Çipli pasaport etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çipli pasaport etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2019 Salı

Pasaport Ücreti 1000 Lirayı Aşıyor.

Neredeyse her yılın sonuna doğru pasaport zamları ile ilgili artık benzer yazıları yazıyoruz.

Dünyada otomatik olarak pasaportuna her yıl zam yapan tek ülke olan Türkiye'de 2020 yılında yapılacak harç zamlarını belirleyen yeniden değerleme oranı da açıklandı.

Yeniden değerleme oranı 2020 yılı için % 22,58 olacak. Açıklanan enflasyon rakamlarının bile çok üzerinde fahiş bir oran. Bu durumda dünyanın en pahalı pasaportu YİNE otomatik zamla, harç ve defter ücreti dahil artık bin lirayı da aşıyor ve 1.158 TL'ye çıkıyor. Eğer Cumhurbaşkanı yıl sonunda zam oranında bir sürpriz yapmazsa.

Yeşil pasaport eşitsizlikleri artarak sürerken, iş insanlarının sayısını artıracak yeni kararlar alınırken, imtiyaz belli bir süre görev yapmış avukatları da kapsayacak şekilde genişletildi. Gittikçe daha da fahiş bir hal alan pasaport ücretinin asgari ücretin 2020 lira olduğu bir ülkede toplum büyük bir sessizlik içinde. Geçim derdi, ekonomik kriz derinleştikçe elbette bu konulardaki sessizlik artarak sürüyor.
Bu sessizliği ortadan kaldırmak için, çiğnenen Anayasal hakkımızı savunmak için sosyal medya dışında hukuki platformları kullanma zamanı geldi. 2019 yılı için planladığımız bu girişimlere 2020 yılında artık hayat vereceğiz.
Temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğününTürkiye'de kolayca yok sayılmasına izin vermemek tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinin birincil görevi.

#otomatikpaaportzammınahayır

14 Nisan 2016 Perşembe

BİMER'den yanıt: KANUN DEĞİŞİKLİĞİ GEREKİYOR.

BİMER'e yaptığımız 11 Mart tarihli "yenilenecek pasaportlardan ücret alınmaması" ile ilgili başvuruya, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nden 14 Nisan tarihinde bir yanıt geldi. (Mektup 8 Nisan'da yazılmış, 11 Nisan'da postaya verilmiş.)

Yanıtta özetle, pasaport 210 sayılı yasaya tabi bir "değerli kağıt"tır,"bir değerli kağıdın bedelsiz olarak verilebilmesi için bu konuda bir kanun hükmü olması" gerekir, "yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yenilenme işşlemleri de dahil olmak üzere pasaportların bedelsiz verilmesi mümkün bulunmamaktadır."  deniliyor.

Ancak bu değerli kağıdın daha 5 yıl önce bütün ülkede değiştirilirken, o zaman AB standartında yapılabilecekken neden yapılmadığının, biyometrik, çok güvenli diye herkesten alınan defter ücretini, yani o zamanki yöneticilerin/yetkililerin ihmalinin bedelinin şimdi neden yurttaşlara tekrar ödettirildiğinin yanıtı verilmiyor.

Eğer pasaport "defter bedelleri"nin alınmaması için bir kanun gerekiyorsa, 2 cümlelik bir kanun teklifiyle bu başarılabilir. Hatta dünyanın en pahalı pasaportu olan T.C. pasaportu değerli kağıt olmaktan çıkarılarak, her yıl otomatik zamlanması da engellenebilir.

Bunun için seyahat özgürlüğünün temel bir hak olduğunu kavramak ve "istemek" yeterli. 

Şimdi bunu gerçekleştirecek "seyahat özgürlüğü"nün Anayasal bir hak olduğunu bilen ve bu hakka sahip çıkan milletvekilleri arayacağız. Mücadeleye devam.


30 Mart 2016 Çarşamba

PASAPORT ÜCRETİ ÖDEMEMEK İÇİN BİMER'E BAŞVURUN!

