Onur İnal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Onur İnal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2013 Salı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e Açık Mektup

Sayın Cemil Çiçek
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı - Ankara

Medyaya yansıyan, Türk Parlamenterler Birliği öncülüğünde, TBMM'de temsil edilen tüm partilerin görüşleri hazırlanarak oluşturulduğu, vekillere tanınan tüm hakların tek bir yasa içinde birleştirilmesinin öngörüldüğü iddia edilen bir yasa teklifi üzerine size bu mektubu yazıyoruz.

Hürriyet Gazetesi'nin 18. Nisan. 2013 tarihli nüshasındaki haberde, yasa teklifinde, vekillerin halen sadece görev süreleri boyunca kullandıkları diplomatik pasaportu emekli olduktan sonra da ömür boyu kullanabilmelerine imkan sağlayacak hakları içerdiği yer almaktadır.

Biz "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri" ve "Sırtçantalılar Topluluğu" üyeleri olarak bu tür bir düzenlemenin Anayasamızın 10. bölümünde düzenlenen "kanun önünde eşitlik" ve 10. maddesinin "hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz" hükmünü içeren fıkrasına açık biçimde aykırı olduğunu düşünüyoruz.

Sayın Başkan,

Aslında yine bir imtiyaz ve ayrımcılığa yol açan "yeşil pasaport" uygulamasının daha da ileri bir düzeyi olan "ömür boyu diplomatik pasaport" hakkının mevcut eşitsizliği daha yüksek bir düzeye taşıyacağına inanıyoruz.

Millet, yüksek pasaport, vize harçları , yurt dışına çıkış harçları ile Anayasal ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü"nü açık bir biçimde elinden alan vergi ve engellerle boğuşurken, vekillerimizin kendilerine ömür boyu "seyahat" güvencesine almaya çalışmaları sadece ayrımcılık, eşitsizlik değil bir o kadar da adaletsizlik anlamına gelmektedir.

Sayın Başkan,

Bu kanun teklifi girişimiyle, milletin sorunlarını çözmeyi, önündeki engelleri kaldırmayı, haksız harç, vize ve diğer uygulamalara son vermeyi temel öncelikleri görmesi gereken vekillerimizin, bunu tamamen unuttukları, kendilerini "güvence" altına almaya çalıştıkları gibi bir izlenim doğmaktadır. Bu en başta milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin itibarını ve saygınlığını gölgeleyecek bir durumdur.

Vekillerimizin millete hizmet yolunda "görevlerini gerçekleştirirken", Anayasal ilkeleri göz ardı etmeden her türlü hak ve önceliğe sahip olmaları gayet tabii iken, bu yasa teklifi girişimi Türkiye'de bir kast sistemi varmış gibi bir izlenim de yaratmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere bugün dünyada 100'e yakın ülkeye vize ile gitmekte, vize harcı ödemekte daha da önemlisi bu süreçte konsolosluklarda ve gümrüklerde bin bir eziyet çekmektedir. Kendi ülkesinde dünyada ortalama 60 dolar düzeyinde olan 10 yıllık biyometrik pasaport için dünyanın en pahalı pasaport ücreti olan 280 dolar ödemektedir. Dünyada eşi benzeri olmayan yurt dışına çıkış harcı da kendi yurttaşlarımıza koyduğumuz bir tür vizedir.

Bütün bu gerçekler milletvekillerimizin görevleri sona erdikten sonra bile kendileri ve aileleri için ömür boyu diplomatik pasaport arzusu, asıl çözmeleri gereken sorunlar orta yerde dururken onları göz ardı ettikleri, milletin derdinden koptuklarını da göstermektedir.

Sayın Başkan,

Bu konuda sosyal medya aracı Facebook'da kısa süreli bir anket yaptık. Şu soruyu sorduk:
Milletvekillerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesini doğru buluyor musunuz?
Ankete 273 kişi katıldı. Sonuç şöyle oldu: Evet 3 ; Hayır 270...

"Evet" veren 3 kişinin de yukardaki linki ve yorumlarını incelediğiniz zaman aslında bir anlamda "hayır " dediklerini görebilirsiniz. Yani ankete katılan yurttaşlarımızın aslında %100'ü bu yasa teklifine ve uygulamaya karşı.

Parlamenterler Birliği tarafından sunulan bu önerilerin henüz bir Kanun teklifi halini almadığını, partiler arası bir uzlaşma arandığını TBMM'den öğrendik. TBMM'nin Başkanı olarak bu teklifin Anayasamızın eşitlik ilkesine uygun olarak hazırlanması için desteğinizi ve eşitsizliğe yol açacak maddelerin ilgili komisyonlarda tekliften çıkarılmasını sağlayarak Meclis'in ve vekillerimizin saygınlığını korumak için her türlü girişimde bulunmanızı istiyoruz.

Bu gerçekleşmediği taktirde Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak tüm haklarımızı kullanacağımızı ve yasalaşması halinde bu yasayı iptal ettirmek için her türlü hukuksal girişimde bulunacağımızı bildiririz.

