harç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
harç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2020 Perşembe

Bir Pasaport 1155 lira oldu.

Dünyada otomatik olarak pasaportuna her yıl zam yapan tek ülke olan Türkiye 2020 yılı harç zamlarını yürürlüğe koydu ve bir pasaport 1154,80 Lira oldu.
Yeniden değerleme oranı 2020 yılı için %22,58 olarak açıklandı ve dünyanın en pahalı pasaportu YİNE otomatik zamla, harç ve defter ücreti dahil yaklaşık 10 yıllık 1154,80 liraya çıktı.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri genel Müdürlüğü'nün sitesinde yayınlanan sürelerine göre yeni pasaport harç ve ücretleri şöyle:
SüreHarç **DefterToplam
6 Ay208,30 TL160,00 TL 368,30 TL
1 Yıl304,40 TL160,00 TL 464,40 TL
2 Yıl497,00 TL160,00 TL 657,00 TL
3 Yıl705,90 TL160,00 TL 865,90 TL
4-10 Yıl994,80 TL160,00 TL1154,80 TL
**Hususi ve Hizmet Damgalı Pasaportlar harç bedelinden muaftır.
Her yıl olduğu gibi sosyal medya hesaplarımızdan bu zamma yine karşı çıktık, ilgililere tepkilerimizi ilettik, kamuoyunu uyardık. Ancak bu konuda artık Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak mesafe alamıyoruz. Sosyal medyada bir yandan tepkilerimizi, eleştirilerimizi sürdürürken, daha önce aldığımız hukuksal mücadele kararını hayata geçireceğiz.
2020 yılında bu fahiş ücretler için hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra idare mahkemesinde bireysel olarak davalar açacağız.
Artık Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak pasaportun bir para kapısı değil, bir haraç aracı değil sadece bir kimlik belgesi olduğunu herkese göstermek zorundayız.

27 Mart 2017 Pazartesi

Yeşil Pasaport Ayrımcılığı Derinleşti

Birkaç gün önce Resmi Gazete'de* yayımlanan bir Bakanlar Kurulu kararıyla "ihracatçılara hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin esaslar" kesinleşti. Artık son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1 milyon ABD doları ile 100 milyon ve üzerinde olan firma yetkililerine bir ile beş arasında yeşil pasaport verilebilecek.

Yurttaşlar arasında ayrımcılığa yol açan yeşil pasaport uygulaması maalesef bu kararla daha da derinleşti, arttı. Halbuki bu konunun sakıncaları 3 yıl önce görülmüş, Başbakan Davutoğlu ve Dışişleri bakanlığı bu yönde bir açıklama yapmıştı: "Hususi damgalı pasaport alabilecek kişilerin alanının genişletilmesi ile bu pasaportların kullanım amacı dışına çıkılacağı değerlendirilmektedir. ... resmi görevli kişiler haricindeki kimselere bu nevi pasaportların düzenlenmesi halinde diğer ülke makamlarınca bu tür pasaportlara mevcut kolaylıkların sınırlandırılması hatta vizeye tabi tutulması gibi ihtimalleri gündeme getirebileceği değerlendirilmektedir"


Şimdi bu sakıncaların hiç dikkate alınmadığı anlaşılıyor. Hatta "yeşil pasaport" ile yaratılan yurttaşlar arasındaki hem ücret farklılıkları hem de vize kolaylıkları konusunda son kararda yurttaşlar lehine bir değişiklik de yapılmıyor. Örneğin yeşil pasaport sahipleri harç ödemiyorlar, sadece defter ücreti 94 liraya pasaport alıyorlar, yurttaşlar ise 10 yıllık bir pasaporta 667 lira ödüyorlar, bunun 573 lirası harç.

Milyon dolarlık ihracat yapan işadamlarına harçsız pasaport verilmesindeki amaç nedir, bu neyin jestidir.

Birçok soru sormak mümkün ancak daha önce de vurguladığımız gibi bu uygulama zaten bürokratlar lehine varolan "devletin tüm yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi olan pasaport" konusundaki eşitsizlik daha da artmış, yine bazı yurttaşlar diğerlerine göre birinci sınıf muamelesi görmüş ve imtiyazlı olmuşlardır.

