TBMM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TBMM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2015 Pazartesi

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu'na Pasaport Harçları Mektubu

02.12.2015

TBMM İnsan hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığı
Ankara

Sayın Mustafa Yeneroğlu
TBMM İnsan hakları İnceleme Komisyonu Başkanı


TBMM üyeleri, diplomatlar, üst düzey devlet erkanı, milletvekilleri ve ailelerinizle birlikte diplomatik pasaport, yeşil pasaport veya hizmet pasaportu kullanıyorsunuz. Bu pasaportlardan için de yasa gereği (defter bedeli hariç) bir bedel ödemiyorsunuz.(1)

Ancak Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları uzun yıllardır dünyanın en pahalı pasaportlarını kullanıyor. 2010 yılında bu konuda gerçekleştirdiğimiz bir kampanyanın, kamuoyunun ve yurttaşlarımızın katkısıyla AK Parti hükümeti pasaport ücret ve harçlarında %50 civarında bir indirime gitti. Ancak o zaman bile, yani %50 fiyat düştüğü halde pasaportumuz yine dünyanın en pahalı pasaportu kalmaya devam etti.

Bu sebeple duyarlılığımızı sürdürdük ve “Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri” adıyla kurduğumuz bir sivil inisiyatif ile çabalarımızı artırdık. Bu konuda etkili karar merci olan Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere birçok devlet kurumuna bu konuda birçok defa başvurduk, kampanyalar yaptık, mektuplar yazdık(2) ancak sonuç alamadık.

Bildiğiniz gibi Pasaport, yurtdışına seyahat edebilmemiz için devletimizin bize sağlamak zorunda olduğu bir kimlik belgesi. Yurt dışındaki nüfus cüzdanımız. Ve devlet sağlamak zorunda olduğu bu belgeyi dünyada benzeri görülmeyen bir ücretle her yıl otomatik zam yaparak bize “satıyor”.  Her yıl artırılan harçlarla (3) 10 yıllık bir biyometrik pasaport dünyada ortalama 60-70 dolar düzeyindeyken biz de ortalama 250 dolar seviyesinde. (kurlardaki değişme ile küçük oynamalar oluyor.)

Aynı şekilde Avrupa Birliği ülkelerinde de ortalama 60-70 avro düzeyinde olan (4) pasaport ücretlerinde her yıl sürekli/ bir artış yapılmamaktadır.

Bu yıl da pasaport ücretleri %5,8 oranında yeniden değerleme oranında artacak ve 10 yıllık pasaportlar 621 lira ile yeni bir rekor daha kıracak, Türkiye’de ve yurt dışında yaşayan yurttaşlarımızın bütçelerini sarsmaya devam edecek.

Üstelik, artık çocuklar pasaportlara işlenemediğinden, her biri için ayrı bir pasaport daha çıkartmak zorunda kalacağız. Bu da yeni bir maliyet, aile bütçesine yeni bir külfet, yeni bir engel! Çocuklar, 5 yıllık pasaport alabiliyor, ancak 10 yıllık pasaport harcı ödeyerek büyük bir haksızlığa uğruyorlar.

Sayın Yeneroğlu,

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. Anayasamızın 23. maddesinde temel bir insan hakkı olarak kabul edilen, yani her insanın doğuşundan itibaren kazandığı “seyahat özgürlüğü”nü Türkiye’de devlet, yüksek harçlarla yurttaşlarının elinden alıyor. Bu durum açık bir “insan hakkı ihlali”ne dönüşüyor.

Bir hakkın varlığı, o hakkın kullanımı da güvence altına alındığı zaman bir anlam ifade eder. Bir hak, ancak kullanılabildiği sürece vardır. Ve bu hakkımız, her yıl otomatiğe bağlanmış harç “zamlarıyla” yurttaşlarımız için daha da ulaşılamaz bir noktaya doğru gidiyor.

Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin toplam biyometrik pasaport ücreti/harcı 2.500.-TL. Asgari ücretin neredeyse 3 katı. Bu ücrete fotoğraf, ulaşım, yurt dışı çıkış harcı vb. harcamalar dahil değil.

 Sayın Yeneroğlu,

Hükümetimizin Türkiye’ye karşı uygulanan vizelerin kaldırılması için, özel bir çaba harcadığını ve başarılı çalışmalar yaptığını görüyoruz. Bu takdire şayan çalışma, eğer pasaport ücretlerinin düşürülmesiyle birlikte uygulanmazsa işte o zaman belli bir kesim dışında çok anlam ifade etmeyecek. Vizelerin kalkması önemli, ancak yurtdışına, vizelerin kalktığı bu ülkelere gidebilmek için önce pasaport “alabilmemiz” lazım. Bunun için biyometrik pasaportların harç ve ücretini dünya ortalamasına indirmeniz gerekiyor. Yeşil ve Diplomatik pasaport karşısında Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları büyük bir eşitsizlikle karşı karşıya.

Sayın Yeneroğlu

Birçok yurttaşımızın elinden alınan, Anayasal ve temel insan hakkımız olan “seyahat özgürlüğümüzü” bir yasa teklifiyle geri vermek, ücretini dünya ortalamasına, makul bir düzeye çekmek sizin, üyesi bulunduğunuz iktidar partisinin, Başkanlığını yaptığınız Komisyonun elinde. Saygılarımla,

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

O. Suat Özçelebi
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Sözcüsü

Adres: Mevlüt Pehlivan sokak No:4-11 Mecidiyeköy Şişli-İstanbul
T:0212 2665440 F:0212 2664991 E: sozcelebi@sita.com.tr


Notlar:
1) 5682 sayılı Pasaport kanunu madde 13-14 gereği sadece defter bedeli ödüyorsunuz.
2) Bu konuda 5 yıldır sürdürdüğümüz çalışmalar için ayrıntılı bilgilerin yer aldığı
Twitter: @seyahatozgurluk
3) Değerli kağıtlar kanununa tabi olduğu için ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanununun1  5281 sayılı Kanun2  ile değiştirilen mükerrer 138 inci maddesi uyarınca, 492 sayılı Kanuna bağlı tarifelerde yer alan nispi harç oranları ile yeniden değerleme oranı dahil olmak üzere maktu harçlar (maktu ve nispî harçların asgarî ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) %5,8 oranında artırılacaktır.
4) Dünya Bankası’nın 2005 yılında yaptırdığı bir araştırmada bu bilgi açık bir biçimde ortaya konuyor. Hatta çok uzun zamandır pahalılıkta birinci sırayı kimselere kaptırmıyoruz.Ayrıca 2015 yılında dünyada birçok basın yayın organında da yayınlanan Veri analizi şirketi Statista’nı çalışmasında Dünyanın en pahalı pasaportu 2015 yılında da 251 dolarlık bedelle Türkiye’de. Bkz: http://www.independent.co.uk/travel/these-are-the-most-expensive-passports-in-the-world-a6742496.html

25 Temmuz 2013 Perşembe

CHP'den Kanun Teklifi: "Yurt dışı çıkış harcı kalksın"

Uzun zamandır mücadelesini verdiğimiz, "deli dumrul vergisi" olarak nitelediğimiz yurt dışı çıkış harcının kaldırılması için CHP Grup Başkanvekili, İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi bir kanun teklifi verdi.

