ÇİPLİ PASAPORT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÇİPLİ PASAPORT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2016 Perşembe

Seyahat Özgürlüğü Engellenemez!*

Türkiye ve Avrupa Birliği’nin 2013 yılında başlattığı vize muafiyeti süreci, sonunda 72 kritere bağlandı. Bu kriterler yerine getirilirse Türkiye vatandaşlarının Avrupa’ya vizesiz seyahatinin haziran ayı sonunda gerçekleşebileceği ileri sürülüyor. Bu 72 kriter üzerinde çalışılırken temel seyahat özgürlüğü hakkı gözden kaçıyor. Seyahat özgürlüğü, hem İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13’üncü hem de Türkiye anayasasının 23’üncü maddesinde düzenlenen temel bir hak. Ne var ki özellikle yurt içindeki uygulamalarda, kamu otoritesinin istediği zaman sınırlanabiliyor hatta yok sayılabiliyor. 

Mart 2010 tarihinde yüksek pasaport harçlarına tepki göstermek için internette Suat Özçelebi’nin kurduğu Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, çeşitli sloganlar ve kampanyalarla temel seyahat özgürlüğü hakkını savunuyor. Grubun en son güncel kampanyası, vize muafiyeti sürecinde pasaportların AB standartlarında yenilenmesinde yurttaşlardan istenen ücret... Mevcut pasaportlarına ödeme yapmış kişilerden tekrar para istenmesine karşı sosyal medyada #yenipasaportaparayok sloganıyla bir imza kampanyası düzenleniyor.


Seyahat özgürlüğü hakkı Türkiye’de sıkça göz ardı edilirken ülke içinde vatandaşlara adeta “vize” uygulanıyor. Örneğin bir kente gitmek, girmek ya da çıkmak, sokağa çıkma yasakları hatta bir parka ne zaman girip ne zaman çıkılacağı kolaylıkla kısıtlanabiliyor. Seyahat özgürlüğünün kolaylıkla yok sayılabildiği bir düzen ve zihniyet ile karşı karşıyayız. Hatta bu zihniyet o kadar egemen ki “turizm” konusunda yaşanan sıkıntıları gidermek için, “yurttaşların yurt dışı çıkışlarına sınırlama getirilsin”, “harçlar artırılsın” diyerek çözme heveslileri bile var. Benzer şekilde çok uzun yıllardır, yurt dışına çıkmak, seyahat etmek de büyük eşitsizlikler ve hak ihlalleri içeriyor. Yekililer, başka ülkelerin Türkiye’ye koyduğu vizelerden yakınırken, kendisi yurttaşlarına adeta yurt dışına çıkış “vize”si koymuş durumda.

Öğrenciler ve yurt dışındaki yurttaşlar için yapılan son düzenlemeler, Türk vatandaşları için “seyahat özgürlüğü”nün alanını bir yandan genişletirken, diğer yandan büyük eşitsizliklerin ortaya çıkmasına yol açtı. Yakın zamanda Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bir torba yasa değişikliği ile "Tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış olanlara” harçsız pasaport alma hakkı getirildi. Bu, iktidar partisinin öğrencilere seçimlerdeki bir vaadinin yerine getirilmesiydi. Aynı biçimde yurt dışında yaşayanlar için de konsolosluklardan pasaport almak, yaklaşık yüzde 50 ucuzlatıldı, ortalama 100 avro düzeyine indirildi. Artık Harçlar Kanunu'nun harçtan muaf olanları düzenleyen 85. maddesinin 1. Fıkrasına eklenen "Tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış olanlara verilecek pasaportlar" bendiyle, 25 yaşına kadar tüm öğrenciler sadece pasaport defter ücreti ödeyerek 87,5 liraya pasaport alabilecekler.

Bu önemli değişiklikler belli kesimlerde memnuniyet yaratırken, aslında var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirdi; Türkiye’de “seyahat özgürlüğü” konusunu kapsadığı gruplar açısından iyice tartışmalı bir hale dönüştürdü.

Dünyanın En Pahalı Pasaportu Türkiye’de


Türkiye’de dünyanın en pahalı pasaportu kullanılıyor. Dünyada ortalama 60-70 ABD doları, Avrupa Birliği’nde 60-70 avro düzeyinde 10 yıllık biyometrik/çipli bir pasaport Türkiye’de 620,60 Türk Lirası (yaklaşık 190 avro). Bunun 87,5 Türk Lirası defter parası, geri kalanı harç.

Pasaport bir “değerli kağıt” olduğu için aynı zamanda harçlar yasasına tabii ve her yıl “yeniden değerleme” oranında otomatik zam görüyor. Dünyada her yıl otomatik zamlanan tek pasaport, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu.

Seyahat özgürlüğüne temelde en zıt uygulamalardan “yurtdışı çıkış harcı” da sadece Türkiye’de ödeniyor. Her çıkışta ödenen 15 TL’lik harcın kaldırılması için verilen yasa teklifleri, çok uzun zamandır anlaşılmaz bir biçimde bekletiliyor.

