi yeni bir kampanyanın açılmasını sağladı.


“Pasaport para kapısı değil kimlik belgesidir” sloganının kullanıldığı kampanyaya şu ana kadar 7 bin kişi imza attı. Türkiye, dünyada en pahalı pasaport kullanan ülkeler arasında ilk sıralarda bulunuyor.
PARA DEĞİL KİMLİK 
Maliye’nin “indirim çalışması yok” açıklamasına rağmen kampanyayı sürdüren “Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri” Twitter ve Facebook üzerinden her yıl yeniden değerleme oranı kapsamında arttırılan yüksek harçlara yorumlarıyla da tepki gösterdi.

“Pasaporta 513 lira veremem” kampanyasına şimdiye kadar 7 binin üzerinde kullanıcı imza attı. İmzaların 10 bin kişiye ulaşmasından sonra Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve İçişleri Bakanı Muammer Güler’e gönderilmesi planlanıyor. “Pasaport para kapısı değil bir kimlik belgesidir” sloganının kullanıldığı kampanya mektubunda ise şu mesaj yer alıyor.



MALİYETİ ALINMALI
“Ülkemizde dünyanın en yüksek pasaport defter ücreti ve harç bedeli ödenmektedir. Bu yurtdışına çıkmak isteyen her ortalama bireyin bütçesini yeniden gözden geçirmesine neden olmaktadır. Bugün yurtdışına çeşitli sebeplerden çıkmakta olan yüzbinlerce vatandaşın sırtına ek bir yük olarak binmektedir. Pasaport defter ücretinin maliyet bedeline ve pasaport harçlarının da makul bir seviyeye düşürülmesini talep ediyoruz.”

DEFTERİNE 72 LİRA
Türkiye’de pasaportlar için 72 lira defter ücreti alınıyor. Defter ve harç ücretiyle birlikte 6 aylık pasaporta 164 lira, 1 yıllık pasaporta toplam 207 lira, 2 yıllık pasaporta 292 lira, 3 yıllık pasaporta 385 lira, 4-10 yıllık pasaportlara da toplam 513 lira para ödeniyor. Pasaport harçlarına her yıl yeniden değerleme oranı kapsamında da zam yapılıyor. Ermenistan’da hiç pasaport ücreti alınmaması dikkat çekiyor. Dünya üzerinde en ucuz pasaport ise 7 lirayla Swaziland’da veriliyor. Botswana, Kenya, Gana gibi ülkeler pasaport ücreti olarak sadece 10 lira alıyor. Avrupa’da en pahalı pasaport 320 lirayla Belçika’da, en ucuz ise 46 lirayla İspanya’da veriliyor.

16 Ağustos 2013 Cuma

Pasaport işlemleri Emniyet'ten alınmalı mı?

Pasaportların artık Emniyet Genel Müdürlüğü’nden verilmemesi yönünde yeni bir düzenleme yapılıyor. TBMM'nin açılmasıyla birlikte yapılacak yasal düzenlemelerle uygulamanın yürürlüğe girmesi düşünülüyor.

Bundan böyle "Pasaport Daire Başkanlığı ve Nüfus-Vatandaşlık İşleri" pasaportlarla ilgili tüm işlemleri gerçekleştirecek.

Bu konuda Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bazı güvenlik kaygılarını dile getirdiğini basından okuduk.

Öncelikle bu kaygıları paylaştığımızı belirtmek istiyorum. Ve basına yansıyan haberler içinde bu kaygıları ortadan kaldıracak bir açıklama yer almıyor.

Güvenlik riski!
Özellikle sahte kimlikler ile "aranan" kişiler durumda bulunanların pasaport alabileceği işaret ediliyor. Bilgi ve belge alınmasının kolay olduğu Nüfus İl Müdürlüklerine, pasaport işleminin bırakılmasının tehlikeli sonuçları olabileceği ifade ediliyor.

Emniyet kaynakları, bazı bölgelerde düzenlemenin zararlı sonuçlarıyla karşılaşılabileceği kaygısı dile getiriliyor. Teröristlerin baskı, tehdit ve şantajlar ile illegal yollarla pasaport sahibi olabileceği belirtiliyor. Sahte kimlikler ile pasaport sahibi olacak teröristlerin sınır noktalarından çok rahat gelip-geçebileceği belirtilirken terörist tespitinin yapılmasının zor olacağı ileri sürülüyor.