TEKRARLIYORUZ:

Yeşil pasaport 12 Eylül zihniyetiyle birlikte gittikçe genişleyen bir ayrımcılıktır. Devletin bürokrat ve ailelerinin ağızlarına Türkiye'ye uygulanan vizeler karşısında çaldıkları bir parmak baldır. Üstelik bu bal Türkiye'nin AB yolculuğunda bu kesimin "serbest dolaşım" hakkı için vereceği mücadeleye de ket vurmuş, Ankara anlaşması ile kazanılmış hakların müzakere edilmesine yol açmış, "vizelerin kalıcı hale gelmesine devletin kabul vermesini sağlamıştır. Belki de "eşitsizlik" dışında en büyük zararı budur.

Tüm dünyada devlet görevlilerinin kullandığı "hizmet pasaportu", (GRİ pasaport) biz de de olmasına rağmen, üst düzey bürokratlar, aileleri ve devlet görevlileri, emekliliklerinde de daha rahat seyahat etsin, harç ödemesin, bazı ülkelerde vize kuyruklarında "normal" vatandaşlar gibi çile çekmesin diye "yeşil pasaport"a dönüştürülmüştür.

12 Eylül'ün tüm kısıtlamalarından kurtulmayı, tüm ayrımcılıklarına son vermeyi düşünenler nedense bu dönemde genişleyen imtiyazları terk etmeyi akıllarının ucundan bile geçirmemektedirler. Üstelik ayrımcılıkları sona erdirmek yerine yeni gruplara imtiyazlar sağlamayı tercih ediyorlar. As olan eşitliktir, "seyahat özgürlüğü"dür. AB'nin haksız vize uygulamalarıyla mücadelenin yolu, her türlü pasaport ayrımcılığına son vermekten de geçmektedir.

Yeşil pasaport Anayasamızın “kanun önünde eşitlik” ve “yerleşme ve seyahat özgürlüğü” maddelerine aykırıdır! Eşitlik ilkesi açıkça çiğnenmektedir. 


İşadamlarına da yeşil pasaport verilmesi ayrımcılığı artıracaktır. Hangi meslek grubu olursa olsun bu kapsam genişletilerek “ayrımcılık” kalıcı hale getirilemez. 

Avrupa Birliği ülkelerinin haksız vize uygulamalarıyla mücadelenin yolu, kazandığımız “serbest dolaşım hakkına” sonuna kadar sahip çıkmak, yeşil pasaport gibi yan yolları genişletmeye son vermekle mümkündür. 

Eşitlik ve seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşlarıyız!

Yeşil pasaportun yarattığı “ayrımcılığı” ortadan kaldırmak için Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, "seyahat özgürlüğü" konusundaki Anayasal haklarına sahip çıkarak, tüm hukuksal yolları kullanmakta kararlıdır. 

16 Mart 2016 Çarşamba

Yeni Pasaport Yeni Ücret Tepkinizi BİMER'e iletin.


Siz de #‎YeniPasaportaParaYok‬ Yeni Pasaporta Yeni Ücret Yeni Harç Ödemek İstemiyoruz!
diyorsanız bu konuda etkili yollardan biri de BİMER'i kullanmak...

Geçen hafta Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden de bu konuya tepkimizi ilettik, şu anda "talebimizi" İçişleri Bakanlığı'na ilettiler. Yanıtını bekliyoruz.
E-devlet uygulaması/hesabı üzerinden de herkes bu konudaki taleplerini iletebilir.

Tüm yurttaşlarımızı, gezginleri, seyahatseverleri, seyahat özgürlüğü gönüllülerini imza kampanyası metnimizde yer alan düşünceler doğrultusunda ya da kendi hissettiklerini BİMER'e ulaştırmalarını istiyoruz.

Parasını zaten ödediğimiz bir kimlik belgesine tekrar para ödememiz kadar anlamsız bir uygulama olamaz, bunu ancak hep birlikte hareket edersek önleyebiliriz.