Bu kanun teklifini Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak destekliyoruz ve hükümetin de "muhalefetten" geldiği için karşı çıkmamasını, tamamen haklı gerekçelere dayanan bu teklife destek vermesini istiyoruz.

Yurt dışına çıkış harcı, temel bir insan hakkı, Anayasal bir hak olan "seyahat özgürlüğü"nü açık bir biçimde kısıtlayan ve ihlal eden bir uygulamadır. Son verilmelidir.

CHP Grup Başkanvekili, İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin kanun teklifi'nin detayları şöyle:

Uygulamada görülen aksaklıklar üzerine 1974-1977 yılları arasında uygulaması durdurulan bu kanunun, 1978'de tekrar uygulamaya konulduğuna işaret edilen gerekçede, kanunun, döviz satışlarında, avans tahakkukları ile avansların kapatılmasında veya avansların iadesinde gereksiz kırtasiyeciliğe neden olması; özellikle yurt dışı seyahatlerin serbest bırakılması ve kambiyo rejiminde kolaylık ve gerçekçilik sağlanması gerekçeleriyle 1984 tarihli ve Dış Seyahat Harcamaları Vergisi Kanununun Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı belirtildi.

Toplu Konut Kanunu'nun 1984'te yürürlüğe girmesiyle, yurt dışına çıkışlarda Toplu Konut Fonu için 100 dolar alındığı ancak Toplu Konut Fonu'nun merkezi yönetim bütçesine dahil edilmesini amaçlayan 2001 tarihli ve 4684 sayılı kanunla bu uygulamaya da son verildiği vurgulandı.

Gerekçede, 29 Haziran 2001 tarihli Yurt Dışına Çıkışlardan Harç Alınması ve 4481 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile KKTC hariç, yurt dışına çıkış yapan Türk vatandaşlarından çıkış başına 50 dolar alınmasının hükme bağlandığı, harç tutarının 2002 tarihli kanunla 70 lira olarak değiştirildiği belirtildi.

Kanunun verdiği yetkiyle Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen 15 adet muafiyetin, zaman içerisinde 23'e ulaştığının ifade edildiği gerekçede, pasaport ile yurt dışına çıkış yapan kişilerin yaklaşık olarak 2003'te yüzde 15'inin, 2004'te yüzde 13'ünün ve 2005'te yüzde14'ünün harç ödediğinin tespit edildiği kaydedildi.

Gerekçede, 2007'de Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun İle Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından çıkış başına 15 Türk Lirası harç alınmasının kabul edildiği anımsatılarak, şöyle denildi:

"Seyahat özgürlüğü dolaşım, gidip-gelme, yer değiştirme ve yerleşme serbestliği anlamına gelmektedir.Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci devam etmektedir. AB'ye üye ülkelerin hiçbirinde yurt dışına çıkış harcı uygulaması bulunmamaktadır. Yurt dışına çıkış harcı, seyahat özgürlüğünün önünde engel olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne ve anayasaya aykırıdır. Ekonomik ve sosyo-kültürel ilişkilerin uluslararası anlamda eşi görülmemiş bir yoğunluğa ulaşması, turizm sektörünün içinde bulunduğu atılım, beyin gücünün transferi, uluslararası derneklerin çalışmaları, yüz binlerce insanın uluslararası yolculuğunu ve dolaşımını zorunlu kılmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilirliğinin sınırlarını azami ölçüde genişletmek bütün dünya devletleri bakımından zorunluluk arz etmektedir. İnsan haklarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı uluslararası belgelerde olduğu gibi 1982 Anayasası'nda da seyahat özgürlüğü herkese tanınmıştır.

Harç, bazı kamu kuruluşlarının sundukları kamusal hizmetlerden yararlananların, bu yararların belli bir bedeli olarak ödedikleri karşılıklardır. Vergiler karşılıksız olduğu halde, harç karşılıklıdır. Yurt dışına çıkışta kamuca verilen bir hizmet söz konusu değildir. Kamusal bir hizmet söz konusu olmadığına göre, yurt dışına çıkan vatandaşlardan miktarı ne olursa olsun harç adı altında bir bedel talep etmek de söz konusu olamamalıdır. Bakanlar Kurulu'na Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından yurt dışına çıkış harcının sıfıra indirilmesi yönünde yetki verilmesi; yurt dışına çıkacaklar için bir ayrıcalık tanınması anlamına geleceği, bu tür ayrıcalıkların ise verginin verimliliği ve vergide adalet ilkelerine aykırılık teşkil edeceği gibi; harcı sıfıra indirmenin verginin kaldırılması sonucunu doğuracağı, bunun ise verginin yasallığı ilkesi ile bağdaşmayacağı açık olduğundan Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun İle Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1. maddesi anayasanın 73. maddesi ile de bağdaşmamaktadır. Teklif ile kanun yürürlükten kaldırılmakta ve seyahat özgürlüğünün önünde engel teşkil eden uygulamaya son verilerek Anayasa'nın 23. maddesi ile uyum sağlanmaktadır."

Kanun Teklifi'nin tümünü okumak için lütfen TIKLAYIN!

9 Mayıs 2013 Perşembe

13.000 Yeni Diplomat ve Diplomatik Pasaport!

Artık dış politikada tüm ülkeler bize parmak ısıracak, sadece bölgemizde değil tüm dünyada örnek ülke olacağız. Çünkü milletvekillerine yeni imtiyazlar sağlayan kanun teklifi ile emekli olanlar da dahil tüm milletvekillerimize ve ailelerine ömür boyu diplomatik pasaport verilecek.

Emekli olan milletvekilleri 3.000, eş ve çocuklarıyla birlikte toplam sayının 13.000 kişi civarında olduğu belirtiliyor. : 13 bin yeni diplomat!

Kanun teklifinde bu kadar insana "diplomatik pasaport" verilmesi gerekçesi şöyle belirtiliyor:

"Çok boyutlu dış politikanın güçlenmesi ile birlikte parlamenterlerin de diplomatik faaliyetlerinin yoğunluk kazandığı görülmektedir. Parlamenter demokrasinin en önemli aktörleri olan milletvekillerinin görev süreleri sona erdikten sonra da diplomatik pasaport alabilmesi imkanının tanınmasının ülkemizin takip etmekte olduğu çok boyutlu ve aktif dış politikasına katkı sağlayacağı düşünülmüş..."

Peki nasıl dış politikada örnek ülke olacağız, parmak ısırtacağız?

Gördüğünüz gibi emekli parlamenterlerimiz aileleriyle birlikte çok boyutlu ve aktif dış politikamıza katkıda bulunacaklar. 13 bin kişi birden aktif olduklarında dış politikamızın zirve yapacağı aşikar.

Tabi merak edebilirsiniz:  Bugüne kadar çok boyutlu dış politikamızda emekli kaç milletvekili görev aldı, almak istedi ve diplomatik pasaportu olmadığı için alamadı? Aileleriyle birlikte tatil, pardon "aktif dış politika" girişiminde bulunan sadece "diplomatik pasaportu" olmadığı için başarılı olamayan kaç emekli milletvekili oldu, bilemiyoruz.

