imza kampanyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imza kampanyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2014 Salı

Neden 00:00'dan Sonra Metro,Tramvay,Marmaray istiyoruz?

“00:00'dan Sonra Metro,Tramvay,Marmaray istiyoruz!” #İstanbulUlaşım adıyla Change org. Sitesinde bir imza kampanyası başlatıldı.

Sayın Cenk Bilge’nin başlattığı bu imza kampanyasını Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak destekliyor, İstanbul Ulaşım A.Ş.'nin ve bu konuda yetkili olan diğer mercilerin yurttaşlarımızın bu haklı taleplerini dikkate almasını, harekete geçmesini istiyoruz.

Seyahat Özgürlüğü Anayasal ve temel bir insan hakkıdır. Devlet ve yerel kamu otoriteleri bu hakkın kullanımını kolaylaştırmak ve yaygınlaştırılmasını sağlamak zorundadır. Toplu taşıma araçlarının gece geç saatlerde de yurttaşların kullanımına sunulması bu haktan tüm bireylerin yararlanmasına yardımcı olacaktır. 



İmza Kampanyası çerçevesinde gece saat 12’den sonra “Metro, Tramvay ve Marmaray” isteyen İstanbullular taleplerini imza kampanyası sitesinde birçok biçimde gerekçelendirmiş, bunları derledik yetkililerin ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz:

Neden “00:00'dan Sonra Metro,Tramvay,Marmaray istiyoruz”?

· Taksi'ye verecek param yok.

· Bu uygulama sadece ulaşımı ve gezme özgürlüğünü kolaylaştırmayacak. Emin olabilirsiniz ki alkollü araç kullanımında da belli oranda düşüş olacaktır

· 12 de evime dönmek zorunda kalmamak için. Sürekli taksi kullanmaktan bıktım. 12 den sonra çalışmayan metro nun olmaması çok saçma ve gerilik bence. 16-17 milyon insanın yaşadığı istanbul da 24 saat bile az. 25 saat çalışmalı :)

· Ulaşım haktır

· Toplu taşıma geceleri de ihtiyaç duyulan bir hizmet, İstanbul gibi gece de yaşanan ve büyük bir şehirde.

· İnsanlar işlerini, eğlencelerini, buluşmalarını yarıda bölmesin diye.

· Geceler özgür olsun diye.

· Özel araçları olmayan kişilerde geceleri istanbul’da istedikleri mekanlara ekonomik bir şekilde seyahat edebilmeli. İşte bu yüzden bu kampanyaya destek veriyorum

· gece ulaşım 7den 70e herkes için bir problem.sadece eğlenen gençler olarak algılamayan, bu ülkede gecelere kadar çalışan insanlar da var!

· Marmaray'ın muhatabı Ulaşım AŞ değil, isterseniz onu silin basit bir yanıtla geçiştirmesinler tüm imzaları. Marmaray için ayrı kampanya açarız.

· gece geç saat uçakları, aktarmalı yolculuklar sonrası taksiye yüksek meblağlar ödemek...

· 24 saat olmalıdır

· insanların gece 12 den sonra da ulaşıma ihtiyaçları var!!

· 00.00'dan sonra ulaşımda yaşanan zorluklar için güzel bir çözüm olduğunu düşünüyorum.

· 24 saat aktif olan bir şehirde yaşayan insanlar olarak ulaşım koşullarının da şehir'e uygun olmasını talep ediyoruzFormun Altı

· "geceye övülesidir"

· gece dönüşler bu kadar sıkıntı olmamalı diye düşünüyorum

· İş, Eğlence ve dost ziyaretleri için..

· ulasim ozgurlugu

· geç saatlerde insanların eve dönme çilesi olmasın

· Ulaşım sıkıntısı çekmek istemiyorum.

· altımda arabam yok cebimde taksiye verecek o kadar param yok

· metro saat 00.00 dan sonra olmalı ben öğrenciyim akşma derslerim oluyo anadolu yakasında okulum gidip gelmem sıkıntı oluyor.

· İstanbul'da eğitim gören bir öğrenci için 00.00'dan sonra yolda kalmak bir eziyet olmaktadır. Gerek maddi gerekse manevi açıdan oldukça zorlamaktadır.

· En azından gece 2'ye kadar sefer olmalı...

· Evime dönemiyorum.

· Böyle büyük şehirlerde 24 saat olması gerekli.

· yaşamsal bir konu ulaşım. İstanbul’un bir yerinden bir yerine 2.5 saat metrosuz. sokakta kaldınız mı yandınız

· geceleyin arkadaşlarıma gidebilmek için

· Ulaşım haktır, gece işten çıkınca taksiye binmek zorunda bırakılmak istemiyorum .

· Ulaşım her saat gerekli çünkü

· to use Istanbul's night live.

· Gittiğim yerde saat endişesi yaşamamalıyım ve bu aracıyla yolculuk yapanların toplu taşımayı tercih etmelerini sağlayarak trafik sorununu giderebilir.

· ULAŞIM LAZIM BAŞKANIM

· çünkü geceleri insanlar evlerine gitmeliler.

· iş yeri çalışma saatleri için

· gece çalışıyorum iş çıkış saati 23.50 toplu taşıma bulamıyorum.

· çünkü kolaylıkla evime ulaşmak istiyorum.günün her saatinde

· 00:00 dan sonrada işlerimiz olabiliyor.

· Her gece çıktığımda taksiye para vermek zorunda mıyım ?

· özgür ulaşım

· Eve gidemiyorum ben :(

· Gece saatlerinde insanların bu ulaşım hatlarından faydalanarak istedikleri yere ulaşamaması bence bir insanın ulaşım, yer değiştirme özgürlüklerinin önünde olan bir engeldir.

· metropol'de ulaşım 24 saat olmalı

· Binlerce hizmet sektörü çalışanı sadece taksi kullanmak zorunda kalmamalı.

· işten eve dönüşümün kolaylaşmasını istiyorum

· gece 00:00'dan sonra özel aracımız yada cebimizde yüklü miktarda paramız yoksa dışarda olmamız yasaklanmış durumda. Metro ve tramvay hizmetlerinin 00:00'dan sonra yapılmasını bir İstanbullu olarak talep ediyorum.

· gece ulaşım aracı kullanmak istiyorum. öğrenciyim ve taksiye vercek param yok :)

· daha uzun geceler için...