Lütfen konuya duyarlı çevrenizi, tüm paydaşları da uyarın ve Anayasal, temel bir hak olan seyahat özgürlüğünü de ihlal eden bu uygulamaya tepki vermelerini sağlayın.


BİMER'e ulaşmak için lütfen tıklayın!

13 Temmuz 2015 Pazartesi

İkinci pasaporta İkinci kez harç!


Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM)yurt dışı seyahatlerinde 2 pasaport kullanmak zorunda kalan yurttaşlarımızla ilgili uygulamaya açıklık getirdi.10 temmuz tarihinde e-pasaport sitesinde ve  "pasaport ve güvenli belge daire başkanlığı" internet sayfasında bir açıklama yayınladı. Daha önce yolladığı bir genelgeye atıf yapan EGM, ikinci pasaport için gerekli belgeler arasında "defter ve harç bedeli makbuzu"nu ayrı ayrı saymaktadır.

Yeni bir pasaport çıkartmadığı ve daha önceki pasaportunun süresi içinde kalmak koşuluyla yeni pasaport verilecek bir yurttaştan defter bedeli dışında ikinci kez harç almanın mantığı nedir? Yurttaşlarının düştüğü zor durumu daha da zorlaştırıp bu durumdan "harç" alan bir devletin Anayasal bir hak olan seyahat özgürlüğünü kolaylaştırmak yerine açıkça zorlaştırdığı çok açık.

Bu konuda Maliye Bakanlığı'ndan bir açıklama istiyoruz? 

NEDEN?

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün "İki adet geçerli pasaport talepleri" adıyla yayınladığı duyuru metni:
"Daha önceden almış oldukları pasaportları ile yurt dışına seyahat etmek üzere ilgili yabancı ülkelerin Türkiye’deki temsilciliklerinden vize alan ve/veya bu ülkelere giriş yapan vatandaşlarımızın, bilahare aynı pasaportları ile bir başka yabancı ülkenin temsilciliğine müracaat ettiklerinde, önceki ülkenin vizesi ve/veya giriş damgasının pasaportunda bulunması gerekçe gösterilerek vize taleplerinin olumsuz karşılandığı, Sürekli seyahat etmek durumunda olan şahısların sık sık yeni pasaport almak zorunda kaldığı bilindiğinden, bu durumdaki vatandaşlarımızın ellerinde yeni tip hususi damgalı, hizmet damgalı ve umuma mahsus e-pasaport türlerinden hangisi bulunursa bulunsun, mağduriyetlerin giderilmesi açısından; Ülke ayrımı yapılmadan yurt dışına seyahat edecek adına iki adet geçerli pasaport düzenlenmiş vatandaşlarımızın iki adet pasaportu da kullanma ihtiyacı hasıl olduğunda durumunu belgelendirmesi halinde talep ettiği süre doğrultusunda kendisine her iki pasaportu da teslim edilebilmesi imkanı sağlanmış, uygulama hakkında ne şekilde işlem yapılacağı hususu 22.04.2013 tarihli ve EGM.Gnl.No:41, Bakanlık Gnl.No:22 sayılı genelge ve 05.12.2013 tarih ve 190250 sayılı emir yazımızla İl Valiliklerine bildirilmiştir. Pasaport talebiniz ile ilgili olarak tüm başvuru belgeleri ile birlikte (biyometrik fotoğraf, nüfus cüdanı ile defter ve harç bedeli makbuzu) ikinci pasaport talebinizle ilgili mazeretinizi belirtir dilekçe ile ilgili Emniyet Müdürlüğüne müracaat etmeniz gerekmektedir."

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Sözcü Gazetesi'nde...