Son yasal değişikliklerle oluşan ve seyahat özgürlüğünü kısıtlayan durum şu şekilde:

Yurttaşlarına dünyanın en pahalı pasaportunu satan devlet önemli bir genç kitleyi yüksek harçlardan korurken, büyük eşitsizliklere ve çelişkilere de yol açmaya devam ediyor. 6 yaşında bir öğrenci 87,5 liraya pasaport alırken, örneğin 5 veya 1 yaşındaki kardeşi ya da arkadaşı aynı 5 yıllık pasaporta 620,6 lira ödemeyi sürdürecek.
Yasa gençler arasında “tahsilde olan/olmayan” ayrımı yapıyor.
Yurt dışında yaşayan bir vatandaş 100 avro’ya devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesine sahip olabilirken, yurt içindeki vatandaşlar aynı pasaporta yaklaşık 200 avro ödemek zorunda kalıyorlar.

#YeniPasaportaParaYok

Bütün bu eşitsizlikler AB ile yapılan 72 Kriter pazarlıklarında bir hak ihlali daha eklendi. Devlet, 72 kriter kapsamında vizesiz Avrupa için 2016 yılında bütün pasaportları değiştireceğini ve pasaport ücretini yine yurttaşlardan alacağını açıkladı. Aslında bu durum fark edilmeyen bir gerçeğin ortaya çıkmasına yol açtı. Meğer 5 yıl önce dünyanın en güvenli, biyometrik ve çipli pasaportları olarak tanıtılan ve 5 yıl içinde herkesin değiştirilen pasaportları AB standartlarında ve yüksek güvenlikli değilmiş, çiplerine parmak izi kaydedilemiyormuş.

Biyometrik pasaportun içindeki çip dahil yaklaşık 15-20 liraya mal olduğunu Darphane yetkilileri açıklamıştı. Bu maliyetlere rağmen, devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi için fahiş bir fiyat belirleniyor, adeta yurttaşa müşteri muamelesi yapılıyor. Bu noktada yapılması gereken çok basit: Pasaport ücretinin tüm yurttaşlar için “defter ücreti” seviyesine çekilmesi; yeni pasaportların ücretsiz olarak değiştirilmesi; yurttaşlar arasında hiçbir ayrımcılık yapılmaması; çocuk pasaport ücretlerinin en az yüzde 50 oranında düşürülmesi; yeşil, bordo pasaport ayrımının ve yurt dışı çıkış harcının kaldırılması.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, sosyal medyada ve ulaşabildiğimiz tüm mecralarda, bu haksız uygulamaya karşı bir kampanya yürütüyor: “Parasını ödediğimiz pasaportun parasını bizden alamazsınız, kim zamanında bu ihmali yapmış ve bu pasaportları AB standardında yapmamışsa pasaport paralarını onlardan tahsil edin” diyor.

Bu çerçevede Change.org sitesinde “Yeni pasaporta yeni ücret, yeni harç ödemek istemiyoruz! #YeniPasaportaParaYok” adıyla Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’a iletilmek üzere bir imza kampanyası yapıyor. Kampanya detayları ve mektubu için www.seyahatozgurlugu.comsitesini ziyaret edebilirsiniz.

* Bu yazı Magma dergisi'nin internet sitesinde Mayıs 2016 tarihli12. sayısında yayımlandı. Lütfen tıklayın.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

#YeniPasaportaParaYok Kampanyamıza bir destek de MAGMA'dan.

Yeryüzü dergisi Magma Mayıs sayısında bir sayfasını Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri'ne ayırdı ve #YeniPasaportaParaYok kampanyamıza destek verdi.

"Seyahat Özgürlüğü Engellenemez " başlığıyla AB ile vize muafiyeti sürecinde yenilenmek zorunda olan pasaportlarımızın daha önce ödediğimiz defter ücretini yeniden bizden talep eden devlete karşı yürüttüğümüz kampanyayı okurlarına duyurdu.

MAGMA'ya çok teşekkür ediyoruz.  

Gittikçe aralanan #VizesizAvrupa kapısının önünde adeta 73. kriter gibi kendi devletimizin önümüze diktiği temel seyahat özgürlüğü engellerine/vizelerine ve yeni pasaporta için istenen defter ücretine karşı hep birlikte #YeniPasaportaParaYok demeye devam ediyoruz.



20 Nisan 2016 Çarşamba

#YeniPasaportaParaYok kampanyasına destek verin

5 yıl önce tümünü değiştirip ama AB standartlarında yapmayı unuttukları pasaportları yeniden değiştirip, tüm pasaport sahiplerinden yeniden defter ücreti isteyecekler. Biz de bu defter ücretini yeniden ödemek istemiyoruz.

#YeniPasaportaParaYok etiketiyle tüm sosyal medyada, diğer mecralarda imza ve farkındalık artırma kampanyaları yaparak kamu otoritesini bu haksız kararından vazgeçirmeye çalışıyoruz.