· hakkının halkın sınırlı saatler içinde seyahat etmesini indirgemek uşaşım hakkına dolaylı olarak kısıtlamaktır. çalışan kesim için en azından hafta sonları böyle bir hizmetin yapılması geç kalınmış bir süreçtir. benzer uygulamalar gelişmiş batı ülkelerinde mevcut olup, çoğu avrupa ülkesi yerel yönetimleri halkın bu isteklerini haklı bulmuş ve uygulamaya geçmiştir. benzer uygulamanın yetkililerimiz tarafından iyi bir şekilde planlanıp halkın hizmetine sunmasını talep ediyoruz

· çözülmesi zor olmayan bir problem olduğu için

· Evime ulaşımımı sağlayan kadıköy kartal metrosu 12'den sonra kapanıyor. ve metrobüsten mahalleye olan tüm bağlantımı kesiyor. metropol bir şehirde 12'de metronun kapanmasının hiçbir açıklaması olamaz.

· Böyle büyük bir şehirde, her dakika hayat olan bir şehirde gece yarısı bir yere gidememek ceza gibi.

· ulaşım kalmaz erken cıkalım derdini cekmek istemiyorum plz

· geceleri de istanbulun daha canlı ve güvenilir olması için...

· kapalı olmamalı bence de

· Toplu taşıma geceleri de ihtiyaç duyulan bir hizmet, İstanbul gibi gece de yaşanan ve büyük bir şehirde.

· ozgurluk için

· Ailem çalıştıgından dolayı kardeşlerim rahatsızlandıgı zaman kolaylıkla götürebilmem için maddi açıdan ..

· evimize her saat ulaşabilmeliyiz en azın dan merkezi noktalara ulaşım sağlanmalı

· yerine getirilmesi gereken bir talep

· Vergilerimiz en azından bizim adımıza kullanılsın. 12 den sonra taksi parası herkes veremiyor maalesef sevdigim ülkesinde

· Her ayın en az bir haftasını gece geç saatlere kadar ofisimde çalışarak geçiriyorum. Taksiye mecbur kalmak istemiyorum.

· ULAŞIMDA COK CİDDİ SIKINTILAR ÇEKİYORUZ. HİÇBİRYERE GECE GİDEMİYORUZ ARACIMIZ OLMADIĞI İÇİN. MÜMKÜNSE BELEDİYTE OTOBÜSLERİDE SABAHA KADAR ÇALIŞSIN

· yaşamı kıstlamayın

· hayat evde değil sokak'ta güzel

· Cok hakli bir talep. sefer sıklıgı azaltılıp devam edebilir. Metrobus yapiliyorsa onlar da yapilir

· Metropol dedikleri bir şehir için bu durum kabul edilebilir değil. İstanbul içi ulaşım kaynağı sadece metrobüs de değil. hem daha fazla işçi çalıştırıp, vardiyali bir şekilde işsizliğe katkısı da olur.

· İstanbul gibi bir metropol şehirde gece saatlerinde toplu taşımanın çalışmaması çok saçmadır. En azından diğer ülkelerde olduğu gibi gece otobüsü seferleri yapılabilir.

· 24 saat yaşayan bir şehirde, 24 saat ulaşım olması için..

· Yoğunluğa bağlı olarak yarım saat veya 1 saat aralıklarla olması istanbula yakışır.

· dünyanın metropolleri arasında gösterilen İstanbul un gece 00.00 dan sonra ulaşım ağı çöküyor bu hem İstanbul halkı hemde şehre gelen turistler için çok kötü bir şey

· Özgürlükler kısıtlı değil ise metro seferlerini arttırarak bunu ispat edin !

· İstanbul gibi bir şehirde bu şart çünkü

· Gece gezmek bizim de hakkımız

· Havalimanı'nda sürekli işim var ve otobüs çok pahalı! /Havaş

· Evim karşıda

· Bİr gün gece yarısı geldiğimde yollarda kalmak yada taksiye yüklüce para vermek istemiyorum

· Gece de çalışıyorum.

· 24 saat ulaşım olmalı hastası olan cebinde parası olmayan ne yapacak 12 de ulaşımın durdurulması saçmalık

· zorluklardan sebep asgari ücretle de çalışıp bol param olmadığına göre toplu ulaşımın geç saatlere kadar çalışması gerekli diye..

· Ulaşım ve ulaşım güvenliğinin her an sağlanabiliyor olması hem olması gereken hem de sosyal devlet tarafından devam ettirilmesi, korunması gereken bir görevdir.

18 Eylül 2013 Çarşamba

Teşekkürler Twitter'da TT'de 1. sıradaydık

#pasaporta513liraveremem ve #Pasaporta513TLVEREMEM etiketleri ile Twiter'da yürüttüğümüz imza kampanyası birinci sıraya kadar oturdu. Gün içinde en 4-5 kez TT ye her 2 etiket de çeşitli sıralardan girdi.

Yurttaşlarımızın yoğun ilgisi hala sürüyor. 

İmza kampanyasının sonuçlarını, imzaları öncelikle Maliye Bakanına ulaştıracağız. Gelişmelerden herkesi haberdar edeceğiz. Sonuç alamazsak imza kampanyasını sonuç alana kadar da sürdürebiliriz.

Herkese destekleri için çok teşekkürler. Daha önce de Twiter'da TT'de bu kampanyayı birinci sıraya oturtmuştuk. Gelecek kampanyalar da bunu tekrarlamayı umut ediyoruz.


22 Temmuz 2013 Pazartesi

İmza 5 BİN kişiyi geçti, HEDEF 10 BİN!

3 yıldır seyahat özgürlüğü engellerine karşı mücadele veriyoruz. Sizlerle birlikte... Son kampanyalarımızdan biri de  ‪#‎Pasaporta513TLVEREMEM‬ etiketiyle Twitter'da başlattığımız kampanya. Bu kampanyamıza destek vermek isteyen bir takipçimiz Ozan Mercan  Change.org da bir imza kampanyası başlattı. Biz de ilk günden beri imza kampanyasını her mecrada destekliyoruz.

İmza sayısı 5 BİN kişiyi geçti...

HEDEF 10 BİN İMZA! 


Şimdi sadece kendiniz değil, arkadaşlarınız ve çevrenizi kampanyaya katılmaya ikna edin, bu hafta imzaları tamamlayıp Maliye Bakanı'nın önüne dikilelim. 

Neden 10 TL maliyeti olan bir pasaport 513 TL diye... 

Neden Dünyada ortalama 60$ olan bir pasaport Türkiye'de 260 dolar diye...

Neden seyahat özgürlüğü Anayasal, temel bir insan hakkı olduğu halde kolayca kısıtlanıyor diye,

Neden Dünyada bize konan vizeleri kaldırmaya çalışırken, kendi ülkemizde bize adeta vize koyuyorsunuz diye...

Bu sorulara sizin için de yanıt arayalım...

"Bir imzadan ne olacak" demeyin, daha önce başardık, 2010 yılında pasaport ücretlerini %50 düşürdük, yine desteğinizle başarabiliriz.


