16 Mart 2011 Çarşamba

1401 kişi 1401 İmza!

İmza kampanyamızı 4 Mart tarihinde sonuçlandırdık. 1401 kişi aşağıdaki imza kampanyası metnini imzaladı. Bu imzaları 3 kişiye ulaştıracağız, Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve Maliye Bakanımıza...


Bu hafta içinde bunu gerçekleştireceğim. Bu duyuruyu, "blogspot" a gelen yayın yasağı nedeniyle ancak şimdi yazabiliyorum.


İmzaları yolladıktan sonra, seyahat özgürlüğü" kampanyamızla ilgili gelişmeleri yine sizlere buradan duyuracağım. Katkı sunan, imza veren tüm "seyahat özgürlüğü gönüllülerine" temel haklarına sahip çıkmakla kalmayıp, bunu gösterdikleri için de  teşekkür ederim.


Sayın Cumhurbaşkanım,
Sayın Başbakanım,
Sayın Maliye Bakanım,

Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. ve Anayasamızın 23. maddesiyle hepimiz için güvence altına alınmıştır. Ancak buna rağmen dünyanın en pahalı pasaport ücreti Türkiye'dedir.

Üstelik bu ücret, yürüttüğümüz kampanyaya karşı duyarlılık gösteren hükümetimizin geçtiğimiz Haziran ayında %50 indirim yapmasına rağmen böyledir. Dünya ortalaması 50 ABD doları olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücretleri, Türkiye’de 225 ABD dolarıdır. Her yıl otomatiğe bağlanmış pasaport ve harç zamlarıyla ücretleri sürekli artmaktadır.

Türkiye’de asgari ücret yaklaşık 400 ABD dolarıdır. 4 kişilik bir aile yurtdışına çıkmaya karar verdiği zaman ödemesi gereken pasaport ücreti ve harçlar yaklaşık 950 dolar tutmaktadır. (fotoğraf+işlemler+yurt dışına çıkış harcı) Bu ücretlere vize harçları, ulaşım ve konaklama masrafları dahil edildiği anda bir kişinin veya ailenin yurtdışına çıkmasının önüne yüzlerce dolarlık bir duvar örülmektedir. Bu durum, Anayasamızın 23. maddesinde yer alan "seyahat hürriyeti"nin ekonomik engeller çıkarılarak açıkça ihlal edilmesidir.

Biz, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak hükümetimizin Türkiye’ye uygulanan vizelerin kaldırılma politikasını ve Anayasa'da seyahat özgürlüğünü genişleten değişikliği yürekten destekliyoruz. Ancak bu ülkelere gidebilmek için, önce makul ücretlerle pasaport alabilmek istiyoruz. Devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu uluslararası kimliğini, onlara "satmasını" istemiyoruz.

DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTLARINI KULLANMAK İSTEMİYORUZ!

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının da tüm dünyada olduğu gibi 50 dolar ücretle pasaport alabilmesini; Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı bir şekilde harç ödemeyen ve vize ayrıcalıklarına sahip olan Yeşil Pasaport sahibi devlet memurları ve aileleriyle aynı hakları olmasını; “değerli kağıt” olan pasaportların harçlar kanunun dışında değerlendirilmesini, her yıl zam yapılmamasını istiyoruz.

Unesco 2011 yılını tüm dünyada Evliya Çelebi yılı ilan etti. Bizler Evliya Çelebi'nin "torunları" olarak seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz!

Saygılarımızla,

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

28 Şubat 2011 Pazartesi

4 Mart ve Yeni Yol Haritası

4 Mart tarihinde imza kampanyamızı sona erdireceğiz. Yaklaşık 1400 civarında bir imza ile kamu otoritesine "seyahat özgürlüğü" taleplerimizi ileteceğimiz anlaşılıyor.

İmzaları teslim ettikten sonra, bir süre yanıt gelmesini bekleyeceğiz.

Ama bu konuda olumlu bir adım atıldığını, gelen yanıtlarda taleplerimizin karşılık bulduğunu göremezsek, yeni bir yol haritası saptamak gerekir. Hukuksal anlamda girişimlerde bulunmak şu anda ilk seçenek gibi görünüyor.

Anayasal ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" ile ilgili mücadeleyi bir yandan sürdürürken, ona paralel olarak özellikle Avrupa Birliği özelinde "vize" problemlerini de kamuoyu gündemine taşımak, birlikte ele almak vb. talepler sıklıkla dile getiriliyordu. 2011'de bu ve benzeri konularda birlikte düşünmekte fayda var.

Bu konularda her türlü düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Son çağrı: Seyahat özgürlüğü imza kampanyası için...

“Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” kampanyasının “imza kampanyası” aşamasını 4 Mart tarihinde bitirip, imzalarımızı Cumhurbaşkanına, Başbakana ve Maliye Bakanına ileteceğiz.

Şu ana kadar 1.350 civarında imza topladık. Açıkcası hepimiz daha fazla bir destek bekliyorduk. İmza kampanyasında TC Kimlik numarasını zorunlu kılmamız, sadece internette kampanyayı yürütmemiz ve her imzalayan kişinin bir “gerçek TC yurttaşı” olması arzumuz, bize binlerce imzaya mal oldu, diyebilirim.