Siz de bu kampanyada aşağıdaki bannerlerı, capsleri kopyalayarak kullanabilir, bu yanlış karardan devletin dönmesine çaba harcayabilirsiniz.

İmza kampanyası için TIKLAYIN!






8 Temmuz 2010 Perşembe

Çipli pasaport ihaleleri ve yolsuzluk iddiaları

Bugün iki farklı basın organında CHP milletvekili Atilla Kart'ın çipli pasaport ihaleleriyle ilgili yolsuzluk iddiaları gündemdeydi. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Yalçın Doğan, Nisan ayında da yer verdiğimiz yazısının bir benzeriyle ihaleyi yeniden gündeme taşıyor. Diğeri CNNTürk.com, yolsuzluk iddialarını haberleştiriyor.


Yalçın Doğan'ın köşe yazısı şöyle:
Yeni pasaportla uç uçabildiğin kadar
KEMERLERİNİZİ bağlayın, koltuk arkalarını dik tutun, önünüzdeki masayı kapatın. Şimdi cipli, yeni pasaportumuzla uçmaya başlıyoruz.
Uçuşun başladığı iki ayrı alan var. Biri Hazine Müsteşarlığı Darphane Genel Müdürlüğü, diğeri Emniyet Genel Müdürlüğü.

1999’da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 180 ülke biyometrik (cipli)pasaporta geçmek için sözleşme imzalıyor. Terörle mücadele etmek, pasaport sahtekarlığını ve kaçakçılığı önlemek gibi, güvenlik gerekçeleriyle.

Sözleşme, ülkelere on bir yıl süre tanıyor. O süre 1 Nisan 2010’da doluyor, ama Türkiye pasaportları 1 Nisan 2010’a kadar, yani on bir yıl içinde yenilemeyi beceremiyor.
Bununla birlikte becerdiği işler var.
Yalçın Doğan'ın yazısının tümü için : TIKLAYIN!


CNNTürk.com'un haberi şöyle:
Çipli pasaport ihalesinde yolsuzluk iddiası
Kart, düzenlediği basın toplantısında, Hazine Müsteşarlığının 27 Eylül 2005 tarihinde yaptığı ihaleyi 15 milyon 475 bin avro bedelle bir Malezya firmasının kazandığını, ancak 30 Ocak 2007 tarihinde Emniyet bünyesinde aynı konuda yeni bir ihalenin yapıldığını kaydetti. Bu ihaleyi de "yine aynı Malezya firmasının da yer aldığı ortak girişim grubunun 10 milyon 500 bin YTL bedelle kazandığını" anlatan Kart, ihaleyi alan firmaların işi başaramadığını ve ihalenin fesh edildiğini söyledi.

Bu aşamadan sonra Başbakan'ın talimatıyla ihalenin Emniyet'in üstünde kaldığını öne süren Kart, Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut ve İltica Daire Başkanlığının özel bir birim oluşturduğunu, Polis Akademisi Gölbaşı Kampüsündeki bir binanın bu birime tahsis edildiğini ifade etti.

"Neresinden bakılırsa bakılsın, yolsuzlukların, karanlık ilişkilerin ve suç ilişkilerinin varlığını gösteren bulgular söz konusudur" görüşünü dile
getiren Kart, şu soruları yöneltti:

Haberin devamı için lütfen: TIKLAYIN!


CNNTürk.com'un yalanlama haberi şöyle:
"Çipli pasaport"ta fesata yalanlama

Akşam saatlerinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kart'ın iddialarını yalanlayan yazılı bir açıklama yaptı.


"Aynı konuda iki ayrı ihale yapıldığı ve devletin zarara uğratıldığı iddiasının gerçeği  yansıtmadığı bildirilen açıklamada, vatandaşların kişisel verilerinin yurt dışına çıkarılmasının da söz konusu olmadığı ifade edildi."


Haberin devamı için lütfen: TIKLAYIN!

6 Haziran 2010 Pazar

Seyahat Özgürlüğü Hürriyet ve Radikal'de...

Bugün Hürriyet ve Radikal gazetelerinde "seyahat özgürlüğü" konusunda bloğumuzu ve facebook grubumuzu tanıtan bir röportaj-haber ve bir makalem yayınlandı.

Hürriyet'tin Pazar ekinde Mesude Erşan'ın benimle yaptığı haber-röportaj'ı aşağıya alıntılıyorum:

Haberin linki: Tıklayın!

Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyorum

Mesude ERŞAN / Hürriyet Gazetesi -06.06.2010


Yüksek pasaport ücretleri seyahat severleri harekete geçirdi. Siyasal İletişim Danışmanı Suat Özçelebi, Türkiye’deki yüksek ücretlere karşı seyahatozgurlugu.com blogunu kurdu. Facebook’ta da “Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” grubunu oluşturdu.


