Sosyal networkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal networkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2010 Perşembe

NeoNeBu kampanyamıza destek verdi

Sosyal medyanın etkili sitesi NeoNeBu,  Bilişim 2010, 27. Ulusal Bilişim Kurultay'ında 23 Eylül'de gerçekleştireceğimiz ""Sosyal Ağda bir başarı öyküsü: Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz!" adlı sunuşu izleyicilerine duyurdu:
“Türk vatandaşları olarak dünyanın en pahalı pasaportunu kullanıyoruz. Bunun değiştirilmesini ve seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” diyerek yola çıkan seyahatozgurlugu.com, sanal alemde bir başarı öyküsü yazıyor."
Üyelerini kampanyamızın bir parçası olmaya davet eden site, haberinde şu sözlere yer verdi:
"Konuya ilgi ve duyarlılık göstererek sanal alemde bir araya gelen dünyanın birçok ülkesinden binlerce Türk vatandaşı ortak hareket ederek, pasaport ücret ve harçlarında indirim yapılması sağlanırken, “Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” tamamen bir sosyal ağda gelişen ve kısa bir sürede somut sonuç alan ilk kampanya oldu."
NeoNeBu sosyal medya sitesine teşekkür ederiz. Haberin linki için lütfen tıklayın.

13 Eylül 2010 Pazartesi

KAMPANYAMIZ BİLİŞİM 2010 KURULTAYI'NDA...


Sosyal medyada başarıyla yürüttüğümüz ve pasaport ücretlerinin %50 indirilmesinde büyük payı olan kampanyamız, "sosyal dönüşüm" temalı 27. Ulusal Bilişim Kurultayı'na davetli. 

22-25 Eylül tarihlerinde RIXOS GRAND ANKARA'da gerçekleştirilecek Bilişim 2010'da "Sosyal Ağda bir başarı öyküsü: Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz!" adıyla bir sunuş yapacağım.

Kampanyamıza destek veren tüm "seyahat gönüllülerini" davet ediyorum. 

Program ayrıntıları burada: Lütfen tıklayın!


23. Eylül. 2010 Perşembe /RIXOS GRAND ANKARA
Sosyal Ağda bir başarı öyküsü: Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz!" 
12.00-12.45
Premium 2 salonu

Blogger’da O. Suat Özçelebi tarafından kurulan bir blogla başlayan, en büyük sosyal ağ Facebook’da gelişen ve büyüyen bir kampanya öyküsüdür anlatacağımız… “Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz”, sloganıyla başlayan kampanya, önce yüzlerce sonra binlerce kişinin desteğiyle sosyal ağda büyüdü, 4 ay gibi kısa bir sürede, sanal ortamda ve medyada kamu otoritesine yönelik yürütülen bilinçli eylemlerle sonuç aldı. Dünyanın en pahalı pasaportunu 500 dolara yurttaşlarına satan devlet, pasaport ücretinde ve harçlarında  %50 indirime gitti. İnternet ortamında konuya ilgi ve duyarlılık göstererek bir araya gelen dünyanın birçok ülkesinden binlerce Türk vatandaşı ortak hareket ederek, hükümete indirim yaptırmayı başardı. Türkiye’de tamamen bir sosyal ağda gelişen ve kısa bir sürede somut sonuç alan ilk kampanya oldu. Şimdi hedefleri T.C. pasaportunun ücretini dünya ortalaması olan 50 dolar düzeyine indirtmek. Geleneksel medya kadar, sosyal medyanın ve ağların sunduğu iletişim olanaklarını kullanarak kampanyalarını sürdüren “Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri”nin kampanya stratejileri, sanal ortam için geliştirdikleri taktikler ve iletişim deneyimlerini bu “öyküde” ayrıntılarıyla bulacaksınız.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü "Sırtçantam" gezi dergisinde


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Onur İnal "sırtçantam" adlı gezi kültürü dergisi için "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı kampanyamızı anlatan bir yazı kaleme aldı:




‘Evliya Çelebi’nin Torunları 

Seyahat Özgürlüklerini Geri İstiyor’

Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi için herşey, bir gece rüyasında Hz. Muhammed'i görmesi ve ondan “şefaat ya Resulallah” diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp “seyahat ya Resulallah” demesiyle başlamış. Peygamberden ona gönlünce gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini düşünen Çelebi ömrü boyunca da gezmiş.

