Evliya Çelebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evliya Çelebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2013 Çarşamba

Pasaportun kadar konuş!


Çok az yazı insana "altına imzamı atarım" dedirtecek biçimde olur. Yeni Şafak Gazetesi'nden Halil İbrahim İzgi'nin bugün kaleme aldığı köşe yazısı, bizim için tam da böyle bir yazı. Özellikle Sayın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın okumasını da diliyoruz. 

Evet, İzgi diyor ki: 

Pasaportun kadar konuş!

"Çok okuyan mu bilir çok gezen mi?
Münazaralara konu olan saçma bir soru.
Çok gezenler aynı zamanda çok da okur.
Çok okuyanlar da bir süre sonra gezme ihtiyacı hisseder.
Yazı dünyasının önemli bir bölümünü gezenler oluşturmuştur.
Sadece seyahat yazıları değil toplumları anlatan, sosyal ve ekonomik açıdan izleyen yazılar, kitaplar çağlara damgalarını vurmuştur.
Evliya Çelebi'yi bugüne taşıyan kitapları bir serüvenin yazıya dökülmüş halidir.
Marco Polo, yazdıklarıyla Batı'nın Doğu ile buluşmasına öncülük etmemiş midir?
İbn Battuta yola çıkmamış olsa bugün hangimiz onu hatırlıyor olacaktık.
UNESCO'nun 2013'te haritasının 500. yılını kutladığı Piri Reis, seyahatleri olmadan bu eserleri olmadan ortaya koyabilir miydi?
Modern zamanlarda seyahat ve ülkeler arası seyahat deyince aklımıza pasaport geliyor.
Gerçi pasaportun tarihçesi Eski Ahit'e göre çok eskilerden yaşayan bir Pers hükümdarına kadar dayanıyormuş. Wikipedia'nın yalancısıyım…
Pasaport, kişiye dünyanın kapılarını açar. Aynı zamanda ülkelerin yurtdışındaki itibarları hakkında önemli göstergelerden biridir.
Kaç ülkede elini kolunu sallayarak kapıdan geçiyorsan pasaportun o kadar değerlidir.
Pasaportu taşıyan kişi pasaportu veren ülkenin gücünü arkasında hisseder.
Kısaca pasaport dünyanın kapıları açan bir anahtardır.
Bu nedenle Dışişleri mümkün olduğunca fazla ülkeye vizeleri kaldırarak pasaportun değerini artırmaya çalışır.
Kaldırılan vizeler aynı zamanda zihinlerdeki bariyerleri de düşürür ve zamanla buharlaştırır.
Ancak Türkiye'de pasaport dediğimizde öncelikli olarak yüksek defter bedelleri akla gelir. Ömründe belki bir defa yurtdışına çıkacak kişilere 10 yıllık pasaport satılır. Otomatik pasaport zamları ile yurtdışına çıkacak kişilere engeller konulur. Bir de hala yurtdışına çıkmaktan vazgeçmediyse sınırda yurtdışı çıkış harcı alınır.
Pasaport harçlarıyla bütçeyi düzeltmek Türkiye dışında çok az ülkenin aklına gelen muhteşem (!) bir fikirdir.
Pasaport harçları fiili olarak uygulanan vizedir. Bir AB ülkesine girmek için 60 Euro vize ücreti ödemeniz yeterlidir. Ancak oraya kadar ulaşabilmek için bunun yaklaşık 4 katı kadar ücreti kendi ülkenize ödemeniz gerekir.
Bu pasaport ücretlendirme politikası orta ve dar gelirli için dünyaya kapıları kapatan bir engeldir.
Bundan da önemlisi gençlerin önüne konulan engeldir.
Bir yandan okul kitapları ücretsiz olacak, yükseköğrenim yurtlarında ücretsiz internet sunulacak diğer yandan gençler pasaport almak için dünyadaki en yüksek ücretlerden birini ödeyecek.
Dünyayı bilen, seyahat kültürü oluşmuş insan kendine ve ülkesine büyük faydalar sağlayabilir.
Eğitim ve seyahati bir bütün olarak düşünmek gerekiyor.
ABD, 1960'lı yıllardan itibaren Barış Elçileri programıyla kendi gençlerini Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesine gönüllü çalışmalar yapmak üzere gönderdi.
50 yılın üzerindeki bu çalışmalar ABD için önemli bir yumuşak güç enstrümanı oluşturdu. Türkiye'yi de içeren bölgedeki gönüllülerin hatıraları Küçük Anahtar Büyük Kapıları Açar ismindeki bir kitapta toplandı. Dilerim bu kitap Türkçe'ye aktarılır da seyahatin genç zihinlere sağladığı katkı daha net anlaşılır.
Ülkemizde ise pasaport ücretlerinden elde edilecek gelir hesap ediliyor. Bu yanlış düşüncenin ortadan kalkması için http://seyahatozgurlugu.com/ gönüllü bir çaba sürdürüyor. Ancak yeterince kulak verildiğini düşünmüyorum.
Büyük düşünmek sözle değil davranışla gösterilirse anlam kazanır.
Akıldan çıkarmamak lazım: Küçük hesaplarla büyük hedeflere ulaşılmaz.
Farklı bir pencereden baktığımızda dünyadaki ülkelerin pasaportları kadar konuştuğunu, söz sahibi olduğunu görüyoruz.
Kendi ayağımıza çelme takmak niye?"