Ancak 1.350 veya 11.350 imza da olsa öncelikli hedefimiz “seyahat özgürlüğü” konusunda ülkemizdeki bir haksızlığa ve temel bir insan hakkı ihlaline dikkat çekmekti, bunu başardığımızı düşünüyorum. Özellikle 2010 yılında elde edilen, %50‘lik pasaport ücret ve harçlarındaki indirim konusundaki katkımız bu açıdan önemli bir merhaleydi.

Şimdi “imza kampanyası” aşamasının sonuna yaklaşıyoruz. Dünyanın en pahalı pasaportuna karşı, yurttaşlarını bir “müşteri” gibi gören, vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini ona yüksek ücretle “satan” kamu otoritesine karşı sesimizi duyurmaya çalışacağız.

Başlangıçta biz ne istiyorduk:

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının da tüm dünyada olduğu gibi 50 dolar ücretle10 yıllık pasaport alabilmesini; Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı bir şekilde harç ödemeyen ve vize ayrıcalıklarına sahip olan Yeşil Pasaport sahibi devlet memurları ve aileleriyle aynı hakları olmasını; “değerli kağıt” olan pasaportların harçlar kanunun dışında değerlendirilmesini, her yıl zam yapılmamasını istiyoruz.

Hala da aynı şeyleri istiyoruz.

Sonuçlandıracağımız imza kampanyasının ardından bu konuda bir ilerleme sağlanamazsa, daha önce de dile getirdiğimiz gibi bu mücadeleye, hukuksal haklarımızı kullanarak devam etmekten de çekinmeyeceğiz.

Şunu hepimizin iyi bilmesi gerekir: Toplumu ilgilendiren ve etkileyecek bir sorunla ilgili atılacak en önemli adım, hedefinize koyduğunuz sorunlar neyse, onları toplumsal ve politik gündemin üst sıralarına yerleştirmek ve mümkünse çözüme kadar orada tutmaktır.

Çünkü, özellikle toplumun kendi temel sorunları konusunda farkındalığının yüksek olmadığı ve insan hakları bilincinin yaygınlaşmadığı toplumlarda, herhangi bir konuda sürdürülen sivil toplum hareketleri (mücadeleleri) çok uzun yıllar sürebilir. Bunda kamu otoritesinin duyarsızlığı kadar, mücadele verecek insan sayısının düşük olması, sorunun çözümü için çalışan kişilerin “özel” beklentilerine hitap edip etmemesi, aktivist olarak bilinci, nihai hedefe ulaşmak konusundaki iradesi çok etkilidir.

Bu kampanyada olduğu gibi, insanlar, temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğü” veya tüm yurttaşlarımızın Anayasal hakkının ihlalini önlemek için mücadele ettiklerini de düşünebilirler ya da pahalı pasaporta daha “ucuza” sahip olmak için de. İnsanların sonuca ulaşmak için direnç ve ilgileri farklı olabilir, burada özellikle pragmatik davrananlara karşı eleştirel ve dışlayıcı bir dil geliştirmek yerine, proaktif, yaratıcı, uygulanabilir mücadele taktiklerine zaman ayırmak, herkes için daha yararlı olacaktır.

Seyahat özgürlüğü mücadelesi için, çok farklı toplum kesimleri destek verdi ve veriyor. Özellikle “gezgin” gruplarında, gezmeye “tutku” derecesinde bağlı olduğunu söyleyen kişiler içinde de kendi gruplarını/hareketlerini sorgulama ve temelde insan hakları bilinci konusundaki duyarlılıkların çapını gözlemleme şansı da yarattı, bu kampanya. Örneğin “pasaport”un harç ve ücretindeki indirimin, (%50) “daha ne olsun” gibi bir sonuca insanları kolaylıkla taşıyabildiği, “gemisini kurtaran kaptanın” denizi ve diğer gemileri pek umursamadığı ortaya çıktı. Yani değerlendirme yapmak isterseniz, birçok açıdan da eğitici ve oldukça olumlu etkilere vesile olduğunu da gözlemlemek mümkün, seyahat özgürlüğü mücadelesinin.

2011 Evliya Çelebi yılı ve biz “seyahat özgürlüğü gönüllüleri” bir yandan Evliya Çelebi’yi anarak bir yandan da böylesi büyük bir gezginin anıldığı yılda “torunlarının” maruz kaldığı haksızlıkları göstererek yukarda andığımız taleplerimizi sürdüreceğiz. Kamu otoritesine yönelik çabalarımızı artıracağız. Alternatif her türlü öneri ve eyleme açık olduğumuzu belirtmeme sanırım gerek yok.

Aynı zamanda bu yazı, 4 Mart’a kadar imza kampanyası için bir son çağrı, kampanyamızı duyurmak için son bir çaba harcayın, (Türkiye’nin genel seçime gittiği bir dönemde zamanlama açısından güçlükler olduğu da açık) kamu otoritesine gidecek talebi/imza sayısını artıralım.