2011 yılında 400. doğum yılını kutlayacağımız dünyaca ünlü seyyahımız Evliya Çelebi'yi UNESCO ‘Man of the Year' yani ‘yılın şahsiyeti' ilan etti. The Young Foundation adlı kuruluş tarafından Londra'da, Avrupa Konseyi tarafından da Strazburg'da açılan sergilerle Evliya Çelebi'nin kültürler ve medeniyetler arasında kurduğu köprüye vurgu yapılıyor. Dahası, Avrupa Konseyi Evliya Çelebi'yi ‘insanlık tarihine damgasını vuran' 20 önemli şahsiyetten birisi olduğunu duyurdu. Kısacası Evliya Çelebi'nin seyyahlığı ve kültür tarihine katkısı tescillendi.

Peki, Evliya Çelebi'nin torunları olan bizler neden onun kadar seyahat etmiyoruz? Göçebe bir geçmişe sahip olan bizler dış dünyayı, başka diyarları merak etmiyor, diğer ülke vatandaşları kadar seyahat etmeyi sevmiyor olamayız? Peki o zaman ekonomik koşullar, sosyal, kültürel ve dini farklılıklar, yabancı dil bilgisinin çok yaygın olmaması mı seyahat etmemize engel? Ya da vize gibi uygulamalarla örülen duvarlar mı?
Yeryüzünün En Pahalı Pasaportu Bizde!
Toplumda yaygın olan kanaat, Türk vatandaşlarının seyahat etmesinin önündeki en büyük engelin alması maddi manevi külfet olan ‘vize'ler olduğu biçiminde. Türk vatandaşlarına uygulanan vizelerin vatandaşların özgürce dolaşımını engellediği yanlış değil. Bugün dünya ülkelerinin % 80'i umumi pasaporta sahip Türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Vize için bir yığın belgeyi toplamak, kuyruklarda beklemek, konsolosluk görevlilerince hor görülmek insanı canından bezdiriyor. Her seferinde “ben bu vizenin…” diyoruz, ama bize en çok eziyet eden AB ülkelerine seyahat ediyoruz. Ama bize vize uygulamayan ülkelere de sıklıkla gitmiyoruz. Kalkıp da Gürcistan'a, İran'a, Suriye'ye, Ürdün'e, Libya'ya, Arnavutluk'a, Hırvatistan'a AB ülkelerine seyahat ettiğimiz kadar etmiyoruz. Demek ki başka bir engel daha var önümüzde. Aslında hepimizin yıllardır gözü önünde ama gözlerden kaçan.
Ben size bu engelin ne olduğunu söyleyeyim: Türk pasaportunun fiyatı! Bu öyle bir fiyat ki %50 indirim yapılsa bile hala dudak uçuklatıyor!
Bugün Türkiye'de ve yurtdışında 5-6 milyon civarında TC pasaportuna sahip birey bulunuyor. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarını dahil etsek bile iyimser bir tahminle her 14 Türk vatandaşından sadece birisinin pasaportu var. Yani bir diğer deyişle Türk vatandaşlarının sadece %7'sinin yurtdışına seyahat etmişliği var.
İşin ilginç tarafı Türkiye, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün rakamlarına göre 25,5 milyon ziyaretçiyle 2009 yılında dünyada en çok turist çeken 7. ülke konumunda. İstanbul ise 7,51 milyon ziyaretçiyle dünyada en çok ziyaret edilen şehirler arasında 8. sırada. Bir ülke düşünün ki dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında ilk 10 içerisinde yer alsın , fakat bu ülkenin vatandaşlarının %93'ü sınırlarının dışına adım dahi atmamış olsun. Neden? Pasaportlarının fahiş fiyatından!
Evet, bir Türk vatandaşının yeni çıkan çipli/biyometrik pasaport alabilmesi için ödemesi gereken ücret dünya ortalamasının çok üzerinde. Neredeyse 5 katı!