Çipli pasaportların tek bir kaynaktan adreslere yollanması belki güvenlik riskini düşürecek nitelikte. Ancak sahte kimliklerle başvuruların ve işlemlerin çok sayıda adreste gerçekleşebilecek bir durumda olması güvenlik endişelerini artırıyor.

Avrupa Birliği ve yurt dışındaki uygulamalara paralel bir düzenleme yapılmadan önce kamuoyunun özellikle "güvenlik" önlemleri ile ilgili olarak bilgilendirilmesi ve kafalardaki soru işaretlerinin giderilmesi zorunlu görülüyor.

25 Temmuz 2013 Perşembe

CHP'den Kanun Teklifi: "Yurt dışı çıkış harcı kalksın"

Uzun zamandır mücadelesini verdiğimiz, "deli dumrul vergisi" olarak nitelediğimiz yurt dışı çıkış harcının kaldırılması için CHP Grup Başkanvekili, İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi bir kanun teklifi verdi.

Bu kanun teklifini Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak destekliyoruz ve hükümetin de "muhalefetten" geldiği için karşı çıkmamasını, tamamen haklı gerekçelere dayanan bu teklife destek vermesini istiyoruz.

Yurt dışına çıkış harcı, temel bir insan hakkı, Anayasal bir hak olan "seyahat özgürlüğü"nü açık bir biçimde kısıtlayan ve ihlal eden bir uygulamadır. Son verilmelidir.

CHP Grup Başkanvekili, İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin kanun teklifi'nin detayları şöyle:

Uygulamada görülen aksaklıklar üzerine 1974-1977 yılları arasında uygulaması durdurulan bu kanunun, 1978'de tekrar uygulamaya konulduğuna işaret edilen gerekçede, kanunun, döviz satışlarında, avans tahakkukları ile avansların kapatılmasında veya avansların iadesinde gereksiz kırtasiyeciliğe neden olması; özellikle yurt dışı seyahatlerin serbest bırakılması ve kambiyo rejiminde kolaylık ve gerçekçilik sağlanması gerekçeleriyle 1984 tarihli ve Dış Seyahat Harcamaları Vergisi Kanununun Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı belirtildi.

Toplu Konut Kanunu'nun 1984'te yürürlüğe girmesiyle, yurt dışına çıkışlarda Toplu Konut Fonu için 100 dolar alındığı ancak Toplu Konut Fonu'nun merkezi yönetim bütçesine dahil edilmesini amaçlayan 2001 tarihli ve 4684 sayılı kanunla bu uygulamaya da son verildiği vurgulandı.

Gerekçede, 29 Haziran 2001 tarihli Yurt Dışına Çıkışlardan Harç Alınması ve 4481 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile KKTC hariç, yurt dışına çıkış yapan Türk vatandaşlarından çıkış başına 50 dolar alınmasının hükme bağlandığı, harç tutarının 2002 tarihli kanunla 70 lira olarak değiştirildiği belirtildi.

Kanunun verdiği yetkiyle Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen 15 adet muafiyetin, zaman içerisinde 23'e ulaştığının ifade edildiği gerekçede, pasaport ile yurt dışına çıkış yapan kişilerin yaklaşık olarak 2003'te yüzde 15'inin, 2004'te yüzde 13'ünün ve 2005'te yüzde14'ünün harç ödediğinin tespit edildiği kaydedildi.

Gerekçede, 2007'de Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun İle Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından çıkış başına 15 Türk Lirası harç alınmasının kabul edildiği anımsatılarak, şöyle denildi:

"Seyahat özgürlüğü dolaşım, gidip-gelme, yer değiştirme ve yerleşme serbestliği anlamına gelmektedir.Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci devam etmektedir. AB'ye üye ülkelerin hiçbirinde yurt dışına çıkış harcı uygulaması bulunmamaktadır. Yurt dışına çıkış harcı, seyahat özgürlüğünün önünde engel olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne ve anayasaya aykırıdır. Ekonomik ve sosyo-kültürel ilişkilerin uluslararası anlamda eşi görülmemiş bir yoğunluğa ulaşması, turizm sektörünün içinde bulunduğu atılım, beyin gücünün transferi, uluslararası derneklerin çalışmaları, yüz binlerce insanın uluslararası yolculuğunu ve dolaşımını zorunlu kılmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilirliğinin sınırlarını azami ölçüde genişletmek bütün dünya devletleri bakımından zorunluluk arz etmektedir. İnsan haklarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı uluslararası belgelerde olduğu gibi 1982 Anayasası'nda da seyahat özgürlüğü herkese tanınmıştır.