Çok boyutlu ve aktif dış politikamıza "yeşil pasaportu" ile (vizesiz+harçsız) katkı sunamayacakları anlaşılan milletvekilleri için yasal düzenleme "sadece verilen görevi yerine getirirken diplomatik pasaport düzenlenir" biçiminde niçin yapılamadı, onu da bilemiyoruz.

Çok boyutlu ve aktif 13 bin yeni "kendine" diplomat! 13 bin yeni diplomatik pasaport!

Gerekçesi bile sapır sapır dökülen Anayasa'ya aykırı, vatandaşların "seyahat özgürlüğü" hakkını yok sayan bu imtiyaz arayışı, TBMM'nin saygınlığına karşı yapılmış "çok boyutlu ve aktif" bir saldırıdır.

1 vicdanlı milletvekili çıkıp da "ne oluyor" diyemiyor, TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanını göreve çağırıyoruz. 

7 Mayıs 2013 Salı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e Açık Mektup

Sayın Cemil Çiçek
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı - Ankara

Medyaya yansıyan, Türk Parlamenterler Birliği öncülüğünde, TBMM'de temsil edilen tüm partilerin görüşleri hazırlanarak oluşturulduğu, vekillere tanınan tüm hakların tek bir yasa içinde birleştirilmesinin öngörüldüğü iddia edilen bir yasa teklifi üzerine size bu mektubu yazıyoruz.

Hürriyet Gazetesi'nin 18. Nisan. 2013 tarihli nüshasındaki haberde, yasa teklifinde, vekillerin halen sadece görev süreleri boyunca kullandıkları diplomatik pasaportu emekli olduktan sonra da ömür boyu kullanabilmelerine imkan sağlayacak hakları içerdiği yer almaktadır.

Biz "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri" ve "Sırtçantalılar Topluluğu" üyeleri olarak bu tür bir düzenlemenin Anayasamızın 10. bölümünde düzenlenen "kanun önünde eşitlik" ve 10. maddesinin "hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz" hükmünü içeren fıkrasına açık biçimde aykırı olduğunu düşünüyoruz.

Sayın Başkan,

Aslında yine bir imtiyaz ve ayrımcılığa yol açan "yeşil pasaport" uygulamasının daha da ileri bir düzeyi olan "ömür boyu diplomatik pasaport" hakkının mevcut eşitsizliği daha yüksek bir düzeye taşıyacağına inanıyoruz.

Millet, yüksek pasaport, vize harçları , yurt dışına çıkış harçları ile Anayasal ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü"nü açık bir biçimde elinden alan vergi ve engellerle boğuşurken, vekillerimizin kendilerine ömür boyu "seyahat" güvencesine almaya çalışmaları sadece ayrımcılık, eşitsizlik değil bir o kadar da adaletsizlik anlamına gelmektedir.

Sayın Başkan,

Bu kanun teklifi girişimiyle, milletin sorunlarını çözmeyi, önündeki engelleri kaldırmayı, haksız harç, vize ve diğer uygulamalara son vermeyi temel öncelikleri görmesi gereken vekillerimizin, bunu tamamen unuttukları, kendilerini "güvence" altına almaya çalıştıkları gibi bir izlenim doğmaktadır. Bu en başta milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin itibarını ve saygınlığını gölgeleyecek bir durumdur.

Vekillerimizin millete hizmet yolunda "görevlerini gerçekleştirirken", Anayasal ilkeleri göz ardı etmeden her türlü hak ve önceliğe sahip olmaları gayet tabii iken, bu yasa teklifi girişimi Türkiye'de bir kast sistemi varmış gibi bir izlenim de yaratmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere bugün dünyada 100'e yakın ülkeye vize ile gitmekte, vize harcı ödemekte daha da önemlisi bu süreçte konsolosluklarda ve gümrüklerde bin bir eziyet çekmektedir. Kendi ülkesinde dünyada ortalama 60 dolar düzeyinde olan 10 yıllık biyometrik pasaport için dünyanın en pahalı pasaport ücreti olan 280 dolar ödemektedir. Dünyada eşi benzeri olmayan yurt dışına çıkış harcı da kendi yurttaşlarımıza koyduğumuz bir tür vizedir.

Bütün bu gerçekler milletvekillerimizin görevleri sona erdikten sonra bile kendileri ve aileleri için ömür boyu diplomatik pasaport arzusu, asıl çözmeleri gereken sorunlar orta yerde dururken onları göz ardı ettikleri, milletin derdinden koptuklarını da göstermektedir.

Sayın Başkan,

Bu konuda sosyal medya aracı Facebook'da kısa süreli bir anket yaptık. Şu soruyu sorduk:
Milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesini doğru buluyor musunuz?
Ankete 273 kişi katıldı. Sonuç şöyle oldu: Evet 3 ; Hayır 270...

"Evet" veren 3 kişinin de yukardaki linki ve yorumlarını incelediğiniz zaman aslında bir anlamda "hayır " dediklerini görebilirsiniz. Yani ankete katılan yurttaşlarımızın aslında %100'ü bu yasa teklifine ve uygulamaya karşı.

Parlamenterler Birliği tarafından sunulan bu önerilerin henüz bir Kanun teklifi halini almadığını, partiler arası bir uzlaşma arandığını TBMM'den öğrendik. TBMM'nin Başkanı olarak bu teklifin Anayasamızın eşitlik ilkesine uygun olarak hazırlanması için desteğinizi ve eşitsizliğe yol açacak maddelerin ilgili komisyonlarda tekliften çıkarılmasını sağlayarak Meclis'in ve vekillerimizin saygınlığını korumak için her türlü girişimde bulunmanızı istiyoruz.

Bu gerçekleşmediği taktirde Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak tüm haklarımızı kullanacağımızı ve yasalaşması halinde bu yasayı iptal ettirmek için her türlü hukuksal girişimde bulunacağımızı bildiririz.

Saygılarımızla,

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri                            Sırtçantalılar Topluluğu

O. Suat Özçelebi                                                  Onur İnal
Seyahat Özgürlüğü Gönülleri Sözcüsü                      Sırtçantalılar Topluluğu Sözcüsü

30 Nisan 2013 Salı

"Böyle eşitsizlik olur mu?" e-posta kampanyası

Bir haftadır sosyal medyada milletvekillerinin "ömür boyu diplomatik pasaport" almak için yaptıkları yasal girişime karşı bir kampanya yapıyoruz.

"Böyle eşitsizlik olur mu?" diye hem kamuoyuna hem de milletvekillerine bir soru yöneltiyoruz.

Kamuoyundan sınırlı da olsa bir geri dönüş oldu, bir tepki oluştu. Ama mesaj yolladığımız milletvekilleri derin bir sessizlik içinde. Şimdi bu sessizliği ortadan kaldırmak için herkesi onlara e-posta yollamaya çağırıyoruz.

Kendilerine "ömür boyu diplomatik pasaport" vermeye çalışan milletvekillerine "Böyle eşitsizlik olur mu?" diye sormak, aşağıdaki görseli onlara yollamak isterseniz, şurada TÜM MİLLETVEKİLLERİNİN TBMM'deki mailleri var:

Lütfen TIKLAYIN!