Saygılarımızla,

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri                            Sırtçantalılar Topluluğu

O. Suat Özçelebi                                                  Onur İnal
Seyahat Özgürlüğü Gönülleri Sözcüsü                      Sırtçantalılar Topluluğu Sözcüsü

7 Şubat 2013 Perşembe

Üzerinde Güneş Batmayan Topluluk 5 yaşında!


Üzerinde Güneş Batmayan Topluluk, Sırtçantalılar bugün 5 yaşına bastı.

Seyahat özgürlüğü mücadelesinde tanıştığımız, kaynaştığımız, daha sonra mücadelenin her aşamasında katkı ve destek sunan Sırtçantalılar, "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri" için vazgeçilmez bir yol arkadaşı ve kardeş bir topluluk oldu.

Kurucuları, sevgili Onur İnal, Ömürden Sezgin ve Engin Kaban'ın şahsında tüm Sırtçantalılar'a "seyahat özgürlüğü"nün temel bir insan hakkı olarak kavrandığı ve yaşandığı bir dünyada hep birlikte nice yıllara diyoruz.

Sırtçantalılar büyük bir işe daha imza atıp Türkiye'nin en büyük seyahat portalını 5. yılın şerefine bugün yayına sokuyorlar. Mutlaka ziyaret edin: www.sirtcantalilar.com

Şimdi söz Sırtçantalılar'da, onlar kendilerini ve öykülerini şöyle anlatıyor:

Nasıl, ne zaman, neden…?Ülkemizde gezginleri bir araya getirmek amacıyla kurulmuş çeşitli internet sitesi, e-posta haberleşme grubu, internet günlüğü (blog) olduğunu biliyoruz. Ancak bu platformların hiç birisinin bizim gibi alternatif biçimlerde gezen, doğaya, çevreye ve kültürel çeşitliliğe saygılı gezginlerin sağlıklı bir şekilde haberleşmelerini sağlayamadığını gördük.Bu gerçekten yola çıkan üç gezgin olarak, çok uzun süren bir tartışma, fikir alışverişi ve oluşum evrelerinden geçerek Şubat 2008’de Sırtçantalılar Grubu’nu kurduk ve ilk üyelerimizi davet etmeye başladık. Amaçladığımız gibi çok değerli gezginler aramıza katıldı. Sayımız önce yüzlere, sonra da binlere ulaştı. Böylelikle, ilk dört yıl boyunca e-posta grubu olarak devam eden Sırtçantalılar Grubu’nu, 2012 yılının Nisan ayında bu site üzerinde yer alan Forum bölümüne taşıma ihtiyacı doğdu.Artık Sırtçantalılar, dünyanın dört bir köşesinde ikamet ve seyahat etmekte olan binlerce Türk gezgini internet ortamında bir araya getiren, gezginlerin birbirlerinin bilgi ve tecrübelerinden faydalanmalarını sağlayan “Türkiye’nin en büyük gezgin platformu“Biz Kimiz?Biz, “gezmek” kavramına tutku derecesinde bağlanmış, belli bir gezi deneyim ve bilgisine ulaşmış ve bu bilgi paylaşımını, aynı heyecanı duyan başka insanlara da ulaşarak genişletmek isteyen kişileriz.Gezmekte, görmekte, okumakta, anlatmakta ve yazmakta sınır tanımayan gezginleriz.Kültürlerarası diyaloğun, hoşgörünün ve dayanışmanın geliştirilmesini, doğanın ve kültürel mirasın korunmasını, sürdürülebilir turizm düşüncesine bağlı kalınmasını ilke edinmiş bilinçli bireyleriz.Sırtçantalılar Topluluğu Kurucuları

27 Ocak 2013 Pazar

Pasaport zammına Almanya'da da karşı çıkıyoruz.

Seyahat özgürlüğü gönüllüleri dünyanın her yerinde otomatik pasaport zammına karşı çıkıyor. 

Gönüllülerimizden Onur İnal Hürriyet Avrupa'da bu zamma Almanya'da da nasıl karşı çıkacağımızı ve Türkiye'de neler yaptığımızı anlattı.

Almanya'daki yurttaşlarımızı, tüm gurbetçilerimizi de vuran bu fahiş pasaport ücretlerine, zamlara karşı yurt dışından da gür bir sesin çıkmasına çalışacağız. 

Dünyanın dört bir yanındaki tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinden de bu zamma karşı ve seyahat özgürlüğünü engelleyen fahiş ücret, harç, vize, kötü muamele ve benzeri her uygulamaya karşı çıkmalarını istiyoruz. 

Hürriyet Avrupa'daki bu haber birçok site tarafından da haberleştirildi. Özellikle "Turizm Trend"in bunu haberleştirmesini önemsiyoruz. Çünkü en çok sesi çıkması gereken turizm sektöründe çalışan şirketler, acentalar, hatta dernek ve odalar bu konuda, "seyahat özgürlüğü"ne konan yapay engellerle ilgili büyük bir sessizlik ve kayıtsızlık içinde.

Seyahat özgürlüğü temel bir hak ve herkesin bu hakkına sahip çıkması gerek...

Hürriyet Avrupa'daki haberin detayları için Lütfen TIKLAYIN!