"Pasaportun kadar konuş!"- Halil İbrahim İzgi /Yeni Şafak Gazetesi
Yazının orjinali için lütfen TIKLAYIN!

23 Şubat 2012 Perşembe

Penguen: "pasaport ya resulallah"

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ve Sırtçantalılar Grubu birlikte Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu “dünyanın en pahalı pasaportu” olarak Guinness'e aday göstermemiz üzerine Penguen mizah dergisi de son sayısında (473) Muşmula köşesinde başvuruyu değerlendirdi: " pasaport ya resulallah " *



* Espri açıklanmaz, ama bilmeyenler için küçük bir açıklama yapmak istedim: Evliya Çelebi Seyahatname’nin girişinde seyahate duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Hazreti Muhammed'i gördüğünü, ondan "şefaat ya Resulallah" diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp "seyahat ya Resulallah" dediğini, bunun üzerine Hz. Muhammed'in ona gönlünün uyarınca gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini yazar.

6 Aralık 2011 Salı

Pasaport zammına protesto bugün medyada!


Basın Bülteni                                06.12.2011
Otomatik Pasaport Zammına Son Verin!

Maliye Bakanlığı Pasaport zamlarını otomatiğe bağladı!
Yılbaşında dünyanın en pahalı pasaportuna yine %10 zam geliyor!

Evliya Çelebi’nin torunları olarak temel insan hakkı seyahat özgürlüğümüzü elimizden alan “otomatik zam” uygulamasına son verilmesini istiyoruz.

Dünyada ortalama 50 dolar olan 10 yıllık biyometrik pasaportlara 225 dolar vermek istemiyoruz.

Sayın Basın Mensupları

Maliye Bakanlığı yılbaşında Pasaport ücretlerine yine zam yapacak. Bir araya gelen yüzlerce seyahat özgürlüğü gönüllüsü olarak her yıl yapılan bu otomatik zamma artık bir son verin diyoruz.

Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, “müşteri” muamelesi yapamaz!

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve “insan hakları evrensel bildirgesi” tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu temel insan hakkını dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %10’luk otomatik zammı kabul etmiyoruz. 2010 yılında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle yapılan % 50’lik indirime rağmen, 388 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 4-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti zamla birlikte 426 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Yılbaşında gerçekleşecek % 10’luk yeni pasaport zammını kınıyor ve geri alınmasını istiyoruz. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyoruz.Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyoruz.

Tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri  /  Sırt Çantalılar Grubu

İrtibat: O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü) / Onur İnal (Sırt Çantalılar Grubu)
T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com

26 Eylül 2011 Pazartesi

Evliya Çelebi 400. doğum yılı etkinlikleri sürüyor

Büyük seyyah ve gezi edebiyatının öncülerinden Evliya Çelebi'nin 400. doğum yılı için düzenlenen toplantı bugün, sabah 09.30'da İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleştiriliyor.



Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ’ın himayelerinde yapılacak olan 79. Dil Bayramı Töreni ayrıca önemli bir etkinlikle birleştiriliyor. Eseri Seyahatname’yle Türk ve dünya edebiyatının en ilgi çekici gezi kitabını kaleme alan Türk dilinin ustası Evliya Çelebi, okuyucusunu dört yüz yıl öncenin dünyasına olduğu kadar, o dönemin diline de bir yolculuğa çıkarmakta, 17. yüzyıl Türkçesini ağız özellikleriyle günümüze taşımaktadır. Bu yıl Dil Bayramı, 400. doğum yıl dönümünü kutladığımız Evliya Çelebi ve eserinin birçok yönüyle olduğu kadar Türk diline katkılarıyla da ele alınacağı uluslararası bir etkinlikle kutlanacaktır.
26 Eylül Pazartesi günü saat 9.30’da Dolmabahçe Sarayı Medhal Salonu’nda başlayacak olan 79. Dil Bayramı Töreni Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin YEDİYILDIZ’ın açış konuşmalarıyla başlayacaktır. Açılış oturumunda Prof. Dr. İlber ORTAYLI çağrılı konuşmacı olarak yer alacaktır.
Açılış oturumunun ardından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile bağlı kuruluşları Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi tarafından düzenlenecek olan “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı”na geçilecektir. Evliya Çelebi üzerine dünyada çalışmalar yürütmüş çok değerli bilim insanlarını bir araya getiren etkinlik Prof. Dr. Robert DANKOFF, Prof. Dr. Cihan OKUYUCU, Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, Prof. Dr. Ahmet Nezihi TURAN, Doç. Dr. Halûk DURSUN, Prof. Dr. Musa DUMAN, Doç. Dr. Nuran TEZCAN, Prof. Dr. Ali Berat ALPTEKİN, Prof. Dr. Fuat YÖNDEMLİ’nin katılacağı iki oturumla Dolmabahçe Sarayı’nda başlayacaktır.
Uluslararası toplantı ve açık oturumlar Evliya Çelebi’nin İstanbul dışında ilk seyahate çıktığı veSeyahatname’de “devletlerin taht merkezi” olarak tanımladığı Bursa’da, daha sonra da Evliya Çelebi’nin “atalarımın yurdu, Anadolu’da Türkistan vilayeti” diye adlandırdığı, Kütahya’da devam edecektir. Beş güne yayılan Dil Bayramı kutlamaları ve Evliya Çelebi etkinlikleri Kütahya’da sona erecektir.
28 Eylül Çarşamba günü, Bursa Gönlüferah Oteli’nde saat 10.00’da başlayacak “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı”nın oturumlarına ayrılacaktır.
29 Eylül Perşembe günü ise Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ, Bursa Valisi Şahabettin HARPUT, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin YEDİYILDIZ ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN’ın açış konuşmalarıyla “Evliya Çelebi’nin İzinde Açık Oturumu” Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhan Gazi Salonu’nda saat 14.00’te başlayacaktır. Bursa Valiliğinin katkılarıyla düzenlenen açık oturumun konuşmacıları Prof. Dr. Hayati DEVELİ, Beşir AYVAZOĞLU ve Marianna YERASİMOS olacaktır. TRT Genel Müdürü İbrahim ŞAHİN’in anlatımıyla Türk Dil Kurumu ve TRT TÜRK ortak yapımı Evliya Çelebi’nin İzinde belgeselinin tanıtım gösterimi de bu toplantıda yer alacaktır. Toplantı sonrası “Evliya Çelebi’yle Dere Tepe Düz Sergisi”nin açılış töreni yapılacaktır. Aynı gün saat 18.00’de ise Cumalıkızık Köyü’nde Osmanlı Çeşmesinin açılışı gerçekleştirilecektir.
Etkinlikler 30 Eylül 2011 günü Kütahya’da sürecektir. Bu kapsamda “Evliya Çelebi’nin İzinde Açık Oturumu”, Kütahya Valiliği ve Dumlupınar Üniversitesinin iş birliğiyle Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kırmızı Salon’da düzenlenecektir. Saat 10.00’da başlayacak açık oturumun konuşmacıları Yrd. Doç. Dr. Atillâ BATUR, Seyit Ali KAHRAMAN, Tayfun TALİPOĞLU, Nezih KULEYİN ve Dr. Mustafa GÜNEŞ.
Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ün başından sonuna takip ettiği o ilk kurultay Türk dili tarihinde yeni bir dönemin başlamakta olduğunu müjdelemekteydi. Dolmabahçe Sarayı’nda başlayıp üç şehirde beş gün sürecek etkinliklerle Türk Dil Kurumu, I. Türk Dili Kurultayı’nda yaşanan ve yetmiş dokuz yıl sonra dinmeyen bir coşkuyu, Türkçeyi kullanan, işleyen, geliştiren herkesle paylaşacaktır.
Türk dilinin ustası, dört yüzyıl öncesi halk dilinin aktarıcısı Evliya Çelebi bu yılki Dil Bayramı kutlamalarının ana konusunu oluşturuyor. “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı” bu yıl Evliya Çelebi için yürütülen çalışmaların önemli bir ayağını oluşturacaktır. Sunumlarda Evliya Çelebi, sadece gezgin olarak değil okçuluğu, savaş muhabirliği gibi kişiliğinin tüm renkleriyle zihinlerde canlandırılacaktır. Ayrıca Evliya Çelebi’nin “…derler ama görmedim” türündeki anlatıları, havada donan kedisinin gerisindeki gerçekleri, Rumenler, Lazlar ve diğer toplumlar hakkındaki düşünceleri ve fetihlere, kul sistemine ilişkin görüşleri ilgi çekici anlatımlarla uzmanlarınca işlenecektir. Seyahatname’de seyyahlık kavramı, bugünün gezginlerince ele alınarak günümüzde değişen gezginlik kavramı, gezgin ruhu ve bu ruhun sanat eserlerindeki yansımasının izleri sürülecektir.
Dünyada Türk dili üzerine araştırmalar yürüten ve Evliya Çelebi uzmanı olan 42 bilim insanı Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Hollanda, Hırvatistan, İran gibi ülkelerden gelerek bilimsel araştırmalar sonucunda elde ettikleri sonuçları kamuoyu ile paylaşacaktır.