İMZA İÇİN TIKLAYIN!

10 Nisan 2012 Salı

Yurt Dışına Çıkış Harcına Keyfi Zammı Protesto!


BASIN AÇIKLAMASI

10.04.2012

Bu sefer olmaz!
  • ·       Bir kanun teklifinin arasına sıkıştırılmış bir  maddeyle yurt dışına çıkış harcına % 33 zam geliyor.
  •      Bu “deli dumrul” vergisinin tümüyle kalkmasını beklerken, şimdi üstüne bir de zam yapılıyor. Türkiye, yurttaşlarının “seyahat özgürlüğü”nü her açıdan keyfi bir biçimde kısıtlayan ülke konumuna sürükleniyor.
  •      Biz seyahat özgürlüğü gönüllüleri olarak “Bu sefer olmaz”  Yurt dışına çıkış harcını, “yurt dışına çıkarmama  harcına” dönüştüremezsiniz, diyoruz!


ISPARTA Milletvekili Sayın SÜREYYA SADİ BİLGİÇ ile birlikte 9 AK Parti milletvekili BAZI KANUNLAR İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ HK bir kanun teklifi hazırladılar, 5.04.2012 tarihinde Meclis’e sundular.  Bu 166 sayılı bu hafta görüşülecek kanun teklifinin arasına sıkıştırılmış bir maddeyle  yurt dışına çıkış harcına % 33 zam geliyor.

Bu “Deli Dumrul” vergisinin tümüyle kalkmasını beklerken, şimdi üstüne bir de zam yapılıyor.

Türkiye, yurttaşlarının “seyahat özgürlüğü”nü her açıdan keyfi bir biçimde kısıtlayan ülke konumuna sürükleniyor.  Dünyanın en pahalı pasaportu ülkemizde.  10 yıllık biyometrik pasaport  dünyada ortalama 50 dolar ülkemizde yaklaşık 250 dolar. Birçok ülke ya çocuklardan pasaport ücreti almıyor ya da indirim yapıyor ama biz de böyle bir uygulama da yok.

Bir yandan Avrupa Birliği ülkeleri çoktan sonlandırmaları gereken vizeleri, fahiş harçları tam bir işkenceye dönüştürürken, diğer yandan kendi devletimiz  bize adeta vize koyuyor. Yurt dışına çıkış harcı, dünyada 3-5 demokratik olmayan ülke dışında örneği kalmamış bir vergi.
Biz seyahat özgürlüğü gönüllüleri olarak “Bu sefer olmaz”  Yurt dışına çıkış harcını, “yurt dışına çıkarmama  harcına” dönüştüremezsiniz, diyoruz!

Anayasamız tarafından da güvenceye alınan temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğümüzü”  ihlal eden bu verginin külliyen kaldırılmasını istiyoruz!
Hükümetimizin tüm dünyada Türkiye’ye konan vizelerin kaldırılması için uğraşırken kendi vatandaşlarına vize koyarak kendi politikalarıyla çelişmesini istemiyoruz. Teklifin gerekçesinde yer alan Gürcistan sınır kapısından Türk vatandaşlarının kimlik kullanarak harç ödemeden yaya olarak geçmeleri ve bu geçiş kolaylığını “suistimal” ettikleri iddiası, bütün vatandaşlarımıza uygulanacak bir “cezaya” dönüştürülemez.  Yarın bir gün AB ülkeleriyle vizeler kalkar ve benzeri  iddialar söz konusu olursa, harç 500 TL mi olacaktır?

Yurt dışına çıkış harcı, seyahat etmek isteyen tüm vatandaşlarımız için adeta  bir “haraç” durumuna dönüşmüştür.  AB ülkelerinin yüksek vize ücretleri ve işkencesini kendi ülkemizde fahiş harçlarla sürekli yaşamak istemiyoruz.

Bu sefer olmaz!

Sayın milletvekillerini dünyanın en hızlı 2. büyüyen ülkesinin, dünyanın en pahalı pasaport ücretini dünya ortalamasına düşürmeye, yurt dışına çıkış harcını kaldırmaya, Avrupa Birliği ülkelerinin haksız vize uygulamaları ile mücadele etmeye davet ediyoruz.  Bizler aklına gelen her sorunu zamla çözmeyi düşünen vekiller değil , yaratıcı çözümler ve hizmetler üreten vekiller istiyoruz.

Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır ve Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşlarıyız!

Bu sefer olmaz! Bu haksız zamların önlenmesi ve vergilerin kalkması için tüm yurttaşlık haklarımızı kullanacağımızı ilan ediyoruz. İlk adımı kanun teklifinin geri çekilmesi için bir imza kampanyası başlatarak atıyoruz.

Değerli Basın mensuplarına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri   -  Sırtçantalılar Topluluğu

İrtibat:

O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri) / Onur İnal (Sırtçantalılar Grubu)
T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com


10 Ağustos 2011 Çarşamba

Cumhurbaşkanlığı'ndan imza kampanyasına yanıt

İmza kampanyamızın bir muhatabı da biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı idi. Sayın Abdullah Gül'e 30 Mart tarihinde yolladığımız 1.401 imzalı "imza kampanyası dilekçesi"ne dün Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nden yanıt geldi, yaklaşık 3,5 ay sonra...

Aşağıya yorumsuz, olduğu gibi aktarıyorum, YORUM SİZİN!



Sayı:B.01.0.KİB.03-83-6788-14555                                                                       01.08.2011
Konu: Dilekçeniz

Sayın O.Suat ÖZÇELEBİ

Anayasamızda yerini bulan seyahat özgürlüğünü pekiştirmek için pasaportlarla ilgili yasal düzenlemeler yapılması talebini içeren dilekçeniz alınmıştır.

Anayasanın 87. maddesi gereği kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri arasında olup 88. maddesine göre kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Bilginizi rica ederim.

Kemal İLTER
Genel Sekreter a.
Kurumsal İletişim Başkanı

10 Haziran 2011 Cuma

Panel'de "seyahat özgürlüğü" için yeni kararlar aldık!

ODTÜ İstanbul Mezunlar Cemiyeti'nde "sırt çantalılar grubu"nun düzenlediği "Burasi Türkiye burdan çıkış yok!" adlı toplantıyı çarşamba günü gerçekleştirdik. Katılan tüm Sırt çantalılara ve Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerine teşekkür ederim. Diğer konuşmacı Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukukçusu olarak görev yapan Serkan Köybaşı'ydı. Yurt dışına çıkış harcı ve seyahat özgürlüğünün hukuksal boyutu hakkında oldukça bilgilendirici bir konuşma yaptı.