Peki, pasaport ücretlerinde dünya standardı ne? ABD vatandaşları 10 yıllık pasaport için 97 dolar ödüyor. AB ülkelerinin vatandaşları ise 10 ila 90 avro arasında değişen bir ücret ödüyorlar. AB'de pasaport ücreti ortalama 48 avro. İsviçreliler 84, Yunanlar 70, Almanlar 59, İtalyanlar 45, Bulgarlar ise 20 avro ödüyor. 20 avro veya doların altında pasaport ücreti ödeyen birçok ülke var.
Dünyada çok az sayıda devletin pasaport ücreti 100 doların üzerinde. Bunlar arasında da Türkiye açık ara birinci sırada. Türkiye Cumhuriyeti devleti 5 yıllık çipli/biyometrik pasaport için vatandaşından 360 TL yani yaklaşık 225 dolar alıyor! Üstelik bu fiyat daha birkaç gün evvel yapılan % 50 indirimden sonraki fiyat! Sadece 1 ay önce bu pasaport için tam 500 dolar ödüyorduk. Diğer bir deyişle, Türk pasaportu yeryüzündeki en pahalı pasaport!
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. Maddesi'nin 2. fıkrası diyor ki: ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.' 1966 tarihli Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nin 12. Maddesinin 2. Fıkrası da ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil, istediği ülkeyi terk edebilir' diyerek seyahat özgürlüğünü yasal garanti altına alıyor.
Sadece onlar değil bizim Anayasamız da yurttaşlarının seyahat özgürlüğüne sahip çıkıyor. Anayasanın ‘Yerleşme ve seyahat hürriyeti' başlıklı 23. Maddesi, ‘Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir' diyor. Bu temel bir insan hakkıdır ve sınırlandırılamaz.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi anayasasında da yazan seyahat özgürlüğü hakkını ‘seyahat etmek isteyen bu parayı bayılır' demekle ihlal ediyor. Asgari ücretin 550 TL olduğu ülkemizde devlet 360 TL (yaklaşık 225 dolar) pasaport fiyatı belirleyerek vatandaşın seyahat özgürlüğünü elinden alıyor.
Sivil Toplumun Gücü
Buna “dur” diyen, bu gerçekle toplumu ve devleti yüzleştiren insanlar artık mücadele etmeye başladı. Pasaport ücretlerinin bu derece yüksek, siyasi ve sosyal tartışmalara aktif katılımın ise düşük olduğu Türkiye'de yapılması gerekeni binlerce kişi kendi inisiyatifi ile yapıyor şu günlerde.
Kendilerini ‘Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri' olarak tanımlayan, Mart 2010 tarihinde kurulan www.seyahatozgurlugu.com bloğunun çatısı altında ve sosyal paylaşım ağları Facebook, Friendfeed ve Twitter'da bir araya gelen 13 bini aşkın kişi, O. Suat Özçelebi'nin kıvılcımıyla dur durak bilmeden çalışıyor. Her kesimden insanımızın desteği ile yürüyen, benim de üyesi olduğum bu topluluk Mart ayında ‘Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz' adlı bir kampanya başlattı. Topluluk üyeleri Başbakan'a, Dışişleri, İçişleri ve Maliye bakanlarına, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'na ve çipli pasaportlar başvurularının alındığı www.epasaport.gov.tr sitesine e-posta, faks, mektuplar göndererek fahiş pasaport fiyatlarını durumu protesto ettiler. Tüm bu çabalar sonuç verdi ve ‘büyük' bir başarı sağlandı. Belki de Türkiye'de temel bir soruna yönelik , internet ve özellikle sosyal medya kullanılarak oluşturulmuş, yürütülmekte olan bir kampanya bu kadar hızlı büyüdü ve sonuç aldı.
Yazının devamı için lütfen: TIKLAYIN!