11 Temmuz 2012 Çarşamba

Sırtçantalılar Radyo 1'de "seyahat özgürlüğü" istedi

Birlikte Türkiye'de "seyahat özgürlüğü"nün genişlemesi ve önündeki engellerin kaldırılması için mücadele verdiğimiz Sırtçantalılar Topluluğu'nun kurucuları bugün TRT Radyo 1'de saat 20'de yayınlanan  "Öğrenci İşleri" programının canlı yayın konuğu oldu.


Sırtçantalılardan Onur İnal, uzun zamandır birlikte yürüttüğümüz kampanyalar hakkında bilgi verdi ve şöyle dedi: " Kardeş grubumuz Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleriyle çeşitli kampanyalar yapıyoruz ve Türkiye'deki seyahat özgürlüğü önündeki engellemelerin kalkması için kamuoyu yaratmaya çalışıyoruz"


Programda İnal, fahiş pasaport ücreti/harcı, yurt dışına çıkış harcı ve vize konularının Türkiye'de seyahat özgürlüğü'nün önünde nasıl bir engel yarattığını da örneklerle vurguladı. %95'i yurt dışına çıkmamış bir ülkede yaşadığımızı vurgulayan İnal, birlikte yürüttüğümüz "farkındalık" yaratmaya yönelik kampanyaları artırarak sürdüreceğimizi de belirtti.

27 Şubat 2012 Pazartesi

1 Türk Pasaportu Bütün Dünya Pasaportlarına Bedeldir!

Amerika'nın önde gelen finans dergilerinden Forbes'in gerçekleştirdiği "dünyanın en zengin ülkeleri" araştırması sonuçlandı. Ancak ilk 5 zengin ülke vatandaşının sahip olduğu pasaportların ücretlerini topladık, bir Türk vatandaşının vermek zorunda olduğu pasaport ücretine ulaşamadık.

Araştırmaya göre Körfez ülkelerinden Katar kişibaşına düşen 88 bin dolarlık gelirle "dünyanın en zengin ülkesi" ünvanını Lüksemburg'un elinden aldı. Katar'ı 81 bin dolarlık yıllık kişibaşı GSMH ile Lüksemburg takip ederken Singapur, Norveç ve Brunei ilk beşteki diğer ülkeler oldular(1).

Sırtçantalılar Topluluğu'ndan Onur İnal sizin için hesapladı, araştırdı:  Forbes'in listesinde Türkiye yer almıyor. 2011 yılında Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yaptığı bir araştırmaya göre kişi başına düşen milli gelirde Türkiye yıllık 14,615 USD ile 64. Sırada bulunuyordu(2).

Peki bu zenginlik pasaport fiyatları söz konusu olunca nasıl seyrediyor?  Türkiye bilindiği üzere yaklaşık 250 USD fiyatıyla "dünyanın en pahalı pasaportu"na sahip ülke. (şu anki kur fiyatlarıyla)

Dünyanın en zengin ülkesinde pasaport 28 dolar!
Dünyanın en zengin ülkesi Katar'da 5 yıl geçerli biyometrik pasaport ücreti sadece 28 USD (3). İkinci en zengin ülke Lüksemburg'da 5 yıl geçerli biyometrik pasaport için ödenen ücret ise 30 avro, yani 40 USD(4). Listedeki sıraya göre gidelim: 5 yıl geçerli Singapur pasaportu 70 Singapur doları, yani 55 USD (5), 10 yıl geçerli Norveç pasaportu 85 USD(6), yine 10 yıl geçerli Brunei pasaportuysa 50 Brunei doları, yani 39 USD(7).

Dünyanın en zengin 5 ülkesinin pasaport fiyatlarını toplarsak 247 USD gibi bir rakam çıkıyor. Türk pasaportunun fiyatıysa 250 USD!!

Dünyanın en zengin 5 ülkesi 1 Türkiye etmiyor!
Bu da şu demek oluyor: Dünyanın en zengin 5 ülkesinden birer vatandaşın pasaportlarının ücretlerini toplayın; yani 1 Katarlı, 1 Lüksemburglu, 1 Singapurlu, 1 Norveçli ve 1 Bruneili. Ellerindeki pasaportların toplam fiyatı 1 Türk vatandaşının pasaportundan "değerli" değil! 

Neydi o "ünlü" söz: "1 Türk Dünyaya Bedeldir". Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ve Sırtçantalılar Topluluğu artık bu sözü hep birlikte şöyle söylüyoruz:  "1 Türk Pasaportu bütün Dünya Pasaportlarına Bedeldir!"

Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi olan pasaport için istediği fahiş ücreti bundan daha iyi belgeleyen bir haber/analiz her halde az bulunur. Dünyada kişi başına düşen milli gelirde 64. ol, pasaport ücretine gelince 1. "seyahat özgürlüğü"ne gönül verenler iyi okuyun, lütfen paylaşın!

11 Haziran 2011 Cumartesi

Seyahat Özgürlüğü Açık Radyo'da...

"Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz" kampanyamıza yeniden hareket verecek kararların uygulaması ve İstanbul ODTÜ Mezunlar Cemiyeti'nde aldığımız kararları kamuoyuyla paylaştığımız ilk radyo programımız pazartesi günü Açık Radyo'da. Sırt Çantalılar Grubu kurucusu Onur İnal ile birlikte katılacağız.


Kampanyamızın kamu otoritesine ulaşması, destek veren ve duyarlı kitlelerin farkındalığını artırmak, yeni etkinlikler ile yeniden ivme kazandırmak için gerçekleştirdiğimiz ilk programımızı lütfen dinleyin.

13.06.2011 Pazartesi günü Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın "Benim Anayasam" adlı programında saat 10.30'da... Yeni Anayasa'da "seyahat özgürlüğü" ile ilgili taleplerimizi, eleştiri ve önerilerimizi dinleyin.


Pazartesi; Açık Radyo 94.9; 10.30; Benim Anayasam
Dinlemek için Tıklayın!

10 Haziran 2011 Cuma

Panel'de "seyahat özgürlüğü" için yeni kararlar aldık!

ODTÜ İstanbul Mezunlar Cemiyeti'nde "sırt çantalılar grubu"nun düzenlediği "Burasi Türkiye burdan çıkış yok!" adlı toplantıyı çarşamba günü gerçekleştirdik. Katılan tüm Sırt çantalılara ve Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerine teşekkür ederim. Diğer konuşmacı Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukukçusu olarak görev yapan Serkan Köybaşı'ydı. Yurt dışına çıkış harcı ve seyahat özgürlüğünün hukuksal boyutu hakkında oldukça bilgilendirici bir konuşma yaptı.

Ben konuşmamda hem kampanyamızın sosyal ağda nasıl bir gelişim izlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini anlattım, hem de imza kampanyamızın sonucunda geldiğimiz noktayı irdeledim. İmza kampanyasına 3 kamu otoritesinden gelen yanıtları (aslında yanıtsızlıkları:) paylaştım. Son bölümde de bundan sonraki mücadelemizle ilgili neler yapabiliriz ve neler öneriyorum onlara değindim. Oldukça interaktif bir söyleşi oldu.

Vardığımız sonuçları sizler için de özetliyorum. Elbette yine tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinin öneri ve görüşlerine açığız. Katılımınızı bekliyoruz.

Toplantı sonucunda aldığımız ortak kararlar:

1. Evliya Çelebi Seyahat Özgürlüğü İndeksi  ( Her yıl Ekim ayında açıklayacağız, kapsamı dünya ülkelerinin yurttaşlarına seyahat, pasaport ve vize konularında sağladığı avantajlar ve Türkiye'nin de temel verilerini ortaya koyarak, ortak değişkenler üzerinden karşılaştırmalı izlenmesi)
2. "Evliya Çelebi'nin Torunları" konseptiyle yeni bir imza kampanyası organizasyonu ( Bu kez TC kimlik no zorunluluğu getirmeden insanların katılımı önündeki temel engeli kaldırmış olacağız) Yurt dışına çıkış harcı gibi seyahat özgürlüğünü engelleyen her konuda kampanyalar ve ortak çalışmalar.
3. Sosyal ağ ve medya için etkili film ve videolar hazırlamak. ( Bu konuda özgün-yaratıcı tüm fikirlere açığız.)
4. Pasaportun bir kimlik belgesi olarak tamamen ücretsiz olması mevcut harçların indirilmesi veya kaldırılması için bu konuda destek verebilecek tüm siyasi partiler, milletvekilleri ve siyasetçilerle ilişki kurmak.
5. Seyahat özgürlüğü konusunda ulusal ve uluslararası dayanışmayı artırmak, medyada gazeteciler, tüm gezgin grupları ve kişilerle iletişim kurmak, bu konuda çeşitli ülkelerde mücadele veren grup ve STK'larla ilişkiye geçmek. (özellikle Almanya ve İngiltere... Bu konuda da destek bekliyoruz.)

Evet sevgili dostlar, pasaport ücretini % 50 düşürdük ama temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğümüzü" henüz kazanamadık. Mücadeleye devam...

Yeni mücadelenin ilk etkinliği AÇIK RADYO'da pazartesi günü yapacağımız Radyo programı'nda olacak. Ben, Sırt Çantalılar Grubu Kurucusu Onur İnal, programın yapımcısı Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın konuğu olacağız. Herkes Radyo başına:))

31 Mayıs 2011 Salı

TÜM SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ GÖNÜLLÜLERİ DAVETLİ!

SIRTÇANTALILAR GRUBU
2011 UNESCO EVLİYA ÇELEBİ YILI ETKİNLİKLERİ

“BURASI TÜRKİYE BURDAN ÇIKIŞ YOK!”
Türkiye'de Seyahat Özgürlüğü Önündeki Engeller

Konuşmacılar

O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü)
“Pasaport Biyometrik, Ücret Astronomik”

Serkan Köybaşı (Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fak.)
“Yurtdışı Çıkış Har(a)cı”

Yöneten: Onur İnal (Sırtçantalılar Grubu Kurucusu)

8 Haziran 2011, Çarşamba, Saat: 19.00

İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği
Esentepe Mah. Gazeteciler Sitesi Haberler Sok. No:9 Şişli - İstanbul

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ve İstanbul ODTÜ Mezunlar Derneği’nin katkılarıyla
www.sirtcantalilar.com

Yazarlar Sokak girişinde sağ tarafta bulunan 24 saat açık otopark ile; saat 18:00-02:00 arası park saatlerinde uygulanmak üzere sabit 6,00 TL ücret ile anlaşılmıştır. Park sırasında alacağınız belgenin üzerine derneğimizde ya da restoran ve kafemizde kaşe bastırmanız gerekmektedir. Kaşelenen belgeyi otopark çıkışında görevli kişiye geri vererek anlaşmadan faydalanabilirsiniz.

