Suat Özçelebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Suat Özçelebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2021 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü Bilançomuz Yine Ağır!

 İlkini geçen yıl yayınladığımız seyahat özgürlüğü bilançosunu 2021 yılında da güncelledik. Aslında olumluya doğru bir değişim olduğu söylemek maalesef mümkün değil. Türkiye’de insanlar hala seyahat özgürlüğü konusunda dünyada birçok ülkede eşi benzeri olmayan sorunlarla karşı karşıya. Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak 11 yıldır hem bu algıyı değiştirmek hem de kamu otoritesinin ciddi değişiklikler yapması için kampanyalar yapıyoruz, sorunları duyurmaya çalışıyoruz.Temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğü” konusunda 2021 yılında da Türkiye’de maalesef bir ilerleme kaydedilemedi.

Yurtdışı Çıkış Harcı

Dünyada sadece özel yasasıyla birlikte Türkiye’de olan bir uygulama. (Başka ülkelerde turistler dahil özellikle uçak biletlerine giydirilerek herkese uygulanan çıkış harçlarından farklı bir uygulama)

7 yaş üzerinde olan bazı istisnalar dışında tüm yurttaşlarımızın yurt dışına çıkarken ödedikleri bir harçtır. 15 lira idi, 50 liraya çıkarıldı. Cumhurbaşkanının 150 liraya kadar artırma yetkisi var.

Pasaport

T.C. pasaportu Dünyanın en pahalı pasaportu ünvanını döviz kurundaki oynamalar nedeniyle Avustralya pasaportuna devretti. Şu anda dünyada 2. En pahalı pasaport. Ancak asgari ücret karşılaştırması ile birlikte ele aldığımız zaman dünyanın açık ara en pahalı pasaportu. 10 yıllık pasaport tam 1.265,40 TL.

Pasaportumuzun dünyada eşi benzeri olmayan özellikleri var:

Her yıl otomatik olarak zamlanan dünyanın tek pasaportu. Özel yasa gereği her yıl ekim ayında yeniden değerleme oranında zamlanıyor.

Pasaportlarımız Darphane’de basılıyor ve maliyeti sadece 8,26 lira (2018) ve biz 150 katı ücret ödüyoruz.

24 yaşın altındaki öğrenciler sadece defter ücreti ödeyerek, 160 liraya pasaport sahibi olabiliyorlar. Ancak öğrenci olmayan tüm çocuklarınız için 5 yıllık pasaporta 10 yıllık pasaport ücreti ödemek zorundasınız.

Dünyanın birçok ülkesinde yaşlılar için (+65 yaş) pasaport ücretleri indirimli Türkiye’de bu da uygulanmıyor.

Çipli pasaporta geçildikten sonra pasaport sayfa sayısı 64 olarak korunmuştu, fakat son 2 yıldır pasaportların sayfa sayısı yarıya yakın düşürüldü. Artık 38 sayfa. Yani daha hızlı dolacak ve tekrar ücret ödemek zorunda kalacağız.

Yeşil Pasaport Ayrımcılığı

Dünyada 3 çeşit, Türkiye’de 4 çeşit pasaport var. 4. pasaportun adı Hususi (Yeşil) pasaport, devletin bürokratları ve ailelerine vize ve harç için sağladığı bir imtiyaz. Ancak yaklaşık 1,5 milyon kişinin kullandığı bu imtiyaz yurttaşlar arasında ayrımcılık yaptığı için Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesine açık bir şekilde aykırıydı. Şimdi bu ayrıcalık artırıldı, belli ihracat koşullarını yerine getiren şirketlere, iş adamlarına ve son olarak belli bir süre görev yapmış avukatlara da veriliyor.

Sayıları gittikçe artan ve sadece 160 lira defter ücreti ödeyen, harç ödemeyen yeşil pasaportlular açık bir eşitsizliğe imza atıyorlar.

Özellikle son aylarda ortaya çıkan gri pasaport skandalları nedeniyle “yeşil pasaport” için de bazı kısıtlamalar getirilmesinden söz ediliyor.

Vize Sorunları

Avrupa Birliği (AB) haksız vize uygulamalarını ve yüksek vize harçlarını sürdürüyor. Giriş kapılarında ve konsolosluklardaki kötü muamele ve keyfi vize vermeme tutumunda belli bir iyileşme olsa da maalesef bu uygulamalar da sürüyor. Hala vize işlemlerinde defalarca vize almış kişiler için bile gereksiz bir bürokrasi ve evrak yığını ile insanlar adeta bezdirilmeye, caydırılmaya çalışılıyor.

Geri Kabul Antlaşması ve ardından yürürlüğe gireceği belirtilen “vize muafiyeti” hala bir hayal olarak duruyor. 60 Euro olan schengen vize ücreti 2020 yılında Avrupa Komisyonu tarafından 80 Euro’ya çıkarıldı. Ayrıca vize işlemlerini yapan bürolar 20 Euro daha alıyorlar. 4 kişilik bir ailenin AB seyahati ulaşım, konaklama ücretleri hariç toplam vize ücreti 320 Euro’yu buluyor. Temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğü, Ankara Antlaşması’yla tanınmış ve işletilmeyen “Vizesiz Avrupa” hedefleri, bugün AB için Türkiye ile siyasi bir pazarlık konusuna indirgenmiş durumda.

Pandemi nedeniyle vize aldığı halde bunları kullanamayan kişilerin vize ücretlerinin iadesi ya da aynı sürelerle yeni vizeler verilerek bu haklarının güncellenmesi ile ilgili de hiçbir şey yapılmadı. Vizeler yandığı ile kaldı.

Aşı Pasaportu

Pandemi ile birlikte vizelerle ilgili yeni başlıklar ve yurttaşlarımızdan bürokratik farklı talepler beklenmesi sürpriz olmayacak. Örneğin kimi AB ülkelerine girmek için 2 doz aşı ve 14 günlük karantina yaşamamak için 48 saat içinde yapılmış Covid-19 testi şu anda birçok ülkede uygulanıyor.

AB ülkeleri çift doz Biontech aşısı olmuş kişileri kabul ederken İngiltere kırmızı listeden yeni çıkardığı Türkiye için çift doz Biontech aşısı olsanız bile gittiğiniz adreste 10 gün karantinayı zorunlu kılıyor.

Dünyada ABD dahil birçok ülkede pandemi ve aşı uygulamaları ile seyahat kuralları değişiklik gösteriyor. Seyahatinizi planlamadan önce güncel bilgilere ulaşmak çok önemli.

Örneğin Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin bütün güncel seyahat kuralları ve aşı ile ilgili bilgileri “Reopen EU” (https://reopen.europa.eu/en) adlı internet sayfasından edinebilirsiniz.  Bu kuralların ülke bazlı olarak sık sık değiştiğini tekrar hatırlatıyorum, kontrol etmeyi unutmayın.

NYXmag dergisindeki yayın linki için lütfen TIKLAYIN!

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Sözcü Gazetesi'nde...