Seyahat özgürlüğü önündeki engellerle ilgili farkındalık çalışmalarımızı sosyal medya ağırlıklı sürdürüyoruz. Seçimler öncesinde siyasi partilere tüm "seyahat özgürlüğü" engellerini ortaya koyduğumuz açık bir mektup yayınladık, sosyal medya üzerinden ulaştırdık. Ayrıca bu yönde daha kitlesel mecralara da derdimizi, taleplerimizi taşıyoruz. Bu çerçevede Sözcü Gazetesi'nin internet sitesinde "Müşteri değil Yurttaşız!" adıyla bir söyleşimiz yayınlandı. Eser Akgül'ün gerçekleştirdiği söyleşi de ayrıca Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri de tanıtıldı:

Pasaport fiyatları ile ilgili olarak Sözcü’ye konuşan “Seyahat Özgürlüğü” gönüllülerinden Suat Özçelebi, pasaport ücretleri ile ilgili 2010 yılından beri mücadele ettiklerini söyledi. Her sene yapılan otomatik zamların yurtdışına çıkışı “engellemek” anlamına geldiğini ve bunun açık bir biçimde Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Özçelebi; bu ücreti “harç” değil “haraç” olarak tanımladı.

İşte Özçelebi’den Türkiye’nin “seyahat karnesi” ile ilgili ilginç tespitler…

Özgürlük kavramı ile her geçen gün sıkıntı yaşayan bir ülke için “seyahat özgürlüğü” ne ifade ediyor? Bu özgürlüğün önündeki engeller neler?

Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. Hem İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde, 13. maddede hem de Anayasamızda 23. maddede güvence altına alınmıştır. Ancak ülkemizde bir temel hak olduğu yöneticiler tarafından da halk tarafından da bir türlü anlaşılamıyor. Keyfi bir biçimde engellenebilmekte, kullanılmasının önüne rahatlıkla maddi engeller, idari kararlar dikilebilmektedir.

Bugün bu parka girilmesini yasakladık, şu vapur seferlerini kaldırdık, şu saatten sonra metroya binemezsiniz. Eğer paranız yoksa sadece bir kimlik belgesi olan pasaportu kendinize ve çocuklarınıza alamazsınız. Şu meydana gidemezsiniz, hatta evinizin sokağından çıkamazsınız düzeyine bile vardı. Bakın “yurt dışı çıkış harcı” dünyada bunun da bir benzeri yok. Tamamen bir eziyet, 15 lira alacağım diye sizi kuyruklarda süründürüyor devlet. İnsan kendi ülkesinden çıkarken, çıkıyorum diye harç öder mi? Biz “haraç” diyoruz buna. Seyahat özgürlüğü bütün bu durumları da hep birlikte ele alacak bir biçimde Türkiye’de yeniden gündeme gelmeli ve engeller tartışmaya açılmalıdır. Hem yasal mevzuat hem de Anayasal düzeyde. Yani kendi kendimize koyduğumuz “vizeleri” bir kaldıralım önce.

Bir de ülkemize uygulanan yurt dışı vizeler boyutu var, özellikle Avrupa Birliği ülkelerince. Yüksek harçlar, gümrük kapılarında , konsolosluklarda kötü muamele, acayip bürokrasi, bunlar da seyahat özgürlüğümüzün önündeki temel engeller arasında.

“PASAPORT SADECE KİMLİK BELGESİDİR”

Türkiye’de pasaport konusunda uygulanan politikalar hakkında bilgi verir misiniz? Vatandaşlar nelerin farkında değil?

Pasaport bir kimlik belgesidir. Sadece bir kimlik belgesi, yurt dışında kullandığımız ve devletin bize vermek zorunda olduğu bir belge. Ancak devlet bize diyor ki yurt dışına çıkacaksan bana harç ödeyeceksin. Peki öderim , ne kadar.? Pasaport ücretinin 5 katı!!! Niye? Buna bir yanıt yok, 5 yıldır somut bir yanıt alamadık. Sürekli soruyoruz, özellikle bundan sorumlu olan Maliye bakanına, Niye? Dünyada böyle bir uygulama yok. Dünyada pasaport ücretlerini ortalaması 60 dolar. Türkiye’de 250 dolar. Niye? Yanıt yok. Biyometrik Pasaportun çipi, defteri dahil toplam maliyeti 15-20 lira. Bize 588 liraya yatılıyor. Niye? yine yanıt yok. Konuyla ilgili 2010 yılında 4 ay süren bir kampanya yaptık. Pasaport ücretinin o zaman %50 düşmesinde çok etkili olduk. Herkes çok sevindi. Bir şeyin ücreti düşürülebiliyormuş diye. Ancak o günden bu yana indirim neredeyse ortadan kalktı, pasaport eski fiyatına gelmek üzere. Çünkü yine dünyada olmayan bir uygulama var Türkiye’de, her yıl pasaport otomatik zamlanıyor. Değerli kağıt yasasına tabi, her yıl yeniden değerleme oranında zamlanıyor.