Ben konuşmamda hem kampanyamızın sosyal ağda nasıl bir gelişim izlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini anlattım, hem de imza kampanyamızın sonucunda geldiğimiz noktayı irdeledim. İmza kampanyasına 3 kamu otoritesinden gelen yanıtları (aslında yanıtsızlıkları:) paylaştım. Son bölümde de bundan sonraki mücadelemizle ilgili neler yapabiliriz ve neler öneriyorum onlara değindim. Oldukça interaktif bir söyleşi oldu.

Vardığımız sonuçları sizler için de özetliyorum. Elbette yine tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinin öneri ve görüşlerine açığız. Katılımınızı bekliyoruz.

Toplantı sonucunda aldığımız ortak kararlar:

1. Evliya Çelebi Seyahat Özgürlüğü İndeksi  ( Her yıl Ekim ayında açıklayacağız, kapsamı dünya ülkelerinin yurttaşlarına seyahat, pasaport ve vize konularında sağladığı avantajlar ve Türkiye'nin de temel verilerini ortaya koyarak, ortak değişkenler üzerinden karşılaştırmalı izlenmesi)
2. "Evliya Çelebi'nin Torunları" konseptiyle yeni bir imza kampanyası organizasyonu ( Bu kez TC kimlik no zorunluluğu getirmeden insanların katılımı önündeki temel engeli kaldırmış olacağız) Yurt dışına çıkış harcı gibi seyahat özgürlüğünü engelleyen her konuda kampanyalar ve ortak çalışmalar.
3. Sosyal ağ ve medya için etkili film ve videolar hazırlamak. ( Bu konuda özgün-yaratıcı tüm fikirlere açığız.)
4. Pasaportun bir kimlik belgesi olarak tamamen ücretsiz olması mevcut harçların indirilmesi veya kaldırılması için bu konuda destek verebilecek tüm siyasi partiler, milletvekilleri ve siyasetçilerle ilişki kurmak.
5. Seyahat özgürlüğü konusunda ulusal ve uluslararası dayanışmayı artırmak, medyada gazeteciler, tüm gezgin grupları ve kişilerle iletişim kurmak, bu konuda çeşitli ülkelerde mücadele veren grup ve STK'larla ilişkiye geçmek. (özellikle Almanya ve İngiltere... Bu konuda da destek bekliyoruz.)

Evet sevgili dostlar, pasaport ücretini % 50 düşürdük ama temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğümüzü" henüz kazanamadık. Mücadeleye devam...

Yeni mücadelenin ilk etkinliği AÇIK RADYO'da pazartesi günü yapacağımız Radyo programı'nda olacak. Ben, Sırt Çantalılar Grubu Kurucusu Onur İnal, programın yapımcısı Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın konuğu olacağız. Herkes Radyo başına:))

27 Mayıs 2011 Cuma

Başbakan'a yazdık Pasaport Daire Başkanı yanıt verdi!

İmza kampanyasının mektuplarını yolladıktan yaklaşık 1,5 ay sonra yanıtlar elimize ulaşmaya başladı. Başbakan'a yolladığımız mektuba İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Pasaport Daire Başkanlığı'ndan yanıt geldi. (Bu yanıtın başbakana yolladığımız mektuba olduğunu düşünüyoruz, çünkü İçişleri Bakanlığı'na bir mektup yollamadık.Ancak mektup tarihinde bir hata var, çünkü 10 Mayıs'ta değil, 30 Mart'ta yolladık.)

Mektubu da aşağıda yorumsuz yayınlamak, ancak sadece şunu vurgulamak istiyorum.  Hatırlamak isteyenler bizim yolladığımız mektubun linkini de  Tıklayın!

Ve aşağıdaki yanıtın bizim taleplerimizle ne kadar ilgisiz ve sadece "bilgilerimizi rica etmek" için yazılmış olduğunu anlayın. Şimdi Cumhurbakanımızdan bir yanıt bekliyoruz. Bakalım ne zaman ve hangi içerikte bir yanıt gelecek?

Pasaport Dairesi Başkanı'nın mektubu/yanıtı:


"10.05.2011 tarihli mesajınız incelenmiştir.

Anayasa ile güvence altına alınan seyahat hürriyetinin uluslararası alanda  kullanılmasını sağlayan vesika pasaporttur. 5682 sayılı Pasaport Kanunun 12. Maddesinde T.C. namına verilecek pasaportlar 1-Diplomatik, 2- Hususi damgalı, 3-Hizmet Damgalı, 4- Umuma mahsus olmak üzere çeşitlere ayrılmıştır. Bunlardan ilk üç sıradaki pasaportlar aynı kanunun 13 ve 14 üncü maddelerinde sayılan şartları taşıyanlara düzenlenirken, son sıradaki umuma mahsus pasaportlar aynı kanunun 22 inci maddesinde öngörülen kıstasların dışında hiçbir şarta bağlı olmaksızın tüm vatandaşlara düzenlenmektedir.

Umuma mahsus pasaportların dışındaki pasaportlar kişilerin kendilerine münhasıran bağlı kazanılmış haklardan olmayıp, tamamen bulundukları statüye göre düzenlenmektedir.

Bu nedenle bu tip pasaportların kimlere, ne şekilde verileceği hususundaki mevcut mevzuatta değişiklik yapılmasına dair çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerinize rica ederim."

24 Mayıs 2011 Salı

İMZA KAMPANYASINA İLK YANIT GELDİ!

"Seyahat özgürlüğü" İmza Kampanyasının, mektup ve imzalarını Mart ayı sonunda Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Maliye Bakanı'na yollamıştık.

İlk yanıt Maliye Bakanlığı'ndan geldi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek adına bir daire başkanının 02.05.2011 tarihinde yolladığı yanıtı yorumsuz yayınlıyorum:


"Sayın Bakanımıza  hitaben gönderilen ilgide kayıtlı yazınızda; pasaport harç ve bedellerinin dünya ortalamasının üzerinde olduğundan bahisle söz konusu bedellerin dünya ortalamasına düşürülmesi, hususi pasaport sahibi devlet memurlarına tanınan harç istisnasının tüm vatandaşlara tanınması, pasaportların Harçlar Kanunu dışında değerlendirilmesi, pasaport harç ve bedellerinin her yıl artırılmaması talep edilmektedir.

Söz konusu talepleriniz yasal düzenleme gerektirmekte olup çalışmalarımızda değerlendirilmek üzere kayıtlarımıza not edilmiştir.

Bilgi edinilmesini rica ederim."

11 Nisan 2011 Pazartesi

İmzalar Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Maliye Bakanı'nda...