Seyahat özgürlüğü önündeki engellerle ilgili farkındalık çalışmalarımızı sosyal medya ağırlıklı sürdürüyoruz. Seçimler öncesinde siyasi partilere tüm "seyahat özgürlüğü" engellerini ortaya koyduğumuz açık bir mektup yayınladık, sosyal medya üzerinden ulaştırdık. Ayrıca bu yönde daha kitlesel mecralara da derdimizi, taleplerimizi taşıyoruz. Bu çerçevede Sözcü Gazetesi'nin internet sitesinde "Müşteri değil Yurttaşız!" adıyla bir söyleşimiz yayınlandı. Eser Akgül'ün gerçekleştirdiği söyleşi de ayrıca Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri de tanıtıldı:

Pasaport fiyatları ile ilgili olarak Sözcü’ye konuşan “Seyahat Özgürlüğü” gönüllülerinden Suat Özçelebi, pasaport ücretleri ile ilgili 2010 yılından beri mücadele ettiklerini söyledi. Her sene yapılan otomatik zamların yurtdışına çıkışı “engellemek” anlamına geldiğini ve bunun açık bir biçimde Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Özçelebi; bu ücreti “harç” değil “haraç” olarak tanımladı.

İşte Özçelebi’den Türkiye’nin “seyahat karnesi” ile ilgili ilginç tespitler…

Özgürlük kavramı ile her geçen gün sıkıntı yaşayan bir ülke için “seyahat özgürlüğü” ne ifade ediyor? Bu özgürlüğün önündeki engeller neler?

Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. Hem İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde, 13. maddede hem de Anayasamızda 23. maddede güvence altına alınmıştır. Ancak ülkemizde bir temel hak olduğu yöneticiler tarafından da halk tarafından da bir türlü anlaşılamıyor. Keyfi bir biçimde engellenebilmekte, kullanılmasının önüne rahatlıkla maddi engeller, idari kararlar dikilebilmektedir.

Bugün bu parka girilmesini yasakladık, şu vapur seferlerini kaldırdık, şu saatten sonra metroya binemezsiniz. Eğer paranız yoksa sadece bir kimlik belgesi olan pasaportu kendinize ve çocuklarınıza alamazsınız. Şu meydana gidemezsiniz, hatta evinizin sokağından çıkamazsınız düzeyine bile vardı. Bakın “yurt dışı çıkış harcı” dünyada bunun da bir benzeri yok. Tamamen bir eziyet, 15 lira alacağım diye sizi kuyruklarda süründürüyor devlet. İnsan kendi ülkesinden çıkarken, çıkıyorum diye harç öder mi? Biz “haraç” diyoruz buna. Seyahat özgürlüğü bütün bu durumları da hep birlikte ele alacak bir biçimde Türkiye’de yeniden gündeme gelmeli ve engeller tartışmaya açılmalıdır. Hem yasal mevzuat hem de Anayasal düzeyde. Yani kendi kendimize koyduğumuz “vizeleri” bir kaldıralım önce.

Bir de ülkemize uygulanan yurt dışı vizeler boyutu var, özellikle Avrupa Birliği ülkelerince. Yüksek harçlar, gümrük kapılarında , konsolosluklarda kötü muamele, acayip bürokrasi, bunlar da seyahat özgürlüğümüzün önündeki temel engeller arasında.

“PASAPORT SADECE KİMLİK BELGESİDİR”

Türkiye’de pasaport konusunda uygulanan politikalar hakkında bilgi verir misiniz? Vatandaşlar nelerin farkında değil?

Pasaport bir kimlik belgesidir. Sadece bir kimlik belgesi, yurt dışında kullandığımız ve devletin bize vermek zorunda olduğu bir belge. Ancak devlet bize diyor ki yurt dışına çıkacaksan bana harç ödeyeceksin. Peki öderim , ne kadar.? Pasaport ücretinin 5 katı!!! Niye? Buna bir yanıt yok, 5 yıldır somut bir yanıt alamadık. Sürekli soruyoruz, özellikle bundan sorumlu olan Maliye bakanına, Niye? Dünyada böyle bir uygulama yok. Dünyada pasaport ücretlerini ortalaması 60 dolar. Türkiye’de 250 dolar. Niye? Yanıt yok. Biyometrik Pasaportun çipi, defteri dahil toplam maliyeti 15-20 lira. Bize 588 liraya yatılıyor. Niye? yine yanıt yok. Konuyla ilgili 2010 yılında 4 ay süren bir kampanya yaptık. Pasaport ücretinin o zaman %50 düşmesinde çok etkili olduk. Herkes çok sevindi. Bir şeyin ücreti düşürülebiliyormuş diye. Ancak o günden bu yana indirim neredeyse ortadan kalktı, pasaport eski fiyatına gelmek üzere. Çünkü yine dünyada olmayan bir uygulama var Türkiye’de, her yıl pasaport otomatik zamlanıyor. Değerli kağıt yasasına tabi, her yıl yeniden değerleme oranında zamlanıyor.

”MÜŞTERİ DEĞİL YURTTAŞIZ”
Pasaporta her sene uygulanan otomatik zamlar hakkında neler söylersiniz?

Otomatik zam, dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bazen %15 bile zamlandığı oluyor. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesine, sanki yurt dışına çıkmasınlar diye her yıl zam yapıyor. Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak kullandığımız bir slogan var. “Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşıyız” diye. Müşteri gibi görülmekten bıktık, yurttaşlık hakkımız olan pasaportun 82,5 lira olan gerçek ücretine geri çekilmesini ve üstündeki 505 liralık harcın kaldırılmasını istiyoruz.

Türkiye “geri kabul anlaşmasını” imzaladı. Vizesiz dolaşım hakkının yürürlüğe girmesini bekliyoruz. Bu süreçle ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?

Geri kabul anlaşması konusunda süreç çok yavaş işliyor. Sürekli bitmeyen bir 3 yıl var. Devlet yetkililerinin ağzından 2 yıldır, “3 yıl sonra AB vizeleri kalkacak” sözü duyuyoruz. Bu uygulanması çok zor bir anlaşma; Türkiye kaçak göçmenleri geri kabul edecek, ama onları kaynak ülkelere nasıl yollayacak, burada nerede tutacak? Bunun milyarlarca avroluk maliyetlerini nasıl karşılayacak, her aksaklıkta vizeler bir konacak bir kalkacak mı? Bu anlaşma ile bir yere ulaşılması mümkün değil, Türkiye ödün vermeksizin Ankara antlaşması ile elde ettiği hukuki kazanımın “serbest dolaşım” hakkının peşinden gitmelidir. AB bu kazanımı bulandırmak için Geri Kabul Antlaşması ve vize bağını kurmuştur. Bugün Avrupa Parlamentosu, Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarına bile Schengen Bölgesi’nde vizesiz seyahat hakkı tanımıştır, bu idari bir karardır, Türkiye bu hakkı 50 yıllık AB sürecinde zaten kazanmıştır. Bu hakkı gölgeleyecek hiçbir anlaşma içinde olmamalıdır.