Sevgili Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, hayatımızı öncelikle biz adaletli hale getirebiliriz. Ancak ne istediğinin farkında olanlar, stratejik ve taktik zekalarını kullanan sivil aktivistler, ağır giden değişimi hızlandırabilirler. Konformist politikacıları harekete geçirebilirler. Hiçbir zaman unutmayın, bir insan, bir kadın, Rosa Parks otobüste oturduğu yerden kalkmayı reddetmeseydi, bugün ne Barack Obama ABD'de başkan olabilirdi, ne de Güney Afrika’da Mandela.

7 Ocak 2011 Cuma

İmza kampanyası sitesi artık güvenlik lisanslı!

Türkiye'de bir ilki başardık.İmza kampanyası sitemize bir güvenlik sertifikası aldık. Ve size şunu iddia edebilirim Facebook'ta bile bu sertifika yok!


T.C. Kimlik numarasını internette kullanmak istemeyen birçok kişi  imza kampanyasına imza atmaya çekiniyordu. Biz T.C. kimlik numarasını zaten sitede barındırmıyor, sadece kimlik doğrulaması için kullanıyorduk. Ama birçok insanın büyük çekinceler, korkular belirtmesi üzerine bunu aşabilmek için bir de güvenlik sertifikası aldık.


Artık sitemizin büyük alışveriş sitelerininki kadar güvenli COMODO şirketine ait bir güvenlik sertifikası var. İmza kampanyası sitemize bu konuda destek ve sponsor olan COMODO şirketine çok teşekkür ediyoruz.


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Serdar Temiz'in çabalarıyla gerçekleşen bu adımdan sonra güvenlik kaygılarının tamamen son bulmasını, imza kampanyamıza katılımın daha da artacağını ümit ediyoruz. 


Serdar sertifika alma sürecini sizler için özel olarak kaleme aldı:


"Kampanyada gönüllü olarak üstlendiğim görevlerden biri de teknolojik altyapısını ve mimarisini tasarlamak, teknik ekibin koordinasyonunu sağlamak...


İmza kampanyasına başladığımızda ciddiye alınmayan kampanyaları dikkate alarak, bir kişnin tek bir kez imza atması ve gerçek imza toplamanın yöntemlerini aradık. Bu sebeple Türkiye'de adınıza  yaptığınız her işlemde, hemen hemen her resmi kurumda, her bankada, kontrol edilen TC vatandaşlık numarınızı, gerçek kişi olup olmadığınızı belirlemek için devletin sağladığı sistemden kontrol ederek, kısmi ve özel bir şekilde şifreleyerek ve Tc kimlik numarasını bulmayı imkansız hale getirerek imza toplamaya başladık.

Yaptığımız herşeyi açık şekilde belirttiğimiz ve tüm teknolojiden anlayan ya da anlamayan insanların sorularına açık olduğumuzu belirttiğimiz halde, gene 'güvenlik' endişeleri üzerinden eleştiriler gelmeye başladı. Ve imza atmak isteyen birçok kişinin çekinmesine sebep oldu.

Bunun üzerine, dünyanın en güvenli sertifikalarından biri olan Comodo Extended Validation SSL certifikası aldık. Bu sertifika dünyanın en büyük alışveriş sitelerinin kullandığı serfifika. Eğer IBM, Microsoft, Oracle, BP, Stanford Universitesi, Expedia gibi dünyanın en büyük kurumlarının da aralarında bulunduğu sertifika kullanıcılarının listesine bakmak isterseniz lütfen buraya bakın.

Sadece normal sertifika alabilirdik ancak imza kampanyasına teknik olarak sponsor olan şirketin bilgilerinin de onaylanması ve sistemlerinin de kontrol edilebilmesi için geliştirilmiş güvenlik sertifikasına başvurduk ve kontrol ve onaylama süreçlerinden geçtik. Bu sertifika ile, bu platformdaki bilgilerin güvenli bir şekilde internette bulunduğunu ve bu platformun arkasındaki şirketin 'gerçek ve resmi' bir şirket olduğunu da tescillemiş olduk.

İmza kampanyası sitemize teknoloji alanında sponsor olan Stix.to, İsveçte son teknoloji yazılım geliştiren bir firma. Stix.to firmasının bize tahsis edilen alanı sağlayan sunucuları, tüm dünyanın hackerları tarafından sunucularına saldırı olduğu halde ayakta kalabilen, Wikileaks sitesinin sunucularını barındıran İsveçteki firmanın sunucu merkezinde bulunmakta.

Daha net örnek vermek gerekirse, hayatınızı, tüm özel yazışmalarınızı, fotoğraflarınızı, ev adresinizi, telefon bilgilerinizi paylaştığınız Facebookta bu sertifika yok! Bu sistemde sizin TC Kimlik Numaranızın kaydedilmediğini tekrar belirtmek istiyorum. O numara sadece devletin sisteminde gerçek kişi olup olmadığınızı kontrol etmek için sizden alınıyor, asla kaydedilmiyor.