Harç, bazı kamu kuruluşlarının sundukları kamusal hizmetlerden yararlananların, bu yararların belli bir bedeli olarak ödedikleri karşılıklardır. Vergiler karşılıksız olduğu halde, harç karşılıklıdır. Yurt dışına çıkışta kamuca verilen bir hizmet söz konusu değildir. Kamusal bir hizmet söz konusu olmadığına göre, yurt dışına çıkan vatandaşlardan miktarı ne olursa olsun harç adı altında bir bedel talep etmek de söz konusu olamamalıdır. Bakanlar Kurulu'na Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından yurt dışına çıkış harcının sıfıra indirilmesi yönünde yetki verilmesi; yurt dışına çıkacaklar için bir ayrıcalık tanınması anlamına geleceği, bu tür ayrıcalıkların ise verginin verimliliği ve vergide adalet ilkelerine aykırılık teşkil edeceği gibi; harcı sıfıra indirmenin verginin kaldırılması sonucunu doğuracağı, bunun ise verginin yasallığı ilkesi ile bağdaşmayacağı açık olduğundan Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun İle Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1. maddesi anayasanın 73. maddesi ile de bağdaşmamaktadır. Teklif ile kanun yürürlükten kaldırılmakta ve seyahat özgürlüğünün önünde engel teşkil eden uygulamaya son verilerek Anayasa'nın 23. maddesi ile uyum sağlanmaktadır."

Kanun Teklifi'nin tümünü okumak için lütfen TIKLAYIN!

22 Temmuz 2013 Pazartesi

İmza 5 BİN kişiyi geçti, HEDEF 10 BİN!

3 yıldır seyahat özgürlüğü engellerine karşı mücadele veriyoruz. Sizlerle birlikte... Son kampanyalarımızdan biri de  ‪#‎Pasaporta513TLVEREMEM‬ etiketiyle Twitter'da başlattığımız kampanya. Bu kampanyamıza destek vermek isteyen bir takipçimiz Ozan Mercan  Change.org da bir imza kampanyası başlattı. Biz de ilk günden beri imza kampanyasını her mecrada destekliyoruz.

İmza sayısı 5 BİN kişiyi geçti...

HEDEF 10 BİN İMZA! 


Şimdi sadece kendiniz değil, arkadaşlarınız ve çevrenizi kampanyaya katılmaya ikna edin, bu hafta imzaları tamamlayıp Maliye Bakanı'nın önüne dikilelim. 

Neden 10 TL maliyeti olan bir pasaport 513 TL diye... 

Neden Dünyada ortalama 60$ olan bir pasaport Türkiye'de 260 dolar diye...

Neden seyahat özgürlüğü Anayasal, temel bir insan hakkı olduğu halde kolayca kısıtlanıyor diye,

Neden Dünyada bize konan vizeleri kaldırmaya çalışırken, kendi ülkemizde bize adeta vize koyuyorsunuz diye...

Bu sorulara sizin için de yanıt arayalım...

"Bir imzadan ne olacak" demeyin, daha önce başardık, 2010 yılında pasaport ücretlerini %50 düşürdük, yine desteğinizle başarabiliriz.


İMZA İÇİN TIKLAYIN!

19 Temmuz 2013 Cuma

#OrantısızSoygun a karşı çıkıyoruz!

Türkiye seyahat özgürlüğü açısından tam bir karabasana dönüşmüş durumda.

Dünyanın en pahalı benzini, dünyanın en pahalı pasaportu...

Ve vatandaşlardan istenen ücretler öylesine yüksek ve anormal bir düzeyde ki bunları bir "soygun" diye nitelememek mümkün değil.

Örneğin Benzinin litresi 5 Lira  %65'i vergi, Pasaport 10 yıllık 513 TL maliyeti sadece 10 Lira, yani %98' vergi ve harç...

Yurt dışına çıkacaksınız, "hop dur bakalım bize yurt dışı çıkış harcı ver!"

Katlanılır gibi değil...

Makul bir vergilendirme devletin hakkı ama "soygun" değil!

Bu nedenle herkesi #OrantısızSoygun etiketiylebu fahiş vergi ve harç politikasına karşı çıkmaya çağırıyoruz. Ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" engellerine son verene kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.


16 Temmuz 2013 Salı

Pasaportun maliyeti sadece 10 TL


Bir grev, uzun zamandır açık kaynaklardan öğrenmeye çalıştığımız pasaport ücretinin netleşmesini sağladı: 10 TL.