“2 ÇOCUKLU BİR AİLENİN PASAPORT BEDELİ: 2 BİN 500 LİRA”

Davutoğlu’nun yurt dışındaki vatandaşlara pasaport harçlarının 100 euro ya düşürme vaadi hakkında ne düşünüyorsunuz? Neden Türkiye’de yaşayan vatandaşlar için beyannamelerinde böyle bir ibare yok sizce? Partilerin seçim beyannamelerinde pasaport harçları ile ilgili bir vaad olmamasına neler dersiniz?

Biz bütün seçim beyannamelerini inceledik, CHP’nin yurtdışındaki Türklerle ilgili bir vaadindeki üstü kapalı ima dışında, kimse seyahat özgürlüğünün önündeki engellerin, sıkıntıların farkında bile değil. Bilmiyorlar ve ilgilenmiyorlar. İnsanların yurt dışına çıkmalarının önünde pasaport harçlarının bir duvar ördüğünün farkında bile değiller. Kimse dışarı çıkmasın, dünyayı görmesin istiyorlar her halde.

Biz beyannamesini incelediğimiz tüm partilere sosyal medya üzerinden açık bir mektup yolladık. Ve bloğumuzda, sosyal medya hesaplarımızda yayınladık. Daha önce de imza kampanyaları ile bu konuyu sürekli gündeme getirdik, hala da gündemde tutmaya çalışıyoruz.

Ak Parti’nin beyannamesinde de aslında indirim vaadi yok, şimdi yurtdışındaki vatandaşlarımız oy kullanacak diye Davutoğlu, uzun yıllardır bizim de gündeme getirdiğimiz, gurbetçilerin çok yakındığı bu konuyu mitingde dile getirdi. Bence 100 euro bile yüksek. Çünkü AB’de ortalama 60 euro düzeyinde pasaportlar.

Bakın size basit bir hesap yapayım, 2 çocuklu bir aile yurt dışına bir turla tatile gitmeye karar verdiği zaman ilk aklına konaklama ve ulaşım gelmiyor. Önce nasıl pasaport çıkaracağız diye düşünüyor. 4 kişilik bir aile önce 2.500 liraya yakın pasaport, harç masraflarını ödemek zorunda. Buna 60’ar euro vize harçları, yol, konaklamayı da ekleyin. İnanılmaz bir bütçe çıkıyor ortaya.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri kimdir?


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Mart 2010 tarihinde yüksek pasaport harçlarına karşı internette “seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” adlı blog etrafında biçimlenmiş ve yürüttüğü etkin kampanyalarla 20 Haziran 2010 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından gerçekleştirilen pasaport ücret ve harçlarında yapılan %50 indirimin gerçekleşmesinde büyük rol oynamıştır. Kampanya “Sosyal Ağda bir başarı öyküsü: Seyahat Özgürlüğümüzü geri istiyoruz” adıyla 2010 yılında 27. Ulusal Bilişim Kurultay’Ina, 2014 yılında “Sivil Sesler Festivali”ne davet edilmiş ve “seyahat özgürlüğü-insan hakları” temaları konusunda çalışmalarını anlatmıştır. “Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşıyız!”, “seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır” sloganlarıyla yola çıkan ve sosyal medyada binlerce yurttaşın desteğini alan sivil bir inisiyatif/topluluk olarak, hedefini ve ilgi alanlarını diğer seyahat özgürlüğü engelleri üzerine de yaygınlaştırmıştır: “Vizesiz Türkiye, Vizesiz Avrupa, Vizesiz Dünya, Herkese Seyahat özgürlüğü” hedefleri için uğraş vermektedir. Tamamen sosyal ağda örgütlü olan inisiyatif son 5 yılda sosyal paydaşları ile dayanışma içinde sosyal ve geleneksel medya araçlarını kullanarak gerçekleştirdiği etkinliklerle başka mevzi başarılar da kazanmıştır. Geçen yılkilerden bazı örnekler: “Bu sefer olmaz” kampanyası ile TBMM’ye yönelik yurt dışına çıkış harcı zammını Plan Bütçe komisyonunda engelledik; Boğaz Köprüsü geçişleri bedavayken toplu taşıma 2 bileti tek bilete düşmesinde itici güç olduk; TCDD’nin yolcu bileti alımında kadın ayrımcılığına yol açan bir uygulamasının sonuçlanmasında etkili olduk… Sırtçantalılar Topluluğu, gezginler ve diğer sosyal paydaşlarla birlikte sürekli kampanyalar yaparak seyahat özgürlüğü sorunları ve hak ihlalleri ile ilgili farkındalık yaratmak ve toplumun duyarlılılarını artırmak için uğraş veriyoruz. Güncel kampanyalarımızdan bazıları: “Dünyanın en pahalı pasaportunu istemiyoruz.” “Otomatik pasaport zammına son” ve “Yurt dışı çıkış harcını sıfırlayın sayın Başbakan” “Ömür ve Aile Boyu Diplomatik Pasaporta Hayir!”

Söyleşiye ulaşmak için lütfen TIKLAYIN!

8 Temmuz 2013 Pazartesi

#Pasaporta513TLVEREMEM Kampanyamız Habertürk'te!

#Pasaporta513TLVEREMEM Etiketiyle Twitter ağırlıklı olmak üzere sosyal medyada sürdürdüğümüz kampanyamıza Habertürk yer verdi. 

‘Otomatik olarak zamlanan tek pasaport bizimki’


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri grubunun kurucusu Suat ÖZÇELEBİ:

TÜRK pasaportu dünyanın en pahalı pasaportu. Türkiye nüfusu 76 milyon ama sadece 7 milyon insanın pasaportu var. Asgari ücret 801 lira, pasaport 513 lira. Bu insanlar gezmesinler mi? Şu anda Twitter’da “Pasaporta 513 lira veremem” etiketiyle kampanya yapıyoruz. 3 yıl önce kurulduk ve yaptığımız kampanya ile Haziran 2010’da pasaport fiyatlarını yüzde 50 düşürttük. Fakat dünyada otomatik zamlanan tek pasaport Türk pasaportu. Çünkü değerli kâğıt olduğu için her yıl yeniden değerlenme oranında zamlanıyor. Pasaportun ücreti aslında 72 lira, gerisi harç. Fahiş pasaport ücreti insanların seyahatini engelliyor. Seyahat özgürlüğüne göre Anayasa ihlali söz konusu. Talebimiz, bu ücretin dünya ortalamasına çekilmesi ve otomatik zam kıskacından çıkarılmasıdır.

Haberin diğer ayrıntılarını okumak için lütfen TIKLAYIN!


Lütfen fotoğrafı büyütmek/okumak için üstüne tıklayın!

28 Haziran 2013 Cuma

ATLAS Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerini tanıttı.

ATLAS Dergisi Temmuz 2013 sayısında Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri'ni tanıttı. Hareketin kurucusu O. Suat Özçelebi ile yapılan röportajda bugüne kadar yaptığımız ve şu anda süren kampanyalarımız, hareket hakkında bilgiler yer alıyor.

Röportajda Türkiye'nin seyahat özgürlüğü açısından içinde bulunduğu "temel insan haklarına" aykırı durumu örnekleriyle gösteren Özçelebi, dünyanın en pahalı pasaportundan, yurt dışına çıkış harcına, yeşil pasaport ve ömür boyu diplomatik pasaport girişimleriyle yaratılan ayrımcılığa kadar birçok konuya değindi.