Kampanyadaki haklılığımız ve kısıtlanan özgürlüğümüz ortada, güvenlik için gösterdiğimiz çaba da ortada.

İmza atmamak için başka sebebimiz kaldı mı?"

Lütfen kampanya sitesine bağlandıktan sonra güvenlik sertifikasını inceleyin. Hangi internet tarayıcısını kullanıyorsanız (IE, Crome, Mozilla vd.) hepsinin adres barında solda veya sağda görünen kilit resimlerinin üstüne imleci getirdiğiniz zaman güvenlik sertifikasının detaylarını aşağıdaki gibi görebileceksiniz.

1 Ocak 2011 Cumartesi

Maliye Bakanı'nın ezberini bozmak...

2010 yılının son günü Maliye Bakanı Twitter'da vatandaşların sorularını yanıtladı. Sayın Mehmet Şimşek'e geçen sefer de olduğu gibi birkaç kişi yine pasaport konusunda birkaç soru yönelttik. Bakan, beklediğimiz "ezberi" tekrarladı.
Biz şu soruları sorduk:
  • sayın bakan zaten dünyanın en pahalısı olan pasaporta bugün % 8 daha zam yaptınız NEDEN?
  • sn bakan 5-10 yıllık pasaport dünyada ortalama 50dolar, biz de 225 dolar.Siz bu pasaporta bir de % 8 zam yaptınız bugün. NEDEN
  • pasaport zammının nedeniyle ilgili bir cevap verir misiniz daha önce de vermediniz? Neden pasaporta her yıl zam yapıyorsunuz?
Bakan ağırlıklı olarak benzin zammı ile ilgili sorulara yanıt verdikten sonra, pasaport konusunda "fatih duman"ın "cidden anlayamıyorum Syn Bakanım,pasaport pahalı olacaktı ise neden komşularımız ile vizeler kaldırıldı?" sorusuna şu yanıtı verdi:
  •  Pasaport harçlarına 20.06.2010 tarihinde yaklaşık %50 oranında indirdik.
  • Ayrıca 138 Lira olan değerli kağıt bedelini 50 Lira'ya düşürdük. 2011 yılında bu fiyatlar enflasyon kadar artırılacaktır.
Bu yanıtların aynısını daha önceki söyleşilerde de aynen tekrarladı. Siz ne sorarsanız sorun Bakan ezberini bozmuyor. Aynı sözleri, yanıtları tekrarlıyor. 

Bu soruları yeni yılda sorsak eminim bu kez sadece şu değişiklik olacak yanıtta: "Pasaport harçlarını GEÇEN YIL yaklaşık %50 oranında indirdik."

Maliye Bakanlığı'na internet üzerinden soru iletiyorsunuz, gelen yanıt hep aynı, bana da onlarca arkadaşımıza da ilgili bürokratlar tarafından "bakan adına" şu yanıt verildi:
"İlgi dilekçenizde istemiş olduğunuz bilgiler mütalaa içerikli olduğundan, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu ve kanunun uygulanmasına ilişkin olarak 19.04.2004 gün ve 2004/7189 karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca çıkartılan yönetmeliğin “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 38 inci maddesinde “Tavsiye ve mütalaa taleplerine ilişkin başvurular bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” hükmü gereği Bilgi Edinme Hakkı Kanunu karşılanması mümkün bulunmamaktadır." 
"Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri"nin 2011 yılındaki hedeflerinden biri iyice netleşti. Öncelikli hedefimiz Maliye Bakanlığı'nın temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" konusundaki ezberini bozmak!

"Seyahat özgürlüğü"nün temel bir insan hakkı olduğunu, yapılan indirimin yetersizliğini Sayın Maliye Bakanına "göstermek" zorundayız.

Görev başına...

31 Aralık 2010 Cuma

BEKLENEN PASAPORT ZAMMI GERÇEKLEŞTİ!

DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTUNUN ÜCRETİNE  % 8 ZAM GELDİ.


Maliye Bakanlığı'nın, ''Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, pasaportlar için 50 lira olan değerli kağıt bedeli, yüzde 8'lik artışla 54 liraya yükseldi.

Ancak ülkemizde pasaport almak için sadece pasaport ücreti ödemiyorsunuz, bir de harç ödüyorsunuz harçlarla birlikte 5-10 yıllık biyometrik pasaportu artık 360 değil 388 TL'ye alacaksınız. 

Hatırlatmama gerek var mı, ZAMMA VE FAHİŞ ÜCRETE KARŞI İMZA KAMPANYAMIZ SÜRÜYOR: TIKLAYIN!

27 Aralık 2010 Pazartesi

“Turkey is applying visas to its own citizens.”

Bugün Hürriyet Daily News gazetesinin internet sitesinde "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri"nin pasaport zammına karşı yürüttüğü kampanyayla ilgili bir haber röportaj yayınlandı. Gökhan Kurtaran'ın haberini lütfen okuyun: "Turkish civil initiative takes stand aganist passport-fee hike"


Yıl sonunda gerçekleşecek %7.7'lik pasaport zammına karşı tepkimizi hem kamuyouna hem de medyaya duyurmaya, bu konuda özellikle Maliye Bakanlığı'na sesimizi ulaştırmaya yönelik çabalarımızı yılın son günlerinde artırmaya çalışıyoruz.