Ucuzlatılması için,“Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyorum” kampanyasını başlattı. Başbakan Erdoğan, Maliye Bakanı Şimşek, İçişleri Bakanı Atalay ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na da birer mektup yazarak yüksek ücretlerin  seyahat özgürlüğünü sınırladığını belirterek, harçların düşürülmesini istediler.
Suat Özçelebi yaklaşık 3 ay önce bir haber sitesinde Dünya Bankası’nın 2005 yılında yaptırdığı bir araştırmada, en pahalı pasaportları Türkiye’nin verdiğini okudu. Kısa bir araştırmayla son 5 yılda hiçbir şeyin değişmediğini, Türkiye’nin yaklaşık 350 dolar ile vatandaşlarına en pahalı pasaportu verdiğini öğrendi. 4 kişilik bir çekirdek aile tatil için ya da bir akraba ziyareti için yurtdışına çıkmak isterse sadece pasaportlar için ciddi bir bütçe ayırması gerekiyordu. Rakamlarla konuşacak olursak, 5 yıllık pasaport için 3 bin 17 lirayı gözden çıkarması anlamına geliyor bu. Halbuki diğer ülkelerin ortalaması 45-50 dolar.
VİZELER KALKSA N’OLUR Kİ
Özçelebi harekete geçti ve aldığı geri dönüşler çok olumlu. Yüksek ücretlere karşı kurduğu Facebook grubu 1785 kişiyi aştı. Blogunu Google’den 85, Facebook üzerinden 200’ün üzerinde kişi sürekli izliyor. Blogda yaptığı anketi ise 640 kişi yanıtladı. Bunların yüzde 85’i pasaport ücretlerini fahiş, yüzde 10’u çok yüksek bulduğunu söylüyor.
Özçelebi, “Zaten dünyadaki en pahalı benzini, otomobili, doğalgazı biz kullanıyoruz, pasaport bu kadar pahalı olsa ne olur diyemedim. Çünkü pasaportların bu kadar pahalı olması en temel insan hakkına aykırı. Başlı başına insafsızlık. Geniş bir kitle ne kadar pahalı olduğunun farkında değil. Bunu değiştirebilecekler de bihaber. Çünkü onlar diplomatik pasaport kullanıyor, harçlarla vesaireyle uğraşmıyor. Eğer bizim yaşadıklarımızı yaşasaydılar ücretler bu düzeye ulaşmazdı” diyor.
Özçelebi, “Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkı. Sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabilir. Bunun dışında, özellikle pasaportlar için istenen yüksek ücretler yurtdışına çıkışı sınırlamanın da ötesine geçerek, engellemek anlamına geliyor. Bu durum, açık bir biçimde Anayasa’nın ihlal edilmesi” görüşünde.
Başbakan Erdoğan’ın bazı ülkelerin vizelerinin kaldırılması için uğraştığını hatırlatan Özçelebi, Başbakan’ın bu çabasının ancak pasaportların ucuzlamasıyla anlam kazanacağını söylüyor: “Pasaport alamadıktan sonra dünyanın bütün ülkelerine vizesiz gidebiliyor olmanın ne anlamı var? Pasaportun pahalı olması, başlı başına engel. Sadece seyahatler engellenmiyor. Örneğin yurtdışına eğitim görmeye gidecek gençler için de ciddi bir sorun” diyor.

15 Nisan 2010 Perşembe

İlk çipli pasaport Gül ve Erdoğan'ın...

İlk çipli pasaportların Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a verileceği belirtiliyor. Hürriyet Gazetesi'nde bugün yayınlanan habere göre...

Acaba, Gül ve Erdoğan bu pasaportların vatandaşa kaça mal olduğunu soracaklar mı?

Acaba, Gül ve Erdoğan'a, bu pasaportların dünyanın en pahalı pasaportları olduğu da söylenecek mi?

Acaba, bu dünyanın en "değerli" pasaportlarını almak için bir aylık asgari ücretin bile yetmediği de dile getirilecek mi?

Acaba, "seyahat özgürlüğü"nün bir Anayasal hak olduğunu, 10 yılda ancak geçebildiğimiz çipli pasaportların da ücretleriyle bu hakkın açık açık çiğnendiğini Başbakan ve Cumhurbaşkanına kimse hatırlatacak mı?

Bütün sorulara neden "hayır" yanıtı verdiğinizi duyar gibi oluyorum?

Haberdeki diğer ayrıntılar için:
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/14424158.asp?gid=254

14 Nisan 2010 Çarşamba

Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Naci Koru açıklıyor!

Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru, kendi bloğunda* yeni pasaportlarla ilgili ayrıntılı açıklamalara yer verdi. Hürriyet Gazetesi'nden Zeynep Gürcanlı, blogdaki yazıyı haberleştirdi.