Bloğumuz, sosyal medyadaki etkinliklerimiz, bize katılmak isteyenlerin ulaşabileceği adresler gibi birçok bilginin yer aldığı röportaj, yılbaşından beri sürdürdüğümüz "Otomatik pasaport zammına hayır!", "Sıfırlayın Sayın Başbakan!" ve "Böyle eşitsizlik olur mu?" konulu kampanyaları da duyurdu.


Röportajı ayrıntılı okumak için lütfen fotoğrafın üzerine tıklayınız!

16 Mayıs 2013 Perşembe

Ömür boyu diplomatik pasaport anketi Alman Radyosu'nda

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri'nin Facebook'ta yaptıkları "milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesini doğru buluyor musunuz?" anketinin sonuçlarını Alman Radyosu'nda Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Suat Özçelebi değerlendirdi.

Radyo programında hem anket sonuçlarını, hem de milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesinin sakıncalarını, Anayasamızın kanun önünde eşitlik ilkesine nasıl aykırı olduğunu paylaştık.

7 Mayıs 2013 Salı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e Açık Mektup

Sayın Cemil Çiçek
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı - Ankara

Medyaya yansıyan, Türk Parlamenterler Birliği öncülüğünde, TBMM'de temsil edilen tüm partilerin görüşleri hazırlanarak oluşturulduğu, vekillere tanınan tüm hakların tek bir yasa içinde birleştirilmesinin öngörüldüğü iddia edilen bir yasa teklifi üzerine size bu mektubu yazıyoruz.

Hürriyet Gazetesi'nin 18. Nisan. 2013 tarihli nüshasındaki haberde, yasa teklifinde, vekillerin halen sadece görev süreleri boyunca kullandıkları diplomatik pasaportu emekli olduktan sonra da ömür boyu kullanabilmelerine imkan sağlayacak hakları içerdiği yer almaktadır.

Biz "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri" ve "Sırtçantalılar Topluluğu" üyeleri olarak bu tür bir düzenlemenin Anayasamızın 10. bölümünde düzenlenen "kanun önünde eşitlik" ve 10. maddesinin "hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz" hükmünü içeren fıkrasına açık biçimde aykırı olduğunu düşünüyoruz.

Sayın Başkan,

Aslında yine bir imtiyaz ve ayrımcılığa yol açan "yeşil pasaport" uygulamasının daha da ileri bir düzeyi olan "ömür boyu diplomatik pasaport" hakkının mevcut eşitsizliği daha yüksek bir düzeye taşıyacağına inanıyoruz.

Millet, yüksek pasaport, vize harçları , yurt dışına çıkış harçları ile Anayasal ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü"nü açık bir biçimde elinden alan vergi ve engellerle boğuşurken, vekillerimizin kendilerine ömür boyu "seyahat" güvencesine almaya çalışmaları sadece ayrımcılık, eşitsizlik değil bir o kadar da adaletsizlik anlamına gelmektedir.

Sayın Başkan,

Bu kanun teklifi girişimiyle, milletin sorunlarını çözmeyi, önündeki engelleri kaldırmayı, haksız harç, vize ve diğer uygulamalara son vermeyi temel öncelikleri görmesi gereken vekillerimizin, bunu tamamen unuttukları, kendilerini "güvence" altına almaya çalıştıkları gibi bir izlenim doğmaktadır. Bu en başta milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin itibarını ve saygınlığını gölgeleyecek bir durumdur.

Vekillerimizin millete hizmet yolunda "görevlerini gerçekleştirirken", Anayasal ilkeleri göz ardı etmeden her türlü hak ve önceliğe sahip olmaları gayet tabii iken, bu yasa teklifi girişimi Türkiye'de bir kast sistemi varmış gibi bir izlenim de yaratmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere bugün dünyada 100'e yakın ülkeye vize ile gitmekte, vize harcı ödemekte daha da önemlisi bu süreçte konsolosluklarda ve gümrüklerde bin bir eziyet çekmektedir. Kendi ülkesinde dünyada ortalama 60 dolar düzeyinde olan 10 yıllık biyometrik pasaport için dünyanın en pahalı pasaport ücreti olan 280 dolar ödemektedir. Dünyada eşi benzeri olmayan yurt dışına çıkış harcı da kendi yurttaşlarımıza koyduğumuz bir tür vizedir.

Bütün bu gerçekler milletvekillerimizin görevleri sona erdikten sonra bile kendileri ve aileleri için ömür boyu diplomatik pasaport arzusu, asıl çözmeleri gereken sorunlar orta yerde dururken onları göz ardı ettikleri, milletin derdinden koptuklarını da göstermektedir.

Sayın Başkan,

Bu konuda sosyal medya aracı Facebook'da kısa süreli bir anket yaptık. Şu soruyu sorduk:
Milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesini doğru buluyor musunuz?
Ankete 273 kişi katıldı. Sonuç şöyle oldu: Evet 3 ; Hayır 270...

"Evet" veren 3 kişinin de yukardaki linki ve yorumlarını incelediğiniz zaman aslında bir anlamda "hayır " dediklerini görebilirsiniz. Yani ankete katılan yurttaşlarımızın aslında %100'ü bu yasa teklifine ve uygulamaya karşı.

Parlamenterler Birliği tarafından sunulan bu önerilerin henüz bir Kanun teklifi halini almadığını, partiler arası bir uzlaşma arandığını TBMM'den öğrendik. TBMM'nin Başkanı olarak bu teklifin Anayasamızın eşitlik ilkesine uygun olarak hazırlanması için desteğinizi ve eşitsizliğe yol açacak maddelerin ilgili komisyonlarda tekliften çıkarılmasını sağlayarak Meclis'in ve vekillerimizin saygınlığını korumak için her türlü girişimde bulunmanızı istiyoruz.

Bu gerçekleşmediği taktirde Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak tüm haklarımızı kullanacağımızı ve yasalaşması halinde bu yasayı iptal ettirmek için her türlü hukuksal girişimde bulunacağımızı bildiririz.

Saygılarımızla,

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri                            Sırtçantalılar Topluluğu

O. Suat Özçelebi                                                  Onur İnal
Seyahat Özgürlüğü Gönülleri Sözcüsü                      Sırtçantalılar Topluluğu Sözcüsü

21 Ocak 2013 Pazartesi

"Seyahat Özgürlüğü" İzmir Life dergisinde...

İzmir Life dergisi Ocak 2013 sayısında "seyahat özgürlüğü"ne, mücadelemize ve bloğumuza geniş yer ayırdı. Elif Aydoğdu'nun Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü O. Suat Özçelebi ile yaptığı söyleşi "Seyahat özgürlüğümüzü istiyoruz, dünyanın en pahalısı Türk pasaportu" başlığıyla yayımlandı. 

Dergide hem "seyahat özgürlüğü" hareketinin nasıl başladığına, hem yürüttüğümüz kampanyalara hem de Türkiye'de ve dünyada pasaport ücretleri, vize ve diğer engeller açısından yurttaşlarımızın durumuna ayrıntılı olarak yer verildi. 