Siz de hemen aşağıda örnekleri yer alan mektuplar veya bir başka şekilde Maliye Bakanlığı'na ulaşarak tepkinizi ve düşüncelerinizi iletebilirsiniz. Benim e-postamdan , faksımdan, telefonumdan ne olacak demeyin,1 kişi, 5 kişi, 5000 kişi farketmez, hepsi aynı değerde bir temel insan hakkı talebi.


Hakkınızı, "seyahat özgürlüğünüzü" talep edin!


Haberin linki için lütfen TIKLAYIN!

22 Aralık 2010 Çarşamba

Eski pasaportlar 1.Şubat.2011'den sonra uzatılmayacak.

Eski, yani biyometrik olmayan pasaportlar için yapılan son düzenlemeyle ilgili o kadar çok soru geldi ki aşağıdaki açıklamayı yapmak zorunda kaldım.

Aslında yazının sonunda verdiğim linkte Dışişleri Bakanlığı'ndan Büyükelçi Sayın Naci Koru'nun açıklaması da bu konuya yeterli yanıtı içeriyor. Ancak en çok sorulan bir kaç soruya ben önden yanıt vereyim:

1. Eski pasaportlarımız 2011 başından itibaren geçersiz mi?

Hayır değil. Biyometrik olmayan eski pasaportlarınız daha önce uzatabildiğiniz 2015 veya başka bir tarihe kadar, eğer uzatmayı başardıysanız geçerli. Schengen ülkelerinin bu pasaportları kabul etmeme gibi bir durumu söz konusu değil. (10 yıldan eski olanlar hariç)

2. Peki geçersiz olan pasaport hangisi?

Aslında geçersiz olan bir pasaport yok. Sadece 1.Şubat.2011  tarihinden itibaren eski pasaportlar için bir uzatma işlemi yapılmayacak. Yani sadece bu durumda olanlar,  2011 Şubat ayında pasaportunun süresi dolanlar, bu tarihten itibaren yeni biyometrik (çipli) pasaport çıkartmak zorunda kalacaklar.

Dışişleri Bakanlığı'ndan Büyükelçi Sayın Naci Koru'nun açıklamasının detayları için lütfen şu linki tıklayın!

21 Aralık 2010 Salı

"Vize : sivil toplum diyaloğu önünde bir engel" peki ya pasaport ücretleri?

"Vize : sivil toplum diyaloğu önünde bir engel" bu başlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nin (ABGS) Sivil toplum diyalog toplantılarının 4. sünde (11.12.2010-Cevahir Kongre Merkezi-İstanbul) oluşturulan bir çalışma grubunun ele aldığı konuydu. Bu grupta ben de "Genç Gönüllüler Derneği" adına bir "seyahat özgürlüğü gönüllüsü" olarak çalışmalara katıldım. Vize problemlerinin hemen her boyutu ele alınırken Türkiye'nin önce kendi ülkelerinde vatandaşlarına koyduğu "vize"yi gündeme getirmeye çalıştım: Fahiş Pasaport ücretleri...

Dünyanın en pahalı pasaportu olan T.C. pasaportu, bugün tüm yurttaşlarımızın önünde adeta bir vize uygulaması niteliğindedir. Toplantılarda gerek söz alarak gerekse sorularla konunun bu boyutunun da gündeme alınması için bir çaba harcadım. Bu gerçeğin hemen hiç kimse tarafından düşünülmediğini, hiç dikkate alınmadığını hatta tamamen görmezden gelindiğini büyük bir açıklıkla söyleyebilirim. Konuyu söz alıp gündeme getirdiğim zaman yüzlerde oluşan "şaşkın" ifadeler, her sözümün, örneğin ardından özellikle yönetim (ABGS) tarafında inip kalkan onaylayan baş hareketlerini gözlemlemek mümkündü...

Türkiye'nin önce pasaport ücretini dünya ortalaması olan 50 dolar düzeyine indirmesi gerektiğini, 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücretleri içinde ciddi bir eşitsizlik yaratarak temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğünü" çiğnediğini anlattım. Anayasamızın 23. maddesinde güvence altına alınan bu hakkın, devlet tarafından yok sayıldığını, devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi için fahiş bir ücret talep ettiğini, dünyadan örneklerle aktardım.

ABGS ilgilileri ve toplantıyı yöneten akademisyenler, talebimizi not aldıklarını, "çok haklı" olduğumuzu ısrarla vurguladılar. Buna rağmen sonuç bildirgesine konuyla doğrudan ilgisi olmadığı için koyamayacaklarını belirttiler.Birçok katılımcı, STK temsilcisi de aynı yönde görüş bildirmesine rağmen Türkiye içindeki "vize" bu toplantıda resmi kayıtlara geçemedi. Belli bir farkındalık oluşturabilsek de STK'lar içinde de konuya çok yabancı bir kitle var. Herkes yapılan indirimle oluşan pasaport ücretine razı bir izlenim yaratıyor. Bu ücretin nasıl bir mücadele ile indirildiğini, sadece 6 ay önce 2 katı olduğunu tekrar hatırlatmak zorunda kaldım.