”MÜŞTERİ DEĞİL YURTTAŞIZ”
Pasaporta her sene uygulanan otomatik zamlar hakkında neler söylersiniz?

Otomatik zam, dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bazen %15 bile zamlandığı oluyor. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesine, sanki yurt dışına çıkmasınlar diye her yıl zam yapıyor. Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak kullandığımız bir slogan var. “Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşıyız” diye. Müşteri gibi görülmekten bıktık, yurttaşlık hakkımız olan pasaportun 82,5 lira olan gerçek ücretine geri çekilmesini ve üstündeki 505 liralık harcın kaldırılmasını istiyoruz.

Türkiye “geri kabul anlaşmasını” imzaladı. Vizesiz dolaşım hakkının yürürlüğe girmesini bekliyoruz. Bu süreçle ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?

Geri kabul anlaşması konusunda süreç çok yavaş işliyor. Sürekli bitmeyen bir 3 yıl var. Devlet yetkililerinin ağzından 2 yıldır, “3 yıl sonra AB vizeleri kalkacak” sözü duyuyoruz. Bu uygulanması çok zor bir anlaşma; Türkiye kaçak göçmenleri geri kabul edecek, ama onları kaynak ülkelere nasıl yollayacak, burada nerede tutacak? Bunun milyarlarca avroluk maliyetlerini nasıl karşılayacak, her aksaklıkta vizeler bir konacak bir kalkacak mı? Bu anlaşma ile bir yere ulaşılması mümkün değil, Türkiye ödün vermeksizin Ankara antlaşması ile elde ettiği hukuki kazanımın “serbest dolaşım” hakkının peşinden gitmelidir. AB bu kazanımı bulandırmak için Geri Kabul Antlaşması ve vize bağını kurmuştur. Bugün Avrupa Parlamentosu, Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarına bile Schengen Bölgesi’nde vizesiz seyahat hakkı tanımıştır, bu idari bir karardır, Türkiye bu hakkı 50 yıllık AB sürecinde zaten kazanmıştır. Bu hakkı gölgeleyecek hiçbir anlaşma içinde olmamalıdır.

“2 ÇOCUKLU BİR AİLENİN PASAPORT BEDELİ: 2 BİN 500 LİRA”

Davutoğlu’nun yurt dışındaki vatandaşlara pasaport harçlarının 100 euro ya düşürme vaadi hakkında ne düşünüyorsunuz? Neden Türkiye’de yaşayan vatandaşlar için beyannamelerinde böyle bir ibare yok sizce? Partilerin seçim beyannamelerinde pasaport harçları ile ilgili bir vaad olmamasına neler dersiniz?

Biz bütün seçim beyannamelerini inceledik, CHP’nin yurtdışındaki Türklerle ilgili bir vaadindeki üstü kapalı ima dışında, kimse seyahat özgürlüğünün önündeki engellerin, sıkıntıların farkında bile değil. Bilmiyorlar ve ilgilenmiyorlar. İnsanların yurt dışına çıkmalarının önünde pasaport harçlarının bir duvar ördüğünün farkında bile değiller. Kimse dışarı çıkmasın, dünyayı görmesin istiyorlar her halde.

Biz beyannamesini incelediğimiz tüm partilere sosyal medya üzerinden açık bir mektup yolladık. Ve bloğumuzda, sosyal medya hesaplarımızda yayınladık. Daha önce de imza kampanyaları ile bu konuyu sürekli gündeme getirdik, hala da gündemde tutmaya çalışıyoruz.

