Bakanlar Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bakanlar Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2017 Pazartesi

Yeşil Pasaport Ayrımcılığı Derinleşti

Birkaç gün önce Resmi Gazete'de* yayımlanan bir Bakanlar Kurulu kararıyla "ihracatçılara hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin esaslar" kesinleşti. Artık son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1 milyon ABD doları ile 100 milyon ve üzerinde olan firma yetkililerine bir ile beş arasında yeşil pasaport verilebilecek.

Yurttaşlar arasında ayrımcılığa yol açan yeşil pasaport uygulaması maalesef bu kararla daha da derinleşti, arttı. Halbuki bu konunun sakıncaları 3 yıl önce görülmüş, Başbakan Davutoğlu ve Dışişleri bakanlığı bu yönde bir açıklama yapmıştı: "Hususi damgalı pasaport alabilecek kişilerin alanının genişletilmesi ile bu pasaportların kullanım amacı dışına çıkılacağı değerlendirilmektedir. ... resmi görevli kişiler haricindeki kimselere bu nevi pasaportların düzenlenmesi halinde diğer ülke makamlarınca bu tür pasaportlara mevcut kolaylıkların sınırlandırılması hatta vizeye tabi tutulması gibi ihtimalleri gündeme getirebileceği değerlendirilmektedir"


Şimdi bu sakıncaların hiç dikkate alınmadığı anlaşılıyor. Hatta "yeşil pasaport" ile yaratılan yurttaşlar arasındaki hem ücret farklılıkları hem de vize kolaylıkları konusunda son kararda yurttaşlar lehine bir değişiklik de yapılmıyor. Örneğin yeşil pasaport sahipleri harç ödemiyorlar, sadece defter ücreti 94 liraya pasaport alıyorlar, yurttaşlar ise 10 yıllık bir pasaporta 667 lira ödüyorlar, bunun 573 lirası harç.

Milyon dolarlık ihracat yapan işadamlarına harçsız pasaport verilmesindeki amaç nedir, bu neyin jestidir.

Birçok soru sormak mümkün ancak daha önce de vurguladığımız gibi bu uygulama zaten bürokratlar lehine varolan "devletin tüm yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi olan pasaport" konusundaki eşitsizlik daha da artmış, yine bazı yurttaşlar diğerlerine göre birinci sınıf muamelesi görmüş ve imtiyazlı olmuşlardır.

TEKRARLIYORUZ:

Yeşil pasaport 12 Eylül zihniyetiyle birlikte gittikçe genişleyen bir ayrımcılıktır. Devletin bürokrat ve ailelerinin ağızlarına Türkiye'ye uygulanan vizeler karşısında çaldıkları bir parmak baldır. Üstelik bu bal Türkiye'nin AB yolculuğunda bu kesimin "serbest dolaşım" hakkı için vereceği mücadeleye de ket vurmuş, Ankara anlaşması ile kazanılmış hakların müzakere edilmesine yol açmış, "vizelerin kalıcı hale gelmesine devletin kabul vermesini sağlamıştır. Belki de "eşitsizlik" dışında en büyük zararı budur.

Tüm dünyada devlet görevlilerinin kullandığı "hizmet pasaportu", (GRİ pasaport) biz de de olmasına rağmen, üst düzey bürokratlar, aileleri ve devlet görevlileri, emekliliklerinde de daha rahat seyahat etsin, harç ödemesin, bazı ülkelerde vize kuyruklarında "normal" vatandaşlar gibi çile çekmesin diye "yeşil pasaport"a dönüştürülmüştür.

12 Eylül'ün tüm kısıtlamalarından kurtulmayı, tüm ayrımcılıklarına son vermeyi düşünenler nedense bu dönemde genişleyen imtiyazları terk etmeyi akıllarının ucundan bile geçirmemektedirler. Üstelik ayrımcılıkları sona erdirmek yerine yeni gruplara imtiyazlar sağlamayı tercih ediyorlar. As olan eşitliktir, "seyahat özgürlüğü"dür. AB'nin haksız vize uygulamalarıyla mücadelenin yolu, her türlü pasaport ayrımcılığına son vermekten de geçmektedir.

Yeşil pasaport Anayasamızın “kanun önünde eşitlik” ve “yerleşme ve seyahat özgürlüğü” maddelerine aykırıdır! Eşitlik ilkesi açıkça çiğnenmektedir. 


İşadamlarına da yeşil pasaport verilmesi ayrımcılığı artıracaktır. Hangi meslek grubu olursa olsun bu kapsam genişletilerek “ayrımcılık” kalıcı hale getirilemez. 

Avrupa Birliği ülkelerinin haksız vize uygulamalarıyla mücadelenin yolu, kazandığımız “serbest dolaşım hakkına” sonuna kadar sahip çıkmak, yeşil pasaport gibi yan yolları genişletmeye son vermekle mümkündür. 