Özçelebi söyleşide şu görüşlere yer verdi: "Dünya’daki hiçbir ülkede pasaport ‘değerli kağıt’ olarak tanımlanmıyor. Bizim değerli kağıtlar kanunu diye bir yasamız var. Bir de harçlar yasası var. Her yıl değerli kağıtlar Eylül ya da Ekim ayındaki endekse bakılarak o endeks oranında zam görür diye bir ibare var. Bu nedenle de her yıl pasaportun fiyatı artıyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir şey yok. Pasaport basit bir kimlik belgesi, sadece devletin kişiye vermekle yükümlü olduğu bir kimlik belgesi. Yani daha yurtdışına çıkmadan vatandaş önce devlete vize ücreti öder gibi yüklüce ücretler ödüyor."


Özçelebi söyleşinin sonunda şunları dile getirdi: "Yıllardır söylüyoruz, devlet vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini, onlara fahiş bir ücretle satarak "müşteri" muamelesi yapamaz."

4 sayfalık söyleşiyi, maalesef internet linki olmadığı için sizlere tümüyle aktaramıyorum. Dergiye İzmir'de tüm bayilerden ulaşabilirsiniz. 

İzmir Life'ın internet sitesi için lütfen TIKLAYIN!


9 Ocak 2013 Çarşamba

Bir Türk (pasaportu) dünyaya bedel!

Gazeteport.com internet haber sitesinden Cenk Başlamış hem kampanyamızı yazdı hem de Türk vatandaşlarının pasaport çilesine değindi. Başlamış, yazısında "Sorun şu ya da bu iktidar, o ya da bu parti değil, Türkiye’de devletin vatandaşına bakış açısı" olduğunu belirtirken "Vatandaşlar devlet için değil devlet vatandaşlar için var olana kadar maalesef böyle gidecek." dedi.

Yazısında "seyahat özgürlüğü" için harcadığımız çabalara da yer veren Başlamış, şu konulara da değindi:

"Turistik amaçla bir ülkeye gitmek için para gerekiyor gerekmesine ama onun öncesinde ülke içindeki ilk engeli aşmanız, yani pasaport almanız gerekiyor. Eğer uzun süreli bir pasaport almak istiyorsanız ki, aynı parayı iki kere vermemek için normalde yapmanız gereken bu zaten ama bunun için hayli yüklü bir miktarı gözden çıkarmanız gerekiyor.
Bir sivil toplum kuruluşu olan “Seyahat Özgürlüğü” (seyahatozgurlugu.com) çatısı altında toplanan gönüllüler pasaport bedellerinin makul bir düzeye inmesi için çaba gösteriyor. Yılbaşında gelen otomatik zamla 4-10 yıl arası süre için pasaport almak isteyenlerin harç ve defter bedeli olarak toplam 513 lirayı gözden çıkarması gerekiyor. Grubun sözcüsü Suat Özçelebi, yaptıkları bir araştırma sonucu dünyanın en pahalı pasaportunun Türk pasaportu olduğunu öğrendiklerini söylüyor.

Yurtdışına turizm amaçlı gitmek uzun süre zenginlerin ya da maddi durumu iyi olanların tekelinde görüldü. Oysa, seyahat özgürlüğü herşeyden önce her vatandaşın sahip olması gereken temel bir hak. Oysa, insanların önüne 513 liralık pasaport faturası çıkarınca ister istemez en büyük engeli koymuş oluyorsunuz.

Üstelik, daha kısa bir süre öncesine kadar yurtdışına çıkmak için 100 dolar konut fonu ödeyen Türk vatandaşları değil miydi? Gerçi şu anda çok daha azını, 15 lira ödüyoruz ama yurtdışına giderken neden bir para ödememiz gerekiyor, bilen var mı?"


Yazının tümünü okumak için lütfen TIKLAYIN!

7 Ocak 2013 Pazartesi

Hürriyet "otomatik zam" protestomuzu duyurdu.

Hürriyet Gazetesi "otomatik pasaport zammına hayır!" kampanyamızı "seyahat ekinde okurlarına duyurdu: 
"Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ile Sırt Çantalılar Topluluğu, otomatik pasaport zammına son verilmesi için kampanya başlattı."

"Otomatik pasaport zammına gezgin protestosu" başlığı kullanılan haberde kampanya hedeflerimize ve zamma getirdiğimiz temel eleştirilere ayrıntılı yer verildi:

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri’nden Suat Özçelebi T.C. pasaportunun hem dünyanın en pahalı hem de her yıl otomatik olarak zamlanan tek pasaportu olduğunu söyledi. Pasaportun bir “para kapısı” değil, devletin vermek zorunda olduğu kimlik belgesi olduğunu hatırlatan Özçelebi, “Mevcut ücretleriyle dünyanın en zengin 5 ülkesinin (Katar, Lüksemburg, Norveç, Singapur, Brunei – Forbes 2012) toplam pasaport ücretlerini bile geçen T.C. pasaportuna zam yapılmasını hiçbir haklı gerekçeyle açıklamak mümkün değil. 

Seyahat özgürlüğü anayasamız ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’yle güvenceye alınmış temel bir insan hakkı. Devlet bu temel hakkı elimizden alıyor. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu kimlik belgesini onlara satamaz. Her yıl zam yapamaz! Yurttaşlarına, müşteri muamelesi yapamaz” dedi. 

Kampanyada pasaportun, Harçlar ve Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamından çıkarılması gerektiği savunuluyor. Özçelebi, “Dünyada ortalama 50-60 dolar olan bir kimlik belgesi için 275 dolar ödemek istemiyoruz. 4-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının dünya ortalamasına çekilmesini, 50-60 dolara indirilmesini istiyor, zammı kınıyoruz” dedi.


Haber için lütfen TIKLAYIN!

11 Aralık 2012 Salı

13 Nisan 2012 Cuma

Yurtdışı Harcına Zam Yok Ama Yetmez!

Yurtdışı çıkış harcına getirilmek istenen zam geri çekildi ama Seyahat Özgürlüğü Grubu'ndan Suat Özçelebi, yurtdışı harcı ve pasaport ücretlerinin Anayasa'nın güvence altına aldığı seyahat özgürlüğünü engellediğini söylüyor.


Pasaport, vize masrafları zaten yeterince fazlayken bir de havaalanında son dakikada "ayak çıktı" parası niyetine yurtdışı çıkış harç puluna 15 lira vermek her seferinde "Bu ne içindi ki şimdi" sorusunu sordurur. Bu harcı TOKİ'ye ödüyoruz.
2001'de 70 lira olan yurtdışı çıkış harç pulu 2007'de 15 liraya indi; alınan harçlar Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) aktarılıyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Isparta milletvekilli Süreyya Sadi Bilgiç ve dokuz AKP'li vekil, yurtdışına çıkış harç pulunun yüzde 33 zamla 20 lira olmasını teklif etti.