İmza kampanyamızı 4 Mart tarihinde sonuçlandıracağımızı daha önce paylaşmıştık. Kampanya 1401 imzayla sonuçlandı ve 30 Mart tarihinde de imza kampanyamıza katılanların imza listelerini, kampanya metnimizle birlikte bir ön mektup yazarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı'na isimlere özel kargoyla yolladık.

Türkiye'de bu tür başvurulara yanıt süreci çok hızlı olmuyor. 2 ay kadar beklemeyi düşünüyoruz. Bu arada yolladığımız dokümanların akibetini de soruşturacağız. Ama bir yanıt gelmezse seçimlerden hemen sonra hukuksal süreci başlatarak, Anayasal hakkımız olan seyahat özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde hukuksal süreçlerin ilerlemesi için ilk adımları atacağız.

Şu anda bulunduğumuz nokta budur! Lütfen soruna ve konuya ilginizi kaybetmeyin. Türkiye'de birçok temel sorunun çözülmemesinin nedeni, bu sorunları kamuoyu nezdinde gündeme getiren kişilerin azim ve sebatla sorunun üzerine gitmemeleri, gidenlerin ise bir süre sonra yalnız bırakılmalarıdır. Kamuoyunun, medyanın ilgisi azaldığı anda sivil aktivistler, sorun çözülmese bile birer "pasifiste" dönüşüyorlar.

Kampanyamız hala "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"nin her türlü yaratıcı fikrine ve katkısına açıktır. 2011 dünyanın en büyük seyyahlarından Evliya Çelebi'nin 400. doğum yıldönümü olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor, Evliya Çelebi'nin torunları olarak temel insan hakkımız seyahat özgürlüğüne sahip çıkmaya bu yıl özellikle devam edelim.

Kampanyamızın en büyük destekçilerinden "sırt çantalılar grubu"nun Evliya Çelebi ile ilgili düzenlediği etkinliklere destek verelim, katılalım.

Yılmayacağız, haklarımızı talep edeceğiz, farkındalığın artması için çalışacağız, sürekliliği koruyacağız.

Daha önce de tekrarladım, yine söylüyorum, lütfen unutmayın: Hak verilmez, alınır!

16 Mart 2011 Çarşamba

1401 kişi 1401 İmza!

İmza kampanyamızı 4 Mart tarihinde sonuçlandırdık. 1401 kişi aşağıdaki imza kampanyası metnini imzaladı. Bu imzaları 3 kişiye ulaştıracağız, Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve Maliye Bakanımıza...


Bu hafta içinde bunu gerçekleştireceğim. Bu duyuruyu, "blogspot" a gelen yayın yasağı nedeniyle ancak şimdi yazabiliyorum.


İmzaları yolladıktan sonra, seyahat özgürlüğü" kampanyamızla ilgili gelişmeleri yine sizlere buradan duyuracağım. Katkı sunan, imza veren tüm "seyahat özgürlüğü gönüllülerine" temel haklarına sahip çıkmakla kalmayıp, bunu gösterdikleri için de  teşekkür ederim.


Sayın Cumhurbaşkanım,
Sayın Başbakanım,
Sayın Maliye Bakanım,

Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. ve Anayasamızın 23. maddesiyle hepimiz için güvence altına alınmıştır. Ancak buna rağmen dünyanın en pahalı pasaport ücreti Türkiye'dedir.

Üstelik bu ücret, yürüttüğümüz kampanyaya karşı duyarlılık gösteren hükümetimizin geçtiğimiz Haziran ayında %50 indirim yapmasına rağmen böyledir. Dünya ortalaması 50 ABD doları olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücretleri, Türkiye’de 225 ABD dolarıdır. Her yıl otomatiğe bağlanmış pasaport ve harç zamlarıyla ücretleri sürekli artmaktadır.

Türkiye’de asgari ücret yaklaşık 400 ABD dolarıdır. 4 kişilik bir aile yurtdışına çıkmaya karar verdiği zaman ödemesi gereken pasaport ücreti ve harçlar yaklaşık 950 dolar tutmaktadır. (fotoğraf+işlemler+yurt dışına çıkış harcı) Bu ücretlere vize harçları, ulaşım ve konaklama masrafları dahil edildiği anda bir kişinin veya ailenin yurtdışına çıkmasının önüne yüzlerce dolarlık bir duvar örülmektedir. Bu durum, Anayasamızın 23. maddesinde yer alan "seyahat hürriyeti"nin ekonomik engeller çıkarılarak açıkça ihlal edilmesidir.

Biz, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak hükümetimizin Türkiye’ye uygulanan vizelerin kaldırılma politikasını ve Anayasa'da seyahat özgürlüğünü genişleten değişikliği yürekten destekliyoruz. Ancak bu ülkelere gidebilmek için, önce makul ücretlerle pasaport alabilmek istiyoruz. Devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu uluslararası kimliğini, onlara "satmasını" istemiyoruz.

DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTLARINI KULLANMAK İSTEMİYORUZ!

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının da tüm dünyada olduğu gibi 50 dolar ücretle pasaport alabilmesini; Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı bir şekilde harç ödemeyen ve vize ayrıcalıklarına sahip olan Yeşil Pasaport sahibi devlet memurları ve aileleriyle aynı hakları olmasını; “değerli kağıt” olan pasaportların harçlar kanunun dışında değerlendirilmesini, her yıl zam yapılmamasını istiyoruz.

Unesco 2011 yılını tüm dünyada Evliya Çelebi yılı ilan etti. Bizler Evliya Çelebi'nin "torunları" olarak seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz!

Saygılarımızla,

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

28 Şubat 2011 Pazartesi

4 Mart ve Yeni Yol Haritası

4 Mart tarihinde imza kampanyamızı sona erdireceğiz. Yaklaşık 1400 civarında bir imza ile kamu otoritesine "seyahat özgürlüğü" taleplerimizi ileteceğimiz anlaşılıyor.

İmzaları teslim ettikten sonra, bir süre yanıt gelmesini bekleyeceğiz.

Ama bu konuda olumlu bir adım atıldığını, gelen yanıtlarda taleplerimizin karşılık bulduğunu göremezsek, yeni bir yol haritası saptamak gerekir. Hukuksal anlamda girişimlerde bulunmak şu anda ilk seçenek gibi görünüyor.

Anayasal ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" ile ilgili mücadeleyi bir yandan sürdürürken, ona paralel olarak özellikle Avrupa Birliği özelinde "vize" problemlerini de kamuoyu gündemine taşımak, birlikte ele almak vb. talepler sıklıkla dile getiriliyordu. 2011'de bu ve benzeri konularda birlikte düşünmekte fayda var.