2 Aralık 2010 Perşembe

Otomatik Zamma Karşı Kampanya Başlatıyoruz!



02. 12. 2010

Basın Bülteni

 

Otomatik Pasaport Zammını

kabul etmiyoruz!

 

Sayın Basın Mensupları,

 

Maliye Bakanlığı yılbaşında Pasaport ücretlerine yine zam yapacak. Biraraya gelen yüzlerce seyahat özgürlüğü gönüllüsü olarak her yıl yapılan bu otomatik zammı artık kabul etmiyoruz.


Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, “müşteri” muamelesi yapamaz!

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve “insan hakları evrensel bildirgesi” tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu temel insan hakkını dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %7.7’lik otomatik zammı kabul etmiyoruz. Yıl ortasında “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle yapılan % 50’lik indirime rağmen, 360 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 5-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti, zamla birlikte 388 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Yılbaşında gerçekleşecek % 7.7’lik yeni pasaport zammını kınıyor ve geri alınmasını istiyoruz. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyoruz.

Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyoruz. Kamuoyunu www.seyahatozgurlugu.com internet adresinde başlattığımız “seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz imza kampanyası”na katılmaya çağırıyoruz.

Tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Adına
O. Suat Özçelebi
Serdar Temiz
Onur İnal

T: 0212 2665440   F:0212 2664991   E: seyahatozgurlugu@gmail.com
Kampanya sitesi: www.seyahatozgurlugu.com

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Seyahat Özgürlüğü "Sırtçantam" gezi dergisinde


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Onur İnal "sırtçantam" adlı gezi kültürü dergisi için "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı kampanyamızı anlatan bir yazı kaleme aldı:




‘Evliya Çelebi’nin Torunları 

Seyahat Özgürlüklerini Geri İstiyor’

Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi için herşey, bir gece rüyasında Hz. Muhammed'i görmesi ve ondan “şefaat ya Resulallah” diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp “seyahat ya Resulallah” demesiyle başlamış. Peygamberden ona gönlünce gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini düşünen Çelebi ömrü boyunca da gezmiş.

2011 yılında 400. doğum yılını kutlayacağımız dünyaca ünlü seyyahımız Evliya Çelebi'yi UNESCO ‘Man of the Year' yani ‘yılın şahsiyeti' ilan etti. The Young Foundation adlı kuruluş tarafından Londra'da, Avrupa Konseyi tarafından da Strazburg'da açılan sergilerle Evliya Çelebi'nin kültürler ve medeniyetler arasında kurduğu köprüye vurgu yapılıyor. Dahası, Avrupa Konseyi Evliya Çelebi'yi ‘insanlık tarihine damgasını vuran' 20 önemli şahsiyetten birisi olduğunu duyurdu. Kısacası Evliya Çelebi'nin seyyahlığı ve kültür tarihine katkısı tescillendi.