Ve birçok kişi, karşısında konuya hakim bir yetkili bulmanın heyecanıyla bloğa akın etti. Biz de bu fırsattan yararlanıp Naci beyi bloğumuza davet ettik. Çünkü Türkiye'deki milyonların seyahat özgürlüğünü elinden alan yüksek pasaport ücretleriyle ilgili bir açıklama Naci Okur'un yazısında yer almıyor.


Yazıda yeni pasaportlarla ilgili Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması kabul edebileceğimiz ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Bu ay sonunda İçişleri Bakanı'nın yapacağı basın toplantısından önce böyle bir ön bilgilendirmeye neden gerek duyuldu, bilemiyorum. Belki bu da bir tür bürokratik açılım! Bir bürokratın blog yazması da gerçekten sevindirici bir gelişme. Ayrıca bu konuda açıklama bekleyen, sabırsızlanan birçok kişiyi tatmin edeceği açık.


Koru bloğunda pasaport ücretleriyle ilgili şu açıklamaya yer veriyor:
"Biyometrik pasaportlar daha kullanıma sunulmadan, yeni sistemin kurulma masraflarının vatandaşın sırtına yükleneceği yönünde bazı yayın organlarında haberler yayınlanmaya başlandı. Oysa bu çalışmalar sırasında harçla ilgili yeni bir düzenleme yapılmadı. Yurt içinde ve yurt dışında bugüne kadar pasaport harcı ne kadar ise yeni pasaportların bedeli de o kadar olacak. Dolayısıyla pasaport bedelinin arttırılmasının sözkonusu olmadığını da özellikle belirtmek istiyorum."
Naci Koru, basında yer alan yeni pasaport ücretleri ve harçlardaki artış haberlerini yalanlıyor, ancak zaten dünya birincisi olan pasaport ücretlerinde bir indirim yapılmayacağını da belirtmiş oluyor. Yani devlet, dünyanın en pahalı pasaportlarını bize "satmayı" sürdürecek.


Peki biz almayı sürdürecek miyiz? Asıl soru bu...


Blogdaki yazıya ulaşmak için:
*Sonunda bizim de biometrik pasaportumuz olacak/ Naci Koru
http://nkoru.blogspot.com/2010/04/sonunda-bizim-de-biyometrik.html

10 Nisan 2010 Cumartesi

Çipli pasaportlar 3 günde elimizde olacakmış!


İçişleri Bakanı Beşir Atalay, biyometrik pasaport uygulamasına 1 Haziran’da geçileceğini söyleyerek, pasaportlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Vatan Gazetesi'nden konuyla ilgili haberi bir yorumda bulunmadan aynen alıntılıyorum:

Normal pasaportların kırmızı, diplomatik pasaportların siyah olacağını ifade eden Atalay, eski pasaportların geçerliliğinin 2015 yılına kadar devam edeceğini bildirdi. 

Atalay, 3 Mayıs’ta açılacak “www.epasaport.gov.tr” sitesi üzerinden online başvuru yapılabileceğini belirtti. Bakan Atalay, yeni pasaportlar için harç miktarlarının artmayacağını belirterek, pasaport geçerlilik süresinin 10 yıla çıkacağını kaydetti. 

Atalay, diğer Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de pasaportların yalnız bir merkezden tanzim edileceğini, başvuruların tüm ilçe merkezlerinde yapılabileceğini kaydetti. Bakan Atalay, yeni pasaportların vatandaşlara özel kuryelerle 3 günde gönderileceğini ifade etti.

10.04.2010 / Vatan Gazetesi

9 Nisan 2010 Cuma

Çipli pasaport uygulaması eziyetle başlayacak!

1 haziran tarihi sadece dünyanın en pahalı pasaportlarına sahip olduğumuzun tescilleneceği bir tarih değil, aynı zamanda eski yıllardaki pasaport alma eziyetiyle yeniden tanışacağımız bir tarih olacak.

Çünkü Akşam Gazetesi'nden Özkan Tamirak'ın özel haberine göre "çipli pasaport"lar sadece Ankara'dan verilecek. Yetkililerin sahtesinin yapılmasını engellemek gerekçesiyle yapılacağını açıkladıkları uygulama ile herkesin başvuruları Ankara'ya iletilecek ve bir merkezden tekrar başvurulan illere geri yollanacak. Oluşacak büyük yığılmanın, kuyruklara, uzun bekleme sürelerine yol açacağı ileri sürülüyor.

Bu arada "seyahat özgürlüğü" mücadelesi yeni boyutlar kazanıyor. Yeni pasaportlar sadece pahalı değil, parayı gözden çıkardığınız zaman bile kavuşması da bir dert olacak gibi görünüyor.

Akşam Gazetesi'nden Özkan Tamirak'ın özel haberinin ayrıntıları şöyle:

2 Nisan 2010 Cuma

Türkiye Cumhuriyeti Pasaportu*

Manchester Üniversitesi'nde araştırma asistanı olan Abdullah Gök*, Radikal Gazetesi'nde yayımlanan "Türkiye Cumhuriyeti Pasaportu" adlı makalesinden beni dün haberdar etti.