Bu konularda her türlü düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Son çağrı: Seyahat özgürlüğü imza kampanyası için...

“Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” kampanyasının “imza kampanyası” aşamasını 4 Mart tarihinde bitirip, imzalarımızı Cumhurbaşkanına, Başbakana ve Maliye Bakanına ileteceğiz.

Şu ana kadar 1.350 civarında imza topladık. Açıkcası hepimiz daha fazla bir destek bekliyorduk. İmza kampanyasında TC Kimlik numarasını zorunlu kılmamız, sadece internette kampanyayı yürütmemiz ve her imzalayan kişinin bir “gerçek TC yurttaşı” olması arzumuz, bize binlerce imzaya mal oldu, diyebilirim.

Ancak 1.350 veya 11.350 imza da olsa öncelikli hedefimiz “seyahat özgürlüğü” konusunda ülkemizdeki bir haksızlığa ve temel bir insan hakkı ihlaline dikkat çekmekti, bunu başardığımızı düşünüyorum. Özellikle 2010 yılında elde edilen, %50‘lik pasaport ücret ve harçlarındaki indirim konusundaki katkımız bu açıdan önemli bir merhaleydi.

Şimdi “imza kampanyası” aşamasının sonuna yaklaşıyoruz. Dünyanın en pahalı pasaportuna karşı, yurttaşlarını bir “müşteri” gibi gören, vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini ona yüksek ücretle “satan” kamu otoritesine karşı sesimizi duyurmaya çalışacağız.

Başlangıçta biz ne istiyorduk:

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının da tüm dünyada olduğu gibi 50 dolar ücretle10 yıllık pasaport alabilmesini; Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı bir şekilde harç ödemeyen ve vize ayrıcalıklarına sahip olan Yeşil Pasaport sahibi devlet memurları ve aileleriyle aynı hakları olmasını; “değerli kağıt” olan pasaportların harçlar kanunun dışında değerlendirilmesini, her yıl zam yapılmamasını istiyoruz.

Hala da aynı şeyleri istiyoruz.

Sonuçlandıracağımız imza kampanyasının ardından bu konuda bir ilerleme sağlanamazsa, daha önce de dile getirdiğimiz gibi bu mücadeleye, hukuksal haklarımızı kullanarak devam etmekten de çekinmeyeceğiz.

Şunu hepimizin iyi bilmesi gerekir: Toplumu ilgilendiren ve etkileyecek bir sorunla ilgili atılacak en önemli adım, hedefinize koyduğunuz sorunlar neyse, onları toplumsal ve politik gündemin üst sıralarına yerleştirmek ve mümkünse çözüme kadar orada tutmaktır.

Çünkü, özellikle toplumun kendi temel sorunları konusunda farkındalığının yüksek olmadığı ve insan hakları bilincinin yaygınlaşmadığı toplumlarda, herhangi bir konuda sürdürülen sivil toplum hareketleri (mücadeleleri) çok uzun yıllar sürebilir. Bunda kamu otoritesinin duyarsızlığı kadar, mücadele verecek insan sayısının düşük olması, sorunun çözümü için çalışan kişilerin “özel” beklentilerine hitap edip etmemesi, aktivist olarak bilinci, nihai hedefe ulaşmak konusundaki iradesi çok etkilidir.

Bu kampanyada olduğu gibi, insanlar, temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğü” veya tüm yurttaşlarımızın Anayasal hakkının ihlalini önlemek için mücadele ettiklerini de düşünebilirler ya da pahalı pasaporta daha “ucuza” sahip olmak için de. İnsanların sonuca ulaşmak için direnç ve ilgileri farklı olabilir, burada özellikle pragmatik davrananlara karşı eleştirel ve dışlayıcı bir dil geliştirmek yerine, proaktif, yaratıcı, uygulanabilir mücadele taktiklerine zaman ayırmak, herkes için daha yararlı olacaktır.

Seyahat özgürlüğü mücadelesi için, çok farklı toplum kesimleri destek verdi ve veriyor. Özellikle “gezgin” gruplarında, gezmeye “tutku” derecesinde bağlı olduğunu söyleyen kişiler içinde de kendi gruplarını/hareketlerini sorgulama ve temelde insan hakları bilinci konusundaki duyarlılıkların çapını gözlemleme şansı da yarattı, bu kampanya. Örneğin “pasaport”un harç ve ücretindeki indirimin, (%50) “daha ne olsun” gibi bir sonuca insanları kolaylıkla taşıyabildiği, “gemisini kurtaran kaptanın” denizi ve diğer gemileri pek umursamadığı ortaya çıktı. Yani değerlendirme yapmak isterseniz, birçok açıdan da eğitici ve oldukça olumlu etkilere vesile olduğunu da gözlemlemek mümkün, seyahat özgürlüğü mücadelesinin.

2011 Evliya Çelebi yılı ve biz “seyahat özgürlüğü gönüllüleri” bir yandan Evliya Çelebi’yi anarak bir yandan da böylesi büyük bir gezginin anıldığı yılda “torunlarının” maruz kaldığı haksızlıkları göstererek yukarda andığımız taleplerimizi sürdüreceğiz. Kamu otoritesine yönelik çabalarımızı artıracağız. Alternatif her türlü öneri ve eyleme açık olduğumuzu belirtmeme sanırım gerek yok.

Aynı zamanda bu yazı, 4 Mart’a kadar imza kampanyası için bir son çağrı, kampanyamızı duyurmak için son bir çaba harcayın, (Türkiye’nin genel seçime gittiği bir dönemde zamanlama açısından güçlükler olduğu da açık) kamu otoritesine gidecek talebi/imza sayısını artıralım.

Sevgili Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, hayatımızı öncelikle biz adaletli hale getirebiliriz. Ancak ne istediğinin farkında olanlar, stratejik ve taktik zekalarını kullanan sivil aktivistler, ağır giden değişimi hızlandırabilirler. Konformist politikacıları harekete geçirebilirler. Hiçbir zaman unutmayın, bir insan, bir kadın, Rosa Parks otobüste oturduğu yerden kalkmayı reddetmeseydi, bugün ne Barack Obama ABD'de başkan olabilirdi, ne de Güney Afrika’da Mandela.

7 Ocak 2011 Cuma

İmza kampanyası sitesi artık güvenlik lisanslı!

Türkiye'de bir ilki başardık.İmza kampanyası sitemize bir güvenlik sertifikası aldık. Ve size şunu iddia edebilirim Facebook'ta bile bu sertifika yok!


T.C. Kimlik numarasını internette kullanmak istemeyen birçok kişi  imza kampanyasına imza atmaya çekiniyordu. Biz T.C. kimlik numarasını zaten sitede barındırmıyor, sadece kimlik doğrulaması için kullanıyorduk. Ama birçok insanın büyük çekinceler, korkular belirtmesi üzerine bunu aşabilmek için bir de güvenlik sertifikası aldık.