Peki, Evliya Çelebi'nin torunları olan bizler neden onun kadar seyahat etmiyoruz? Göçebe bir geçmişe sahip olan bizler dış dünyayı, başka diyarları merak etmiyor, diğer ülke vatandaşları kadar seyahat etmeyi sevmiyor olamayız? Peki o zaman ekonomik koşullar, sosyal, kültürel ve dini farklılıklar, yabancı dil bilgisinin çok yaygın olmaması mı seyahat etmemize engel? Ya da vize gibi uygulamalarla örülen duvarlar mı?
Yeryüzünün En Pahalı Pasaportu Bizde!
Toplumda yaygın olan kanaat, Türk vatandaşlarının seyahat etmesinin önündeki en büyük engelin alması maddi manevi külfet olan ‘vize'ler olduğu biçiminde. Türk vatandaşlarına uygulanan vizelerin vatandaşların özgürce dolaşımını engellediği yanlış değil. Bugün dünya ülkelerinin % 80'i umumi pasaporta sahip Türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Vize için bir yığın belgeyi toplamak, kuyruklarda beklemek, konsolosluk görevlilerince hor görülmek insanı canından bezdiriyor. Her seferinde “ben bu vizenin…” diyoruz, ama bize en çok eziyet eden AB ülkelerine seyahat ediyoruz. Ama bize vize uygulamayan ülkelere de sıklıkla gitmiyoruz. Kalkıp da Gürcistan'a, İran'a, Suriye'ye, Ürdün'e, Libya'ya, Arnavutluk'a, Hırvatistan'a AB ülkelerine seyahat ettiğimiz kadar etmiyoruz. Demek ki başka bir engel daha var önümüzde. Aslında hepimizin yıllardır gözü önünde ama gözlerden kaçan.
Ben size bu engelin ne olduğunu söyleyeyim: Türk pasaportunun fiyatı! Bu öyle bir fiyat ki %50 indirim yapılsa bile hala dudak uçuklatıyor!
Bugün Türkiye'de ve yurtdışında 5-6 milyon civarında TC pasaportuna sahip birey bulunuyor. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarını dahil etsek bile iyimser bir tahminle her 14 Türk vatandaşından sadece birisinin pasaportu var. Yani bir diğer deyişle Türk vatandaşlarının sadece %7'sinin yurtdışına seyahat etmişliği var.
İşin ilginç tarafı Türkiye, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün rakamlarına göre 25,5 milyon ziyaretçiyle 2009 yılında dünyada en çok turist çeken 7. ülke konumunda. İstanbul ise 7,51 milyon ziyaretçiyle dünyada en çok ziyaret edilen şehirler arasında 8. sırada. Bir ülke düşünün ki dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında ilk 10 içerisinde yer alsın , fakat bu ülkenin vatandaşlarının %93'ü sınırlarının dışına adım dahi atmamış olsun. Neden? Pasaportlarının fahiş fiyatından!
Evet, bir Türk vatandaşının yeni çıkan çipli/biyometrik pasaport alabilmesi için ödemesi gereken ücret dünya ortalamasının çok üzerinde. Neredeyse 5 katı!
Peki, pasaport ücretlerinde dünya standardı ne? ABD vatandaşları 10 yıllık pasaport için 97 dolar ödüyor. AB ülkelerinin vatandaşları ise 10 ila 90 avro arasında değişen bir ücret ödüyorlar. AB'de pasaport ücreti ortalama 48 avro. İsviçreliler 84, Yunanlar 70, Almanlar 59, İtalyanlar 45, Bulgarlar ise 20 avro ödüyor. 20 avro veya doların altında pasaport ücreti ödeyen birçok ülke var.
Dünyada çok az sayıda devletin pasaport ücreti 100 doların üzerinde. Bunlar arasında da Türkiye açık ara birinci sırada. Türkiye Cumhuriyeti devleti 5 yıllık çipli/biyometrik pasaport için vatandaşından 360 TL yani yaklaşık 225 dolar alıyor! Üstelik bu fiyat daha birkaç gün evvel yapılan % 50 indirimden sonraki fiyat! Sadece 1 ay önce bu pasaport için tam 500 dolar ödüyorduk. Diğer bir deyişle, Türk pasaportu yeryüzündeki en pahalı pasaport!
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. Maddesi'nin 2. fıkrası diyor ki: ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.' 1966 tarihli Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nin 12. Maddesinin 2. Fıkrası da ‘Herkes, kendi ülkesi de dâhil, istediği ülkeyi terk edebilir' diyerek seyahat özgürlüğünü yasal garanti altına alıyor.
Sadece onlar değil bizim Anayasamız da yurttaşlarının seyahat özgürlüğüne sahip çıkıyor. Anayasanın ‘Yerleşme ve seyahat hürriyeti' başlıklı 23. Maddesi, ‘Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir' diyor. Bu temel bir insan hakkıdır ve sınırlandırılamaz.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi anayasasında da yazan seyahat özgürlüğü hakkını ‘seyahat etmek isteyen bu parayı bayılır' demekle ihlal ediyor. Asgari ücretin 550 TL olduğu ülkemizde devlet 360 TL (yaklaşık 225 dolar) pasaport fiyatı belirleyerek vatandaşın seyahat özgürlüğünü elinden alıyor.
Sivil Toplumun Gücü
Buna “dur” diyen, bu gerçekle toplumu ve devleti yüzleştiren insanlar artık mücadele etmeye başladı. Pasaport ücretlerinin bu derece yüksek, siyasi ve sosyal tartışmalara aktif katılımın ise düşük olduğu Türkiye'de yapılması gerekeni binlerce kişi kendi inisiyatifi ile yapıyor şu günlerde.
Kendilerini ‘Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri' olarak tanımlayan, Mart 2010 tarihinde kurulan www.seyahatozgurlugu.com bloğunun çatısı altında ve sosyal paylaşım ağları Facebook, Friendfeed ve Twitter'da bir araya gelen 13 bini aşkın kişi, O. Suat Özçelebi'nin kıvılcımıyla dur durak bilmeden çalışıyor. Her kesimden insanımızın desteği ile yürüyen, benim de üyesi olduğum bu topluluk Mart ayında ‘Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz' adlı bir kampanya başlattı. Topluluk üyeleri Başbakan'a, Dışişleri, İçişleri ve Maliye bakanlarına, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'na ve çipli pasaportlar başvurularının alındığı www.epasaport.gov.tr sitesine e-posta, faks, mektuplar göndererek fahiş pasaport fiyatlarını durumu protesto ettiler. Tüm bu çabalar sonuç verdi ve ‘büyük' bir başarı sağlandı. Belki de Türkiye'de temel bir soruna yönelik , internet ve özellikle sosyal medya kullanılarak oluşturulmuş, yürütülmekte olan bir kampanya bu kadar hızlı büyüdü ve sonuç aldı.
Yazının devamı için lütfen: TIKLAYIN!