Aslında parasını ödediğiniz yeni pasaportlara tekrar ücret ödememek için siz de bir vatandaş olarak talepte bulunabilir ve yapılan haksızlığın düzeltilmesini Başbakan'dan isteyebilirsiniz.
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri(kişisel) olarak biz 11 Mart tarihinde BİMER'e başvurduk.
Aşağıda yer alan metni BİMER sistemi üzerinden ya da e-devlet hesabınızdan siz de Sayın Başbakan'a iletebilirsiniz. (Bu bir örnek istediğiniz biçimde değiştirebilirsiniz.)

İlgili link için tıklayın!

Sayın Başbakan,
5 yıl önce Türkiyede pasaportlar yüksek güvenlikli, dünya standartlarında, çipli ve biyometrik oldu. Resmi makamlar böyle açıkladı, 5 yıl içinde bütün pasaportlar değiştirildi. Şimdi aynı makamlar, parmak izi kaydedilebilen ve Avrupa Birliğinin vize muafiyeti çerçevesinde yeni kriterlerine uygun yeni pasaportlarla eski pasaportların değiştirileceğini açıkladı. Üstelik yeni pasaportların ücreti yine vatandaşlardan talep edilecek. Dünyada ve izlediğimiz kadarıyla AB'de bu süre içinde pasaportlar değiştirilmedi, yani aynı güvenlik durumu, çipler AB pasaportlarında 5 yıl önce de mevcuttu. Benim talebim 5 yıl önce pasaportların çipini parmak izi kaydedilebilen ve AB standartlarına uygun yüksek güvenlikli bir biçimde yapmayı düşünemeyenler kim ise yeni pasaportların ücretini o kişilerden ve yetkililerden tahsil edilmesidir. Millet 5 yılda bir verecek şekilde pasaport parası basmıyor. Yeni pasaportlar için, yeni defter ücreti ve harç ödemek istemiyoruz. Dünyanın en pahalı pasaport ücretini, harçlarını vatandaşlarından alan devlet, Anayasal ve temel insan hakkı olan seyahat özgürlüğü hakkını yeterince ihlal ettiği yetmiyormuş gibi, parası ödenmiş pasaportlar için tekrar ücret talep edileceğini Bakanlarınız açıkladı. (Bkz, Dışişleri Bakan yardımcısı Sayın Naci Koru, AB Bakanı Sayın Volkan Bozkır)) Pasaport devletin vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir, fahiş bir ücretle yurttaşlara satılamaz, parası ödenmiş bir pasaport geri alınıp tekrar ücret talep edilemez. Biz (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri) devletin tüm ilgili makamlarından bu ihalesi yapıldığı söylenen yeni pasaportlar ortaya çıktıktan sonra bahse konu uygulamanın yapılmamasını, uygulamanın iptal edilmesini ve yeni pasaportların bedelsiz olarak değiştirilmesini talep ediyoruz. Bu konuda size de iletilmek üzere sosyal medyada bir imza kampanyası başlattığımızı bilginize sunmak isterim.
Saygılarımla.
Ad Soyad
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü

Aşağıda 11 Mart tarihinde BİMER'e yaptığımız başvurunun "serencamı"nı görebilirsiniz.


28 Mart 2016 Pazartesi

Türkiye'de Seyahat Özgürlüğü'nü, Cumhuriyet Gazetesi'nde yazdık.

Türkiye ve AB’nin 2013 yılında başlattığı vize muafiyeti olarak adlandırılan diyalog, sonunda 72 kritere bağlandı. Bu kriterler yerine getirilirse vizesiz Avrupa seyahatlerinin haziran ayı sonunda gerçekleşebileceği ileri sürülüyor.

Ancak bütün bu kriterler konuşulurken, Türkiye’de vatandaşların önünde temel bir engel oluşturan bir kriter hep atlandı. Biz Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri buna “73. Kriter: Seyahat Özgürlüğü Engellerini Kaldırmak...” diyoruz. Temelde kaldırılması için uğraş verdiğimiz büyük bir seyahat özgürlüğü engeli AB vizesi dışında, Türkiye ve AB tarafından görüşmelerde göz ardı edilen Türkiye’nin kendi vatandaşlarına koyduğu “vizeler” var. “Seyahat Özgürlüğü”, hem İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13’üncü hem de anayasamızın 23’üncü maddesinde düzenlenen temel bir hak. Ancak uygulamada, ülkemizde temel haklar kategorisinde bile kabul edilmiyor. Kamu otoritesinin istediği zaman keyfi bir biçimde sınırlama getirebildiği, elinizden alabildiği hatta yok sayabildiği bir “hak” niteliğinde.