19 Nisan 2013 Cuma

Milletvekillerine Ömür Boyu Diplomatik Pasaport Verilsin mi?

TBMM'de milletvekillerine yeni hak ve imtiyazlar veren bir yasa teklifi var. Ömür boyu diplomatik pasaport verilmesi de bunlardan biri... Bunu halka sormadılar, biz size soruyoruz, ne düşünüyorsunuz?

Bu anketi Facebook hesabımızda yapıyoruz. 2 hafta sürecek! Sonuçları 2 hafta sonra TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek'e ileteceğiz. Lütfen katılın, herkesin katılmasını sağlayın, görüşlerimizi, tepkilerimizi doğru adrese, milletvekillerine iletebilelim.

Ankete katılmak için lütfen TIKLAYIN!

18 Nisan 2013 Perşembe

Milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport EŞİTSİZLİKTİR!

Milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesi söz konusu. TBMM'de bir yasa teklifi hazırlığı var, basına yansıyan bilgilere göre bu teklif milletvekillerine birçok yeni imtiyaz sağlıyor.(*)

Öyle ki vatandaşların rüyalarında göremeyecekleri imtiyazlar, vekillerine hak olarak veriliyor, hem de ömür boyu.

Milletvekillerinin, milletin temsilcisi olarak görev süreleri boyunca birçok özel hak ve imtiyazdan yararlanmaları, görevlerini layıkıyla yapabilmeleri açısından zorunlu olabilir. Ve hatta "dokunulmazlık" da bu kapsamda değerlendirilebilir. Aynı şekilde görevleri gereği yasaların çizdiği çerçevede ailelerinin de bunlardan yararlanmaları tabidir.

Ancak biz bir kişiyi milletvekili olarak seçtiğimiz zaman onu ömür boyu "milletvekili" seçmiş olmuyoruz. Aynı diğer mesleklerde emekli olanlar gibi onların da görevlerini gerçekleştirmek için sağlanan birçok ayrıcalığa, hakka ve "dokunulmazlığa" veda edebilmesi gerekir.

Yasama Meclisi'nde bu hakkı "kullananların" orada kendi geleceklerini değil, önce milletin geleceğini kurtarmak, garanti altına almak için bulunduklarını bir an bile unutmamaları gerekir.

Aynı şekilde kendilerine sağlanan diplomatik pasaport hakkı, tamamen Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ettikleri ve görevlerinden ötürü kendilerine verilmektedir. Bu "temsil" son bulduğunda diplomatik pasaportlarını teslim etmeleri de zorunludur. 

Zaten vatandaşla emekli olduktan sonra da aynı pasaportu kullanmayan "yeşil pasaportlu" bürokratlar, ne bordo pasaportun halinden ne vize derdinden ne de "seyahat özgürlüğü"nün önündeki diğer engellerden anlıyorlar. Ne harç ödüyorlar, ne de vize derdi, kuyruğu, suratı çekiyorlar. Bunun değişmesi için de mücadele vermiyorlar.

Üstelik emekli milletvekilleri "yeşil pasaport" gibi dünyada eşi benzeri olmayan "hususi" pasaport ayrıcalığına/ayrımcılığına kavuştukları halde, şimdi onu ömür boyu Diplomatik pasaporta dönüştürmek istiyorlar.

Türkiye kast sisteminin geçerli olduğu bir ülke değildir. Yeşil pasaport ayrımcılığı yetmezmiş gibi bir de buna "diplomatik pasaport ayrımcılığı" eklenmektedir. Pasaport hakkının ömür boyu kullanılacak bir hale getirilmesi Anayasa'nın eşitlik ilkesinin doğrudan zedelenmesi demektir. 

Milletvekillerinin ömür boyu diplomatik pasaport hakkını kendi kendilerine vermeleri, Anayasa'nın 10. maddesini, "Kanun önünde eşitlik ilkesi"ni, "hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz" diyen fıkrayı açık biçimde yok saymaktır.

Anayasa'yı korumaya yemin eden milletvekilleri, "eşitlik" ilkesini yok sayan bu yasa teklifi TBMM'den geçerse önce yeminlerini çiğneyeceklerini görebiliyorlar mı?


(*) Yasa teklifi birçok yeni, akıl almaz imtiyaz sağlıyor. Emekli Milletvekillerinin de plakasını bildirecekleri bir araçlarına trafikte cezası kesilmeyecek.Vekillerin bildirecekleri araçlara "geçiş üstünlüğü" de tanınacak. Yani vekillerin araçları, ambulans ya da polis araçları gibi, geçiş üstünlüğüne sahip olacaklar.

13 Mart 2013 Çarşamba

SIFIRLAYIN SAYIN BAŞBAKAN!

Bakanlar Kurulu yeni torba yasayla "Yurt dışına çıkış harcını"  sıfıra kadar indirmeye yetkili oluyor! "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı", TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bugün kabul edildi.

Bu yasa tasarı da 15 TL olan yurt dışına çıkış harcını kaldırmasa da, verilen "sıfırlama yetkisi", seyahat özgürlüğü engelinin bir karar ile kolayca kalkabilmesi anlamına geliyor. 

Sayın Başbakan'dan başkanlık ettiği ilk Bakanlar Kurulu'nda bu vergiyi kaldırarak, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının önündeki anlamsız bir engele daha son vermesini istiyoruz.

Sayın Başbakan, AK Parti iktidarı hep seyahat özgürlüğünü genişletici adımlara imza attı, birçok ülkeyle aramızdaki vizeleri kaldırmayı sürdürüyorsunuz, ancak adeta kendi vatandaşlarımıza koyduğumuz bir vizeye dönüşen bu harcı ya kaldırın ya da sıfırlayın!

Tüm gezginler, Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, Sırtçantalılar Topluluğu üyeleri, seyahatseverler, hep birlikte sesleniyoruz:

SIFIRLAYIN SAYIN BAŞBAKAN!

Elbette bir Anayasal hak ve temel insan hakkı olarak "seyahat özgürlüğünü" kısıtlayan yurtdışı çıkış harcının sadece sıfırlanmasını değil, tamamen tarihe gömülmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Dünyada eşi benzeri bulunmayan bu vergi, İnsan hakları evrensel bildirgesinin 13., Anayasamızın seyahat özgürlüğünü düzenleyen 23. maddesine açıkça aykırı...

Yurttaşlarımız için ülke dışına çıkarken tam bir zahmet ve eziyete dönüşen harç pulu uygulaması, aslında Toplu Konut idaresine(TOKİ) sağlaması beklenen "geliri" de karşılamaktan uzak.

Şimdi ilk adımı atın, harcı SIFIRLAYIN!

4 Mart 2013 Pazartesi

"Yurt dışı çıkış harcı kalksın" kanun teklifi!


Yurt dışı çıkış harcının kaldırılması için TBMM'ye kanun teklifi verildi. CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın 27.02.2013 tarihinde verdiği teklifin gerekçesinde dünyada bir benzeri daha bulunmayan bu harcın hem işlevsiz, hem Anayasaya aykırı hem de vatandaşlara bir eziyet olduğunu vurguluyor.

