epasaport etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
epasaport etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2021 Cuma

PASAPORT YİNE ZAMLANDI!

Pasaport zamları durmuyor. Her yıl yeniden değerleme oranına bağlı bir "değerli kağıt" kabul edildiği için otomatik olarak artıyor. 

Bir pasaport 2021 yılında 1265,40 lira oldu.

Dünyada otomatik olarak pasaportuna her yıl zam yapan tek ülke olan Türkiye 2021 yılı harç zamlarını yürürlüğe koydu ve 10 yıllık bir pasaport 1265,40 Lira oldu.

Yeniden değerleme oranı 2021 yılı için %9,11 olarak açıklandı ve dünyanın en pahalı pasaportu YİNE otomatik zamla, harç ve defter ücreti dahil yaklaşık 10 yıllık 1265,40 liraya çıktı.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri genel Müdürlüğü'nün sitesinde yayınlanan sürelerine göre yeni pasaport harç ve ücretleri şöyle:

Süre Harç *** Defter Toplam

6 Ay 227,20 TL 180,00 TL 407,20 TL

1 Yıl 332,10 TL 180,00 TL 512,10 TL

2 Yıl 542,20 TL 180,00 TL 722,20 TL

3 Yıl 770,20 TL 180,00 TL 950,20 TL

3+ Yıl 1085,40 TL 180,00 TL 1265,40 TL

*** Hususi ve Hizmet Damgalı Pasaportlar harç bedelinden muaftır.

Her yıl olduğu gibi sosyal medya hesaplarımızdan bu zamma yine karşı çıktık, ilgililere tepkilerimizi ilettik, kamuoyunu uyardık. Ancak bu konuda artık Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak mesafe alamıyoruz. 

Sosyal medyada bir yandan tepkilerimizi, eleştirilerimizi sürdürürken, daha önce aldığımız hukuksal mücadele kararını bu yıl koronavirüs salgınının izin verdiği ölçüde hayata geçireceğiz.


12 Kasım 2019 Salı

Maliyeti 8 lira Vatandaşa 945 lira!

Sizinle inanılması güç bir gerçeği yansıtan, çok şaşırtıcı bir veriyi Darphane'nin yıllık faaliyet raporundan bir grafiği aktararak paylaşacağım: Tüm yurttaşlarımıza, kimilerine defter bedeli olarak kimilerine harç dahil yansıtılan pasaport ücretlerinin, aslında ne kadara mal olduğunu gösteriyor bu veri. 

Pasaportlarımızın, bordo, siyah, yeşil, gri, tümünün ortalama birim üretim maliyeti ne kadar?

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları maliyeti 8,26 lira (2018) olan pasaporta tam 945 lira ödüyorlar. Her devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi olan pasaporta tam 114 katı ücret ödüyoruz.

Bir elektronik/biyometrik pasaportun maliyeti Darphane'nin 2018 yılı Faaliyet raporuna göre sadece 8,26 lira. Üstelik bu ücret E-Pasaportlara geçildiği 2010 yılından beri bir yıl hariç düzenli olarak düşmüş. 

Bu pasaport ücretlerini etkiledi mi? 

Elbette hayır. 

Maliyet düşmesine rağmen, pasaport ücretleri ve harçları yeniden değerleme oranlarına göre inanılmaz oranlarda artırıldı. 


2010 yılında 15 lira olan pasaport birim maliyeti 2018 yılında neredeyse yarı yarıya 8,26 liraya düşmesine rağmen, devlet defter ücretlerinde fahiş bir biçimde artış yapmayı sürdürdü. 

Bugün devlet, bir pasaport defterini 133.5 liraya yurttaşlarına satıyor. Ayrıca bu ücrete 811,6 lira da harç ekleyerek pasaport ücretinin 945,1 liraya ulaşmasına yol açıyor.

Maliyetinin 114 kat üzerinde ücret ödüyoruz.

Dünyanın en pahalı pasaportu olan Türkiye Cumhuriyeti pasaportu 2020 yılında %22,58 daha zam görecek. 

Evet, yüzde 22,58 daha ZAM görecek, pasaportlarımız.

Yani 8,26 liraya mal olan ve her yıl maliyeti düşürmekle övünülen pasaport defter bedeli 163,64 liraya ulaşacak, aynı oranda artacak harç bedeli ile birlikte 1.158 lira bedel ile pasaportumuz tüm dünyada bir rekora daha imza atacak.


Maliyetinin, (acaba bu yıl da düştü mü?) yaklaşık 140 katını ödeyeceğiz pasaportlarımıza 2020 yılında.

Maliyetini her yıl düşürdüğü bir yurttaşlık hizmetini, dünyada benzeri olmayan biçimde her yıl fahiş otomatik zamlarla yurttaşlarına yansıtan bir devletin, seyahat özgürlüğünü bir temel ve Anayasal bir hak gibi görmediği, ancak insanlarını bir yurttaş gibi değil bir "müşteri" gibi gördüğü açık.

Yıllardır haykırdığımız gibi yine haykırıyoruz ve haykırmayı sürdüreceğiz:
Türkiye Cumhuriyeti'nin müşterisi değil yurttaşıyız!

Pasaport Ücreti 1000 Lirayı Aşıyor.

Neredeyse her yılın sonuna doğru pasaport zamları ile ilgili artık benzer yazıları yazıyoruz.

Dünyada otomatik olarak pasaportuna her yıl zam yapan tek ülke olan Türkiye'de 2020 yılında yapılacak harç zamlarını belirleyen yeniden değerleme oranı da açıklandı.