23 Şubat 2011 Çarşamba

Son çağrı: Seyahat özgürlüğü imza kampanyası için...

“Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” kampanyasının “imza kampanyası” aşamasını 4 Mart tarihinde bitirip, imzalarımızı Cumhurbaşkanına, Başbakana ve Maliye Bakanına ileteceğiz.

Şu ana kadar 1.350 civarında imza topladık. Açıkcası hepimiz daha fazla bir destek bekliyorduk. İmza kampanyasında TC Kimlik numarasını zorunlu kılmamız, sadece internette kampanyayı yürütmemiz ve her imzalayan kişinin bir “gerçek TC yurttaşı” olması arzumuz, bize binlerce imzaya mal oldu, diyebilirim.

Ancak 1.350 veya 11.350 imza da olsa öncelikli hedefimiz “seyahat özgürlüğü” konusunda ülkemizdeki bir haksızlığa ve temel bir insan hakkı ihlaline dikkat çekmekti, bunu başardığımızı düşünüyorum. Özellikle 2010 yılında elde edilen, %50‘lik pasaport ücret ve harçlarındaki indirim konusundaki katkımız bu açıdan önemli bir merhaleydi.

Şimdi “imza kampanyası” aşamasının sonuna yaklaşıyoruz. Dünyanın en pahalı pasaportuna karşı, yurttaşlarını bir “müşteri” gibi gören, vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini ona yüksek ücretle “satan” kamu otoritesine karşı sesimizi duyurmaya çalışacağız.

Başlangıçta biz ne istiyorduk:

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının da tüm dünyada olduğu gibi 50 dolar ücretle10 yıllık pasaport alabilmesini; Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı bir şekilde harç ödemeyen ve vize ayrıcalıklarına sahip olan Yeşil Pasaport sahibi devlet memurları ve aileleriyle aynı hakları olmasını; “değerli kağıt” olan pasaportların harçlar kanunun dışında değerlendirilmesini, her yıl zam yapılmamasını istiyoruz.

Hala da aynı şeyleri istiyoruz.

Sonuçlandıracağımız imza kampanyasının ardından bu konuda bir ilerleme sağlanamazsa, daha önce de dile getirdiğimiz gibi bu mücadeleye, hukuksal haklarımızı kullanarak devam etmekten de çekinmeyeceğiz.

Şunu hepimizin iyi bilmesi gerekir: Toplumu ilgilendiren ve etkileyecek bir sorunla ilgili atılacak en önemli adım, hedefinize koyduğunuz sorunlar neyse, onları toplumsal ve politik gündemin üst sıralarına yerleştirmek ve mümkünse çözüme kadar orada tutmaktır.

Çünkü, özellikle toplumun kendi temel sorunları konusunda farkındalığının yüksek olmadığı ve insan hakları bilincinin yaygınlaşmadığı toplumlarda, herhangi bir konuda sürdürülen sivil toplum hareketleri (mücadeleleri) çok uzun yıllar sürebilir. Bunda kamu otoritesinin duyarsızlığı kadar, mücadele verecek insan sayısının düşük olması, sorunun çözümü için çalışan kişilerin “özel” beklentilerine hitap edip etmemesi, aktivist olarak bilinci, nihai hedefe ulaşmak konusundaki iradesi çok etkilidir.

Bu kampanyada olduğu gibi, insanlar, temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğü” veya tüm yurttaşlarımızın Anayasal hakkının ihlalini önlemek için mücadele ettiklerini de düşünebilirler ya da pahalı pasaporta daha “ucuza” sahip olmak için de. İnsanların sonuca ulaşmak için direnç ve ilgileri farklı olabilir, burada özellikle pragmatik davrananlara karşı eleştirel ve dışlayıcı bir dil geliştirmek yerine, proaktif, yaratıcı, uygulanabilir mücadele taktiklerine zaman ayırmak, herkes için daha yararlı olacaktır.