3 ay kadar önce Radikal 2'de yayımlanan yazısı, Türkiye'nin, hepimizin yaşadığı "pasaport sorunumuzun" farklı boyutlarına dikkat çekiyor. Son durumumuzu iyice anlamanıza aracılık edebilecek bu yazıya aşağıda yer veriyorum:

Henley Vize Kısıtlamaları Endeksi’ne göre Türkiye vizesiz seyahat kolaylığında, tüm Avrupa ülkelerinin gerisinde kalarak, 89 ülke içinde 42. sırada yer alıyor. Ufak bir azınlığın dışındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Avrupa’daki ülkelerin yaklaşık yüzde 84’üne, Afrika’daki ülkelerin yüzde 85’ine, Asya kıtasındaki ülkelerin %73’üne, Amerika’daki ülkelerin yüzde 23’üne ve nihayet Okyanusya’daki ülkelerin yüzde 46’sına seyahat edebilmek için vizeye ihtiyaç duyuyor. Bir hesaba göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları sadece Avrupa’daki ülkelerden vize alabilmek için son 28 yılda 500 milyon avro ödedi.

31 Mart 2010 Çarşamba

YAŞADIĞINIZ İLİN MİLLETVEKİLİNE TEPKİNİZİ İLETİN!

Hemen sol sütunda bir banner var! Milletvekillerinize doğrudan ulaşmanız için yerleştirildi. Ayrıca yazının başlığınA tıklayarak da TBMM'deki tüm milletvekillerinin listesine, iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Şimdi herkes ANAYASA ile meşgul diye düşünmeyin. Türkiye'nin derdi ve gündeminin yoğunluğu bir türlü bitmez.

1 Haziran gelmeden, çipli pasaportlarla ilgili değişiklikler yapılmadan, yine sessiz sedasız ZAMLARI sineye çekmeden, en azından bazı milletvekillerine ulaşıp, hepimiz adına Meclis'te "ne yapıyorsunuz?" deme şansı tanıyalım.

Sokakta kitlesel eylem yapamıyorsak, interneti daha işlevsel kullanarak ETKİLEME, DİKKAT ÇEKME ŞANSIMIZI KULLANALIM. Medyanın konuyla daha çok ilgilenmesi için çaba harcayalım.

Facebook grubumuz 300 kişiyi aştı, ama daha çok insana, ses verecek, ses getirecek haklarının bilincinde daha çok kişiye ulaşmak zorundayız.

29 Mart 2010 Pazartesi

CHP Milletvekili Yalçınkaya, Çipli pasaportları sordu, "seyahat özgürlüğünü" unutttu!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya, TBMM'ye verdiği soru önergesinde eski pasaportların Çipli pasaportlarla değiştirilmesinin sebebini sordu.

Yalçınkaya'nın yerinde ve önemli birçok sorusunun arasında nedense, "bu pasaportların ücreti ne olacak ve vatandaşlar bu ücretleri nasıl ödeyecek; yüksek pasaport ücretleri Anayasal hakkımız olan "seyahat hürriyetini" engelleyici nitelikte olmayacak mıdır" gibi sorular yer almadı.

CHP Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya, 2010 yılı içerisinde olunmasına rağmen maalesef verilen sözlerin hâla yerine getirilemediğini ve çipli pasaport karmaşası sorununun olmaya devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin, 5 Haziran 1945 tarih ve 4749 sayılı Kanun ile Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması'na imza attığını hatırlatan Yalçınkaya, soru önergesinde şunlara dikkat çekti: "Bugün itibariyle Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı'na (ICAO) üye ülke sayısı 188 olmuştur. Anlaşma gereği üye ülkeler arasında sivil havacılık konularına yönelik birçok ortak amaç belirlenmiş, bunlardan biri de; güvenlik nedeniyle 1 Nisan 2010 tarihine kadar makine tarafından okunabilir pasaport teknolojisine (çipli pasaport teknolojisi) geçilmesi işleminin tamamlanması olmuştur. 2007 yılından itibaren pasaportların değişeceği ve daha güvenli olan çipli pasaport teknolojisine geçileceğinin açıklanmasına rağmen hâla konuyla ilgili belirsizlik devam etmektedir. 04 Ocak 2008 tarih ve B.05.1.EGM.0.12.05.05-204-83/11509 sayılı yazılı soru önergesine vermiş olduğunuz cevabı yazıda, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından pasaportları basacak makinelerin ve pasaport üzerine konulacak yongaların (çip) alım ihalesinin ve

yazılım ve donanım sistemleri alımı için de Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bir diğer ihalenin yapıldığı ve KUNT-IRIS Ortak Girişimi ile 11 Temmuz 2007 tarihinde sözleşme imzalandığı belirtilmiştir. Söz konusu yazı da sistemin kurulum sürecinin devam ettiği ile 2008 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) standartlarına uygun pasaportların verilmeye başlanacağı açıklanmıştır. 2010 yılı içerisinde olmamıza rağmen maalesef verilen söz hâla yerine getirilememiş ve

çipli pasaport karmaşası sorun olmaya devam etmiştir."