Yeniden değerleme oranı 2020 yılı için % 22,58 olacak. Açıklanan enflasyon rakamlarının bile çok üzerinde fahiş bir oran. Bu durumda dünyanın en pahalı pasaportu YİNE otomatik zamla, harç ve defter ücreti dahil artık bin lirayı da aşıyor ve 1.158 TL'ye çıkıyor. Eğer Cumhurbaşkanı yıl sonunda zam oranında bir sürpriz yapmazsa.

Yeşil pasaport eşitsizlikleri artarak sürerken, iş insanlarının sayısını artıracak yeni kararlar alınırken, imtiyaz belli bir süre görev yapmış avukatları da kapsayacak şekilde genişletildi. Gittikçe daha da fahiş bir hal alan pasaport ücretinin asgari ücretin 2020 lira olduğu bir ülkede toplum büyük bir sessizlik içinde. Geçim derdi, ekonomik kriz derinleştikçe elbette bu konulardaki sessizlik artarak sürüyor.
Bu sessizliği ortadan kaldırmak için, çiğnenen Anayasal hakkımızı savunmak için sosyal medya dışında hukuki platformları kullanma zamanı geldi. 2019 yılı için planladığımız bu girişimlere 2020 yılında artık hayat vereceğiz.
Temel bir insan hakkı olan seyahat özgürlüğününTürkiye'de kolayca yok sayılmasına izin vermemek tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinin birincil görevi.

#otomatikpaaportzammınahayır

18 Ocak 2018 Perşembe

Türkiye'de pasaport harç ve defter bedelleri

Türkiye pasaport ligindeki lider rolünü sürekli koruyor. Her yıl tekrarlanan otomatik zamla T.C. pasaportu dünyanın en pahalı pasaportu olma ünvanını kimseye kaptırmıyor. 
Farklı zaman aralıkları için (6 ay 1 yıl 2 yıl gibi) pasaport alabildiğiniz nadir ülkelerden olan Türkiye genel de 5 ve 10 yıllık pasaportlar verilen dünya ülkelerinden bu yönüyle de farklılaşıyor. 

Aslında üretim maliyetinin yaklaşık 20-25 lira düzeyinde olduğu bilinen pasaportun defter bedelinin 100 lirayı geçtiği düşünülürse, devletin, yurtaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesinden fahiş oranda para kazandığı da görülecektir. Neredeyse 3 katı fiyata sattığı defterin bedeline ek olarak 656 lira da harç alan devlet, asgari ücretin 1650 lira olduğu Türkiye'de adeta bir "soygun"a imza atıyor.

Seyahat özgürlüğünün hem temel hem de Anayasal bir hak olduğu gerçeğinin Türkiye'de kabul edilmediğini bu tablo açık bir biçimde gösteriyor. Yaşananlar artık açık, temel bir hak ihlalidir ve hukuksal açıdan hak arama platformlarına taşınmalıdır.

Türkiye Pasaport Harç ve Defter Bedelleri

Harç BedeliDefter BedeliToplam
6 AY137,4  TL108  TL245,4   TL
1 YIL200,8  TL108  TL308,8   TL
2 YIL327,8  TL108  TL435,8   TL
3 YIL465,5  TL108  TL573,5   TL
4 - 10 YIL656  TL108  TL764   TL

14 Aralık 2015 Pazartesi

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu'na Pasaport Harçları Mektubu

02.12.2015

TBMM İnsan hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığı
Ankara

Sayın Mustafa Yeneroğlu
TBMM İnsan hakları İnceleme Komisyonu Başkanı


TBMM üyeleri, diplomatlar, üst düzey devlet erkanı, milletvekilleri ve ailelerinizle birlikte diplomatik pasaport, yeşil pasaport veya hizmet pasaportu kullanıyorsunuz. Bu pasaportlardan için de yasa gereği (defter bedeli hariç) bir bedel ödemiyorsunuz.(1)

Ancak Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları uzun yıllardır dünyanın en pahalı pasaportlarını kullanıyor. 2010 yılında bu konuda gerçekleştirdiğimiz bir kampanyanın, kamuoyunun ve yurttaşlarımızın katkısıyla AK Parti hükümeti pasaport ücret ve harçlarında %50 civarında bir indirime gitti. Ancak o zaman bile, yani %50 fiyat düştüğü halde pasaportumuz yine dünyanın en pahalı pasaportu kalmaya devam etti.

Bu sebeple duyarlılığımızı sürdürdük ve “Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri” adıyla kurduğumuz bir sivil inisiyatif ile çabalarımızı artırdık. Bu konuda etkili karar merci olan Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere birçok devlet kurumuna bu konuda birçok defa başvurduk, kampanyalar yaptık, mektuplar yazdık(2) ancak sonuç alamadık.

Bildiğiniz gibi Pasaport, yurtdışına seyahat edebilmemiz için devletimizin bize sağlamak zorunda olduğu bir kimlik belgesi. Yurt dışındaki nüfus cüzdanımız. Ve devlet sağlamak zorunda olduğu bu belgeyi dünyada benzeri görülmeyen bir ücretle her yıl otomatik zam yaparak bize “satıyor”.  Her yıl artırılan harçlarla (3) 10 yıllık bir biyometrik pasaport dünyada ortalama 60-70 dolar düzeyindeyken biz de ortalama 250 dolar seviyesinde. (kurlardaki değişme ile küçük oynamalar oluyor.)

Aynı şekilde Avrupa Birliği ülkelerinde de ortalama 60-70 avro düzeyinde olan (4) pasaport ücretlerinde her yıl sürekli/ bir artış yapılmamaktadır.

Bu yıl da pasaport ücretleri %5,8 oranında yeniden değerleme oranında artacak ve 10 yıllık pasaportlar 621 lira ile yeni bir rekor daha kıracak, Türkiye’de ve yurt dışında yaşayan yurttaşlarımızın bütçelerini sarsmaya devam edecek.

Üstelik, artık çocuklar pasaportlara işlenemediğinden, her biri için ayrı bir pasaport daha çıkartmak zorunda kalacağız. Bu da yeni bir maliyet, aile bütçesine yeni bir külfet, yeni bir engel! Çocuklar, 5 yıllık pasaport alabiliyor, ancak 10 yıllık pasaport harcı ödeyerek büyük bir haksızlığa uğruyorlar.

Sayın Yeneroğlu,

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. Anayasamızın 23. maddesinde temel bir insan hakkı olarak kabul edilen, yani her insanın doğuşundan itibaren kazandığı “seyahat özgürlüğü”nü Türkiye’de devlet, yüksek harçlarla yurttaşlarının elinden alıyor. Bu durum açık bir “insan hakkı ihlali”ne dönüşüyor.

Bir hakkın varlığı, o hakkın kullanımı da güvence altına alındığı zaman bir anlam ifade eder. Bir hak, ancak kullanılabildiği sürece vardır. Ve bu hakkımız, her yıl otomatiğe bağlanmış harç “zamlarıyla” yurttaşlarımız için daha da ulaşılamaz bir noktaya doğru gidiyor.

Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin toplam biyometrik pasaport ücreti/harcı 2.500.-TL. Asgari ücretin neredeyse 3 katı. Bu ücrete fotoğraf, ulaşım, yurt dışı çıkış harcı vb. harcamalar dahil değil.

 Sayın Yeneroğlu,

Hükümetimizin Türkiye’ye karşı uygulanan vizelerin kaldırılması için, özel bir çaba harcadığını ve başarılı çalışmalar yaptığını görüyoruz. Bu takdire şayan çalışma, eğer pasaport ücretlerinin düşürülmesiyle birlikte uygulanmazsa işte o zaman belli bir kesim dışında çok anlam ifade etmeyecek. Vizelerin kalkması önemli, ancak yurtdışına, vizelerin kalktığı bu ülkelere gidebilmek için önce pasaport “alabilmemiz” lazım. Bunun için biyometrik pasaportların harç ve ücretini dünya ortalamasına indirmeniz gerekiyor. Yeşil ve Diplomatik pasaport karşısında Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları büyük bir eşitsizlikle karşı karşıya.

Sayın Yeneroğlu

Birçok yurttaşımızın elinden alınan, Anayasal ve temel insan hakkımız olan “seyahat özgürlüğümüzü” bir yasa teklifiyle geri vermek, ücretini dünya ortalamasına, makul bir düzeye çekmek sizin, üyesi bulunduğunuz iktidar partisinin, Başkanlığını yaptığınız Komisyonun elinde. Saygılarımla,

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

O. Suat Özçelebi
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Sözcüsü

Adres: Mevlüt Pehlivan sokak No:4-11 Mecidiyeköy Şişli-İstanbul
T:0212 2665440 F:0212 2664991 E: sozcelebi@sita.com.tr


Notlar:
1) 5682 sayılı Pasaport kanunu madde 13-14 gereği sadece defter bedeli ödüyorsunuz.
2) Bu konuda 5 yıldır sürdürdüğümüz çalışmalar için ayrıntılı bilgilerin yer aldığı
Twitter: @seyahatozgurluk
3) Değerli kağıtlar kanununa tabi olduğu için ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanununun1  5281 sayılı Kanun2  ile değiştirilen mükerrer 138 inci maddesi uyarınca, 492 sayılı Kanuna bağlı tarifelerde yer alan nispi harç oranları ile yeniden değerleme oranı dahil olmak üzere maktu harçlar (maktu ve nispî harçların asgarî ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) %5,8 oranında artırılacaktır.
4) Dünya Bankası’nın 2005 yılında yaptırdığı bir araştırmada bu bilgi açık bir biçimde ortaya konuyor. Hatta çok uzun zamandır pahalılıkta birinci sırayı kimselere kaptırmıyoruz.Ayrıca 2015 yılında dünyada birçok basın yayın organında da yayınlanan Veri analizi şirketi Statista’nı çalışmasında Dünyanın en pahalı pasaportu 2015 yılında da 251 dolarlık bedelle Türkiye’de. Bkz: http://www.independent.co.uk/travel/these-are-the-most-expensive-passports-in-the-world-a6742496.html

29 Kasım 2012 Perşembe

75 milyon nüfusa 8 milyon pasaport!


AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean Maurice Ripert, katıldığı bir toplantıda* bizim çok uzun zamandan beri vurguladığımız bir konuya dikkat çekti.

75 milyon nüfusu olan Türkiye'de yaklaşık 8 milyon kişinin pasaportu olduğunu söyledi, Ripert. Nüfusun sadece %10'u. Bizim Haziran ayında Emniyet Genel Müdürlüğü'nden aldığımız bilgilere göre ise rakamlar şu biçimde: "25.05.2012 tarihi itibariyle ülkemizde geçerliliği bulunan 4.226.013 Umuma Mahsus, 1.076.428 Hususi ve 41.286 Hizmet Pasaportu olmak üzere toplam 5.343.727 pasaport bulunmaktadır."

Sayılardaki görece uyumsuzluğa çok takılmayacağım, 8 milyon pasaport sahipliğini baz alalım. Bu sayının ne kadar düşük olduğunu anlamanız için size şu örneği hatırlatayım: Türkiye'nin nüfusu 74,7 milyon. TUİK'e göre 2011'de yurtdışına çıkan TC vatandaşı sayısı 6,2 milyon! Mesela 1 Ağustos'ta karşılıklı vizeleri kaldırdığımız Ukrayna'da durum: Ukrayna'nın nüfusu 45,8 milyon. 2011 yılında yurtdışına çıkan Ukraynalı sayısı 20,3 milyon! Bir bilgi daha: Ukrayna pasaportu 350 Hryvnias (45 $), T.C pasaportu ise 446 TL (245 $)


Yani Elçi haklı, Türkiye'de pasaport sahipliği yok düzeyinde. Peki bunun nedeni nedir? Birçok neden sıralayabiliriz, ama en önemli neden somut bir biçimde yıllardır herkesin gözünün önünde duruyor: T. C. Pasaportu dünyanın en pahalı pasaportu. Dünyada eşi benzeri yok. 

En önemli neden, pasaport ücreti/harcı dedik ama bu görünen neden. Asıl sebep, zihniyet! Seyahat özgürlüğü'nün temel bir insan hakkı, Anayasal bir hak olduğu bilincinin en başta siyasetçilerimizde, yetkililerimizde olmayışı.

T.C. Pasaportu aslında maliyeti 5-10 Euro düzeyinde bir kimlik belgesi olmasına rağmen vatandaşlardan vergi/harç almanın en geçerli yollarından biri olarak görülüyor. Seyahat etmek de aynı biçimde, örneğin "yurt dışına çıkış harcı" adlı garabet dünyada sadece Türkiye'ye özgü. Her yıl otomatik zamlanan pasaport da sadece Türkiye'ye özgü. Dünyada ortalama 50-60 $ olan 10 yıllık biyometrik pasaport yılbaşında 275 dolar olacak.

Sanırım niye yaklaşık 8 milyon pasaportta çakılı kaldığımız şimdi daha iyi anlaşılıyor.

Ancak AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Ripert'in haksız hatta çok haksız olduğu bir konu var. "Türkiye’deki Schengen vize başvurularının ortalama yüzde 95’inden fazlasına vize veriliyor." diyor doğru! Ama nasıl verildiği konusunu hiç bilmediği anlaşılıyor, bu durumu incelemesinde ciddi bir fayda var.

Vizesiz Avrupa'nın, Ankara Antlaşması'ndan bu yana Türk vatandaşlarının zaten kazanılmış bir hakkı olduğu konusuna hiç girmeyeceğim. Ama AB ülkelerine gelmek için başvuran T.C. vatandaşlarına konsolosluklarda ve elçiliklerde çektirilen "işkencelerin" artık birer insan hakları ihlali düzeyine geldiğinin hala farkedilemediği anlaşılıyor. Üstelik nerdeyse ortak bir politikayla, fahiş vize harçları ve ülkeden ülkeye değişen uygulamalarla T.C. vatandaşlarını açıkça bezdirmeye çalışıyorlar.

1 milyon kişiyi bulan yeşil veya gri pasaport sahiplerinin ise gümrük kapılarında, ülke girişlerinde kimi zaman karşılaştıkları sürprizler ve eziyetler ise ayrı bir yazı konusu. 

Ayrıca "AB vize verme koşullarını daha da iyileştirmenin yollarını arıyor, bunun için Türkiye’nin de yapıcı olması gerekecektir." diyen  Büyükelçi Ripert'in AB ülkeleri elçiliklerinin vize bölümlerini dolaşarak "yapıcı" sözünün sözlükteki anlamını teker teker hatırlatmasında fayda olduğunu düşünüyoruz.

Sonuç olarak Türkiye'de yetkililer, "seyahat özgürlüğü" konusunda hala ciddi adımlar atmaktan uzak ve "Vizesiz Avrupa" talebini dile getirirken kendi vatandaşlarına koyduğu vizeleri kaldırmayı nedense düşünmüyor. Bu böyle sürdükçe de başkalarının acı gerçekleri yüzümüze vurması kaçınılmaz. Evinin önünü temizlemeyenin, komşuya laf etmesi her zaman çok daha zor!

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Pasaport krizi kötü yönetiliyor

Yaklaşık 3 aydır bir pasaport krizi yaşıyoruz. Türkiye'de "pasaport bitti". Bu "bitiş" ile ilgili ve nedenleri için ayrı ve uzun bir yazı yazılabilir. Bu konuda özellikle Zaman Gazetesi'nde Ahmet Dönmez'in haberlerini izlemek de çok fikir verebilir. Şimdi ihalesiz bir alım yapıldı, sonra 2. alım yapıldı. (üstelik ihale ile alınandan daha ucuza mal oldu, çipli pasaport kapakları ihalesi söz ettiklerim) Bunun da nedenleri, daha önce yediğimiz milyonlarca Euroluk kazıklar hepsi ayrı birer yazı konusu... 

Ben bu yazıyı bir ülkede pasaport bitmesi gibi bir durumun ortaya çıkması ve sonra nasıl yönetilemediğini adeta belgeleyen bir durumu gözler önüne sermek için yazıyorum. 

İnsanların bütün seyahat programları alt üst oldu, tatilleri, iş görüşmeleri, ziyaretleri her şey berbat oldu. 40-50 gün sonra pasaportlarını yeni alanlar var. Hala bekleyenler var. Çünkü açıkça bir yetkili çıkıp, uzun bir süre durum şudur ve şu tarihten itibaren de çözülecektir demek için kılını kıpırdatmadı. Bir süre sonra e pasaport sitesinde şöyle bir açıklama belirdi.
25.06.2012 - Yurtiçinden ve Yurtdışından Bilgi Talebinde Bulunacak Vatandaşlarımızİçin İletişim Bilgileri!!!
Türkiye’de; e-pasaport başvurusu hakkında bilgi almak isteyenvatandaşlarımız
taleplerin kayıt altına alındığı www.epasaport.gov.tr web sitesi anasayfasında
yer alan Bize Yazın bölümünden veya 0 312 4978090 numaralı çağrı merkezimizaracılığı ile bilgi talebinde bulunabilirler. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız ise 90 312 292 29 29 numaralı telefonu arayarak bilgi alabilirler.
Burada yer alan telefonlar bir süre sonra DUVAR oldu, çünkü ne verilen bilgiler bir işe yarıyordu ne de telefonlar açılıyordu. İnsanlar pasaportlarını almak için Ankara'ya pasaport düzenlenen yerlere gidip elden aldılar, almaya çalıştılar!

Neredeyse 1 ay kimse bir açıklama yapmadı, sadece Emniyetten sıkıntı yoktur, merak etmeyin türünden 1-2 açıklama geldi. Ardından e-pasaport sitesine aşağıdaki açıklama kondu.
25.07.2012 - Umuma Mahsus Pasaport Müracaatında Bulunan Vatandaşlarımızın Dikkatine !!!
Darphane tarafından yapılan pasaport sevkiyatı ihtiyacı karşılayacak seviyeye ulaşmış, Pasaport Tanzim Sistemindeki uyum çalışması da başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu zamana kadar sistemde bekleyen pasaportların en kısa sürede tanzim edilebilmesi için 24 saat kesintisiz pasaport tanzimine başlanmıştır. Hac müracaatı yapmış vatandaşlarımızın bu zamana kadar bekletilmekte olan pasaportları tanzim edilmiş ve postalanma aşamasındadır. 2012 Haziran ayı içerisinde müracaatta bulunanların 29 Temmuz 2012 tarihine kadar, 2012 Temmuz ayı içerisinde müracaatta bulunanların ise 05 Ağustos 2012 tarihine kadar pasaportlarının tanzim edilmesi planlanmaktadır.25/07/2012
Hemen ertesi gün ise bu açıklamaya yer verildi.
26.07.2012 - Umuma Mahsus Pasaport Müracaatında Bulunacak Vatandaşlarımızın Dikkatine !!!
Son günlerde, vatandaşlarımızın pasaportlarını 3-4 ay gibi bir süre sonra alabilecekleri şeklinde yanlış bilgilendirildiği ve endişeye kapılan vatandaşların da pasaportlarını almak üzere Pasaport Daire Başkanlığına yönlendirildiği müşahade edilmiştir. Daha önce yapılan duyurularda da belirtildiği şeklide Darphanenin pasaport sevkiyatı yeterli düzeye ulaşmış ve bekleyen müracaatların ise 05 Ağustos 2012 tarihine kadar tanzim edilmesi planlanmıştır. Bu durumda bu gün müracaat eden bir vatandaşımız 10 içerisinde pasaportunu alacak olup, Ağustos ayının ilk haftasından sonra daha önce olduğu gibi pasaportların 1-2 gün içerisinde tanzim edilmesi sağlanacaktır.26/07/2012
3 gün sonra ise aşağıdaki açıklama kondu e-pasaport sitesine ve yukardaki 2 açıklama siteden kaldırıldı. Çünkü hepsi birbiriyle çelişki halinde...
30.07.2012 - Umuma Mahsus Pasaport Müracaatında Bulunan Vatandaşlarımızın Dikkatine!!!
Pasaport Tanzim Sisteminde bekleyen müracaatların en kısa sürede üretilerek postalanabilmesi için 7 gün 24 saat kesintisiz pasaport üretimine devam edilmektedir. 2012 Haziran ayında yapılan pasaport müracaatlarının tamamı tanzim edilerek postalanmıştır. 2012 Temmuz ayı içerisinde yapılan pasaport müracaatlarının ise, Darphane tarafından yapılan pasaport defteri sevkiyatının yeterli düzeyde devam etmesi halinde bir hafta içerisinde tanzim edilerek postalanması planlanmaktadır.30/07/2012
Bu 3 açıklama, aslında bu krizin nasıl kötü yönetildiğini, yönetilemediğini, Anayasal hakları "seyahat özgürlüğü" ihlal edilen yurttaşlarımızın nasıl "oyanlandığını" ya da oyanladıklarının zannedildiğini gösteren birer belge. Birbiriyle tamamen çelişen, sürekli pasaport teslim zamanlarını öteleyen bu açıklamaların, üstelik biteceği gibi bir izlenim de yok!

Bu son açıklama da artık kimseyi tatmin etmiyor, herkes "kuzu kuzu" pasaportunun gelmesini bekliyor. Hele bu açıklamada yer alan: "Darphane tarafından yapılan pasaport defteri sevkiyatının yeterli düzeyde devam etmesi halinde..." cümlesi/çekincesi hala ne sorunun tümüyle çözüldüğünü ne de pasaportların zamanında tanzim edilmesinin garanti olduğunu söylüyor. Yani daha hala bekleme riski var!

Ayrıca vatandaşlar pasaportlarını beklerken, bu geçen süre pasaportlara eklenmiyor. Parasını ödedikleri süre, Emniyette geçiyor. Gönderilen pasaportlara bu süre mutlaka eklenmeli (en az 2 ay) ya da daha sonra düzenlenecek yeni pasaportlara bunu aktarmanın bir yolunu bulmalı devlet!Başvuru tarihi ölçü alınmamalı, gönderim tarihi pasaportta yer almalı!

Farkındaysanız e-pasaport sitesinin her duyuru cümlesinin sonunda "Dikkatine!!!" ibaresi yer alıyor, sanırım bu duyuruların en doğru bölümü bu 3 ünlem: !!!

4 Nisan 2012 Çarşamba

E-pasaport ihalesi iptal yolunda, pasaport sıkıntısı kapıda

Fransız firması Gemalto'nun, daha önce şifresi kırıldığı ilan edilen çiple kazandığı e-pasaport ihalesinin, iptal yolunda olduğunu Zaman gazetesi yazdı. 

Bu ihale ve haber çok önemli, çünkü ihale zamanında yapılamazsa çipli pasaport sıkıntısı yaşanabileceği iddia ediliyor.

Zaman gazetesinden Ahmet Dönmez'in haberi şöyle:
İhalede ikinci olduğu açıklanan Melazyalı Irıs firması, Kamu İhale Kurumu'na (KİK) iptal başvurusu yaptı. İtiraz halen inceleme aşamasında. Alınan bilgilere göre, ihale sürecinde yaşananlardan rahatsız olan hükümet, konuya 'titizlik' gösterilmesini istedi. Bu çerçevede Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, TÜBİTAK'tan bilgi notu talep etti. TÜBİTAK da, ihale sürecinde gerekli uyarıları yapmalarına rağmen dikkate alınmadığı cevabını verdi.
Kamu İhale Kurumu, kendisine ulaşan itiraz başvurusunu bilirkişiye gönderdi ve mütalaa istedi. Alınan bilgilere göre hazırlanan bilirkişi raporunda, Gemalto'nun önerdiği çipin güvenlik sertifikasının eski olduğu ve dolayısıyla güvenlik zafiyeti taşıdığı belirtilecek. Olumsuz görüş içeren raporun, önümüzdeki günlerde KİK'e ulaştırılacağı öğrenildi. Bu da ihalenin iptal edilebileceği görüşünü öne çıkardı. Şimdi KİK, söz konusu bilirkişi raporunu da inceleyerek bir karara varacak. Zaman'ın gündeme getirdiği olayın öncesi ile ilgili gelişmeler şöyle: Darphane Genel Müdürlüğü'nü ekim ayında çipli pasaport ihalesine çıktı. Ancak hiçbir firmanın gerekli liyakati gösteremediği gerekçesiyle ihaleyi iptal etti. Aralık ayında ikinci kez ihale yapıldı. İhaleyi, Fransız Gemalto kazandı. Ancak firmanın sunduğu çiplerin 2010'da şifresinin kırıldığı ortaya çıkınca Sanayi ve Ticaret Bakanlığı devreye girdi. Bakanlığa ulaştırılan bilgi notuna göre, TÜBİTAK, teknik şartnamede yer alması gereken maddeler arasında, milli olarak geliştirilen ürünün kullanımının şart koşulmasını önerdi. Fakat bu talep Darphane tarafından kabul edilmedi. Oysa ABD, Fransa, Japonya ve Almanya gibi ülkeler, kendi kurum ve şirketlerinin ürünlerini kullanmayı şart koşuyor. Notta, "TÜBİTAK'tan destek alınsaydı, Darphane hata yapmayacak ve bugünkü sorunlar yaşanmayacaktı." denildi. Öte yandan Darphane'nin elindeki pasaport stoku bitmek üzere olduğu öğrenildi.

7 Haziran 2010 Pazartesi

EYVAH! Korkulan gerçekleşiyor



Biyometrik pasaporta geçişimizde bazı sorunlar yaşanacağını tahmin ediyorduk. Ama tahminlerimizin ötesinde sorunlar yaşanıyor. Paranızı denkleştirip dünyanın en pahalı e-pasaportunu almaya karar verdiğiniz zaman karşınıza "bazı sorunlar" değil daha fazlası çıkıyor. Bugün Habertürk Gazetesi'nde bu konuda korkulanların nasıl gerçekleştiğini gösteren bir haber var.

Altyapı hazır edilmeden bir hizmetin sunulamayacağını her zaman olduğu gibi yine yaşayarak öğrenemiyoruz. Bunu niçin bir türlü öğrenmez, öğrenemezler?

Nilay Örnek Habertük Gazetesi’nde "E bu ne biçim pasaport!" adıyla bugün yazdı:

E-pasaport sistemine geçtik’ diyen yalan söyler. 

Buradan sonra okuyacaklarınız 1 Haziran’da verilmeye başlandığı “iddia edilen” biometrik pasaportların “biyokimyamı bozuşunun hikâyesidir”. Okuyunuz, gülünüz, ağlayınız....

Yeni pasaport almam şarttı. e-pasaport.gov.tr adresine girdim, yapılması gerekenleri okudum, 0216 444 30 20 numaralı telefonu aradım.

Kibar bir hanım yeni pasaport için gerekenleri sıraladı, randevu verdi. Bir devlet “şeysi” bu kadar düzenli olur muydu? Şüphelenmem gerekirdi!

Durumu önce bir arkadaşım tecrübe etti ve “21’inde hayatta uçamazsın. Çipli pasaport işlemi yapılamıyor, ben pasaport süremi uzattım, geldim” dedi... Aradım “Sistemde arıza vardı. Birkaç saat içinde düzeltilir” dediler. Perşembe de cep telefonuma bir mesaj geldi: “Yarınki randevunuzu unutmayınız!” Cuma ilçemin emniyet müdürlüğünde yaşadıklarımı anlatmaya çalışayım.

- Biyometrik pasaport randevum vardı...

Polis: Biz randevu ile çalışmıyoruz!

- Nasıl yani? Randevu aldım.

Polis: Biz vermiyoruz o randevuyu, randevu altığınız yeri arayıp konuşun.

- Ne yani ben açıp sanal biriyle mi konuştum?

Polis: Yooo siz gelen kaçıncı kişisiniz. Eski usul pasaport işlemleri için de sabah gelip numara almanız gerekirdi. Numara saati bitti!

‘KİŞİSEL MEMNUNİYETİNİZ İÇİN!!!!’

Kamera neredeydi? Bu bir şaka olmalıydı, di mi? Bana randevu veren numarayı aradım:

- Randevuyla çalışmıyorlarmış; ne olacak?

- Kibar sesli hanım: Randevunuz saat 3’te.

- Zaten oradayım! İşinizi yapmıyoruz diyorlar.

- Garip kadın: Başka güne randevu verebilirim!

- Randevum zaten var! İş yapılmıyor!

- Daha da garipleşen kadın: Kişisel memnuniyetiniz için başka bir güne randevu verebilirim.

- Kişisel memnuniyet mi!!! (Böyle zamanlarda küfürsüz yetiştirildiğime öyle üzülüyorum ki!) 21’ine biletim alınmış, pasaportum yok, vizem yok. “5 ila 8 günde pasaportunuz
adresinize teslim edilir” dediniz! Gün ortası, işimden geldim. Siz bana “Randevu vermiyoruz” denen yere tekrar randevu vermekten bahsediyorsunuz! Birkaç gün sonrasına! Şaka mı bu ya!

GERÇEKTE NELER OLUYOR?

Bir “robot” olduğuna kanaat getirdiğim kadın bana bir kez daha “Şu anda yapabileceğim tek şey başka bir güne randevu vermek” dedi ki orada kendimden geçtim. Bu ve sonrasındaki diyaloglarım bana “hacca gitmek için yola çıkıp Konya Ovası’nda bırakılanların” ruh hallerini yaşattırdı.İşte size bu e-pasaport durumunun özeti:

- Öyle cumhurbaşkanına çipli pasaport vermekle olmuyor. “Çipli pasaport sistemine geçtik” deseler de uygulama yok yani ge-çil-me-miş.

- Ha biri size e-pasaport için randevu vermiş, ha karşılıksız çek yazmış! İnanın hiçbir farkı yok.

- e-pasaport sistemiyle ilgili, emniyet müdürlüklerinin görev tanımı genel müdürlüklerde yapılmış. Ancak kimin ne görev yapacağı ilçe emniyet müdürlüklerine sadece 1-2 gün önce bildirilmiş.

- Emniyet müdürlüklerinin çoğunda çipli pasaport işlemi yapmak için altyapı yok!

3 Haziran 2010 Perşembe

Pasaportlar neden en pahalı, yine açıklama yok!

CNNTürk 1 haziran tarihindeki biyometrik pasaportların tanıtım toplantısından notlar aktaran bir haber yayınladı. Aslında haberin son cümlesi sanırım en önemli notu aktarıyordu: "Pasaportların neden pahalı olduğu ve uygulamalardaki adaletsizlik konularıyla ilgili ise hiçbir açıklama yapılmadı."


İçişleri Bakanı tanıtımda kolaylık olması için ilk pasaportları gazetecilere verdi. Eskiden pasaportlar başvuru gününden itibaren 24 saat içinde alınabiliyordu. Ayrıca parmak izi işlemleri düşünüldüğünde başvurunun bir iki dakika sürmesi de biraz hayalci bir yaklaşım olarak görünüyor. 

Toplantıdan notlar

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, pasaportun hem vatandaşlar hem de devlet için bir itibar ve saygınlık konusu olduğunu belirterek, "yeni uygulama suç ve terörle mücadelemize ve dolayısıyla iç güvenliğimize de katkı sağlayacaktır" dedi.

Bakan Atalay, e-pasaport uygulamasına geçilmesi nedeniyle, Bilkent Otel Kongre Merkezi'nde düzenlenen tanıtım toplantısına katıldı.

Bakan Atalay, pasaport ve kimlik belgesi üzerinde uzun süredir çalışmalar yaptıklarını anımsatarak, pasaporttaki çalışmanın sonuçlandırıldığını ve dünden itibaren yeni pasaportuygulamasının vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti.

Yeni kimlik belgesi pilot uygulamasının da Bolu'da devam ettiğini hatırlatan Bakan Atalay, "Kasım ayına kadar bu uygulama bitecek, ondan sonra da hedefimiz gelecek yıl başından itibaren çok fonksiyonlu yeni kimlik belgesi hizmetini de vereceğiz" dedi.

Türkiye'nin büyük ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu belirten Bakan Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hareketli bir nüfusumuz var, milyonlarca vatandaşımız her yıl yurt dışına yoluculuk yapıyor, bunların bir kısmı eş dost akraba ziyaretidir, resmi ziyaret, gezi amaçlı ziyaretler, pek çok gerekçe ile büyük bir hareketlilik var. Vatandaşlarımızın pasaportlarını sadece sınır kapılarında, hava alanlarında geçiş yapmaya yarayan belgeler olarak görmüyoruz, bu pasaportlar yurt dışındaki vatandaşlarımızın elinde sürekli kullanılan bir kimlik belgeleridir. Bilindiği gibi pasaportlar günümüzde herkes tarafından kabul edilen çağdaş ve teknik standartlara uygun olarak düzenlenmesi özellikle de taklide ve tahribe izin vermeyen güvenlik özelliklerine haiz belge niteliği taşıması çok önemlidir. Özellikle de pasaport hem bizim yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için hem de devletimiz için bir itibar ve saygınlık konusudur. Esasen bu vatandaşlığı simgeleyen belgelerin hepsi aynı özelliği taşıyor, bu manada biz bu hizmeti değerli görüyoruz, giriş çıkışlarda başka ülkelerde uluslararası standartlarda teknik özellikleri güçlü bir belgenin olması bizim için gerçekten çok önemliydi."

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Buruk biyometrik sevinç!

Bugün Anadolu Ajansı'nın geçtiği habere yer veriyor, birçok gazete. "Biyometrik, çipli pasaportlar 1 haziran'da elimizde..." başlıkları atılmış. Dünyada sadece 3 ülke kalmıştı biyometrik pasaporta geçemeyen, biri de Türkiye idi. Diğerleri Hindistan ve Bangladeş... Şimdi 7 yıllık özlem bitiyor ve bir türlü geçemediğimiz e-pasaportlara kavuşma sevinci manşetlere yansıyor. Ama bu sevinç, çok buruk...

Çünkü bu haberlerde önemli bir eksik var. Bu pasaportların dünyanın en pahalı biyometrik pasaportları olduğundan tek satırla bile bahsedilmiyor. 1 Haziran'da veya sonra da Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının büyük çoğunluğu, elini yakan yüksek ücret ve harçlar nedeniyle bu pasaportlara dokunamayacak bile.

Pasaport sevincine kapılanların, "seyahat özgürlüğü"nün önündeki engelleri görmezden gelmesi kabul edilemez.

Ama "buruk" bir sevinç ile de olsa okumak isteyenler için aşağıda habere yer veriyorum:

"Emniyet Genel Müdürlüğü, hazırlıkları yılları alan e-pasaportu 1 Haziran'dan itibaren vermeye başlıyor. Vatandaşlar, pasaport başvurularını bulundukları illerden yaparken, yeni pasaportlar Gölbaşı'nda kurulan merkezden basılarak kargo aracılığıyla gönderilecek. Yeni pasaportlar sınır kapılarında ve hava limanlarındaki yoğunluğu önlerken, sahteciliğe karşı etkin güvenlik katmanı içeriyor.

Türkiye'nin de yer aldığı 190'ın üzerinde üyesi bulunan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından alınan tavsiye kararı uyarınca, üye ülkelerin en geç 1 Nisan 2010 tarihi itibariyle Makinede Okunabilir Pasaport (MOP) üretimine başlanıyor. Eski tip pasaportların ise tüm dünyada 24 Kasım 2015 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmasını öngören karar çerçevesinde, uzun zamandır çalışmaları sürdürülen yeni pasaportlar, 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren verilmeye başlanacak.

15 Nisan 2010 Perşembe

Yeni pasaport sitesi gün sayıyor!

1 Haziran 2010 tarihinde
yeni pasaportlar kullanıma sunulacaktır.


Yeni tip biyometrik pasaportlar ile ilgili her türlü bilgiye 3 Mayıs 2010 tarihinden itibaren bu sayfalarımızdan erişebilirsiniz.

http://www.epasaport.gov.tr/

Bu duyuru hemen yukarıdaki sitede yapılıyor. "3 Mayıs'a şurada ne kaldı, hadi kolay gelsin" diyerek, bloğumuzun yorum bölümüne bırakılan, Tam Aziz Nesin'lik dedirten eski "bir günde pasaport" alma hikayelerinden biriyle sizi baş başa bırakıyorum. Sonunda Kanada'daki pasaportların ücreti de var!

Bakalım yeni e-pasaport maceralarımız neler olacak:))


Bir Gunde Pasaport
“Alo Annecigim…”
“Iyi aksamlar… ben Ufuk, Nasilsiniz, iyi misiniz?…”
“Ben de iyiyim cok sukur. Super bir haberim var. Kanada’dan doktora programlarina kabul edildigime dair mektup sonunda geldi. Ne kadar sevincli oldugumu anlatamam...”
“Dur aglama hemen, kiyamam ben sana. Daha pasaport alicam Kanada vizesi alicam. Ama pasaportu bir gunde alirsin dediler, ben asil Kanada vizesini almaktan korkuyorum. Sen yine de babama ver mujdeyi, benden haber bekliyordu...”
“Lisans ustu derslerim mi? Iyi iyi. Hatta boyle giderse cok iyi. Tezimi zamaninda yetistirmeye calisiyorum.”
“Anne? Benim, yurtdisinda egitim icin Kanada vizesi islemlerine baslamak icin once pasaport almam gerekiyor ya, o yuzden de aramistim sizi…”
“Ya yemek yapmak problem olmuyor yapiyorum birseyler iste, ben bakiyorum kendime sen merak etme de, simdi pasaportu taktim kafaya.”
“Babam da mi konusmak istiyor. Tamam ver, ozlemisim sesini...”
“Babacim nasilsin?”
“Uzme canini babacigim ya, sadece berabere kaldik, bir puan da kotu degil. Tamam babacigim cok sagol, ben de cok sevindim gelen mektuba, kus gibi rahatladim. Bundan sonrasi kolay, pasaportu alir almaz, vizeye basvurmayi dusunuyorum...”
“Haklisin babacigim, son dakikaya birakmamak lazim…”
“Babacigim, rica etsem bizim askerlik subesinden askerligimi yaptigima dair bir yazi alabilir misin? Kisa donem askerlik terhis kagidina kisa donem murekkep kullanmislar galiba. Iki yil once yuksek lisans egitimime baslamadan once aldigim terhis kagidinin uzerindeki tarihler ve elle doldurulan yerler solmus ve cok zor okunuyor. Pasaport islemleri basvurusunda kabul edilemeyebilir dediler… Halbuki kuyrukta o kadar da beklemistim…”
“Vallahi erkenden gittim babacigim, hic aksatir miyim, sabah alti bucukda ordaydim ama, yagmurda epey bekledik. Uc tane grup cikmis isim listesi yapiyordu ucune de ismimi yazdirdim. Bana sira ancak ikinci listeden 11 gibi geldi ve o kadar bekledikten sonra basvurumu askerlik belgesi okunakli olmadigindan kabul etmediler. Neyse o belgeyi bir alalim her is hallolacak insallah...”
“Problem degil babacigim... Ama seni de askerlik subesine kadar yoracagim…”
“Tamam babacigim soz dedim ya, pasaportu alir almaz hayirlisi ile vize islemlerine basliyacagim...”
“Okul mu?... iyi gidiyor, arkadaslar dun Kanadadaki doktora programina kabul edildigimi duyunca cok sevindiler ve bana bir parti yapmaya karar verdiler...”
“Isim de iyi... Simdilik iyi gidiyor bakalim. Haftasonlari calistigimdan tezimi yapmaya ancak aksamlari vakit bulabiliyorum...”
“Tamam babacigim cok tesekkur ediyorum ve tekrar ellerinizden opuyorum.”
“Size de iyi aksamlar...”