Eşitsizlikler...
Ülke içinde örneğin bir kente ulaşım, kente girmek ya da çıkmak, sokağa çıkma yasakları hatta bir parka ne zaman girip ne zaman çıkacağınız dahil kolaylıkla kısıtlanabiliyor. Seyahat özgürlüğünün kolaylıkla yok sayılabildiği bir düzen ve zihniyet ile karşı karşıyayız. Öğrenciler ve yurtdışındaki yurttaşlarımız için yapılan son düzenlemeler, Türk vatandaşları için “seyahat özgürlüğü”nün yaygınlaşmasına değil, aslında daha da büyük eşitsizliklere ve haksızlıklara yol açtı.

En pahalı pasaport
Artık Harçlar Kanunu’nun harçtan muaf olanları düzenleyen 85. maddesinin 1. fıkrasına eklenen “Tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış olanlara verilecek pasaportlar” bendiyle, 25 yaşına kadar tüm öğrenciler sadece pasaport defter ücreti ödeyerek 87,5 liraya pasaport alabilecekler. Türkiye’de dünyanın en pahalı pasaportunu kullanıyoruz. Dünyada ortalama 60-70 ABD doları, Avrupa Birliği’nde 60-70 Avro düzeyinde 10 yıllık çipli bir pasaport. Türkiye’de 620,6 lira. (yaklaşık 200 Avro) Bunun 87,5 lirası defter parası, geri kalanı harç. Pasaport bir “değerli kâğıt” olduğu için, harçlar yasasına tabi ve her yıl “yeniden değerleme” oranında “otomatik zam” geliyor. Dünyada her yıl otomatik zamlanan tek pasaport, T.C. pasaportu. 


Peki çözülmesi gereken 73. kriter, “seyahat özgürlüğü”nün önündeki engeller neler?
  • Yurttaşlarına dünyanın en pahalı pasaportunu satan devlet önemli bir genç kitleyi yüksek harçlardan korurken, büyük eşitsizliklere ve çelişkilere de yol açmaya devam ediyor. 6-7 yaşında bir öğrenci 87,5 liraya pasaport alırken, örneğin 5 veya 1 yaşındaki kardeşi aynı 5 yıllık pasaporta 621 lira ödemeyi sürdürecek.
  • Yasa gençler arasında “tahsilde olan/olmayan” ayrımı yapıyor.
  • Yurtdışında yaşayan bir vatandaş 100 Avro’ya devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesine sahip olabilirken, yurtiçindeki vatandaşlar aynı pasaporta yaklaşık 200 Avro ödemek zorunda kalıyorlar. 
  • Devlet daha 5 yıl önce yenilediği ve çipli, çok güvenli dediği pasaportları şimdi AB kriterlerinde güvenli değil diye tekrar yeniliyor. Üstelik parasını ödediğiniz pasaportların parasını yine bizden alarak.
Sorular...
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak soruyoruz: Biyometrik pasaportun içindeki çip dahil yaklaşık 15-20 liraya mal olduğunu Darphane yetkilileri açıkladı. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi için nasıl bu kadar fahiş bir ücret belirleyip, onlara “yurttaş” değil adeta “müşteri” muamelesi yapabiliyor? Vatandaşları arasında yeşil- bordo pasaport ayrımı yapan (Bütün dünya ülkelerinde 3 çeşit Türkiye’de 4 çeşit pasaport var), çocuklara 5 yıllık pasaportu 10 yıllık fiyatına satan, yurtdışı çıkış harcı alan devlet, bunca eşitsizlik ve ayrımcılık yetmiyormuş gibi, şimdi de “yeni haklar sağlıyorum” diyerek, yurtdışında yaşayanlar- yaşamayanlar, öğrenci olanlar-olmayanlar ayrımcılığı yapıyor ve parasını ödediğimiz pasaportu yeniden bize satarak neyi hedefliyor?