10 Temmuz 2010 Cumartesi

"Seyahat Özgürlüğü Kampanyası" Radikal'de...

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Onur İnal, "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" kampanyasının son durumunu Radikal Gazetesi'nin "Tartışı-Yorum" köşesinde yazdı: "Burası Türkiye Burdan Çıkış Yok!"


Burası Türkiye Burdan Çıkış Yok!
Devlet vatandaşına “Pasaportun fiyatı bu; beğenirsen al, beğenmezsen alma!” diyemez! Devlet vatandaşlara pasaportu satmak değil, alabilecekleri bir fiyattan temin etmek zorundadır.
ONUR İNAL

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün rakamlarına göre ülkemiz 25,5 milyon ziyaretçiyle 2009 yılında dünyada en çok turist çeken 7. ülke konumunda. İstanbul ise 7,51 milyon ziyaretçiyle dünyada en çok ziyaret edilen şehirler arasında 8. sırada. Bir ülke düşünün ki dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında ilk 10 içerisinde yer alsın ve bu ülkenin vatandaşlarının %93’ü sınırlarının dışına adım atmış olmasın. Peki, Türkiye’den çıkış neden bu kadar zor? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, diğer ülke vatandaşları kadar seyahat etmeyi sevmiyor mu? Yoksa ekonomik koşullar, sosyal, kültürel ve dini farklılıklar mı Türklerin seyahat etmesine engel? Vizeler ve diğer kâğıttan örülen duvarlar mı?

Toplumda yerleşik olan düşünce, Türk vatandaşlarının seyahat etmesinin önündeki en büyük engelin alması maddi manevi külfet olan ‘vize’ler olduğu yönünde. Türk vatandaşlarına uygulanan vizelerin vatandaşların özgürce dolaşımını engellediği fikri yanlış değil. Bugün dünya ülkelerinin % 80’i umumi pasaporta sahip Türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Vize için bir yığın belgeyi toplamak, kuyruklarda beklemek, konsolosluk görevlilerince hor görülmek insanı canında bezdiriyor. Her seferinde vize uygulamasına tepki gösteriyoruz ancak en çok da vizeyi en katı uygulayan AB ülkelerine seyahat ediyoruz. Kalkıp da Gürcistan’a, İran’a, Suriye’ye, Ürdün’e, Libya’ya, Arnavutluk’a, Hırvatistan’a AB ülkelerine gittiğimiz kadar gitmiyoruz, gidemiyoruz. Demek ki başka engel var önümüzde gözlerden kaçan. Ben size bu engelin ne olduğunu söyleyeyim: Türk pasaportunun fiyatı!

Yeryüzünün En Pahalı Pasaportu Bizde!
Evet, bir Türk vatandaşının yeni çıkan çipli/biyometrik pasaport alabilmesi için ödemesi gereken ücret dünya standartlarının üzerinde. Peki, pasaport ücretlerinde dünya standardı ne? ABD vatandaşları 10 yıllık pasaport için 97 dolar ödüyor. AB ülkelerinin vatandaşları ise 10 ila 90 avro arasında değişen bir ücret ödüyorlar. AB’de pasaport ücreti ortalama 48 avro. İsviçreliler 84, Yunanlar 70, Almanlar 59, İtalyanlar 45, Bulgarlar ise 20 avro ödüyor. 20 avro veya doların altında pasaport ücreti ödeyen birçok ülke var. Dünyada çok az sayıda devletin pasaport ücreti 100 doların üzerinde. Bunlar arasında da Türkiye birinci sırada. Türkiye Cumhuriyeti devleti 5 yıllık çipli/biyometrik pasaport için vatandaşından 360 TL yani 228 dolar alıyor! Üstelik bu fiyat daha birkaç gün evvel yapılan % 50 indirimden sonraki fiyat! Diğer bir deyişle, Türk pasaportu yeryüzündeki en pahalı pasaport!

1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. Maddesi’nin 2. fıkrası diyor ki: “Herkes, kendi ülkesi de dâhil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.” 1966 tarihli Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 12. Maddesinin 2. Fıkrası da “Herkes, kendi ülkesi de dâhil, istediği ülkeyi terk edebilir” diyerek seyahat özgürlüğünü yasal garanti altına alıyor. 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da vatandaşın seyahat özgürlüğüne sahip çıkıyor. Anayasanın “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23. Maddesi, “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir” diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi anayasasında da yazan seyahat özgürlüğü hakkını “seyahat etmek isteyen bu parayı bayılır” demekle ihlal ediyor. Asgari ücretin 550 TLolduğu ülkemizde devlet 360 TL (yaklaşık 225 dolar) pasaport fiyatı belirleyerek vatandaşın seyahat özgürlüğünü elinden alıyor. 
Yazının devamı için lütfen: TIKLAYIN!

17 Haziran 2010 Perşembe

"Yorgo gel diyorsun da nasıl geleyim?"


Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerinden Onur İnal'ın Ege'de Sonsöz Gazetesi'nde köşe yazarı Gönül Soyoğul ile paylaştıklarını keyifle okumanızı öneriyorum. Ben de "Gel demek kolay Yorgo, bir bilsen..." diyorum.:))

Yorgo gel diyorsun da nasıl geleyim?

“Gelmiyor/gelemiyor” diye diye getirince yazı… Üstelik daha şimdiden 38 derecelerle yanmaya başlayınca, her Türk evladı gibi, içimize bir ‘tatil kurdu’ düştü elbet.
Düştü düşmesine de can, bu kez ne yazlığın kapısını açmak (çünkü kapının içinde iş var), ne de ehven fiyatlı bir motele gidip kumsalda malaklar gibi yatmak istiyor…
Can, bu kez ‘seyahat’ istiyor.
Görülmemiş yerleri dolaşıp bir çocuk gibi ‘mu ni’leri ardı ardına dizmek istiyor.
Yeni yüzler görmek, yeni lezzetler tatmak istiyor.
Anladınız siz; bu can, bu yaz ‘keşif’ istiyor. Görülmemiş yerlere aşeriyor…
Hazır gitmişken, biraz da ‘denizaşırı olsun’ falan diyor.
*
Hem çok uzak değil, hem şimdiye kadar gidilmedik, hem fiyatı cep yakmayacak, hem de yurt dışı olacak neresi var?
KKTC değil. Çünkü orayı iki kez keşfetmişliğimiz var.
O zaman?
Bildiniz, Yunan adaları.
Hani şu Çeşme’den feribota atlayıp ver elini diyebileceğiniz Komşu sahil.
Üstelik fiyatlar süppperrrr cazip.
Üstelik ver kartı, böl dörde/beşe. Tatil bitsin, sen hala tatili öde!
3 gün bile olsa, kendini boğuluyor gibi hisseden ruhuma iyi gelecekse (ki geleceğini hissediyorum) varsın olsun.
Ver anasını satayım, ölümümüz kredi kartından olsun!
*
Ruh durumumdan Cemal Bey’i (kendileri eşim olur) haberdar edip “Çok uzun zamandır maaile bir yerlere tatili gitmiyoruz. Kıralım şeytanın bacağını, sen/ben/Oya/Cem, şöyle Yunan adalarına doğru uzanalım” dedim.
Bir hesap/kitap adamı olarak hiç ses çıkarmadı. Ne olmaz dedi, ne de olur…
Hayra yormamıştım sessizliğini ama içimdeki Polyanna, tüm aksi sesleri susturup ‘Dur bi bekle, adam belli ki maliyeti/olasılıkları hesaplıyor, yarın cevap verir sana’ diyordu.
Nitekim verdi de… Ama internetten.
Mailime Onur İnal isimli bir seyahatseverin mailini yollayarak.
Aile gibi olduğumuz için sizlerle de, paylaşmakta hiçbir mahsur görmedim.
Buyurun okuyun…
*
Turizmde yaz sezonu açıldı.
Turizmciler gazetelere boy boy ilanlar verip ‘Yunan adalarına uygun fiyatlı turları’teşvik ediyor, gazeteler de çeşitli haberlerle bu yazın modasının, ‘vizesiz Yunanistan’olacağını müjdeliyor.
Siz siz olun bu haberlere kanmayın.
“Üç-beş avroya gidip-geleceğiz komşuya” diye yanılgıya düşmeyin.
Neden mi? Çünkü madalyonun diğer yüzü var çoğu kimsenin göremediği:
Biyometrik Türk pasaportu için alınan astronomik ücret.
 
Vatandaşına Müşteri Gözüyle Bakan Devlet
 
1 Haziran itibarıyla “çiplendik” biz de.
Artık bizim de diğer 190 küsur ülke gibi ‘biyometrik/çipli’ pasaportumuz var.
Olması da gerekiyordu ve  iyi de oldu.
Ama gelin görün ki bizim çipli pasaportlar, dünyanın en pahalı pasaportları...
Dünyada biyometrik pasaport ücretleri 45-50 dolar civarında. Dünya Bankası’ndan David McKenzie’nin araştırmasına göre, pasaport ücreti 100 doların üzerinde sadece 9 ülke var. 
Bu 9 ülke vatandaşları arasında Türk vatandaşları 5 yıllık pasaport alabilmek için 333 dolar ödemek zorunda.
2007 yılındaki bu araştırmadan bu yana pasaport fiyatları daha da artarak 500 doların üzerine çıktı.
Türkiye, en yakın rakibi Lübnan’a pasaport fiyatlarında 300 dolar fark attı!
Biz pasaporta 500 dolar öderken; bakın, diğer devletlerin vatandaşları ne kadar ödüyor:
ABD vatandaşları 97 dolar,
İsviçreliler 87 dolar,
Yunanlar 84 avro,
Almanlar 59 avro,
İtalyanlar 45 avro,
Bulgarlar ise 20 avro ödüyor.
Ermenistan’da ise ücretsiz.
Üstelik bu fiyatların çoğu, 10 yıllık pasaport cüzdanı için!