Seyahat özgürlüğü mücadelesi için, çok farklı toplum kesimleri destek verdi ve veriyor. Özellikle “gezgin” gruplarında, gezmeye “tutku” derecesinde bağlı olduğunu söyleyen kişiler içinde de kendi gruplarını/hareketlerini sorgulama ve temelde insan hakları bilinci konusundaki duyarlılıkların çapını gözlemleme şansı da yarattı, bu kampanya. Örneğin “pasaport”un harç ve ücretindeki indirimin, (%50) “daha ne olsun” gibi bir sonuca insanları kolaylıkla taşıyabildiği, “gemisini kurtaran kaptanın” denizi ve diğer gemileri pek umursamadığı ortaya çıktı. Yani değerlendirme yapmak isterseniz, birçok açıdan da eğitici ve oldukça olumlu etkilere vesile olduğunu da gözlemlemek mümkün, seyahat özgürlüğü mücadelesinin.

2011 Evliya Çelebi yılı ve biz “seyahat özgürlüğü gönüllüleri” bir yandan Evliya Çelebi’yi anarak bir yandan da böylesi büyük bir gezginin anıldığı yılda “torunlarının” maruz kaldığı haksızlıkları göstererek yukarda andığımız taleplerimizi sürdüreceğiz. Kamu otoritesine yönelik çabalarımızı artıracağız. Alternatif her türlü öneri ve eyleme açık olduğumuzu belirtmeme sanırım gerek yok.

Aynı zamanda bu yazı, 4 Mart’a kadar imza kampanyası için bir son çağrı, kampanyamızı duyurmak için son bir çaba harcayın, (Türkiye’nin genel seçime gittiği bir dönemde zamanlama açısından güçlükler olduğu da açık) kamu otoritesine gidecek talebi/imza sayısını artıralım.

Sevgili Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, hayatımızı öncelikle biz adaletli hale getirebiliriz. Ancak ne istediğinin farkında olanlar, stratejik ve taktik zekalarını kullanan sivil aktivistler, ağır giden değişimi hızlandırabilirler. Konformist politikacıları harekete geçirebilirler. Hiçbir zaman unutmayın, bir insan, bir kadın, Rosa Parks otobüste oturduğu yerden kalkmayı reddetmeseydi, bugün ne Barack Obama ABD'de başkan olabilirdi, ne de Güney Afrika’da Mandela.

2 Aralık 2010 Perşembe

Otomatik Zamma Karşı Kampanya Başlatıyoruz!



02. 12. 2010

Basın Bülteni

 

Otomatik Pasaport Zammını

kabul etmiyoruz!

 

Sayın Basın Mensupları,

 

Maliye Bakanlığı yılbaşında Pasaport ücretlerine yine zam yapacak. Biraraya gelen yüzlerce seyahat özgürlüğü gönüllüsü olarak her yıl yapılan bu otomatik zammı artık kabul etmiyoruz.


Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, “müşteri” muamelesi yapamaz!

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve “insan hakları evrensel bildirgesi” tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu temel insan hakkını dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %7.7’lik otomatik zammı kabul etmiyoruz. Yıl ortasında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle yapılan % 50’lik indirime rağmen, 360 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 5-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti, zamla birlikte 388 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Yılbaşında gerçekleşecek % 7.7’lik yeni pasaport zammını kınıyor ve geri alınmasını istiyoruz. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyoruz.

Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyoruz. Kamuoyunu www.seyahatozgurlugu.com internet adresinde başlattığımız “seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz imza kampanyası”na katılmaya çağırıyoruz.

Tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Adına
O. Suat Özçelebi
Serdar Temiz
Onur İnal

T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com
Kampanya sitesi: www.seyahatozgurlugu.com

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü "Sırtçantam" gezi dergisinde


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Onur İnal "sırtçantam" adlı gezi kültürü dergisi için "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı kampanyamızı anlatan bir yazı kaleme aldı:




‘Evliya Çelebi’nin Torunları 

Seyahat Özgürlüklerini Geri İstiyor’

Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi için herşey, bir gece rüyasında Hz. Muhammed'i görmesi ve ondan “şefaat ya Resulallah” diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp “seyahat ya Resulallah” demesiyle başlamış. Peygamberden ona gönlünce gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini düşünen Çelebi ömrü boyunca da gezmiş.