Eşitlik ve seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşlarıyız!

Yeşil pasaportun yarattığı “ayrımcılığı” ortadan kaldırmak için Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, "seyahat özgürlüğü" konusundaki Anayasal haklarına sahip çıkarak, tüm hukuksal yolları kullanmakta kararlıdır. 

3 Kasım 2016 Perşembe

PASAPORTA YİNE ZAM!

Dünyanın otomatik zamlanan tek pasaportu olan T.C. pasaportu bu yıl da yeniden değerleme oranında zamlanacak. Bakanlar Kurulu, arttırma ve azaltma yetkisini kullanmadan yeniden değerleme oranını yüzde 3.83 olarak tescil ederse, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren pasaportlar da bu oran üzerinden zamlanarak yurttaşlara "satılacak."

Defter ücreti dahil pasaport harçları 6 aya kadar 199.2 liradan 206.82 liraya, 1 yıllık ücret 251 liradan 260.6 liraya, 4-10 yıllık ücretler ise 621.6 liradan 645.4 liraya çıkacak.

T.C pasaportu dünyanın en pahalı pasaportu olmasına rağmen her yıl otomatik olarak zamlanıyor. Dünyada ortalama 60 ABD doları AB'de ortalama 60 euro düzeyinde olan pasaport ücreti Türkiye'de aşırı yüksek.

Temelde bir kimlik belgesi olan pasaportun fahiş ücret ve harcı Türkiye'de milyonlarca aile için Anayasal hakları olan seyahat özgürlüğünü kullanmaları önünde çok ciddi bir engel oluşturuyor.

Bakanlar Kurulu'na elinde olan yetkiyi kullanarak zaten çok yüksek olan pasaport ücretlerini daha da yükseltmemesi için çağrı yapıyoruz.

Biz, "Pasaport Para Kapısı Değil, Bir Kimlik Belgesidir." diye haykırmaya, temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğü için mücadeleye, "otomatik pasaport zammına hayır" demeye devam edeceğiz.

14 Mart 2013 Perşembe

Yurt dışına çıkış harcını SIFIRLAYIN SAYIN BAŞBAKAN!

"Yurt dışına çıkış harcını SIFIRLAYIN SAYIN BAŞBAKAN!" sloganıyla kampanyamıza başladık!

TBMM'de plan bütçe komisyonunda onaylanan ve TBMM'de kabul edilen torba yasayla Bakanlar Kurulu'na "yurt dışına çıkış harcını" SIFIRLAMAyetkisi verildi. Biz de herkesi Sayın Başbakan ve Sayın Bakanlar Kurulu üyelerine seslenmeye, bu çağdışı seyahat özgürlüğü engelini birlikte SIFIRLAMAYA çağırıyoruz.

Her mecrada aşağıdaki bannerları ve mesajları kullanarak Başbakan ve Bakanlar Kurulu'na iletebilir, medya organlarına ulaştırabilirsiniz. Anayasal ve temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğünü savunan kampanyamıza siz de katılın!






Lütfen diğer kampanya malzemelerini için TIKLAYINIZ!

20 Haziran 2010 Pazar

SONUÇ ALDIK!

Evet, sonuç aldık!

Kahvaltı ederken, yakın bir arkadaşımın telefonuyla ilk haberi aldım. Açıkcası önce şaka yapıyor sandım. Uzun zamandır pasaportlu şakaların sayısı artmaya başlamıştı:)

Sonra haber sitelerinde Bakanlar Kurulu'nun kararını görünce çok mutlu oldum. Müthiş bir babalar günü armağanı oldu.

Başarı, Anayasal haklarının bilincinde, ateşlenmek için kimi zaman küçük bir kıvılcım bekleyen yurttaşlarımızındır.

Ben bu kıvılcım olduğum için çok mutluyum.

Bakanlar Kurulu'nun yaptığı indirim oransal olarak çok yüksek: % 50 Fakat bu indirim bile bizi dünyanın en pahalı pasaportlarını kullanmaktan kurtarıyor mu, inceleyeceğiz.

Ancak itiraf etmeliyim ki 4 aydır sürdürdüğümüz binlerce insanın katkı sunduğu kampanyamızdan bu kadar hızlı bir sonuç alınması ve yurttaşlarımızın taleplerine bu kadar hızlı yanıt verilmesi hem devletimizin ve hem de hükümetimizin çok değerli ve önemli bir örnek oluşturmasını sağlamıştır.

Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve Bakanlar Kurulumuza çok teşekkür ederim. Kendi adıma ve bu kampanyaya gönül ve destek veren herkes adına...

O. Suat Özçelebi

Bugün Resmi gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ve tebliğler için lütfen: TIKLAYIN!