Gerekçe: Gürcistan'a ülkeye yakışmayan davranışlarla gidiyorlar

Teklifin gerekçesinde, 2010'dan beri Gürcistan ile Türkiye arasında sadece kimlik kartı ile geçiş yapılabilmesinden sonra Gürcistan'a çok fazla Türkiyelinin gittiği belirtildi.
"'Bununla ilgili sıkıntılar doğmaktadır. Vatandaşlarımızdan kimlik kartı ile harçsız olarak geçiş kolaylığını suistimal ederek ülkemize yakışmayan davranışlara tevessül edenlere bir nebze caydırıcı etki olması için kimlik kartı ile geçişlerden de harç alınması uygun olacaktır.''
Seyahat Özgürlüğü Grubu ve Sırt Çantalılar Grubu, konuyla ilgili imza kampanyası başlatarak sosyal medyada yurtdışı harcı zammını gündeme getirdi. Milletvekillerine mektup gönderdi.
Teklif kamuoyu baskısıyla geri çekildi. Ama Seyahat özgürlüğü Grubu'ndan Suat Özçelebi, "Zammı geri çekme yetmez. Hala 15 lira yurtdışı harcı duruyor. Bu uygulama Suriye ve birkaç tane antidemokratik ülke dışında hiçbir yerde yok" diyor.

"En pahalı pasaport hala bizde"

Avrupa Birliği (AB) ülkelerine vize ücretleri ortalama 60 euro, 10 yıllık biyometrik pasaport dünyada ortalama 50 dolar, Türkiye'de yaklaşık 250 dolar.
"2010'daki yüzde 50 indirime rağmen en pahalı pasaport hala bizde" diyen Özçelebi, pasaport, vize, yurtdışı harcı bunların hepsinin Anayasa'nın güvence altına aldığı temel bir hak olan seyahat özgürlüğü hakkına aykırı olduğunu söylüyor.
"Pasaport, devletin vatandaşa vermek zorunda olduğu basit bir kimlik belgesi bundan fahiş ücretler istenmesi kabul edilemez. Devlet sanki köprünün başında durmuş, pasaport ve yurtdışı harcıyla insanları tutuyor."

Vize ücretleri 30 euroya düşebilir

26 Nisan'daki AB Komisyonu toplantısı öncesinde Türkiye'ye "kolay vize"nin çerçevesi çizildi; şartlar şöyle:
İşinsanları, sanatçılar, sporcular, gazetecilere 2 ila 5 yıllık vizeler verilecek.Emekliler, gazeteciler, 12 yaş altındakiler, sivil toplum örgütleri ve yöneticileri vize ücreti ödemeyecek. Vize başvuruları 15 günde sonuçlandırılacak. Başvuru reddedilirse nedeni yazılı olarak bildirilecek. Dava açma hakkı olacak.Avrupa'da yaşamış Türkiyelilere vize gerekmeyecek. Vize ücretleri 60 Euro'dan 35 Euro'ya düşecek. 
Bianet'ten Nilay Vardar'ın haberi için Tıklayın!

10 Haziran 2011 Cuma

Panel'de "seyahat özgürlüğü" için yeni kararlar aldık!

ODTÜ İstanbul Mezunlar Cemiyeti'nde "sırt çantalılar grubu"nun düzenlediği "Burasi Türkiye burdan çıkış yok!" adlı toplantıyı çarşamba günü gerçekleştirdik. Katılan tüm Sırt çantalılara ve Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerine teşekkür ederim. Diğer konuşmacı Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukukçusu olarak görev yapan Serkan Köybaşı'ydı. Yurt dışına çıkış harcı ve seyahat özgürlüğünün hukuksal boyutu hakkında oldukça bilgilendirici bir konuşma yaptı.

Ben konuşmamda hem kampanyamızın sosyal ağda nasıl bir gelişim izlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini anlattım, hem de imza kampanyamızın sonucunda geldiğimiz noktayı irdeledim. İmza kampanyasına 3 kamu otoritesinden gelen yanıtları (aslında yanıtsızlıkları:) paylaştım. Son bölümde de bundan sonraki mücadelemizle ilgili neler yapabiliriz ve neler öneriyorum onlara değindim. Oldukça interaktif bir söyleşi oldu.

Vardığımız sonuçları sizler için de özetliyorum. Elbette yine tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinin öneri ve görüşlerine açığız. Katılımınızı bekliyoruz.

Toplantı sonucunda aldığımız ortak kararlar:

1. Evliya Çelebi Seyahat Özgürlüğü İndeksi  ( Her yıl Ekim ayında açıklayacağız, kapsamı dünya ülkelerinin yurttaşlarına seyahat, pasaport ve vize konularında sağladığı avantajlar ve Türkiye'nin de temel verilerini ortaya koyarak, ortak değişkenler üzerinden karşılaştırmalı izlenmesi)
2. "Evliya Çelebi'nin Torunları" konseptiyle yeni bir imza kampanyası organizasyonu ( Bu kez TC kimlik no zorunluluğu getirmeden insanların katılımı önündeki temel engeli kaldırmış olacağız) Yurt dışına çıkış harcı gibi seyahat özgürlüğünü engelleyen her konuda kampanyalar ve ortak çalışmalar.
3. Sosyal ağ ve medya için etkili film ve videolar hazırlamak. ( Bu konuda özgün-yaratıcı tüm fikirlere açığız.)
4. Pasaportun bir kimlik belgesi olarak tamamen ücretsiz olması mevcut harçların indirilmesi veya kaldırılması için bu konuda destek verebilecek tüm siyasi partiler, milletvekilleri ve siyasetçilerle ilişki kurmak.
5. Seyahat özgürlüğü konusunda ulusal ve uluslararası dayanışmayı artırmak, medyada gazeteciler, tüm gezgin grupları ve kişilerle iletişim kurmak, bu konuda çeşitli ülkelerde mücadele veren grup ve STK'larla ilişkiye geçmek. (özellikle Almanya ve İngiltere... Bu konuda da destek bekliyoruz.)

Evet sevgili dostlar, pasaport ücretini % 50 düşürdük ama temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğümüzü" henüz kazanamadık. Mücadeleye devam...

Yeni mücadelenin ilk etkinliği AÇIK RADYO'da pazartesi günü yapacağımız Radyo programı'nda olacak. Ben, Sırt Çantalılar Grubu Kurucusu Onur İnal, programın yapımcısı Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın konuğu olacağız. Herkes Radyo başına:))

31 Mayıs 2011 Salı

TÜM SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ GÖNÜLLÜLERİ DAVETLİ!