Ak Parti’nin beyannamesinde de aslında indirim vaadi yok, şimdi yurtdışındaki vatandaşlarımız oy kullanacak diye Davutoğlu, uzun yıllardır bizim de gündeme getirdiğimiz, gurbetçilerin çok yakındığı bu konuyu mitingde dile getirdi. Bence 100 euro bile yüksek. Çünkü AB’de ortalama 60 euro düzeyinde pasaportlar.

Bakın size basit bir hesap yapayım, 2 çocuklu bir aile yurt dışına bir turla tatile gitmeye karar verdiği zaman ilk aklına konaklama ve ulaşım gelmiyor. Önce nasıl pasaport çıkaracağız diye düşünüyor. 4 kişilik bir aile önce 2.500 liraya yakın pasaport, harç masraflarını ödemek zorunda. Buna 60’ar euro vize harçları, yol, konaklamayı da ekleyin. İnanılmaz bir bütçe çıkıyor ortaya.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri kimdir?


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Mart 2010 tarihinde yüksek pasaport harçlarına karşı internette “seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” adlı blog etrafında biçimlenmiş ve yürüttüğü etkin kampanyalarla 20 Haziran 2010 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından gerçekleştirilen pasaport ücret ve harçlarında yapılan %50 indirimin gerçekleşmesinde büyük rol oynamıştır. Kampanya “Sosyal Ağda bir başarı öyküsü: Seyahat Özgürlüğümüzü geri istiyoruz” adıyla 2010 yılında 27. Ulusal Bilişim Kurultay’Ina, 2014 yılında “Sivil Sesler Festivali”ne davet edilmiş ve “seyahat özgürlüğü-insan hakları” temaları konusunda çalışmalarını anlatmıştır. “Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşıyız!”, “seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır” sloganlarıyla yola çıkan ve sosyal medyada binlerce yurttaşın desteğini alan sivil bir inisiyatif/topluluk olarak, hedefini ve ilgi alanlarını diğer seyahat özgürlüğü engelleri üzerine de yaygınlaştırmıştır: “Vizesiz Türkiye, Vizesiz Avrupa, Vizesiz Dünya, Herkese Seyahat özgürlüğü” hedefleri için uğraş vermektedir. Tamamen sosyal ağda örgütlü olan inisiyatif son 5 yılda sosyal paydaşları ile dayanışma içinde sosyal ve geleneksel medya araçlarını kullanarak gerçekleştirdiği etkinliklerle başka mevzi başarılar da kazanmıştır. Geçen yılkilerden bazı örnekler: “Bu sefer olmaz” kampanyası ile TBMM’ye yönelik yurt dışına çıkış harcı zammını Plan Bütçe komisyonunda engelledik; Boğaz Köprüsü geçişleri bedavayken toplu taşıma 2 bileti tek bilete düşmesinde itici güç olduk; TCDD’nin yolcu bileti alımında kadın ayrımcılığına yol açan bir uygulamasının sonuçlanmasında etkili olduk… Sırtçantalılar Topluluğu, gezginler ve diğer sosyal paydaşlarla birlikte sürekli kampanyalar yaparak seyahat özgürlüğü sorunları ve hak ihlalleri ile ilgili farkındalık yaratmak ve toplumun duyarlılılarını artırmak için uğraş veriyoruz. Güncel kampanyalarımızdan bazıları: “Dünyanın en pahalı pasaportunu istemiyoruz.” “Otomatik pasaport zammına son” ve “Yurt dışı çıkış harcını sıfırlayın sayın Başbakan” “Ömür ve Aile Boyu Diplomatik Pasaporta Hayir!”

Söyleşiye ulaşmak için lütfen TIKLAYIN!

19 Temmuz 2013 Cuma

#OrantısızSoygun a karşı çıkıyoruz!

Türkiye seyahat özgürlüğü açısından tam bir karabasana dönüşmüş durumda.

Dünyanın en pahalı benzini, dünyanın en pahalı pasaportu...

Ve vatandaşlardan istenen ücretler öylesine yüksek ve anormal bir düzeyde ki bunları bir "soygun" diye nitelememek mümkün değil.

Örneğin Benzinin litresi 5 Lira  %65'i vergi, Pasaport 10 yıllık 513 TL maliyeti sadece 10 Lira, yani %98' vergi ve harç...