Uzun zamandır Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak yurt dışına çıkış harcına karşı da kampanyalar yürütüyoruz. Geçen yıl "bu sefer olmaz" diyerek yapılmak istenen bir zamma karşı kampanya yaptık ve etkili oldu, zammı önledik. Ama asıl hedefimiz "seyahat özgürlüğü"nün önünde tam anlamıyla bir engel oluşturan bu harcın tümüyle kaldırılmasıdır.

Öğretim görevlisi Serkan Köybaşı da Anayasa'ya aykırı bu harcın kaldırılması için 4 yıldır hukuksal mücadele veriyor. 2009 yılında açtığı dava 5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun’un çeşitli gerekçelerle Anayasa’ya aykırı olduğu üzerine kurulu, davası şu anda temyiz aşamasında. 

TBMM'ye verilen bu kanun teklifini sonuna kadar destekliyoruz.

Milletvekili Ayaydın, kanun teklifinin gerekçesinde  "Yurt dışına çıkış harcı"nın nasıl çıktığı ve nedenleri üzerinde de durarak şimdi bunun nasıl işlevsizleştiğini de çok güzel açıklamış. Bu harç Türkiye’nin büyük döviz sıkıntısı çektiği bir dönemde yurt dışına çıkışları caydırmak ve bu yolla döviz tasarrufu yapabilmek amacıyla dış seyahat harcamaları vergisi adı altında ilk kez 1970’li yıllarda konulmuş bir uygulamaydı.

1980’li yıllarda bu vergi kaldırılarak yerine Toplu Konut Fonu getirilmiştir. Ancak Toplu Konut Fonu uygulamasının başarısız olması üzerine 2001 yılında yurt dışına çıkış harcı uygulamasına geçilmiş ve 2007’de çıkarılan 5597 sayılı Kanunla getirilen çeşitli değişikliklerle bu uygulama devam ettirilmiştir.  Önceleri kişi başına 50 dolar olan bu harç, zaman içinde 70TL olarak belirlenmiş ve nihayet 5597 sayılı kanunla 2007 yılından beri 15 TL olarak uygulanmaktadır.

Hali hazırda yurt dışına ticari taşımacılık yapan araçların mürettebatı (pilot, hostes, şoför vb.), 7 yaşından küçük çocuklar ve yabancı ülkede oturma izni olanlar dışında Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ile yurt dışına çıkan herkes, çıkış kapılarında 15 TL’lik bu harcı ödemek durumundadır.

Bu harç çağdışı ve vatandaşlara zahmet getiriyor.

Yurt dışına çıkış harcı, her şeyden önce çağdışı ve vatandaşlara zahmet getiren bir uygulamadır. Ayaydın'ın vurguladığı gibi, "yüzyıllar öncesinde kalan bir tür baş vergisi, kelle vergisi görünümündedir. Bu yönüyle ülkemize yakışmamaktadır." Bu uygulamanın dünyada hiçbir ülkede örneği bulunmamaktadır.

Ayrıca, geliri TOKİ’ye  tahsis edilen yurt dışına çıkış harcı, mali yönden gün geçtikçe anlamını yitiren, tahsilatı azalmakta olan bir gelir kalemine dönüşmüştür. Ayaydın kanun teklifinin gerkçesinde, 2012 yılında bütçe hedefi olarak 111 milyon TL olarak öngörülmüş olsa da yıllık harç tahsilatının ancak 67 milyon TL olarak gerçekleştiğini belirtmektedir.

Gelir tutarları hedeflendiği gibi yüksek değil 
2007 yılında harç tutarı 70TL’den 15TL’ye düşürülerek 23’e ulaşan muafiyet alanı kaldırılıp harç tabanı genişletilmiş, daha iyi bir tahsilat öngörülmüş ancak bu öngörü gerçekleşmemiştir. Zira yurt dışına çıkış harcı 70 lira iken 2006 yılında 102,3 milyon gelir elde edilmişken, harcın 15 lira olduğu 2011 yılında 88,6 milyon TL, 2012 yılında ise ancak 67 milyon TL gelir elde edilebilmiştir. Bu gelir, TOKİ için de bir anlam ifade etmekten tamamen uzaktır, yani kanunun/harcın temel nedeni de gerçekleşmemektedir. 

Tüm bunlardan daha önemlisi ise yurt dışına çıkış harcı uygulamasının içerdiği hukuksuzluk, Anayasal bir temel hak olan "seyahat özgürlüğü"ne yönelik kısıtlayıcı anlayıştır. 2010 yılındaki referandum sonucu yapılan anayasa değişiklikleri ile vatandaşların yurt dışına çıkma hürriyetinin, ancak suç soruşturması ve ya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabileceği hükmü kabul edilmiştir. Böylelikle vergisel yükümlülük kapsamında yurt dışına çıkış yasağı getirilmesi uygulamasına son verilmiştir.

Yurtdışına çıkış harcı Anayasaya aykırılık taşıyor

Bir yandan vatandaşların seyahat özgürlüğünün genişletilmesi söz konusu iken, diğer yandan yurt dışı çıkış harcı uygulaması ile fiili bir engelin sürdürülmesi kabul edilemez bir tutumdur. Zira bugün yurt dışına çıkış harcını ödemeyen bir kişinin ülkeden çıkış yapmasına kolluk kuvvetleri izin vermemektedir. Oysa anayasa hükmü çok açık olup, yurt dışına çıkış sadece hakim kararına bağlı olarak engellenebilecektir.

Türkiye bu harç gelirini TOKİ’ye başka kaynaklardan aktarabilir

Ayaydın'ın verdiği Kanun teklifi ile yurt dışına çıkş harcının yarattığı gelirin işlevsizliğini de gösteriyor. Anayasaya aykırılık taşıyan, kişi hak ve özgürlüklerini hiçe sayan; gelişmiş hiçbir ülkede örneği olmayan, çağ dışılık arz eden; mali yönden ciddi bir düşüş gösteren ve vazgeçilebilir düzeyde bir gelir getiren yurt dışına çıkış harcından sağlanan geliri başka kaynaklardan temin ederek TOKİ’ye aktarabilecek güçte ve potansiyelde bir ülkedir. 

Dünyada hiçbir örneği olmayan bu "deli dumrul vergisi"ne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. TBMM'de ve halkımız arasında bu mücadelenin daha çok yankı bulmasını, bu temel hak ihlaline her yurttaşımızın karşı çıkmasını diliyoruz.

CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın'ın verdiği Kanun teklifine ulaşmak için TIKLAYINIZ!

10 Aralık 2012 Pazartesi

İnsan hakları gününde haklarınızı unutmayın!


İnsan hakları gününde haklarınızı istemeyi unutmayın!

Bugün 10 Aralık Dünya İnsan hakları günü, haklarınızı hatırlamanız için iyi bir vesile. Bu sayfalardan "seyahat özgürlüğü" için sürekli anonslar yapıyoruz. Üstelik insanların kendi haklarına bile kulaklarının ne kadar kapalı olduğunu bile bile...

İşte bir fırsat daha!