Dünya ülkeleri tarafından, Türk pasaportunun, hâla daktilo ile yazılıyor olması, fotoğrafların elle yapıştırılması, yazıların kolayca silinmesi nedeniyle güvenlik açısından en problemli pasaportlar arasında yer almakta olduğunu anlatan Yalçınkaya, şunları söyledi: "Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Başkanının çipli pasaport teknolojisine neden hâla geçilmediğini sorguladığını ve Türk pasaportu ile bazı teröristlerin Türkiye'de eyleme geçebileceğine ilişkin uyarılarda bulunduğunu, ayrıca çipli pasaport teknolojisine geçilmemesi durumunda Türk vatandaşlarının uluslararası seyahatler de zorlanacağını, hatta 1 Nisan 2010 tarihinden itibaren Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), AB ülkelerindeki, havaalanlarında eski pasaportlar için bankoların teke düşürüleceğini ve Türk vatandaşlarının AB ülkelerine girerken bu bankolarda uzun kuyruklar oluşturarak, seyahatlerinin çileye dönüşecek olduğunu, hatta daha vahimi, Türkiye Cumhuriyeti pasaportuna sahip insanların çipli pasaport sahibi olmadıkları için başka ülkelere giremeyeceği ve vize isteyen hiçbir ülke konsolosluğunun da vize vermeyeceğine yönelik haberleri basından öğreniyoruz."

CHP Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya, TBMM'ye verdiği soru önergesinde şu sorulara cevap aradı: "Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması hükümleri gereğince eski pasaportların yeni çipli pasaportlarla değiştirilmesi amacıyla, şimdiye kadar harcanan toplam kaynak tutarı ne kadardır? Yeni teknolojiye geçilmesi amacıyla ilgili kurumlar tarafından hangi ihaleler gerçekleştirilmiştir? Bu ihalelerden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında hangi ihaleler gerçekleştirilmiştir? Bu ihalelerde açık

ihale usulü dışında bir ihale yapılmışsa bu durumun hukuki sebepleri nelerdir? 4 Ocak 2008 tarih ve B.05.1.EGM.0.12.05.05-204-83/11509 sayılı yazılı soru önergesine vermiş olduğunuz cevabi yazınızda, 'KUNT-IRIS ortak girişimi ile 11 Temmuz 2007 tarihinde sözleşme imzalandığı ve teknik şartname gereği on altı ayın sonunda sistemin çalışır vaziyette teslim edilmesi öngörülmüştür' denilmektedir. Teslim tarihi itibariyle neden sistem çalışır halde teslim edilmemiştir? Eğer sistem belirlenen tarihinde çalışır halde teslim edilmemişse yüklenici firma hakkında ne tür işlemler yapılmıştır?"

CEVAP BEKLEYEN SORULAR

Kamu İhale Mevzuatı ve ihale şartnamelerinde, firmaya, işi öngörülen tarihte teslim edemediği takdirde ne tür cezai müeyyideler uygulanması öngörüldüğünü de anlatan Yalçınkaya, şu sorulara da cevap istedi: "Bu müeyyideler uygulanmış mıdır? Yapılan ihalelerle ilgili ihaleyi yapan idarelere ve Kamu İhale Kurumu'na hangi şikayetler iletilmiştir? Bu şikayetler sonucu hangi işlemler yapılmıştır? 1 Nisan 2010 tarihinden itibaren, Türkiye Cumhuriyeti pasaportuna sahip insanların çipli pasaport sahibi olmadıkları gerekçesiyle, başka ülkelere giremeyeceği ve vize isteyen hiçbir ülke konsolosluğunun da vize vermeyeceğine yönelik basında yer alan haberler doğru mudur? Ülkemizde hem kendi güvenliğimiz için önemli olan hem de Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ile yaptığımız anlaşma gereği, çipli pasaport teknolojisine bir türlü geçilememesinin nedenleri nelerdir? Türkiye'nin, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ile yaptığı anlaşma gereği, en son hangi tarihe kadar çipli pasaport teknolojisine geçmesi gerekmektedir? Sözleşme şartı yerine getirilmediği takdirde veya geç kalındığı takdirde Türkiye ne tür yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır? Pasaportlar ne zaman değiştirilmeye başlanacaktır? Çipli pasaport teknolojisine geçilememesi nedeniyle, farklı kurumlar tarafından imzalanan uluslararası protokol ve anlaşmalar ne tür krizlere neden olacaktır? Darphane ve Damga Matbaası tarafından pasaportları basacak makineler ve pasaport üzerine konulacak yongalar (çip) alınmış mıdır? Hangi firmadan hangi ihale usulü ile alınmıştır? Maliyet ne olmuştur? Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından çipli pasaport teknolojisinin kullanımına yönelik, yazılım ve gerekli donanımlar alınmış mıdır? Hangi firmadan hangi ihale usulü ile alınmıştır? Maliyet ne olmuştur? Ülkemiz güvenliği açısından pasaport teknolojisinin yerli olması ve işin yerli firmalar tarafından yerine getirilmesi önemli değil midir? Bu konuda TÜBİTAK'a bir talep götürülmüş müdür? Götürülmemişse neden götürülmemiştir?"