Bu rakamı Darphane grevi nedeniyle Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Yakup Akkaya ile bir röportaj yapan Bianet'ten Nilay Vardar'ın haberinde, Akkaya dile getiriyor. Tabi diğer "değerli kağıt" diye bize satılan dokümanların da maliyetlerini vermiş. İnanılmaz rakamlar:

Trafik tescil belgesi: maliyeti 2 lira, satışı 66,5 lira. Ehliyet: maliyeti 2 lira, satışı 89 lira. Trafik ruhsatı belgesi: maliyeti 2 lira, satışı 89 lira. Evlilik cüzdanı: maliyeti 3 lira, satışı 66 lira...Pasaport ise evet sadece, 10 TL. Devlet bunun için vatandaşlarından 72 TL alıyor. Ayrıca bir de harç 10 yıllık pasaportta bu toplam 513 TL'yi buluyor.

Lafı esirgemeyelim, bu "tam bir soygun".

3 yıldır kamu otoritesine sesleniyoruz, "Türkiye Cumhuriyeti'nin müşterisi değil, Yurttaşıyız" diye... Bu kadar açık ara bir maliyet olduğundan cidden şüpheleniyorduk. Çünkü pasaportun içine konan çipin maliyetini ihalelerden öğrenmiştik, 2 € bile değildi.

Artık gittikçe netleşen bu tabloya isyan etmemek mümkün değil.

AB ile vize müzakereleri yapan, diğer dünya ülkelerinin yurttaşlarına koyduğu vizeleri kaldırmaya çalışan bir hükümet, kendi vatandaşlarına bu kadar açık vizeler koyar mı?

Pasaport ücreti-harcı fahiş olan, yurt dışı çıkış harcı uygulayan, yeşil pasaport ayrımcılığı yapan, çocuklara, gençlere, engellilere en küçük bir indirim yapmayan bir hükümetin temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğünü" desteklediği söylenebilir mi?

Mızrak artık çuvala sığmıyor, bunun üstü örtülemez.

Dünya ortalaması 60 $ ol
an pasaport ücretine Türkiye hemen geçmek zorundadır. Yüzde 93'ünün pasaportu olmayan bir ülke olmak utancından kurtulmalıyız, dünyanın kapılarını kendi yüzümüze kapattığımız bir ülke olmaktan çıkmalıyız.

Pasaportun para kapısı değil, bir dünya kapısı ve devlet tarafından verilmesi zorunlu sadece bir kimlik belgesi olduğunu anlamalıyız.

Anlamalısınız sayın hükümet!

12 Temmuz 2013 Cuma

Kampanyamız #Pasaporta513TLVEREMEM Ekşi Sözlük'te

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri'nin başlattığı  #Pasaporta513TLVEREMEM kampanyası Ekşi Sözlük yazarlarının da ilgisini çekti. Ve sözlükçüler kampanyaya adeta açık desteklerini verdiler.

Yazdıkları yaratıcı ve eleştirel entrylerle dünyanın en pahalı pasaportu olan T.C. pasaportunun ücretinin düşürülmesi, seyahat özgürlüğünün önündeki temel engellerden birinin kaldırılması için fikirlerini yazıyorlar. 

Tüm sözlük yazarlarını kampanyamıza katılmaya, düşüncelerini yazmaya, kampanyamıza destek vermeye çağırıyoruz.

Ekşi Sözlük'teki #Pasaporta513TLVEREMEM maddesine ulaşmak için lütfen TIKLAYIN!

11 Temmuz 2013 Perşembe

Davutoğlu: "Pasaport Harçlarını Düşürmeyeceğiz!" diyor. Biz de DÜŞÜRECEKSİNİZ!

Biz #Pasaporta513TLVEREMEM kampanyası yaparken, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu TBMM'de kendisine verilen bir soru önergesini yanıtladı.

CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün sordu:
"Almanya’da yaşayan Türkler arasındaki işsizliğin Almanların üç katına ulaştığı ve her iki gençten birinin işsiz olduğu düşünülürse, sizce vatandaşlarımız bu denli yüksek pasaport bedellerini nasıl ödeyecekler? Yaptığınız son zamları geri çekip konsolosluk ve pasaport ücretlerini üçte birine düşürmeyi düşünüyor musunuz”

Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu yanıt verdi:
"Pasaport defter ve harç bedelleri her yıl mevzuatımız uyarınca, Maliye Bakanlığımızca belirlenmektedir. (...)
 Halihazırda pasaport harçları ve diğer konsolosluk işlemleriyle ilgili harçların düşürülmesine ilişkin herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.”