22 Temmuz 2010 Perşembe

Seyahat Özgürlüğü Dailymotion'da

Video paylaşım sitesi Vidivodo'dan sonra Dailymotion'da da "seyahat özgürlüğü" başlıklı kampanyamızın videolarının yer aldığı bir sayfa/hesap açtık.

Burada ayrıca "Seyahat Özgürlüğü" adıyla bir video grubu oluşturduk. Bu grupta Dailymotion'da "seyahat özgürlüğü" ile ilgili bloğumuzda veya başka kişilerce yayınlanmış bütün videoları biraraya getirmeye çalışacağız.

Bu gruba üye olarak, yayınladığımız videoları izleyip yorum yazarak destek verebilir, eklenmesini istediğiniz film ve videoları bize önerebilirsiniz.


Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz
Yükleyen seyahatozgurlugu. - Seyahat videolarıyla yeni yerleri keşfedin.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü Friend Feed'de


Kampanyamızı daha fazla insana ulaştırmak için, Türkiye'de aktif olarak kullanılan birçok sosyal ağa yaymak için uğraşıyoruz.

Seyahat Özgürlüğü kampanyamıza artık Friend Feed sosyal ağından da ulaşabileceksiniz. Aşağıda internet adresi yer alan hesabımızı lütfen kullanın

FF'de üye arkadaşlarınıza duyurun:

http://friendfeed.com/seyahatozgurlugu

4 Haziran 2010 Cuma

1 Haziran eylem çağrısı ve sonuçları

Evet, 1 haziran tarihinde başlayan ve 3 gün süren, sembolik ve "sanal" ortam ağırlıklı bir protesto eylemi yaptık. Sırt çantalılar grubu yüksek pasaport ücretlerini kınayan bir basın bildirisi yayınladı. Onlarca kişi profil fotoğraflarına banner ve rozetlerimizi koyarak konuya duyarlılığını gösterdi. Bunları kimi medya kuruluşları ve basın organlarının çalışanlarıyla paylaşanlar da oldu. Maliye Bakanlığı ve e-pasaport sitesine yüksek harçlarla ilgili sorular soruldu, "anlamsız" yanıtlar alındı.

Hem Facebook grubumuz hem de bloğumuz bu süre içinde çok ziyaretçi aldı, konudan habersiz ama destek verebilecek çok sayıda kişiye ulaştık.

31 Mart'ta bu blogta şöyle yazmışım: "Facebook grubumuz 300 kişiyi aştı, ama daha çok insana, ses verecek, ses getirecek haklarının bilincinde daha çok kişiye ulaşmak zorundayız."

Facebook Grubumuz 4 günde1.500 kişi arttı, 3.000 kişiye doğru gidiyor. En önemlisi konuya duyarlı insanlar duygularını da ifade etmeye başladılar. Bloğumuz aynı süre içinde 600'den fazla kişi tarafından ziyaret edildi, ziyaretçi sayımız 5.000 kişiyi geçti. Bu rakamların kısa bir sürede 10 binleri bulacağına inanıyorum.

Artık, moda deyimle bir "yol haritası" çerçevesinde ilerleyeceğiz. Yetkililere sesimizi duyurmak için bu konuda katkı sunabilecek her kişiye ulaşacak, sosyal paydaşlarımızı harekete geçirecek, medyada sorunu gündemde tutarak, yurttaşlarımızın, iktidar ve muhalefet partilerinin soruna kayıtsız kalmalarını engelleyeceğiz.

Hedefimiz net: Anayasal hakkımız olan "seyahat özgürlüğümüzü" elimizden alan, sınırlayan yüksek harçları ortadan kaldırmak! Her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşını pasaport "alabilir" duruma getirmek.

Birinci aşama, bireysel, kitlesel farkındalık ve ardından destek yaratmak.

İkinci aşama, bu desteği artırıp, organize ederek sorunun kaynağı ve çözüm yerine yönlendirmek.

Eğer sonuç alamazsak son aşama, demokratik mücadeleyi hukuksal mücadeleye taşıyarak hakkımızı geri almak.

Evet, "ne yapmalı" sorusunun yanıtı gördüğünüz gibi karmaşık değil...

Karmaşık olmayan bir gerçek daha var: "Hak verilmez, alınır!"

29 Mart 2010 Pazartesi

TEPKİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR!

Demek isterdim. :) Şimdilik Facebook grubuna katılanlar 60 kişiyi geçti.

Ancak Facebook'dan diğer mecralara doğru pasaport ücretlerine yapılan bu haksız zamma gösterilen tepkiyi yayabilirsek, medyanın ve toplumun ilgisi bu konuya çekilebilirse bir sonuç alma şansımız var.

Facebook ve benzeri sosyal networklerde tepki göstermek belki birçok kişi için oturduğun yerden yapılan anlamsız bir "eylem" olarak görülüyor. Ancak bu biçimde oluşan "kalabalıklarla" birlikte, kanaat önderi veya kamuoyu yönlendiricisi niteliğindeki insanlar üzerinde oluşturulabilecek olası etki çok önemli/değerli...

Elbette bu mecralardaki çabalar, Anayasal hakkımızın sınırlanmasına, ortadan kaldırılmasına ilişkin olarak bireysel girişimler yapmanın, hukuksal yollara başvurmanın önünde bir engel değil!

Yani sanal ortamlarda gösterilen tepkiler, kişileri pasifleştirmiyor, tam tersine fiilen eyleme geçerse, arkasında ne tür bir destek bulabileceğini de görebilmesini sağlıyor. Bu destek birçok insan için şimdilik "sanal" gibi görünse de...

Haksız da sayılmazlar. Çünkü bu desteklerin ne kadar "somut" olabileceğini henüz yeterince test etmedik.

Açıkçası bu hafta içinde bu konuda nasıl bir dava açabiliriz, hukuksal girişimlerde bulunabilir miyiz, bunun yollarını araştıracağım. Ve sizlerle de paylaşacağım...

Daha yolun başındayız...