2011 yılında 400. doğum yılını kutlayacağımız dünyaca ünlü seyyahımız Evliya Çelebi'yi UNESCO ‘Man of the Year' yani ‘yılın şahsiyeti' ilan etti. The Young Foundation adlı kuruluş tarafından Londra'da, Avrupa Konseyi tarafından da Strazburg'da açılan sergilerle Evliya Çelebi'nin kültürler ve medeniyetler arasında kurduğu köprüye vurgu yapılıyor. Dahası, Avrupa Konseyi Evliya Çelebi'yi ‘insanlık tarihine damgasını vuran' 20 önemli şahsiyetten birisi olduğunu duyurdu. Kısacası Evliya Çelebi'nin seyyahlığı ve kültür tarihine katkısı tescillendi.

Peki, Evliya Çelebi'nin torunları olan bizler neden onun kadar seyahat etmiyoruz? Göçebe bir geçmişe sahip olan bizler dış dünyayı, başka diyarları merak etmiyor, diğer ülke vatandaşları kadar seyahat etmeyi sevmiyor olamayız? Peki o zaman ekonomik koşullar, sosyal, kültürel ve dini farklılıklar, yabancı dil bilgisinin çok yaygın olmaması mı seyahat etmemize engel? Ya da vize gibi uygulamalarla örülen duvarlar mı?
Yeryüzünün En Pahalı Pasaportu Bizde!
Toplumda yaygın olan kanaat, Türk vatandaşlarının seyahat etmesinin önündeki en büyük engelin alması maddi manevi külfet olan ‘vize'ler olduğu biçiminde. Türk vatandaşlarına uygulanan vizelerin vatandaşların özgürce dolaşımını engellediği yanlış değil. Bugün dünya ülkelerinin % 80'i umumi pasaporta sahip Türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Vize için bir yığın belgeyi toplamak, kuyruklarda beklemek, konsolosluk görevlilerince hor görülmek insanı canından bezdiriyor. Her seferinde “ben bu vizenin…” diyoruz, ama bize en çok eziyet eden AB ülkelerine seyahat ediyoruz. Ama bize vize uygulamayan ülkelere de sıklıkla gitmiyoruz. Kalkıp da Gürcistan'a, İran'a, Suriye'ye, Ürdün'e, Libya'ya, Arnavutluk'a, Hırvatistan'a AB ülkelerine seyahat ettiğimiz kadar etmiyoruz. Demek ki başka bir engel daha var önümüzde. Aslında hepimizin yıllardır gözü önünde ama gözlerden kaçan.
Ben size bu engelin ne olduğunu söyleyeyim: Türk pasaportunun fiyatı! Bu öyle bir fiyat ki %50 indirim yapılsa bile hala dudak uçuklatıyor!
Bugün Türkiye'de ve yurtdışında 5-6 milyon civarında TC pasaportuna sahip birey bulunuyor. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarını dahil etsek bile iyimser bir tahminle her 14 Türk vatandaşından sadece birisinin pasaportu var. Yani bir diğer deyişle Türk vatandaşlarının sadece %7'sinin yurtdışına seyahat etmişliği var.
İşin ilginç tarafı Türkiye, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün rakamlarına göre 25,5 milyon ziyaretçiyle 2009 yılında dünyada en çok turist çeken 7. ülke konumunda. İstanbul ise 7,51 milyon ziyaretçiyle dünyada en çok ziyaret edilen şehirler arasında 8. sırada. Bir ülke düşünün ki dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında ilk 10 içerisinde yer alsın , fakat bu ülkenin vatandaşlarının %93'ü sınırlarının dışına adım dahi atmamış olsun. Neden? Pasaportlarının fahiş fiyatından!
Evet, bir Türk vatandaşının yeni çıkan çipli/biyometrik pasaport alabilmesi için ödemesi gereken ücret dünya ortalamasının çok üzerinde. Neredeyse 5 katı!
Peki, pasaport ücretlerinde dünya standardı ne? ABD vatandaşları 10 yıllık pasaport için 97 dolar ödüyor. AB ülkelerinin vatandaşları ise 10 ila 90 avro arasında değişen bir ücret ödüyorlar. AB'de pasaport ücreti ortalama 48 avro. İsviçreliler 84, Yunanlar 70, Almanlar 59, İtalyanlar 45, Bulgarlar ise 20 avro ödüyor. 20 avro veya doların altında pasaport ücreti ödeyen birçok ülke var.
Dünyada çok az sayıda devletin pasaport ücreti 100 doların üzerinde. Bunlar arasında da Türkiye açık ara birinci sırada. Türkiye Cumhuriyeti devleti 5 yıllık çipli/biyometrik pasaport için vatandaşından 360 TL yani yaklaşık 225 dolar alıyor! Üstelik bu fiyat daha birkaç gün evvel yapılan % 50 indirimden sonraki fiyat! Sadece 1 ay önce bu pasaport için tam 500 dolar ödüyorduk. Diğer bir deyişle, Türk pasaportu yeryüzündeki en pahalı pasaport!
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. Maddesi'nin 2. fıkrası diyor ki: ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.' 1966 tarihli Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nin 12. Maddesinin 2. Fıkrası da ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil, istediği ülkeyi terk edebilir' diyerek seyahat özgürlüğünü yasal garanti altına alıyor.
Sadece onlar değil bizim Anayasamız da yurttaşlarının seyahat özgürlüğüne sahip çıkıyor. Anayasanın ‘Yerleşme ve seyahat hürriyeti' başlıklı 23. Maddesi, ‘Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir' diyor. Bu temel bir insan hakkıdır ve sınırlandırılamaz.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi anayasasında da yazan seyahat özgürlüğü hakkını ‘seyahat etmek isteyen bu parayı bayılır' demekle ihlal ediyor. Asgari ücretin 550 TL olduğu ülkemizde devlet 360 TL (yaklaşık 225 dolar) pasaport fiyatı belirleyerek vatandaşın seyahat özgürlüğünü elinden alıyor.
Sivil Toplumun Gücü
Buna “dur” diyen, bu gerçekle toplumu ve devleti yüzleştiren insanlar artık mücadele etmeye başladı. Pasaport ücretlerinin bu derece yüksek, siyasi ve sosyal tartışmalara aktif katılımın ise düşük olduğu Türkiye'de yapılması gerekeni binlerce kişi kendi inisiyatifi ile yapıyor şu günlerde.
Kendilerini ‘Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri' olarak tanımlayan, Mart 2010 tarihinde kurulan www.seyahatozgurlugu.com bloğunun çatısı altında ve sosyal paylaşım ağları Facebook, Friendfeed ve Twitter'da bir araya gelen 13 bini aşkın kişi, O. Suat Özçelebi'nin kıvılcımıyla dur durak bilmeden çalışıyor. Her kesimden insanımızın desteği ile yürüyen, benim de üyesi olduğum bu topluluk Mart ayında ‘Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz' adlı bir kampanya başlattı. Topluluk üyeleri Başbakan'a, Dışişleri, İçişleri ve Maliye bakanlarına, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'na ve çipli pasaportlar başvurularının alındığı www.epasaport.gov.tr sitesine e-posta, faks, mektuplar göndererek fahiş pasaport fiyatlarını durumu protesto ettiler. Tüm bu çabalar sonuç verdi ve ‘büyük' bir başarı sağlandı. Belki de Türkiye'de temel bir soruna yönelik , internet ve özellikle sosyal medya kullanılarak oluşturulmuş, yürütülmekte olan bir kampanya bu kadar hızlı büyüdü ve sonuç aldı.
Yazının devamı için lütfen: TIKLAYIN!