T.C. pasaportu yurttaşlarımızın uluslararası kimlik belgesi, nüfus cüzdanıdır. Asgari ücretin 1.300 lira olduğu bir ülkede 620,6 liraya pasaport “satılamaz”. Devlet yurttaşları arasında “ayrımcılık” yapamaz, anayasanın “kanun önünde eşitlik ilkesi”ni yok sayamaz. AB vize muafiyeti için sadece 72 kriter değil, 73. kriter de yerine getirilerek vatandaşlarımızın önündeki seyahat özgürlüğü engelleri kaldırılmazsa, bu muafiyet gerçekleşirse, sadece küçük bir azınlığa hizmet edecektir.

O. Suat Özçelebi
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri
Sözcüsü

26.03.2016

16 Mart 2016 Çarşamba

Yeni Pasaport Yeni Ücret Tepkinizi BİMER'e iletin.


Siz de #‎YeniPasaportaParaYok‬ Yeni Pasaporta Yeni Ücret Yeni Harç Ödemek İstemiyoruz!
diyorsanız bu konuda etkili yollardan biri de BİMER'i kullanmak...

Geçen hafta Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden de bu konuya tepkimizi ilettik, şu anda "talebimizi" İçişleri Bakanlığı'na ilettiler. Yanıtını bekliyoruz.
E-devlet uygulaması/hesabı üzerinden de herkes bu konudaki taleplerini iletebilir.

Tüm yurttaşlarımızı, gezginleri, seyahatseverleri, seyahat özgürlüğü gönüllülerini imza kampanyası metnimizde yer alan düşünceler doğrultusunda ya da kendi hissettiklerini BİMER'e ulaştırmalarını istiyoruz.

Parasını zaten ödediğimiz bir kimlik belgesine tekrar para ödememiz kadar anlamsız bir uygulama olamaz, bunu ancak hep birlikte hareket edersek önleyebiliriz.

Lütfen konuya duyarlı çevrenizi, tüm paydaşları da uyarın ve Anayasal, temel bir hak olan seyahat özgürlüğünü de ihlal eden bu uygulamaya tepki vermelerini sağlayın.


BİMER'e ulaşmak için lütfen tıklayın!

11 Mart 2016 Cuma

#YeniPasaportaParaYok Yeni Pasaporta Yeni Ücret Yeni Harç Ödemek İstemiyoruz!


5 yıl önce Türkiye'de pasaportlar yüksek güvenlikli, dünya standartlarında, çipli ve biyometrik oldu. Resmi makamlar böyle açıkladı, 5 yıl içinde bütün pasaportlar değiştirildi.

Şimdi aynı makamlar, parmak izi kaydedilebilen ve Avrupa Birliği'nin vize muafiyeti kriterlerine uygun yeni pasaportlarla "eski" pasaportların değiştirileceğini açıkladı.

Üstelik yeni pasaportların ücreti yine vatandaşlardan talep edilecek.

Şimdi diyoruz ki;

5 yıl önce pasaportların çipini parmak izi kaydedilebilen ve AB standartlarına uygun yüksek güvenlikli bir biçimde yapmayı düşünemeyenler kim ise yeni pasaportların ücretini o kişilerden ve yetkililerden tahsil edin.

Millet pasaport parası basmıyor.

Yeni pasaportlar için, yeni defter ücreti, harç ödemek istemiyoruz.

Dünyanın en pahalı pasaport ücretini, harçlarını vatandaşlarından alan devlet, Anayasal ve temel insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" hakkını yeterince ihlal ettiği yetmiyormuş gibi, parası ödenmiş pasaportlar için tekrar ücret talep ediyor.

Pasaport devletin vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir, fahiş bir ücretle yurttaşlara satılamaz, parası ödenmiş bir pasaport geri alınıp tekrar ücret talep edilemez.

Devletin tüm ilgili makamlarından bu uygulamanın iptal edilmesini ve yeni pasaportların bedelsiz olarak değiştirilmesini talep ediyoruz.

Yaklaşık 8 milyon pasaport sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını #yenipasaportaparayok etiketiyle imza kampanyamıza, sosyal medyada ve tüm mecralarda destek vermeye çağırıyoruz.

O. Suat Özçelebi

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Sözcüsü

LÜTFEN İMZA KAMPANYAMIZA KATILIN!
#yenipasaportaparayok