Ancak anlaşılan o ki hem bu yönde gerçekleşen toplantılara sürekli katılarak devlet yetkililerini bu gerçekle daha fazla yüzleştirmeli hem de STK'lar arasında özellikle  "insan haklarını" önemseyen, bu alanda çalışan örgütlerle ortak çalışmalar yapmalı, dayanışma göstermeliyiz.

Vize gerçekten Avrupa Birliği'ndeki sivil toplum ile diyaloğunun oluşması önünde somut ve "utanç" verici bir engel, ancak bu utançtan kurtulmak için önce başka bir utancı yenmemiz ve yurttaşlarımızın makul ücretlerle pasaport alabilmesini sağlamamız gerekiyor.

Seyahat özgürlüğü gönüllülerini alması gereken daha çok yol var. Yılmadan, bıkmadan temel insan hakları mücadelesi temelinde çalışmak gerekiyor. Seyahat özgürlüğünün temel bir insan hakkı olduğunu bilmeyen çok kişi var.

16 Aralık 2010 Perşembe

Seyahat Özgürlüğü KÖLN Radyosu'nda....

Almanya'da yayın yapan Köln Radyosu "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı imza kampanyamızı "pasaport biyometrik ücreti astronomik" sloganımızla dinleyicilerine duyurdu. 14 Aralık tarihinde yayınlanan program 3 dakika sürdü.

Alman radyosunda da yer alan programda dünyanın en pahalı pasaportuna karşı izlediğimiz kampanyayı anlattık, gerekçelerimizi dile getirdik.

Mehmet Uşkul'un hazırladığı  programın Köln radyosundaki podcast'ine ulaşmak ve radyo yayınını dinlemek için lütfen TIKLAYIN!

10 Aralık 2010 Cuma

İnsan hakları gününde haklarınızı isteyin!

Bugün 10 Aralık Dünya İnsan hakları günü, haklarınızı hatırlamanız için iyi bir vesile. Bu sayfalardan "seyahat özgürlüğü" için sürekli anonslar yapıyoruz. Üstelik insanların kendi haklarına bile kulaklarının ne kadar kapalı olduğunu bile bile...

İşte bir fırsat daha!

İnsan hakları günü'nde bu haklarınızı korumak için kurulmuş kurumlara haklarınızın durumunu, hesabını sorun! Elbette temel hakkınız seyahat özgürlüğünü de sorun.

Neden bana vermek zorunda olduğunuz resmi bir kimlik belgesi için dünyanın parasını istiyorsunuz?

Neden ben dünyanın en pahalı pasaportunu almak zorunda kalıyorum?

Neden bunu engellemek için bir şey yapmıyorsunuz? Bunun için uğraşması gereken bürokratlar yeşil pasaport aldığı için mi? Ben 360 TL öderken, her yıl pasaport harçları artarken, onlar sadece 50 TL pasaport ücreti ödediği için mi? Bu "ayrımcılık" değil mi?

Sorun, soru çok...

Ama pek soran, sormak isteyen de yok!

Unutma, sevgili arkadaşım SEN İNSANSIN!

 İnsan, sadece haklarıyla insan!

Hepimizin hakkı için, hep birlikte sormalıyız.

İşte Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın Facebook sayfası aşağıda, sorun!:
http://www.facebook.com/insanhaklari

3 Aralık 2010 Cuma

% 85 : "Pasaport Ücretleri Fahiş!"

Bloğumuzu ziyaret edenlere "pasaport ücretleri için ne düşünüyorsunuz?" diye sormuştuk. 9. ayın sonunda anketimizi sonuçlandırdık. Ankete katılanların %85'i  pasaport ücretlerinin fahiş olduğunu söylediler. Biz de bu sonuca çok şaşırmadık. Çünkü hala fahiş! Bir de üstüne yılbaşında % 7.7 zam yapacaklar.

Ankete bugüne kadar 2.235 kişi katıldı. İşte tüm sonuçlar:
Fahiş: %85
Çok yüksek %11
Yüksek %2
Normal%1
Ucuz %1

Şimdi yeni anketimizi yayınlıyoruz, hemen yan sütunda lütfen katılın.:

Dünyada 50 dolarlık Pasaport, Türkiye'de neden 225 dolar?

Hak verilir, alınmaz, zihniyeti.
Abi açız, ne pasaportu?
Böyle gelmiş böyle gider.
Pasaport zengin işi, ödesinler.
Temel insan haklarını bilmiyoruz.
Devlet babanın vardır bir sebebi.
Nasıl anlatsam bilemiyorum.

2 Aralık 2010 Perşembe

Zamma Karşı Kampanya için Örnek Mektup!