1 Temmuz 2010 Perşembe

Müstehcen olan Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi değil, dünyanın en pahalısı olan pasaport fiyatlarıdır.


SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ GÖNÜLLÜLERİ
BASIN AÇIKLAMASI
01.07.2010

Müstehcen olan Evliya Çelebi’nin
Seyahatnamesi değil,
dünyanın en pahalısı olan pasaport fiyatlarıdır.

  • 2011 Evliya Çelebi’nin 400. Doğum yılı, bu yıl UNESCO tarafından Evliya Çelebi Yılı ilan edilirken, Türkiye’de “seyahatnamesi”nin müstehcen bulunarak toplatılmak istenmesi tam anlamıyla bir skandaldır.

  • Müstehcen olan Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi değil, Türkiye’nin yurttaşlarının Anayasal hakkı “seyahat özgürlüğünü” elinden alan dünyanın en pahalısı olan pasaport fiyatlarıdır. 5 yıllık biyometrik bir pasaport dünya ülkelerinde ortalama 50 dolarken, Türkiye’de yapılan %50 indirime rağmen 225 dolardır. Devlet, vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi karşılığında yüksek harçlar isteyerek Anayasal hakkımızı çiğnemektedir. Dünyanın en pahalı pasaportlarını kullanmak zorunda bırakılan Evliya Çelebi’nin Torunları, şimdi de tüm dünyada temel bir kaynak kitap olan “seyahatnamesi”nden yoksun bırakılmak istenmektedir.

  • Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’ndeki sergide daha geçen ay "insanlık tarihinde kültürler ve medeniyetler arasında köprüler kurulmasına en önemli katkıda bulunan ve öncü rol oynayan" 20 kişi arasında sayılan Evliya Çelebi’ye daha çok sahip çıkması gerekenlerin, bir klasik olan kitaplarını toplatmak istemesini biz “düşünce özgürlüğü” kadar “seyahat özgürlüğü”nü de yok sayan bakış açılarının bir buluşması olarak görüyoruz.