Artık sitemizin büyük alışveriş sitelerininki kadar güvenli COMODO şirketine ait bir güvenlik sertifikası var. İmza kampanyası sitemize bu konuda destek ve sponsor olan COMODO şirketine çok teşekkür ediyoruz.


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Serdar Temiz'in çabalarıyla gerçekleşen bu adımdan sonra güvenlik kaygılarının tamamen son bulmasını, imza kampanyamıza katılımın daha da artacağını ümit ediyoruz. 


Serdar sertifika alma sürecini sizler için özel olarak kaleme aldı:


"Kampanyada gönüllü olarak üstlendiğim görevlerden biri de teknolojik altyapısını ve mimarisini tasarlamak, teknik ekibin koordinasyonunu sağlamak...


İmza kampanyasına başladığımızda ciddiye alınmayan kampanyaları dikkate alarak, bir kişnin tek bir kez imza atması ve gerçek imza toplamanın yöntemlerini aradık. Bu sebeple Türkiye'de adınıza  yaptığınız her işlemde, hemen hemen her resmi kurumda, her bankada, kontrol edilen TC vatandaşlık numarınızı, gerçek kişi olup olmadığınızı belirlemek için devletin sağladığı sistemden kontrol ederek, kısmi ve özel bir şekilde şifreleyerek ve Tc kimlik numarasını bulmayı imkansız hale getirerek imza toplamaya başladık.

Yaptığımız herşeyi açık şekilde belirttiğimiz ve tüm teknolojiden anlayan ya da anlamayan insanların sorularına açık olduğumuzu belirttiğimiz halde, gene 'güvenlik' endişeleri üzerinden eleştiriler gelmeye başladı. Ve imza atmak isteyen birçok kişinin çekinmesine sebep oldu.

Bunun üzerine, dünyanın en güvenli sertifikalarından biri olan Comodo Extended Validation SSL certifikası aldık. Bu sertifika dünyanın en büyük alışveriş sitelerinin kullandığı serfifika. Eğer IBM, Microsoft, Oracle, BP, Stanford Universitesi, Expedia gibi dünyanın en büyük kurumlarının da aralarında bulunduğu sertifika kullanıcılarının listesine bakmak isterseniz lütfen buraya bakın.

Sadece normal sertifika alabilirdik ancak imza kampanyasına teknik olarak sponsor olan şirketin bilgilerinin de onaylanması ve sistemlerinin de kontrol edilebilmesi için geliştirilmiş güvenlik sertifikasına başvurduk ve kontrol ve onaylama süreçlerinden geçtik. Bu sertifika ile, bu platformdaki bilgilerin güvenli bir şekilde internette bulunduğunu ve bu platformun arkasındaki şirketin 'gerçek ve resmi' bir şirket olduğunu da tescillemiş olduk.

İmza kampanyası sitemize teknoloji alanında sponsor olan Stix.to, İsveçte son teknoloji yazılım geliştiren bir firma. Stix.to firmasının bize tahsis edilen alanı sağlayan sunucuları, tüm dünyanın hackerları tarafından sunucularına saldırı olduğu halde ayakta kalabilen, Wikileaks sitesinin sunucularını barındıran İsveçteki firmanın sunucu merkezinde bulunmakta.

Daha net örnek vermek gerekirse, hayatınızı, tüm özel yazışmalarınızı, fotoğraflarınızı, ev adresinizi, telefon bilgilerinizi paylaştığınız Facebookta bu sertifika yok! Bu sistemde sizin TC Kimlik Numaranızın kaydedilmediğini tekrar belirtmek istiyorum. O numara sadece devletin sisteminde gerçek kişi olup olmadığınızı kontrol etmek için sizden alınıyor, asla kaydedilmiyor.

Kampanyadaki haklılığımız ve kısıtlanan özgürlüğümüz ortada, güvenlik için gösterdiğimiz çaba da ortada.

İmza atmamak için başka sebebimiz kaldı mı?"

Lütfen kampanya sitesine bağlandıktan sonra güvenlik sertifikasını inceleyin. Hangi internet tarayıcısını kullanıyorsanız (IE, Crome, Mozilla vd.) hepsinin adres barında solda veya sağda görünen kilit resimlerinin üstüne imleci getirdiğiniz zaman güvenlik sertifikasının detaylarını aşağıdaki gibi görebileceksiniz.

31 Aralık 2010 Cuma

BEKLENEN PASAPORT ZAMMI GERÇEKLEŞTİ!

DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTUNUN ÜCRETİNE  % 8 ZAM GELDİ.


Maliye Bakanlığı'nın, ''Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, pasaportlar için 50 lira olan değerli kağıt bedeli, yüzde 8'lik artışla 54 liraya yükseldi.

Ancak ülkemizde pasaport almak için sadece pasaport ücreti ödemiyorsunuz, bir de harç ödüyorsunuz harçlarla birlikte 5-10 yıllık biyometrik pasaportu artık 360 değil 388 TL'ye alacaksınız. 

Hatırlatmama gerek var mı, ZAMMA VE FAHİŞ ÜCRETE KARŞI İMZA KAMPANYAMIZ SÜRÜYOR: TIKLAYIN!

5 Kasım 2010 Cuma

Seyahat Özgürlüğü Kampanyası, Alman Radyosu'nda...

Geçen ay sonunda Alman Radyosu "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" kampanyamıza ilgi gösterdi. Aradılar, randevulaştık, benimle, diğer "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"yle röportajlar yaptılar. 


Alman Radyosu'nda 1 Kasım tarihinde röportajlar yayınlandı. Yayında benimle ve seyahat özgürlüğü gönüllüsü Mehmet Erkan ile yapılan röportajdan bölümler, yorumlar yer alıyor. 


Röportaj sırasında kampanyayla ilgili bir çok soru yönelttiler. Bize internet üzerinden ulaştıklarını, kampanyamızı öyle duyduklarını belirtiler. Dünyanın en pahalı pasaportuna karşı, Türkiye'de "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"nin verdiği mücadeleyi anlattık, imza kampanyamızdan, sloganlarımızdan ve internet-sosyal ağ/medya üzerindeki diğer faaliyetlerimizden söz ettik. Almanya'da zamlı olarak verilmeye çalışılan yeni kimlik kartlarına karşı Alman kamuoyunun da tepki gösterdiğini, onlara neler söylemek istediğimizi sordular, bizim gibi direnmelerini, sonuç alana kadar kampanya yapmalarını istedik!