Sevgili Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

Tepkinizi ve düşüncelerinizi istediğiniz gibi iletebilirsiniz. Aşağıdaki mektup konuyla ilgili detayları kapsayacak şekilde örnek olması için hazırlanmıştır. Amacımız "seyahat özgürlüğü"nün temel bir insan hakkı olduğunun anlaşılması keyfi zamlara son verilerek, MAKUL BİR PASAPORT ÜCRETİNİN BELİRLENMESİDİR.. Lütfen Maliye Bakanlığı'na mektubunuzu yollarken ad-soyad ve iletişim bilgilerinizi de eklemeyi unutmayın. 

Maliye Bakanlığı'nın ilgili iletişim bilgileri:
Adres: Dikmen cad. No : 2 Dikmen / ANKARA
Faks: 0(312) 425 78 16

E postayı aşağıdaki adres üzerinden atabiliyorsunuz: 

ÖRNEK MEKTUP:

Otomatiğe bağlanmış
Pasaport Zammını
kabul etmiyorum!

Sayın Mehmet Şimşek,
Maliye Bakanı

Maliye Bakanlığı’nın yılbaşında pasaport ücretlerine yine zam yapacağı basın organlarında yer aldı. Harçlar kanunundan kaynaklanan otomatik pasaport zammını kabul etmiyorum.

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve evrensel insan hakları bildirgesi tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Maliye Bakanlığı bu temel insan hakkını, dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Çünkü Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Bakanlığınızın yaptığı gibi her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti, yurttaşlarına “müşteri” muamelesi yapamaz!

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %7.7’lik otomatik zammı kabul etmiyorum. Geri alınmasını istiyorum.

Yıl ortasında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle bakanlığınızın yaptığı % 50’lik indirime rağmen, 360 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 5-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti, zamla birlikte 388 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Bakanlığınızın yılbaşında gerçekleştireceği % 7.7’lik yeni pasaport zammının geri alınmasını istiyorum. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyorum. Bu talebimizi "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz imza kampanyası" ile de www.seyahatozgurlugu.com adresinde size duyurmaya çalışıyoruz.

Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyorum.

Saygılarımla,

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü
Ad-SOYAD
İLETİŞİM BİLGİLERİ

Otomatik Zamma Karşı Kampanya Başlatıyoruz!



02. 12. 2010

Basın Bülteni

 

Otomatik Pasaport Zammını

kabul etmiyoruz!

 

Sayın Basın Mensupları,

 

Maliye Bakanlığı yılbaşında Pasaport ücretlerine yine zam yapacak. Biraraya gelen yüzlerce seyahat özgürlüğü gönüllüsü olarak her yıl yapılan bu otomatik zammı artık kabul etmiyoruz.


Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, “müşteri” muamelesi yapamaz!

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve “insan hakları evrensel bildirgesi” tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu temel insan hakkını dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %7.7’lik otomatik zammı kabul etmiyoruz. Yıl ortasında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle yapılan % 50’lik indirime rağmen, 360 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 5-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti, zamla birlikte 388 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Yılbaşında gerçekleşecek % 7.7’lik yeni pasaport zammını kınıyor ve geri alınmasını istiyoruz. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyoruz.

Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyoruz. Kamuoyunu www.seyahatozgurlugu.com internet adresinde başlattığımız “seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz imza kampanyası”na katılmaya çağırıyoruz.

Tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Adına
O. Suat Özçelebi
Serdar Temiz
Onur İnal

T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com
Kampanya sitesi: www.seyahatozgurlugu.com

15 Kasım 2010 Pazartesi

"Seyahat Özgürlüğü" TBMM'ye taşındı.

Mart ayından beri yürüttüğümüz kampanyanın, en önemli merhalesi pasaport ücretlerinde % 50'lik indirimin sağlanmasıydı. Birçok kişi bu indirimi yeterli gördü. Fakat biz seyahat özgürlüğü gönüllüleri olarak bu indirime rağmen "dünyanın en pahalı pasaportunu" kullanmaya devam ettiğimizi kamuoyuna duyurduk. Ve Eylül ayında da bir imza kampanyası başlattık.

İmza kampanyamızı sürdürürken,  ilk kez kampanyalarımızda sorduğumuz soruların TBMM'de de yankı bulduğunu öğrendik.

MHP Adana milletvekili Yılmaz Tankut, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a 13 Ekim tarihinde "seyahat özgülüğü ve pasaport gerçeğini" ortaya çıkarmayı hedefleyen bir soru önergesi verdi. 

Önergenin bizim açımızdan iki önemli noktası var: Birincisi Meclis'te kayıtsız kalınan bir konuda bir milletvekilimiz "kamuoyunun çabalarıyla biyometrik pasaport harçlarının indirildiğini" TBMM'de kayda geçirmiş oldu. İkincisi ve en önemlisi, bizim de sorduğumuz temel soruları iç tüzük gereği Başbakan'ın (hükümetin) en geç bir ay içinde (bir gün mutlaka :) yanıtlaması gerekiyor.