  • Türkiye’de seyahat özgürlüğümüzü geri kazanmak için mücadele eden “seyahat özgürlüğü gönüllüleri” olarak, 2011 Evliya Çelebi yılı arifesinde “seyahatnamesi”ne yönelik bu mesnetsiz ve haksız “müstehcenlik” suçlamalarını şiddetle kınıyoruz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

28 Haziran 2010 Pazartesi

On5yirmi5.com "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"ne destek verdi!

Gençlik sitesi on5yirmi5.com sitesinin editörlerinden Pınar Yıldız "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" bloğumuz ve yürüttüğümüz kampanya ile ilgili olarak geçen hafta benimle bir röportaj yapmıştı. 


Bugün röportajı çok güzel bir içerik ve tasarımla sitelerinde yayınladılar. www.on5yirmi5.com sitesine kampanyamıza ana sayfalarından özel bir röportajla verdikleri destek için tüm Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri adına çok teşekkür ederim.


Röportaj şöyle başlıyor:

Dünyanın en pahalı pasaportunu kullandığımızı biliyor musunuz? Evet pahalı, üstelik diğer ülkelerle arada uçurumlar olan fahiş bir fiyatta! Peki bu neden böyle? Seyahat etmek bizim en doğal ve anayasal hakkımız olduğu halde, fahiş  fiyatlarla bu özgürlüğümüz neden kısıtlanıyor?Evliya Çelebi gibi dünyanın en önemli seyyahından birinin torunları olarak bu kadar pahalı bir pasaportu kullanmamız, üstelik bunun farkında bile olmamız biraz tuhaf değil mi? 
İşte hem bu trajik duruma bir dur demek hem de toplumsal farkındalık yaratmak için O. Suat Özçelebi Mart 2010 tarihinde "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı blog ve Facebook grubu kurar. Bu blog üzerinden başlayan kampanya çığ  gibi büyür ve seslerini yetkililere duyurmayı başarırlar. Öyle ki internette başarılı olmuş tek somut örnektir bu kampanya! Çünkü kısa bir zaman önce pasaport fiyatları yüzde 50 indirilir. Ancak bu indirime rağmen Türkiye'deki pasaport  fiyatları hala dünyanın en pahalı pasaportlarıdır. Seyahat özgürlüğü gönüllüleri durmazlar ve bu ücretler, dünya ortalaması olan 50 dolar düzeyine indirilmesini talep ederler.
İşte biz de bu çağrıya kulak verdik ve okuyucularımızı konuyla ilgili bilginlendirmek için kampanyanın sorumlusu O.Suat Özçelebi ile bir röportaj gerçekleştirdik. İşte pasaport ve pasaport zamları hakkında herşeyi konuştuğumuz ve sizi  şaşkına uğratacak bilgilerin bulunduğu röportajımız...
Röportajın tümüne, On5yirmi5.com sitesine ulaşmak için lütfen: TIKLAYIN!

17 Haziran 2010 Perşembe

Evliya Çelebi'nin Torunlarıyız...

2011 yılı UNESCO tarafından Evliya Çelebi Yılı ilan edildi. 


Dünyanın en ünlü seyyahlarından biri olan Evliya Çelebi 50 yıl süreyle Osmanlı topraklarını gezmiş ve gördüklerini Seyahatnâme adlı eserinde toplamıştır. 


Dünyanın en ünlü gezginine sahip bir ülkeye, dünyanın en pahalı pasaportları hiç yakışmamaktadır. 


Hepimiz, Evliya Çelebi'nin "torunları" olduğumuzu unutmamalıyız. 2011 Evliya Çelebi yılı da hükümetin yüksek "pasaport harçlarıyla" ilgili atacağı adımlarda bir vesile ve dayanak oluşturacak güçtedir. Bizim devletimiz de bu harçlara bir son vererek, tüm dünyada olduğu gibi 5 ve 10 yıllık biyometrik pasaportlara yurttaşlarının makul ücretlerle ulaşmasını sağlayabilir.


Böylece yüksek pasaport harçlarıyla elimizden alınan Anayasal hakkımız çiğnenmemiş, yurttaşlarımızın seyahatlerinin önündeki birincil engel de ortadan kaldırılmış olur.


2011 yılı UNESCO Evliya Çelebi Yılı, tüm yurttaşlarımıza, seyahat özgürlüğü mücadelesine gönül veren herkese kutlu olsun!


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Onur Cantimur'a Evliya Çelebi grafik çalışması için de teşekkür ederiz.