CHP Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya, TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesindeki soruların İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından yazılı olarak cevaplanmasını istediğini sözlerine ekledi.


Haber linki Medya 73:
http://www.medya73.com/chp-milletvekilinden-meclise-soru-onergesi-haberi-183828.html

1 Haziran'da seyahat özgürlüğüne elveda!

1 Haziran'dan itibaren kullanılmaya başlanacak biometrik pasaportlar ile defter ücretleri de artacak. 138 lira olan defter ücretinin en az 300 lira olması bekleniyor. 10 yıllığına verilecek pasaportların harç bedelinin de 1000 lirayı aşması...

Yine son ana kadar beklemeyin! Bu haksız zamma karşı tepkinizi gösterin.

Sabah gazetesinin haberine göre: TÜRKİYE, AB'ye uyum çerçevesinde 1 Haziran'dan itibaren kırmızı biometrik pasaportlara geçmeye hazırlanırken, yeni pasaportlarla birlikte ödenecek miktar da artacak. Halen kullanmakta olduğumuz mavi pasaportlarda 5 yıl için 616 lira harç bedeli alınıyor. Defter ile birlikte pasaport almak bir Türk vatandaşına 754 liraya mal oluyor. Mavi pasaportlar 2015 yılına kadar geçerli olacak.Yeni pasaportlarla ilgili teknik altyapı hazırlıklarına da başlandı. İl Emniyet Müdürlüklerine ve Konsolosluklara Mayıs ayından itibaren yeni pasaportların teknik altyapısı gönderilecek. Biometrik pasaportların çipleri de Almanya'dan ithal edilecek.

Zamların bu boyutta olmasıyla, zaten birçok kişi için hayal olan yurt dışına çıkış, tamamen imkansız hale gelecek. 1 Haziran'da milyonlarca insan yurt dışına "seyahat özgürlüğü"ne "elveda" diyecek!

27 Mart 2010 Cumartesi

En pahalı pasaport Türkiye'de

Türkiye'deki pasaport fiyatları adeta 'zenginsen yurtdışına çıkabilirsin' dedirtiyor. Dünya Bankası'nın 2009 yılı verileri, en pahalı pasaportun Türkiye'de olduğunu ortaya koydu.

Buna göre 5 yıllık pasaportun fiyatı Türkiye'de 333 dolar düzeyinde bulunuyor.

Dünya ortalaması 45-50 dolardayken, Türkiye'de pasaport almak isteyenler bu bedelin 6 katından fazlasını ödemek zorunda kalıyor.

Pasaportun en pahalı olduğu ikinci ülke 200 dolarla Lübnan olurken, onu 156 dolarlık fiyatla Çad izledi.

Listede dördüncü sırada bir Avrupa ülkesi olan Norveç yer alıyor. Ülkede 5 yıllık pasaportun bedeli 152 dolar.

Norveç'i sırasıyla 150 dolarla Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 145 dolarla Danimarka, 143 dolarla Bosna Hersek, 129 dolarla Hırvatistan, 115 dolarla Avustralya, 97 dolarla ABD izledi.

ERMENİSTAN'DA ÜCRETSİZ
Pasaportun ücretsiz olduğu tek ülke Ermenistan. Ermenistan'da 5 yıllık pasaport için hiçbir bedel ödenmiyor.

En ucuz pasaport Afrika ülkesi Swaziland'da. Bu ülkede pasaport almak isteyenler 4.74 dolar ödüyor.

Swaziland'ın ardından Lüksemburg, Botswana, Kenya, Gana, Çek Cumhuriyeti, Filipinler ve El Salvador'da ise ücretler 5 ile 9 dolar arasında değişiyor.

ÇİPLİ PASAPORTLA FİYAT DAHA DA ARTACAK
Türkiye'nin AB'ye uyum çerçevesinde 1 Haziran'dan itibaren hayata geçecek kırmızı biometrik pasaportlarla birlikte ödenecek miktar da artacak. Türkiye'nin halen kullanmakta olduğu mavi pasaportlarda harç bedeli 100 liraya yakın artacak.

Mavi pasaportlar 2015 yılına kadar geçerli olacak. Yeni pasaportlarla ilgili teknik altyapı hazırlıklarına da başlandı. İl Emniyet Müdürlüklerine ve Konsolosluklara Mayıs ayından itibaren yeni pasaportların teknik altyapısı gönderilecek. Biometrik pasaportların çipleri de Almanya'dan ithal edilecek.

ntvmsnbc/27.03.2010