SIRTÇANTALILAR GRUBU
2011 UNESCO EVLİYA ÇELEBİ YILI ETKİNLİKLERİ

“BURASI TÜRKİYE BURDAN ÇIKIŞ YOK!”
Türkiye'de Seyahat Özgürlüğü Önündeki Engeller

Konuşmacılar

O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü)
“Pasaport Biyometrik, Ücret Astronomik”

Serkan Köybaşı (Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fak.)
“Yurtdışı Çıkış Har(a)cı”

Yöneten: Onur İnal (Sırtçantalılar Grubu Kurucusu)

8 Haziran 2011, Çarşamba, Saat: 19.00

İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği
Esentepe Mah. Gazeteciler Sitesi Haberler Sok. No:9 Şişli - İstanbul

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ve İstanbul ODTÜ Mezunlar Derneği’nin katkılarıyla
www.sirtcantalilar.com

Yazarlar Sokak girişinde sağ tarafta bulunan 24 saat açık otopark ile; saat 18:00-02:00 arası park saatlerinde uygulanmak üzere sabit 6,00 TL ücret ile anlaşılmıştır. Park sırasında alacağınız belgenin üzerine derneğimizde ya da restoran ve kafemizde kaşe bastırmanız gerekmektedir. Kaşelenen belgeyi otopark çıkışında görevli kişiye geri vererek anlaşmadan faydalanabilirsiniz.

2 Aralık 2010 Perşembe

Otomatik Zamma Karşı Kampanya Başlatıyoruz!



02. 12. 2010

Basın Bülteni

 

Otomatik Pasaport Zammını

kabul etmiyoruz!

 

Sayın Basın Mensupları,

 

Maliye Bakanlığı yılbaşında Pasaport ücretlerine yine zam yapacak. Biraraya gelen yüzlerce seyahat özgürlüğü gönüllüsü olarak her yıl yapılan bu otomatik zammı artık kabul etmiyoruz.


Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, “müşteri” muamelesi yapamaz!

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve “insan hakları evrensel bildirgesi” tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu temel insan hakkını dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %7.7’lik otomatik zammı kabul etmiyoruz. Yıl ortasında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle yapılan % 50’lik indirime rağmen, 360 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 5-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti, zamla birlikte 388 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Yılbaşında gerçekleşecek % 7.7’lik yeni pasaport zammını kınıyor ve geri alınmasını istiyoruz. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyoruz.

Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyoruz. Kamuoyunu www.seyahatozgurlugu.com internet adresinde başlattığımız “seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz imza kampanyası”na katılmaya çağırıyoruz.

Tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Adına
O. Suat Özçelebi
Serdar Temiz
Onur İnal

T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com
Kampanya sitesi: www.seyahatozgurlugu.com

5 Kasım 2010 Cuma

Seyahat Özgürlüğü Kampanyası, Alman Radyosu'nda...

Geçen ay sonunda Alman Radyosu "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" kampanyamıza ilgi gösterdi. Aradılar, randevulaştık, benimle, diğer "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"yle röportajlar yaptılar. 


Alman Radyosu'nda 1 Kasım tarihinde röportajlar yayınlandı. Yayında benimle ve seyahat özgürlüğü gönüllüsü Mehmet Erkan ile yapılan röportajdan bölümler, yorumlar yer alıyor. 


Röportaj sırasında kampanyayla ilgili bir çok soru yönelttiler. Bize internet üzerinden ulaştıklarını, kampanyamızı öyle duyduklarını belirtiler. Dünyanın en pahalı pasaportuna karşı, Türkiye'de "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"nin verdiği mücadeleyi anlattık, imza kampanyamızdan, sloganlarımızdan ve internet-sosyal ağ/medya üzerindeki diğer faaliyetlerimizden söz ettik. Almanya'da zamlı olarak verilmeye çalışılan yeni kimlik kartlarına karşı Alman kamuoyunun da tepki gösterdiğini, onlara neler söylemek istediğimizi sordular, bizim gibi direnmelerini, sonuç alana kadar kampanya yapmalarını istedik!


Bu yayın için Alman Radyosu'ndan  Mehmet Ukşul, Steffen Wurzel / Verena Schwald'a çok teşekkür ediyoruz.  Radyo yayını için lütfen TIKLAYIN!

13 Eylül 2010 Pazartesi

KAMPANYAMIZ BİLİŞİM 2010 KURULTAYI'NDA...


Sosyal medyada başarıyla yürüttüğümüz ve pasaport ücretlerinin %50 indirilmesinde büyük payı olan kampanyamız, "sosyal dönüşüm" temalı 27. Ulusal Bilişim Kurultayı'na davetli. 

22-25 Eylül tarihlerinde RIXOS GRAND ANKARA'da gerçekleştirilecek Bilişim 2010'da "Sosyal Ağda bir başarı öyküsü: Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz!" adıyla bir sunuş yapacağım.

Kampanyamıza destek veren tüm "seyahat gönüllülerini" davet ediyorum. 

Program ayrıntıları burada: Lütfen tıklayın!


23. Eylül. 2010 Perşembe /RIXOS GRAND ANKARA
Sosyal Ağda bir başarı öyküsü: Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz!" 
12.00-12.45
Premium 2 salonu

Blogger’da O. Suat Özçelebi tarafından kurulan bir blogla başlayan, en büyük sosyal ağ Facebook’da gelişen ve büyüyen bir kampanya öyküsüdür anlatacağımız… “Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz”, sloganıyla başlayan kampanya, önce yüzlerce sonra binlerce kişinin desteğiyle sosyal ağda büyüdü, 4 ay gibi kısa bir sürede, sanal ortamda ve medyada kamu otoritesine yönelik yürütülen bilinçli eylemlerle sonuç aldı. Dünyanın en pahalı pasaportunu 500 dolara yurttaşlarına satan devlet, pasaport ücretinde ve harçlarında  %50 indirime gitti. İnternet ortamında konuya ilgi ve duyarlılık göstererek bir araya gelen dünyanın birçok ülkesinden binlerce Türk vatandaşı ortak hareket ederek, hükümete indirim yaptırmayı başardı. Türkiye’de tamamen bir sosyal ağda gelişen ve kısa bir sürede somut sonuç alan ilk kampanya oldu. Şimdi hedefleri T.C. pasaportunun ücretini dünya ortalaması olan 50 dolar düzeyine indirtmek. Geleneksel medya kadar, sosyal medyanın ve ağların sunduğu iletişim olanaklarını kullanarak kampanyalarını sürdüren “Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri”nin kampanya stratejileri, sanal ortam için geliştirdikleri taktikler ve iletişim deneyimlerini bu “öyküde” ayrıntılarıyla bulacaksınız.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü "Sırtçantam" gezi dergisinde


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Onur İnal "sırtçantam" adlı gezi kültürü dergisi için "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı kampanyamızı anlatan bir yazı kaleme aldı:




‘Evliya Çelebi’nin Torunları 

Seyahat Özgürlüklerini Geri İstiyor’

Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi için herşey, bir gece rüyasında Hz. Muhammed'i görmesi ve ondan “şefaat ya Resulallah” diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp “seyahat ya Resulallah” demesiyle başlamış. Peygamberden ona gönlünce gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini düşünen Çelebi ömrü boyunca da gezmiş.

2011 yılında 400. doğum yılını kutlayacağımız dünyaca ünlü seyyahımız Evliya Çelebi'yi UNESCO ‘Man of the Year' yani ‘yılın şahsiyeti' ilan etti. The Young Foundation adlı kuruluş tarafından Londra'da, Avrupa Konseyi tarafından da Strazburg'da açılan sergilerle Evliya Çelebi'nin kültürler ve medeniyetler arasında kurduğu köprüye vurgu yapılıyor. Dahası, Avrupa Konseyi Evliya Çelebi'yi ‘insanlık tarihine damgasını vuran' 20 önemli şahsiyetten birisi olduğunu duyurdu. Kısacası Evliya Çelebi'nin seyyahlığı ve kültür tarihine katkısı tescillendi.