"İnsan hakları günü"nde bu haklarınızı korumak için kurulmuş kurumlara haklarınızın durumunu, hesabını sorun! Elbette temel hakkınız, Anayasal hakkınız seyahat özgürlüğünü de sorun.

Neden bana vermek zorunda olduğunuz resmi bir kimlik belgesi için dünyanın parasını istiyorsunuz?

Neden ben dünyanın en pahalı pasaportunu almak zorunda kalıyorum?

Neden bunu engellemek için bir şey yapmıyorsunuz? Bunun için uğraşması gereken bürokratlar yeşil pasaport aldığı için mi? Ben şimdi 446 TL öderken, yılbaşında 500 TL ödeyecekken, her yıl pasaport ücretine ve harçlarına otomatik zam yapılırken onlar sadece 62,5 TL pasaport ücreti ödediği için mi? 


Bu "ayrımcılık" değil mi?

Neden Avrupa Birliği ülkeleri hala bize vize uyguluyor, niye hala vize harçları bu kadar yüksek, niye harcımı ödediğim halde konsoloslukta ayrı, ülkelerine girişte, gümrük kapılarında ayrı işkence çekiyorum, neden bize "insan" muamelesini çok görüyorlar. Buna son verilmesi için NEDEN bir şey yapmıyorsunuz?

Sorun, soru çok...

Soran sayısı biraz artsa da sormak isteyen de yeterince yok!

Unutma, sevgili arkadaşım SEN İNSANSIN!

İnsan, sadece haklarıyla insan!

Hepimizin hakkı için, hep birlikte sormalıyız.

İşte Maliye Bakanı'nın Twitter adresi: 

İşte AB Bakanı Egemen Bağış'ın Facebook sayfası, twitter adresi, sorun. 

Birbirinize sormayın sadece, düzeltebilecek, değiştirebilecek yetkililere sorun: NEDEN?

Hemen aşağıda sizin milletvekillerinizin aynı yetkililere TBMM'de 6 Aralık tarihinde verdikleri "soru önergeleri" var, onlara destek verin, akibetini sorun. Oradaki soruları bir daha sorun. İnsan haklarınıza sahip çıkın. Siz sahip çıkmazsanız kimse sahip çıkmaz.

Bakın Başbakanımız, Recep Tayyip Erdoğan geçen bir konuşmasında şöyle demişti: " hak haklınındır, verilmezse alınır."

Haklarınızı size kimse vermeyecek, onları ancak alabilirsiniz.

8 Aralık 2012 Cumartesi

TBMM'ye "seyahat özgürlüğü" soru önergeleri yağıyor

Artık milletvekilleri de tek tek isyan ediyor. MHP Kocaeli Milletvekili Sayın Lütfü Türkkan da "seyahat özgürlüğü" konusunda getirilen yasaklara isyan etti. Ve otomatik pasaport zammını "sorgulayan" soru önergesini Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek'in yanıtlaması için  TBMM'ye verdi. Sayın Türkkan'a da bu duyarlılığı için çok teşekkür ediyoruz.

2 gün önce aynı zamanda BDP Diyarbakır milletvekili Sayın Altan Tan bir soru önergesi vermiş ve Maliye Bakanından "dünyanın en pahalı pasaportu" ve "otomatik zam" konusunda bilgi istemişti. Bu soru önergesi de hemen aşağıdaki yazıda yer alıyor.

BDP ve MHP bile aynı safta "seyahat özgürlüğü"" mücadelesinde buluştu. Daha önce de aynı çerçevede CHP İstanbul milletvekili Sayın Ali Özgündüz ve Sayın Faik Tunay birer soru önergesi vermişti.

Muhalefet, temel insan hakkımızın, Anayasal hakkımızın "seyahat özgürlüğü"nün ihlal edildiği konusunda hem fikir. İktidar'ın özellikle Sayın Şimşek'in de bir an önce bu gerçeği görmesi gerekiyor. 

Hükümetin yıl sonunda 500 TL olması beklenen pasaport ücretinin, dünyada vizeleri kaldırmak için uğraşan, AB ile "vize muafiyeti" görüşmeleri yapan Türkiye'ye yakışmadığını, tam tersi bir çelişki oluşturduğunu farketmesi gerekiyor. Vize kaldırmaya çalışan hükümet kendi yurttaşlarına her yıl yeni bir "vize" koyuyor.

Yıllardır söylüyoruz, devlet vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini, onlara fahiş bir ücretle satarak onlara "müşteri" muamelesi yapamaz.

Muhalefet milletvekillerinin de artık farkettiği, isyan ettiği bu gerçeği iktidarın da kavrama vakti geldi, geçiyor.







6 Aralık 2012 Perşembe

"Seyahat Özgürlüğü" TBMM soru önergesinde...

Bugüne kadar Sayın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e ve Sayın AB Bakanı Egemen Bağış'a öncelikle sosyal medya'da birçok mesaj ile "seyahat özgürlüğü" temelli taleplerimizi ayrıntılı olarak ilettik. Ve iletiyoruz.

Türkiye'de devletimizin yurttaşlarımıza koyduğu "vizeleri" her platformda tek tek anlatıyoruz. 2 yıldır imza kampanyaları ve faklı etkinliklerle bunu sürdürüyoruz. Bugün ortaya koyduğumuz istek, eleştiri ve taleplerin büyük bir kısmını Sayın Maliye ve İçişleri Bakanına TBMM'de BDP Diyarbakır milletvekili Sayın Altan Tan birer soru önergesi ile yöneltti.

Daha önce de CHP İstanbul milletvekili Sayın Ali Özgündüz ve Sayın Faik Tunay bu çerçevede bazı dile getirdiğimiz başlıkları doğrudan sayın bakanlara sormuştu.

Biz "soru önergeleri"nin Meclis iç tüzüğünün milletvekillerine yürütmeyi "denetleme" açısından verdiği önemli, değerli ama maalesef işlevsiz bir araç olduğunu biliyoruz. Yanıtlama konusunda iç tüzüğün getirdiği bütün haklara rağmen, aylarca yanıt bekleyen, ilgisiz yanıtlar verilen çok fazla soru önergesi oluyor.

Ama yine de bu "soru önergesi"nin Meclis kayıtlarına geçmiş olmasını, yurttaşların taleplerini duyan dillendiren milletvekilleri olmasını en az soru önergesinin verilmiş olması kadar önemli ve değerli görüyoruz.

Sayın Altan Tan'a çok teşekkür ederiz. Ve aynı teşekkürü makul sürede bu "net" soruları "net" bir biçimde yanıtlamasını beklediğimiz Sayın Şimşek ve Sayın Şahin'e de etmek istiyoruz. 


13 Nisan 2012 Cuma

Milletvekillerine Açık Teşekkür!

Sesimiz, mailimiz, twitimiz, faksımız, mektubumuz, bloglarımızdaki yazılarımız TBMM Plan Bütçe Komisyonu'na ne kadar ulaştı bilmiyoruz.