Bu yayın için Alman Radyosu'ndan  Mehmet Ukşul, Steffen Wurzel / Verena Schwald'a çok teşekkür ediyoruz.  Radyo yayını için lütfen TIKLAYIN!

2 Kasım 2010 Salı

İnsan Hakları Derneği kampanyamızı duyurdu!

İnsan Hakları Derneği, Seyahat Özgürlüğü İmza Kampanyası'nı web sitesinin duyurular bölümünde dün yayınladı.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Onur İnal'ın dernek yetkililerine ulaştırdığı basın bültenimize internet sitesinde yer veren Dernek, üyelerine imza kampanyası web sitemizi ve bloğumuzu da duyurdu:

"Seyahat özgürlüğü gönüllüleri" adlı bir grup tarafından internet ve geleneksel medya üzerinden bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanyaya ilişkin ayrıntılı bilgiye aşağıdan ulaşabilirsiniz. Seyahat Özgürlüğü "temel bir insan hakkı", ama T.C. Cumhuriyeti yurttaşlarının bu hakkını uzun yıllardır, yok sayıyor. Bu Anayasal hak, fahiş pasaport ücretleriyle yok ediliyor."

İnsan Hakları Derneği'nin imza kampanyası duyurusu ve ayrıntılar için lütfen TIKLAYIN!

30 Ekim 2010 Cumartesi

1000 imzaya doğru...

İmza kampanyamız yavaş gidiyor.

Bu bloğu ilk kurduğum zaman, gelen destek de çok sınırlıydı. Ancak 30-40 gün sonra destekleyenler sosyal ağda artmış, özellikle Facebook'da destekçi sayımız 2. aya girerken yüzlerce kişiye doğru hızla yükselmişti.

Şimdi de büyük bir çaba harcıyoruz, 73 milyon Türkiye Cumhuriyeti yurttaşını doğrudan ilgilendiren bir insan hakkı ihlali, bir hak mücadelesinde imza verecek kişiler bulmak için...

Türkiye'de "seyahat özgürlüğü"nün temel bir insan hakkı olduğu algısının ne kadar sorunlu olduğu konusunda daha önce yazdım. T.C. yurttaşlarının hakları konusundaki "bilinç" sorunu ve sivil toplum, gönüllülük anlayışımızın henüz emekleme safhasında oluşundan da bahsetmiştim bu blogta...

İmza kampanyamız 1000 kişinin desteğini almak üzere, ancak özellikle T.C Kimlik numarası ile imza atabiliyor olmanın en az yukarda saydıklarım kadar kampanyanın önünde bir engel oluşturduğunu görüyoruz. Bu özelliği önemsemeyenler de var. Ancak büyük bir kitlede egemen olan şu: Güvensizlik...

Biz, seyahat özgürlüğü gönüllüleri olarak gerçek T.C yurttaşlarının imzalaması için bu özelliği kampanyaya ekledik. Üstelik yazılan numaranın, sadece devletin sisteminde kayıtlı nüfus bilgilerinin kontrolu amacıyla kullanıldığını, sitede veya her hangi bir yerde kimsenin kimlik numarasının saklanmadığını da yazdık, söyledik. Kimsenin bu numarayı ele geçirme şansı yok, çünkü imza kampanyası sitesinin hiç bir yerinde kimsenin T.C. kimlik numarası yok.

Biz bu özellikte ısrar edeceğiz, "güvensizliği" aşmanın farklı yollarını da deneyeceğiz, siteye daha fazla bu konuda açıklayıcı bilgi de koyacağız.

Ama şunu herkes anlamalı, eğer "seyahat özgürlüğü"nün hepimiz için bir Anayasal hak olduğuna inanıyorsanız, bu hakkın ihlalini ancak birlikte mücadele edersek engelleyebiliriz.

"Güvensizliği" aşmanın da aslında herkes için birçok yolu olabilir. Elbette, gerçekten bu konuda bir şeyler yapmak istiyorsanız...

Seyahat özgürlüğü imza kampanyası, imzalarınızı bekliyor.

21 Ekim 2010 Perşembe

Mehmet Şimşek Twitter'da yanıtladı

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bugün Twitter'dan vatandaşların sorularını yanıtladı. Yaklaşık bir saat süren twitleşmede biz de 2 soru sorduk:


 @memetsimsek sayın bakan T.C. pasaportunun dünyanın en pahalı pasaportu olması konusunda ne düşünüyorsunuz? Üstelik yapılan indirime rağmen.


Bu soruya yanıt gelmedi...


@  hakkında desteğinizi bekliyoruz. Neden pasaportlarımız dünyanın en pahalı pasaportu? Saygılar


Yanıt:  Mehmet Simsek 
@serdar_temiz pasaport harçlarını bu sene %50 düşürdük.

Evet böylece sayın bakana imza kampanyamızı duyurma şansımız oldu. Ve daha önce onlarca mail, dilekçe, bilgi edinme kanunu aracılığıyla internet üzerinden talep ettiğimiz bilgilerin dışında, doğrudan bu konuyu sormuş, gündeme getirmiş olduk.

Umarım, diğer Twitter söyleşilerinde sorularımıza daha somut yanıtlar alırız. Lütfen Maliye Bakanına siz de sorun:

sayın bakan T.C. pasaportunun dünyanın en pahalı pasaportu olması konusunda ne düşünüyorsunuz? Üstelik yapılan indirime rağmen.

sayın bakan bu pasaport ücretleri temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğünü vatandaşlarımızın elinden almıyor mu?

18 Ekim 2010 Pazartesi

Hürriyet Gazetesi İmza Kampanyamızı duyurdu!

İmza kampanyamız bugün Hürriyet Gazetesi Seyahat Eki'nde "haber" olarak duyuruldu. Kampanya hakkında bilgiler verilirken, seyahatseverler, imza kampanyası sitesinde yer alan mektuba imza atmaya davet edildi.


Hürriyet Seyahat'te yer alan haber:


"Pasaporta indirim yetersiz seyahat özgürlüğümüzü istiyoruz
Bir grup gezginin mart ayında internette başlattığı “Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz” kampanyası ses getirmiş, pasaport ücretleri yüzde 50 oranında düşürülmüştü. Ancak seyahat severler, indirime rağmen hala TC pasaportunun en pahalısı olduğunu savunuyor ve kampanyayı sürdüyor. Bu kez www.seyahatozgurlugu.com adresinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderilmek üzere bir mektubu imzaya açıldı."
Haberin devamı için lütfen tıklayın.


Ayrıca, Haber Erk internet haber sitesi ve Galata digital gazete de imza kampanyamızı hem duyurdular hem de okurlarını kampanyamıza katılmaya davet ettiler.