Peki, Evliya Çelebi'nin torunları olan bizler neden onun kadar seyahat etmiyoruz? Göçebe bir geçmişe sahip olan bizler dış dünyayı, başka diyarları merak etmiyor, diğer ülke vatandaşları kadar seyahat etmeyi sevmiyor olamayız? Peki o zaman ekonomik koşullar, sosyal, kültürel ve dini farklılıklar, yabancı dil bilgisinin çok yaygın olmaması mı seyahat etmemize engel? Ya da vize gibi uygulamalarla örülen duvarlar mı?
Yeryüzünün En Pahalı Pasaportu Bizde!
Toplumda yaygın olan kanaat, Türk vatandaşlarının seyahat etmesinin önündeki en büyük engelin alması maddi manevi külfet olan ‘vize'ler olduğu biçiminde. Türk vatandaşlarına uygulanan vizelerin vatandaşların özgürce dolaşımını engellediği yanlış değil. Bugün dünya ülkelerinin % 80'i umumi pasaporta sahip Türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Vize için bir yığın belgeyi toplamak, kuyruklarda beklemek, konsolosluk görevlilerince hor görülmek insanı canından bezdiriyor. Her seferinde “ben bu vizenin…” diyoruz, ama bize en çok eziyet eden AB ülkelerine seyahat ediyoruz. Ama bize vize uygulamayan ülkelere de sıklıkla gitmiyoruz. Kalkıp da Gürcistan'a, İran'a, Suriye'ye, Ürdün'e, Libya'ya, Arnavutluk'a, Hırvatistan'a AB ülkelerine seyahat ettiğimiz kadar etmiyoruz. Demek ki başka bir engel daha var önümüzde. Aslında hepimizin yıllardır gözü önünde ama gözlerden kaçan.
Ben size bu engelin ne olduğunu söyleyeyim: Türk pasaportunun fiyatı! Bu öyle bir fiyat ki %50 indirim yapılsa bile hala dudak uçuklatıyor!
Bugün Türkiye'de ve yurtdışında 5-6 milyon civarında TC pasaportuna sahip birey bulunuyor. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarını dahil etsek bile iyimser bir tahminle her 14 Türk vatandaşından sadece birisinin pasaportu var. Yani bir diğer deyişle Türk vatandaşlarının sadece %7'sinin yurtdışına seyahat etmişliği var.
İşin ilginç tarafı Türkiye, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün rakamlarına göre 25,5 milyon ziyaretçiyle 2009 yılında dünyada en çok turist çeken 7. ülke konumunda. İstanbul ise 7,51 milyon ziyaretçiyle dünyada en çok ziyaret edilen şehirler arasında 8. sırada. Bir ülke düşünün ki dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında ilk 10 içerisinde yer alsın , fakat bu ülkenin vatandaşlarının %93'ü sınırlarının dışına adım dahi atmamış olsun. Neden? Pasaportlarının fahiş fiyatından!
Evet, bir Türk vatandaşının yeni çıkan çipli/biyometrik pasaport alabilmesi için ödemesi gereken ücret dünya ortalamasının çok üzerinde. Neredeyse 5 katı!
Peki, pasaport ücretlerinde dünya standardı ne? ABD vatandaşları 10 yıllık pasaport için 97 dolar ödüyor. AB ülkelerinin vatandaşları ise 10 ila 90 avro arasında değişen bir ücret ödüyorlar. AB'de pasaport ücreti ortalama 48 avro. İsviçreliler 84, Yunanlar 70, Almanlar 59, İtalyanlar 45, Bulgarlar ise 20 avro ödüyor. 20 avro veya doların altında pasaport ücreti ödeyen birçok ülke var.
Dünyada çok az sayıda devletin pasaport ücreti 100 doların üzerinde. Bunlar arasında da Türkiye açık ara birinci sırada. Türkiye Cumhuriyeti devleti 5 yıllık çipli/biyometrik pasaport için vatandaşından 360 TL yani yaklaşık 225 dolar alıyor! Üstelik bu fiyat daha birkaç gün evvel yapılan % 50 indirimden sonraki fiyat! Sadece 1 ay önce bu pasaport için tam 500 dolar ödüyorduk. Diğer bir deyişle, Türk pasaportu yeryüzündeki en pahalı pasaport!
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. Maddesi'nin 2. fıkrası diyor ki: ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.' 1966 tarihli Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nin 12. Maddesinin 2. Fıkrası da ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil, istediği ülkeyi terk edebilir' diyerek seyahat özgürlüğünü yasal garanti altına alıyor.
Sadece onlar değil bizim Anayasamız da yurttaşlarının seyahat özgürlüğüne sahip çıkıyor. Anayasanın ‘Yerleşme ve seyahat hürriyeti' başlıklı 23. Maddesi, ‘Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir' diyor. Bu temel bir insan hakkıdır ve sınırlandırılamaz.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi anayasasında da yazan seyahat özgürlüğü hakkını ‘seyahat etmek isteyen bu parayı bayılır' demekle ihlal ediyor. Asgari ücretin 550 TL olduğu ülkemizde devlet 360 TL (yaklaşık 225 dolar) pasaport fiyatı belirleyerek vatandaşın seyahat özgürlüğünü elinden alıyor.
Sivil Toplumun Gücü
Buna “dur” diyen, bu gerçekle toplumu ve devleti yüzleştiren insanlar artık mücadele etmeye başladı. Pasaport ücretlerinin bu derece yüksek, siyasi ve sosyal tartışmalara aktif katılımın ise düşük olduğu Türkiye'de yapılması gerekeni binlerce kişi kendi inisiyatifi ile yapıyor şu günlerde.
Kendilerini ‘Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri' olarak tanımlayan, Mart 2010 tarihinde kurulan www.seyahatozgurlugu.com bloğunun çatısı altında ve sosyal paylaşım ağları Facebook, Friendfeed ve Twitter'da bir araya gelen 13 bini aşkın kişi, O. Suat Özçelebi'nin kıvılcımıyla dur durak bilmeden çalışıyor. Her kesimden insanımızın desteği ile yürüyen, benim de üyesi olduğum bu topluluk Mart ayında ‘Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz' adlı bir kampanya başlattı. Topluluk üyeleri Başbakan'a, Dışişleri, İçişleri ve Maliye bakanlarına, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'na ve çipli pasaportlar başvurularının alındığı www.epasaport.gov.tr sitesine e-posta, faks, mektuplar göndererek fahiş pasaport fiyatlarını durumu protesto ettiler. Tüm bu çabalar sonuç verdi ve ‘büyük' bir başarı sağlandı. Belki de Türkiye'de temel bir soruna yönelik , internet ve özellikle sosyal medya kullanılarak oluşturulmuş, yürütülmekte olan bir kampanya bu kadar hızlı büyüdü ve sonuç aldı.
Yazının devamı için lütfen: TIKLAYIN!