Biz isyanımızın, kampanyalarımızın milletvekillerine de ulaşması için elimizden geleni yaptık. Medyaya "basın açıklamaları" yolladık, kimi yazarlara, miletvekillerine, gazetecilere de mailler attık, fakslar çektik. Yaklaşık 1 haftadır sosyal medyada "bu sefer olmaz" diye haykırıyorduk, 9 Nisan'da bir de imza kampanyası başlatmıştık.

Haberi ilk duyduğumuz 6 Nisan tarihinden beri hızla örgütlenip, "yurt dışına çıkış harcı"na karşı "seyahat özgürlüğümüzü" savunmaya başladık. Ve Yurt dışına çıkış harcına yapılması düşünülen %33'lük zam komisyonda kanun teklifinden çıkarıldı. Bunu da herkesten önce komisyonu bizzat arayarak oradaki uzman/raportörlerden öğrendik, teyit ettirdik. Tüm destek verenlere duyurduk.

Nedense Zam haberini koşa koşa yapan basın, geri alındığını duyurmayı tercih etmiyor. Bianet'e de bunun için ayrıca teşekkür ederiz.

Ama asıl teşekkür bir yanlışta ısrar etmeyen bizim "deli dumrul vergisi" diye nitelediğimiz bir harca zam yapmaktan vazgeçen milletvekillerimize: Bunun için çaba harcayan, iktidar partisinden gelen her kanun teklifinin makul ve mantıklı sebepler söz konusu olduğu zaman geri çekilebileceğini, değiştirilebileceğini gösterdikleri için...

Açıkcası zammın iptal sürecinin tam nasıl işlediğini bilmiyoruz, ama her zaman bir şeyi bilmek istiyoruz, yurttaşlarının haklı taleplerine karşı duyarsız olmayan bir parlamento var mı yok mu?

Ancak biz bu zammın geri alınmasını elbette yeterli görmüyoruz. Hatta bunu, teşbihte hata olmaz: "eşeğini önce kaybettirip, sonra buldurmaya" benzetiyoruz.

"Seyahat özgürlüğü" ile ilgili asıl ve temel sorunlarımız olduğu yerde duruyor:
  • Dünyanın en pahalı pasaportuna sahibiz.
  • Yurt dışına çıkış harcı ödemeyi sürdürüyoruz.
  • Yeşil pasaport eşitsizliği artarak sürüyor.
  • Avrupa Birliği ülkelerinin uyguladığı haksız vizeler, yüksek vize harçları, vatandaşlarımıza yapılan utandırıcı muameleler hiç hız kesmiyor.
Biz bu zammın geri alınmasında etkili olan, görevlerini hakkıyla yerine getiren tüm vekillerimize tekrar teşekkür ediyoruz. Yeni Anayasa sürecinde "seyahat özgürlüğü" konusunda da hak ve özgürlükleri genişletici düzenlemeler istiyoruz. Ama bilinsin ki Anayasal ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" konusunda daha yolun başında bile değiliz.

Bu nedenle Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerinin, Sırtçantalıların, gezginlerin ve seyahatsever tüm yurttaşlarımızın bu haksızlıklar ortadan kalkana kadar muhalefeti ve talepleri artarak sürecektir.

12 Nisan 2012 Perşembe

Direndiniz, Sesinizi yükselttiniz, KAZANDINIZ! Yurt dışına çıkış harcına ZAM İPTAL!

Yurt dışına Çıkış harcına % 33 zam Komisyondan geçmedi. TBMM Plan bütçe komisyonunda dün görüşülen kanun teklifi geçti, ancak 5. maddesine sıkıştırılan yurt dışına çıkış harcını 20 TL yapan kısmı tekliften çıkarıldı. Zam kabul edilmedi.

ISPARTA Milletvekili Sayın SÜREYYA SADİ BİLGİÇ ile birlikte 9 AK Parti milletvekili BAZI KANUNLAR İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ HK bir kanun teklifi hazırladılar, 5.04.2012 tarihinde Plan Bütçe Komisyonu'na sundular. Teklif  yurt dışına çıkış harcına % 33 zam mı da öngürüyordu.

Bu “Deli Dumrul” vergisinin tümüyle kalkmasını beklerken, şimdi üstüne bir de zam yapılacaktı, ama tüm seyahat özgürlüğü gönüllüleri, sırtçantalılar, gezginler sosyal medyayı kullanarak seslerini yükselttiler, medyaya, milletvekillerine, kanun teklifi verenlere ulaştılar, imza kampanyası başlattılar.

Bizler aklına gelen her sorunu zamla çözmeyi düşünen vekiller değil , yaratıcı çözümler ve hizmetler üreten vekiller istiyoruz, dedik!

BU SEFER OLMAZ! dedik ve bu kez daha komisyonda zam teklifi reddedildi.

Türkiye, bir kez daha yurttaşlarının “seyahat özgürlüğü”nü her açıdan keyfi bir biçimde kısıtlayan ülke konumuna sürüklenmekten kurtuldu.

Ama şu gerçekler yerinde duruyor: Dünyanın en pahalı pasaportu hala ülkemizde.  10 yıllık biyometrik pasaport  dünyada ortalama 50 dolar ülkemizde yaklaşık 250 dolar. Birçok ülke ya çocuklardan pasaport ücreti almıyor ya da indirim yapıyor ama biz de böyle bir uygulama da yok. Hala yurt dışına çıkış harcı ödüyoruz. 

Anayasamız tarafından da güvenceye alınan temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğümüzü”  ihlal eden tüm vergilerin, harçların külliyen kaldırılmasını istiyoruz! 

Bu konuda ve AB ülkelerinin haksız vizeleri, vize verme işkenceleri ile mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

Hep birlikte BU SEFER OLMAZ! dedik, olmadı, sizlerin desteği ile...

İmza veren, gönüllü destek veren herkese çok teşekkürler!


6 Nisan 2012 Cuma

Yurt Dışına Çıkış "Haracına" Zam Geliyor.

Biz pasaport ücretlerini düşürmek için mücadele ederken, milletvekilleri artık bir "haraç" haline dönüşmüş yurt dışına çıkış harcına % 33 zam yapmayı planlıyorlar. Yurt dışına çıkışlarda alınan 15 liralık harç ücreti, 20 liraya yükseltiliyor. 


Yanda yurt dışına çıkarken bir eziyete dönüşen, hepimizin girdiği bu yılbaşında çekilmiş "harç pulu kuyruğu" fotoğrafı görüyorsunuz.


Bu ücret kimlik kartı ile Gürcistan’a yapılan seyahatler için de geçerli olacakmış. KKTC’ye yapılan seyahatlerde ise mevcut uygulamada olduğu gibi harç alınmayacağı belirtiliyor.

AKP Isparta milletvekili Sadi Bilgiç ve arkadaşları tarafından hazırlanarak TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifi uyarınca her yurt dışı seyahat için alınan 15 liralık harç 20 liraya yükseltilecek. Aşağıda link verdim teklifi ve ibretlik gerekçesini lütfen okuyun. Bu ZAM kabul edilemez, seyahat özgürlüğünü kısıtlayıcı, keyfi ve bir insan hakkı ihlali niteliğindedir.

Yurt dışında oturma izni bulunanlar ve 7 yaşını doldurmamış olanlar ile yurt dışına ticarî amaçla sefer yapan kara, deniz, hava ve demiryolu toplu taşıma ve yük taşıma araçlarının mürettebatından ise harç alınmayacak. Kanun teklifi TBMM Plan Bütçe Komisyonu ile Genel Kurulda görüşülecek.


Kanun teklifi ve "ibretlik" gerekçesi için lütfen TIKLAYIN!

4 Ocak 2012 Çarşamba

Pasaport zammı için TBMM'de soru önergesi

CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay, pasaport harçlarına getirilen zammı TBMM gündemine taşıdı.

Tunay, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Teknik sorun var, acelesi olmayanlar pasaportlarını yılbaşından sonra alsın” açıklamasının gerekçesini sordu.

Tunay, yazılı soru önergesinde, “Bu açıklamadan hemen sonra pasaport harçlarına zam gelmesi tesadüf müdür?” dedi.

İstanbul Milletvekili Tunay’ın soru önergesi şöyle:

“26 Aralık 2011 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü internet sayfasında (http://pasaport.iem.gov.tr/) ve çeşitli yazılı görsel medya organlarında yer alan bir duyuru ile pasaport alımı sırasında yaşanan bazı teknik aksaklıklar nedeniyle pasaporta acil ihtiyacı olmayan vatandaşların müracaatlarını ertelemesini istenmiştir. Bu duyuru üzerine birçok vatandaş pasaport işlemlerini ertelemek durumunda kalmışlardır.
Bu gelişmelerden sonra ise 30 Aralık’ta yayınlanan Resmi Gazete’nin ilgili sayısı ile Bakanlar Kurulu kararınca, “Değerli Kâğıtlar Kanunu Genel Tebliği’ne göre pasaportlar için 54 lira olan değerli kâğıt bedeli, yüzde 15,7′lik artışla 62,50 liraya yükselmiştir. Bu çerçevede,

1- İlgili duyurunun ardından yapılan zamlar bir tesadüf müdür?
2- Dünyadaki pasaport ücretleri açısından ülkemiz kaçıncı sıradadır?
3- Anayasamızın 23.maddesinde tanımlanan “seyahat hürriyeti” ilkesi ile pasaport ücretlerinin bu kadar fahiş rakamlarda olması sizce bir çelişki değil midir?
4- Pasaport ücretlerinin düzenlenmesi ve dünya standartlarına çekilmesi için ilgili bakanlıklarla yürütmüş olduğunuz ortak bir çalışmanız var mıdır?”

TBMM sitesinden 67715 evrak numaralı soru önergesi olarak takip edilebilir. Tıklayın!

20 Aralık 2011 Salı

TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'ndan talebimdir.

20.12.2011

Anayasa Uzlaşma Komisyonunun Değerli üyeleri

Anayasamızın “seyahat özgürlüğü”nü düzenleyen 23. Maddesinin yurttaşlarımızın “seyahat özgürlüğü” haklarını koruyamadığı için yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Seyahat özgürlüğü bir temel "insan hakkı"dır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. Maddesinde belirtilmiştir:
“1. Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır. 
2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahipti
r.”

12.Eylül.2010 tarihinde yapılan referandumla değiştirilen T.C. Anayasası’nın Yerleşme ve seyahat hürriyeti başlığı altındaki 23. maddesi de bu hakkı şöyle tanımlamaktadır:

“Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak sınırlandırabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”


Bu yeni değişiklikle "seyahat özgürlüğü" sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabiliyor ve artık bunun dışında sınırlandırılamıyor.

Ancak Türkiye’de başka ve daha büyük bir sınırlandırma var: Devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu, uluslararası kimlik belgesi olan pasaportlar, harçlar kanunu gereğince her yıl otomatik zamma tabi.

Üstelik bu pasaportlar “dünyanın en pahalı pasaportları”, dünyada biyometrik 10 yıllık pasaportların ortalama ücreti 50 dolar, bizim ülkemizde 225 dolar. Ayrıca vatandaşlardan bir de yurt dışına çıkış harcı alınıyor.

Asgari ücretin yaklaşık 700 TL olduğu ülkemizde, (837 lira olan brüt asgari ücret 2012 yılında 888 liraya çıkacak) bir kişinin veya bir ailenin ciddi sıkıntılar yaşamadan bu ücretlerle pasaport sahibi olması, yurt dışına çıkması olanaksız. Bu durumun Anayasal hakkımız “seyahat özgürlüğü”nü açıkça ihlal ettiğini düşünüyorum.

“Seyahat özgürlüğü”nün temel bir insan hakkı olmasının yanında bir ülkenin insanlarının, kültürünün, ekonomisinin, uluslararası ilişkilerinin gelişmesindeki olumlu rolü, uzun zamandır tüm dünya tarafından kabul edilmektedir. Ama öyle bir yönü daha vardır ki onu da Amerikalı yazar Mark Twain’in sözleri ile vurgulayalım: “Ön yargı, taassup ve dar görüşlülüğün en iyi tedavisi seyahattir.”



Bu konuda;

Yeni Anayasamızda ilgili maddede (23.) yapılacak küçük bir değişiklikle, yüksek pasaport harç ve ücretleriyle elimizden alınan “seyahat özgürlüğü” kısıtlamalarına, harçlar kanunu bahane edilerek pasaportlara her yıl zam yapılmasına bir engel konulabilir düşüncesindeyim.

Bu değişiklik talebimin Anayasa değil, yasalarda yapılacak bir düzenlemeyle çözülebileceğini düşünebilirsiniz. Ancak yasal bir düzenleme, hükümetlere vergi veya harca ihtiyaç duyduğu her seferde üzerinde değişiklik yapabileceği bir zemin sağlıyor, üstelik temel bir insan hakkının sınırlanmasına yol açıyor. (şimdi olduğu gibi her yıl ortalama enflasyon oranında harçlar artıyor) Seyahat özgürlüğü, Anayasal güvence altında olmalıdır.

Yeni Anayasa’nın “Seyahat Özgürlüğü” başlığı taşıyacak maddesine eklenmesini istediğim fıkra önerileri:

·         Vatandaş talep etmesi halinde devletten maliyetine pasaport alma ve bu belgeyi yenileme hakkına sahiptir.

·         Devlet vatandaşlarına yurt içinde ve yurt dışında kullanacağı resmi kimlik belgelerini (maliyetine) sağlamakla yükümlüdür.

·         Devlet yurt içinde ve dışında seyahat etmek isteyen vatandaşlarına gerekli resmi kimlik belgelerini bedelsiz sağlamakla yükümlüdür.

Bu öneriler elbette Anayasa-yasa yazım tekniği açısından gözden geçirilebilir. Ama özüne dokunulmamalıdır: Devlet, vatandaşlarına vermek zorunda olduğu nüfus kağıdı, pasaport, evlilik cüzdanı vb. kimlik belgeleri için, vatandaşlarından “fahiş” ücret talep edememelidir. 

Saygılarımla,

O. Suat Özçelebi
T.C. Kimlik No:

Not:(Bu talebimi bugün TBMM yeni anayasa internet sitesi üzerinden "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü" olarak ilettim. Sizlere de öneririm.)