Sayın Yılmaz Aykut'un sorduğu sorular, şunlar:

1. Harçlar konusunda yeni bir düzenleme yapılması düşünülüyor mu?
2. Dünyadaki en pahalı pasaport ücretinin Türkiye'de olduğu iddiaları doğru mudur?
3. Pasaport harçları konusunda ülkemizden daha ucuz ve yüksek ücret uygulayan ülkeler hangileridir ve ücretler ne kadardır?

Seyahat özgürlüğü gönüllüleri olarak biz de bu soruların yanıtlanmasını ve dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmaya mecbur bırakılan halkımızın gerçeklerle yüzleşmesini istiyoruz.

Üstelik kapıda yeni bir pasaport ZAMMI daha var!

Meclisteki vekillerimizin temel insan hakkımız seyahat özgürlüğü için mücadele etmelerini istiyor ve bekliyoruz...

Soru önergesine ulaşmak için TIKLAYIN!

5 Kasım 2010 Cuma

Seyahat Özgürlüğü Kampanyası, Alman Radyosu'nda...

Geçen ay sonunda Alman Radyosu "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" kampanyamıza ilgi gösterdi. Aradılar, randevulaştık, benimle, diğer "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"yle röportajlar yaptılar. 


Alman Radyosu'nda 1 Kasım tarihinde röportajlar yayınlandı. Yayında benimle ve seyahat özgürlüğü gönüllüsü Mehmet Erkan ile yapılan röportajdan bölümler, yorumlar yer alıyor. 


Röportaj sırasında kampanyayla ilgili bir çok soru yönelttiler. Bize internet üzerinden ulaştıklarını, kampanyamızı öyle duyduklarını belirtiler. Dünyanın en pahalı pasaportuna karşı, Türkiye'de "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"nin verdiği mücadeleyi anlattık, imza kampanyamızdan, sloganlarımızdan ve internet-sosyal ağ/medya üzerindeki diğer faaliyetlerimizden söz ettik. Almanya'da zamlı olarak verilmeye çalışılan yeni kimlik kartlarına karşı Alman kamuoyunun da tepki gösterdiğini, onlara neler söylemek istediğimizi sordular, bizim gibi direnmelerini, sonuç alana kadar kampanya yapmalarını istedik!


Bu yayın için Alman Radyosu'ndan  Mehmet Ukşul, Steffen Wurzel / Verena Schwald'a çok teşekkür ediyoruz.  Radyo yayını için lütfen TIKLAYIN!

4 Kasım 2010 Perşembe

YENİ PASAPORT ZAMMI KAPIDA, DİRENİN!

Haziran ayında pasaport ücretlerinde yapılan %50 indirim, dünyanın en pahalı pasaportuna sahip olan bizleri sevindirmişti. Hem verdiğimiz mücadelenin devlette bir yankı bulması hem de temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü"nün belli bir düzeyde genişlemesinin sağlanacak olması başlı başına önemli gelişmelerdi.

Ancak bu indirim, "seyahat özgürlüğü" mücadelesine katkı ve destek veren yüzlerce, binlerce kişinin mücadeleden kopmasına yol açtı. Büyük bir çoğunluk yapılan indirimi yeterli gördü. Türkiye'de 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaportun dünya ortalama ücretinin  50 dolar olduğunu unuttu. Ve zannettiler ki bu indirim baki...

Türkiye'de bu konuda değişmeyen 4 temel gerçeğimiz var!

1. T.C. pasaportu hala dünyanın en pahalı pasaportu! ( Evet,  %50 indirime rağmen)

2. Pasaport, harçlar kanununa tabi  bir değerli kağıt, ne kadar indirim yapılırsa yapılsın, her yıl yeniden değerlendirme oranında otomatik zamma bağlanmış durumda.

3. Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır "sınırlandırılamaz". Ekonomik engeller çıkarılarak sınırlandırılmakta ve Türkiye'de temel bir insan hakkı gibi algılanmamaktadır. 

4. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu uluslararası kimlik belgesini onlara fahiş bir ücretle satmaktadır.

Bakın yeni zam kapıda! Üstelik zam oranları basına yansımaya başladı bile: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ekim ayı enflasyon verileri çerçevesinde vergilerin artışında kullanılacak yeniden değerleme oranı 2011 yılında yüzde 7.7 olarak uygulanacak. Böylece vergi, harç ve cezalar, Bakanlar Kurulu yetkisi kullanılmazsa yeni yılda yüzde 7.7 oranında artacak.

Ne olacak, mesela 5-10 yıllık pasaport harcı 310.-TL idi, 333.90.-TL'ye çıkacak! 50 TL olan pasaport ücreti, 53.85'e çıkacak.

Bu ücret artışı burada duracak mı? 

Hayır! 

Bu nedenle daha önce yaptığımız gibi Maliye Bakanlığı ve Başbakanlığa tepkilerimizi yine her mecradan, kanaldan iletelim. Dünyanın en pahalı pasaportunu bize layık görenlere, zamlara son vermeyenlere karşı sesimizi yükseltelim. DUR, diyelim.


Bu pasaport zammını ve bundan sonra gelecek zamları engelleyelim. Temel insan hakkımızı savunmak için hep birlikte direnelim!

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri