Recep Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Recep Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2013 Perşembe

Yeni Türkçe Sözlük: Çapulcu ve Çapulculuk nedir?

Gezi Parkı'nda ağaçların korunması ve Topçu Kışlası adı altında bir AVM ve rezidans yapılmasına karşı İstanbulluların direnişine haksız, hukuksuz bir biçimde yapılan saldırıya direniş, 10. gününde.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak başından beri "Gezi Parkı"nın ağaçlarıyla birlikte korunmasını kendi mücadelemizin de merkezinde yer alan bir eylem olarak görüyoruz. Kamu otoritesinin ve Sayın Başbakan'ın bu konudaki inadının olayları hiç istenmeyen bir düzeye taşımış olduğunu da üzüntüyle görüyoruz.

Sayın Başbakan, İstanbul Taksim Gezi Parkı'ndaki masum talepler ile kendisine ait parkı korumak için ortaya çıkan insanlara, sivil direnişçilere "çapulcu" dedi. 

Ve biz bu nitelemenin/suçlamanın aslında "Yeni Türkçe Sözlük"te artık ne anlama geldiğini tüm Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ile paylaşmak istedik.

Çünkü hepimiz kendimizi "çapulcu" hissediyoruz, şöyle ki:



Lütfen resmi büyütmek için üzerine tıklayınız!

10 Aralık 2012 Pazartesi

İnsan hakları gününde haklarınızı unutmayın!


İnsan hakları gününde haklarınızı istemeyi unutmayın!

Bugün 10 Aralık Dünya İnsan hakları günü, haklarınızı hatırlamanız için iyi bir vesile. Bu sayfalardan "seyahat özgürlüğü" için sürekli anonslar yapıyoruz. Üstelik insanların kendi haklarına bile kulaklarının ne kadar kapalı olduğunu bile bile...

İşte bir fırsat daha!

"İnsan hakları günü"nde bu haklarınızı korumak için kurulmuş kurumlara haklarınızın durumunu, hesabını sorun! Elbette temel hakkınız, Anayasal hakkınız seyahat özgürlüğünü de sorun.

Neden bana vermek zorunda olduğunuz resmi bir kimlik belgesi için dünyanın parasını istiyorsunuz?

Neden ben dünyanın en pahalı pasaportunu almak zorunda kalıyorum?

Neden bunu engellemek için bir şey yapmıyorsunuz? Bunun için uğraşması gereken bürokratlar yeşil pasaport aldığı için mi? Ben şimdi 446 TL öderken, yılbaşında 500 TL ödeyecekken, her yıl pasaport ücretine ve harçlarına otomatik zam yapılırken onlar sadece 62,5 TL pasaport ücreti ödediği için mi? 


Bu "ayrımcılık" değil mi?

Neden Avrupa Birliği ülkeleri hala bize vize uyguluyor, niye hala vize harçları bu kadar yüksek, niye harcımı ödediğim halde konsoloslukta ayrı, ülkelerine girişte, gümrük kapılarında ayrı işkence çekiyorum, neden bize "insan" muamelesini çok görüyorlar. Buna son verilmesi için NEDEN bir şey yapmıyorsunuz?

Sorun, soru çok...

Soran sayısı biraz artsa da sormak isteyen de yeterince yok!

Unutma, sevgili arkadaşım SEN İNSANSIN!

İnsan, sadece haklarıyla insan!

Hepimizin hakkı için, hep birlikte sormalıyız.

İşte Maliye Bakanı'nın Twitter adresi: 

İşte AB Bakanı Egemen Bağış'ın Facebook sayfası, twitter adresi, sorun. 

Birbirinize sormayın sadece, düzeltebilecek, değiştirebilecek yetkililere sorun: NEDEN?

Hemen aşağıda sizin milletvekillerinizin aynı yetkililere TBMM'de 6 Aralık tarihinde verdikleri "soru önergeleri" var, onlara destek verin, akibetini sorun. Oradaki soruları bir daha sorun. İnsan haklarınıza sahip çıkın. Siz sahip çıkmazsanız kimse sahip çıkmaz.

Bakın Başbakanımız, Recep Tayyip Erdoğan geçen bir konuşmasında şöyle demişti: " hak haklınındır, verilmezse alınır."

Haklarınızı size kimse vermeyecek, onları ancak alabilirsiniz.

20 Haziran 2010 Pazar

SONUÇ ALDIK!

Evet, sonuç aldık!

Kahvaltı ederken, yakın bir arkadaşımın telefonuyla ilk haberi aldım. Açıkcası önce şaka yapıyor sandım. Uzun zamandır pasaportlu şakaların sayısı artmaya başlamıştı:)

Sonra haber sitelerinde Bakanlar Kurulu'nun kararını görünce çok mutlu oldum. Müthiş bir babalar günü armağanı oldu.

Başarı, Anayasal haklarının bilincinde, ateşlenmek için kimi zaman küçük bir kıvılcım bekleyen yurttaşlarımızındır.

Ben bu kıvılcım olduğum için çok mutluyum.

Bakanlar Kurulu'nun yaptığı indirim oransal olarak çok yüksek: % 50 Fakat bu indirim bile bizi dünyanın en pahalı pasaportlarını kullanmaktan kurtarıyor mu, inceleyeceğiz.

Ancak itiraf etmeliyim ki 4 aydır sürdürdüğümüz binlerce insanın katkı sunduğu kampanyamızdan bu kadar hızlı bir sonuç alınması ve yurttaşlarımızın taleplerine bu kadar hızlı yanıt verilmesi hem devletimizin ve hem de hükümetimizin çok değerli ve önemli bir örnek oluşturmasını sağlamıştır.

Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve Bakanlar Kurulumuza çok teşekkür ederim. Kendi adıma ve bu kampanyaya gönül ve destek veren herkes adına...

O. Suat Özçelebi

Bugün Resmi gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ve tebliğler için lütfen: TIKLAYIN!

21 Mayıs 2010 Cuma

Başbakan'a seyahat özgürlüğü mektubu



Aşağıdaki mektubu bugün Başbakanımıza yolladım. Ve bu mektubu ilgili bakanlara da postaladım, İçişleri, Dışişleri ve Maliye Bakanlarımıza... Eğer bir yanıt gelirse, sizlerle de paylaşacağım.

21.05.2010

T.C. Başbakanlık
Ankara

Sayın Recep Tayyip Erdoğan,
Sayın Başbakanım,

Siz, Dışişleri Bakanlığı mensupları, diplomatlar, üst düzey devlet erkanı, milletvekilleri ve ailelerinizle birlikte diplomatik pasaport, yeşil pasaport veya hizmet pasaportu kullanıyorsunuz. Bu pasaportlar için de yasa gereği bir "harç" ödemiyorsunuz.(1)

Ancak Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları uzun yıllardır dünyanın en pahalı pasaportlarını kullanıyor. Dünya Bankası’nın 2005 yılında yaptırdığı bir araştırmada (David J. Mckenzie) bu bilgi açık bir biçimde ortaya konuyor. Hatta çok uzun zamandır pahalılıkta birinci sırayı kimselere kaptırmıyoruz. Bu çalışmayı ekte bilginize sunuyorum.(2)

Pasaport, yurtdışına seyahat edebilmemiz için devletimizin bize sağlamak zorunda olduğu bir belge. Ve sağlamak zorunda olduğu bu belgeyi dünyada benzeri görülmeyen bir ücretle her yıl zam yaparak bize “satıyor”.  Her yıl artırılan harçlarla (3) 5 yıllık bir pasaport dünyada ortalama 45-50 dolar düzeyindeyken biz de 500 doların da üzerinde bir ücret seviyesine geldi.(pasaport ücreti+harçlar+yurt dışına çıkış harcı dahil)

Bildiğiniz gibi 1 haziran tarihinde 7 yıldır süren bir çalışmanın sonucuna ulaşacağız, biyometrik pasaportlara kavuşacağız. Böylece AB standartlarında daha güvenli ve kullanışlı pasaportlara gecikerek de olsa sahip olacağız.

Ama pasaport ücretleri, yine 2010 yılında belirlenen yüksek ücretlerden farklı olmayacak. Üstelik, artık çocuklar pasaportlara işlenemediğinden, her biri için ayrı bir pasaport daha çıkartmak zorunda kalacağız. Bu da yeni bir maliyet, aile bütçesine yeni bir külfet, yeni bir engel!

Hükümetiniz “Seyahat Özgürlüğü”nün temel bir insan hakkı,  yurttaşlarımızın Anayasal bir hakkı olduğunu TBMM’de gerçekleştirilen son Anayasa değişiklikleriyle bir kez daha hatırlattı. Ve Anayasamızın “seyahat özgürlüğünü” kısıtlayan 23. maddesini yeniden düzenleyerek bu özgürlüğü genişletti. Böylece anlamsız yere yurt dışına çıkışına engel getirilen yurttaşlarımızın önündeki önemli bir sınırlama TBMM’de kaldırılmış oldu. (4)

Sayın Başbakanım,

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. Anayasamızın 23. maddesinde temel bir insan hakkı olarak kabul edilen, yani her insanın doğuşundan itibaren kazandığı “seyahat özgürlüğü”nü Türkiye’de devlet, yüksek harçlarla yurttaşlarının elinden alıyor. Bu durum açık bir “insan hakkı ihlali”ne dönüşüyor.

Bir hakkın varlığı, o hakkın kullanımı da güvence altına alındığı zaman bir anlam ifade eder. Bir hak, ancak kullanılabildiği sürece vardır. Ve bu hakkımız, her yıl otomatiğe bağlanmış harç “zamlarıyla” yurttaşlarımız için daha da ulaşılamaz bir noktaya doğru gidiyor.

Dünyada zengin ya da yoksul, modern ya da değil onlarca ülke vatandaşlarına ortalama 45-50 dolara biyometrik pasaport veriyor. Üstelik çoğu bu bedelde pasaportları en az 5-10 yıllık bir süre için veriyor.  Türkiye Cumhuriyeti devletinin de bunu yapacak güçte olduğuna inanıyorum.

Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin toplam biyometrik pasaport ücreti/harcı (5 yıl için) 3.017.-TL. Evet, tam ÜçbinonyediTürkLirası… Asgari ücretin neredeyse 6 katı. Bu ücrete fotoğraf, ulaşım, yurt dışı çıkış harcı vb. harcamalar dahil değil.

 Sayın Başbakanım,

1 Haziran bir fırsattır. Gelin bu tarihte modern pasaportlara kavuşacak Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının büyük bir kesimine de bu pasaportları edinebilme/kullanabilme şansı tanıyın. 1 Haziran gelmeden, pasaport harçlarını(ücretini) dünya ortalaması olan 45-50 dolar seviyesine düşürün. 1 haziran’dan önce bu harçlar düşürülsün ki kimse “biyometrik pasaport”lara yüksek harç (ücret) ödemek zorunda kalmasın.

15 Nisan 2010 Perşembe

İlk çipli pasaport Gül ve Erdoğan'ın...

İlk çipli pasaportların Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a verileceği belirtiliyor. Hürriyet Gazetesi'nde bugün yayınlanan habere göre...

Acaba, Gül ve Erdoğan bu pasaportların vatandaşa kaça mal olduğunu soracaklar mı?

Acaba, Gül ve Erdoğan'a, bu pasaportların dünyanın en pahalı pasaportları olduğu da söylenecek mi?

Acaba, bu dünyanın en "değerli" pasaportlarını almak için bir aylık asgari ücretin bile yetmediği de dile getirilecek mi?

Acaba, "seyahat özgürlüğü"nün bir Anayasal hak olduğunu, 10 yılda ancak geçebildiğimiz çipli pasaportların da ücretleriyle bu hakkın açık açık çiğnendiğini Başbakan ve Cumhurbaşkanına kimse hatırlatacak mı?

Bütün sorulara neden "hayır" yanıtı verdiğinizi duyar gibi oluyorum?

Haberdeki diğer ayrıntılar için:
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/14424158.asp?gid=254