Yurt dışına çıkacaksınız, "hop dur bakalım bize yurt dışı çıkış harcı ver!"

Katlanılır gibi değil...

Makul bir vergilendirme devletin hakkı ama "soygun" değil!

Bu nedenle herkesi #OrantısızSoygun etiketiylebu fahiş vergi ve harç politikasına karşı çıkmaya çağırıyoruz. Ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" engellerine son verene kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.


11 Temmuz 2013 Perşembe

Davutoğlu: "Pasaport Harçlarını Düşürmeyeceğiz!" diyor. Biz de DÜŞÜRECEKSİNİZ!

Biz #Pasaporta513TLVEREMEM kampanyası yaparken, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu TBMM'de kendisine verilen bir soru önergesini yanıtladı.

CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün sordu:
"Almanya’da yaşayan Türkler arasındaki işsizliğin Almanların üç katına ulaştığı ve her iki gençten birinin işsiz olduğu düşünülürse, sizce vatandaşlarımız bu denli yüksek pasaport bedellerini nasıl ödeyecekler? Yaptığınız son zamları geri çekip konsolosluk ve pasaport ücretlerini üçte birine düşürmeyi düşünüyor musunuz”

Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu yanıt verdi:
"Pasaport defter ve harç bedelleri her yıl mevzuatımız uyarınca, Maliye Bakanlığımızca belirlenmektedir. (...)
 Halihazırda pasaport harçları ve diğer konsolosluk işlemleriyle ilgili harçların düşürülmesine ilişkin herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.”

Sadece Almanya'da yaşan Türkler değil tüm yurttaşlarımızın elinden seyahat özgürlüğünü alan fahiş harçlar için biz de dünyada ortalama ücreti 60 $ olan #Pasaporta513TLVEREMEM diyoruz.


Demeye devam edeceğiz!

"Pasaport para kapısı değil bir kimlik belgesidir."
"Pasaport para kapısı değil dünya kapısıdır."

Demeye devam edeceğiz!

"Her yıl otomatik zamlanan bir pasaport istemiyoruz."
"Dünyanın en pahalı pasaportunu istemiyoruz."

Demeye devam edeceğiz!

Hep birlikte temel insan hakkımız, Anayasal hakkımız olan seyahat özgürlüğüne sahip çıkmak için 

"Türkiye Cumhuriyeti'nin Müşterisi değil Yurttaşıyız" demeye devam edeceğiz.

Siz pasaport harçlarını adeta bir haraç olmaktan çıkarmadıkça biz sesimizi yükseltmeye, haklarımızı istemeye, mücadeleye devam edeceğiz.

4 Temmuz 2013 Perşembe

Herkesi #benimehliyetimzatenvar demeye çağırıyoruz!

Türkiye "değerli kağıt" kanunu üzerinden yurttaşlarının cebine elini atma ülkesine dönüştü. Her eski-yeni düzenlemede bir belge, kimlik benzeri bir doküman söz konusu oldu mu ya değerli kağıtlar ya da harçlar kanunu vasıtasıyla millet adeta soyuluyor.

Yıllardır değerli kağıt statüsünde olan pasaport sadece bu nedenle ilgili yasa gereği her yıl "otomatik zamma" uğruyor. Haziran 2010 tarihinde büyük bir kampanya ile fiyatının %50 düşürülmesine vesile olduğumuz pasaport, yine eski fiyat seviyesine gelmek üzere, şu anda 513 TL oldu. Uzun zamandır da dünyanın en pahalı pasaportu.

Şimdi de devlet yeni çipli ehliyetlere geçecek, torba yasa ile Meclis'te Plan Bütçe Komisyonu'nda bunu görüştü ve çok fahiş sayılacak değerli kağıt (ayrıca harç cezaları) ücretleri saptamış durumda. 24 milyon ehliyet sahibi vatandaşımızı ilgilendiren bir uygulama söz konusu. Basına yansıyan haberler göre 101 ya da 86 TL civarında kişi başına bir "değerli kağıt bedeli" alınması söz konusu. 

İnsanlar zaten sahip oldukları ehliyetleri değiştirirken yine devlete para ödeyecekler. Bunun nedenini ve bu ücretin nasıl saptandığını belirten en küçük bir açıklama yine yok: Değerli kağıt bedeli dışında ilerde harç olacak mı zam nasıl gerçekleşecek, neden bu kadar yüksek bir ücret/maliyet ilişkisi var?

Bir sosyal devlet her uygulamasında insanların zaten sahip oldukları ve onlara vermek zorunda olduğu bir şeyi sürekli onlara "satar mı?" Bu yurttaşlarını adeta "müşteri" yerine koymak değil mi? İnsanlar doğrudan ve dolaylı birçok şey için vergi, harç öderken zaten sahip oldukları bir şey için neden tekrar ücret ödesinler?

Önemli bir diğer nokta "değerli kağıt" kanununa tabi olduğu için her yıl enflasyon oranında ehliyet ücretlerinin de otomatik artırılması söz konusu olacak mı? Bir süre sonra çok daha fahiş ücretlerle mi karşı karşıya kalacağız? Çünkü sürücü belgeleri, ömür boyu kullanılamayacak, 5 ya da 10 yıllık periyotlarla yenilenecek. Yenileme sırasında sürücünün sağlık durumu kontrol edilecek. Ve bu yenilemede de yeniden her yıl zamlanmış ücreti ödemek zorunda kalacağız.


Bu torba yasanın Meclis görüşmelerinde mutlaka değiştirilmesi ya da  içinde yenilememe halinde ağır harç cezaları da barından bu kanun teklifinin geri çekilmesi, halka ayrıntılı bir açıklama ve bilgilendirme yapılması zorunludur. Her şey olup bittikten sonra değil.

Toplum kanun teklifi basına yansıdıktan sonra ciddi tepkiler göstermeye başladı. Yurttaşlarının tepkilerine duyarlı bir parlamento ve hükümet bu haklı talepleri görmezden gelemez. Çok daha makul bir düzenleme yapılmalı ve bu fahiş "değerli kağıt" ücretleri kaldırılmalıdır.

Sizleri Twitter'da şu etiketleri paylaşmaya çağırıyoruz:  
Bu işlemler için gereken trafik harcı ödenmeyecek, sürücü belgesi yenilemelerinde harç alınmayacaktır. Bu da doğru bir yaklaşım olmakla birlikte eksiktir. Zira sürücü belgesi almaya ilişkin mali külfet iki tanedir. Biri 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınmakta olan trafik harcı, diğeri ise 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununa göre tahsil edilen değerli kağıt bedelidir. Bugün itibarıyla sürücü belgesi alamaya hak kazanana bir vatandaş, ehliyet sınıfına göre 110 TL ila 556 TL arasında değişen harç ödeyecek, belgesinin kendisi için ise 101 TL değerli kağıt bedeli ödemek durumundadır. Teklifte harç istisnası getirilmekle birlikte değerli kağıt bedeline ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda sürücü belgelerinin yenilenmesinde vatandaşlar 213 yılı için 101 TL olarak belirlenen ve her yıl Maliye Bakanlığınca güncellenen bu tutarı ödemek durumunda kalacaktır. Oysa ehliyetlerin yenilenmesine ilişkin olarak harç alınmamasının mantığı her neyse bunun değerli kağıt bedeli için de geçerli olması gerekmektedir. Bu durum hem daha adil hem de daha tutarlı bir sonuç yaratacaktır. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğine yönelik olarak atılan bu doğru adım, mali hesapların gölgesinde kalmamalı, sürücü belgesi yenilemelerinde değerli kağıt bedelinin de alınmaması kanunen temin edilmelidir.
Yenilenen sürücü belgelerinden harç alınmaması öngörülmekle birlikte değerli kağıt bedelinin alınmamasına ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Bugün itibariyle 101 TL olan değerli kağıt bedelinin alınmasının anlamı olmadığı gibi sürücülere mali külfet yükleyecektir. O nedenle, harç bedelinin yanısıra, değerli kağıt bedeli de alınmamalıdır.