Sadece Almanya'da yaşan Türkler değil tüm yurttaşlarımızın elinden seyahat özgürlüğünü alan fahiş harçlar için biz de dünyada ortalama ücreti 60 $ olan #Pasaporta513TLVEREMEM diyoruz.


Demeye devam edeceğiz!

"Pasaport para kapısı değil bir kimlik belgesidir."
"Pasaport para kapısı değil dünya kapısıdır."

Demeye devam edeceğiz!

"Her yıl otomatik zamlanan bir pasaport istemiyoruz."
"Dünyanın en pahalı pasaportunu istemiyoruz."

Demeye devam edeceğiz!

Hep birlikte temel insan hakkımız, Anayasal hakkımız olan seyahat özgürlüğüne sahip çıkmak için 

"Türkiye Cumhuriyeti'nin Müşterisi değil Yurttaşıyız" demeye devam edeceğiz.

Siz pasaport harçlarını adeta bir haraç olmaktan çıkarmadıkça biz sesimizi yükseltmeye, haklarımızı istemeye, mücadeleye devam edeceğiz.

9 Temmuz 2013 Salı

YEŞİL PASAPORT AYRIMCILIĞI BİR ADIM GERİLEDİ!


Mutluyuz. 2 yıldır sürdürdüğümüz "Yeşil Pasaport Ayrımcılıktır" kampanyasından kısmi sonuç aldık. Ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu iş adamları ile başka meslek gruplarının yeşil pasaport taleplerinin karşılanmayacağını açıkladı. 

Özellikle çaba harcadığımız ve "eşitsizlik" boyutuna dikkat çektiğimiz iş adamlarına yeşil pasaport verilmesine yönelik girişimlere karşı kampanyalarımızın sonuç vermesi diğer kampanyalarımız için de umut verici oldu. YEŞİL PASAPORT AYRIMCILIĞI BİR ADIM GERİLEDİ DİYEBİLİRİZ. 

Dış işlerinin açıklamasında sanki başka ülkelerde de varmış gibi gösterdiği dünyada sadece Türkiye'ye özgü yeşil pasaport uygulamasından yaklaşık 1,2 milyon kişinin yararlandığını tekrar hatırlatmakta fayda var. Bu pasaporta dayalı ayrımcılığın tamamen son bulması için çabalarımızı sürdüreceğiz. Yan sütunda bu kampanyalarda kullandığımız görseller yer alıyor.


Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'de, halen üst düzey kamu görevlileri ve bunların ailelerine verilen, Schengen ülkeleri dahil, pekçok ülkenin vize istemediği yeşil pasaportun (hususi pasaport), işadamlarına ya da gazeteciler gibi çeşitli meslek gruplarını kapsayacak şekilde genişletilmesi isteklerine son noktayı koydu. 

Dışişleri, yeşil pasaportun kapsamının genişletilmesinin söz konusu olmadığını açıkladı.


CHP Milletvekili Mehmet Şeker'in yeşil pasaportlar konusunda verdiği soru önergesine, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzasıyla verilen yazılı yanıtta, "5682 sayılı hususi damgalı pasaport kanunundan faydalanamayan ülkemizin farklı kurum ve kuruluşları tarafından da çok sayıda hususi damgalı pasaport talebinde bulunulmaktadır. 

Hususi damgalı pasaport alabilecek kişilerin alanının genişletilmesi ile bu pasaportların kullanım amacı dışına çıkılacağı değerlendirilmektedir" denildi.

Başta AB ülkeleri olmak üzere, Türkiye'ye yönelik uygulanan vize rejimine karşı işadamları, gazeteciler, üst düzey özel sektör görevlileri gibi kesimlere de yeşil pasaport hakkı tanınması konusu daha önce gündeme gelmişti.

"KAPSAM GENİŞLERSE, DİĞER ÜLKELER VİZE KOYABİLİR"

Dışişleri Bakanlığı yanıtında, yeşil pasaport kullanıcılarının kapsamının genişletilmesi halinde, pekçok ülkenin halen bu pasaporta yönelik uyguladığı kolaylıkları da kaldırabileceğine de dikkat çekildi. 

Açıklamada, "Ayrıca resmi görevli kişiler haricindeki kimselere bu nevi pasaportların düzenlenmesi halinde diğer ülke makamlarınca bu tür pasaportlara mevcut kolaylıkların sınırlandırılması hatta vizeye tabi tutulması gibi ihtimalleri gündeme getirebileceği değerlendirilmektedir" denildi.