1 Haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2010 Cuma

1 Haziran eylem çağrısı ve sonuçları

Evet, 1 haziran tarihinde başlayan ve 3 gün süren, sembolik ve "sanal" ortam ağırlıklı bir protesto eylemi yaptık. Sırt çantalılar grubu yüksek pasaport ücretlerini kınayan bir basın bildirisi yayınladı. Onlarca kişi profil fotoğraflarına banner ve rozetlerimizi koyarak konuya duyarlılığını gösterdi. Bunları kimi medya kuruluşları ve basın organlarının çalışanlarıyla paylaşanlar da oldu. Maliye Bakanlığı ve e-pasaport sitesine yüksek harçlarla ilgili sorular soruldu, "anlamsız" yanıtlar alındı.

Hem Facebook grubumuz hem de bloğumuz bu süre içinde çok ziyaretçi aldı, konudan habersiz ama destek verebilecek çok sayıda kişiye ulaştık.

31 Mart'ta bu blogta şöyle yazmışım: "Facebook grubumuz 300 kişiyi aştı, ama daha çok insana, ses verecek, ses getirecek haklarının bilincinde daha çok kişiye ulaşmak zorundayız."

Facebook Grubumuz 4 günde1.500 kişi arttı, 3.000 kişiye doğru gidiyor. En önemlisi konuya duyarlı insanlar duygularını da ifade etmeye başladılar. Bloğumuz aynı süre içinde 600'den fazla kişi tarafından ziyaret edildi, ziyaretçi sayımız 5.000 kişiyi geçti. Bu rakamların kısa bir sürede 10 binleri bulacağına inanıyorum.

Artık, moda deyimle bir "yol haritası" çerçevesinde ilerleyeceğiz. Yetkililere sesimizi duyurmak için bu konuda katkı sunabilecek her kişiye ulaşacak, sosyal paydaşlarımızı harekete geçirecek, medyada sorunu gündemde tutarak, yurttaşlarımızın, iktidar ve muhalefet partilerinin soruna kayıtsız kalmalarını engelleyeceğiz.

Hedefimiz net: Anayasal hakkımız olan "seyahat özgürlüğümüzü" elimizden alan, sınırlayan yüksek harçları ortadan kaldırmak! Her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşını pasaport "alabilir" duruma getirmek.

Birinci aşama, bireysel, kitlesel farkındalık ve ardından destek yaratmak.

İkinci aşama, bu desteği artırıp, organize ederek sorunun kaynağı ve çözüm yerine yönlendirmek.

Eğer sonuç alamazsak son aşama, demokratik mücadeleyi hukuksal mücadeleye taşıyarak hakkımızı geri almak.

Evet, "ne yapmalı" sorusunun yanıtı gördüğünüz gibi karmaşık değil...

Karmaşık olmayan bir gerçek daha var: "Hak verilmez, alınır!"

3 Haziran 2010 Perşembe

Pasaportlar neden en pahalı, yine açıklama yok!

CNNTürk 1 haziran tarihindeki biyometrik pasaportların tanıtım toplantısından notlar aktaran bir haber yayınladı. Aslında haberin son cümlesi sanırım en önemli notu aktarıyordu: "Pasaportların neden pahalı olduğu ve uygulamalardaki adaletsizlik konularıyla ilgili ise hiçbir açıklama yapılmadı."


İçişleri Bakanı tanıtımda kolaylık olması için ilk pasaportları gazetecilere verdi. Eskiden pasaportlar başvuru gününden itibaren 24 saat içinde alınabiliyordu. Ayrıca parmak izi işlemleri düşünüldüğünde başvurunun bir iki dakika sürmesi de biraz hayalci bir yaklaşım olarak görünüyor. 

Toplantıdan notlar

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, pasaportun hem vatandaşlar hem de devlet için bir itibar ve saygınlık konusu olduğunu belirterek, "yeni uygulama suç ve terörle mücadelemize ve dolayısıyla iç güvenliğimize de katkı sağlayacaktır" dedi.

Bakan Atalay, e-pasaport uygulamasına geçilmesi nedeniyle, Bilkent Otel Kongre Merkezi'nde düzenlenen tanıtım toplantısına katıldı.

Bakan Atalay, pasaport ve kimlik belgesi üzerinde uzun süredir çalışmalar yaptıklarını anımsatarak, pasaporttaki çalışmanın sonuçlandırıldığını ve dünden itibaren yeni pasaportuygulamasının vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti.

Yeni kimlik belgesi pilot uygulamasının da Bolu'da devam ettiğini hatırlatan Bakan Atalay, "Kasım ayına kadar bu uygulama bitecek, ondan sonra da hedefimiz gelecek yıl başından itibaren çok fonksiyonlu yeni kimlik belgesi hizmetini de vereceğiz" dedi.

Türkiye'nin büyük ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu belirten Bakan Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hareketli bir nüfusumuz var, milyonlarca vatandaşımız her yıl yurt dışına yoluculuk yapıyor, bunların bir kısmı eş dost akraba ziyaretidir, resmi ziyaret, gezi amaçlı ziyaretler, pek çok gerekçe ile büyük bir hareketlilik var. Vatandaşlarımızın pasaportlarını sadece sınır kapılarında, hava alanlarında geçiş yapmaya yarayan belgeler olarak görmüyoruz, bu pasaportlar yurt dışındaki vatandaşlarımızın elinde sürekli kullanılan bir kimlik belgeleridir. Bilindiği gibi pasaportlar günümüzde herkes tarafından kabul edilen çağdaş ve teknik standartlara uygun olarak düzenlenmesi özellikle de taklide ve tahribe izin vermeyen güvenlik özelliklerine haiz belge niteliği taşıması çok önemlidir. Özellikle de pasaport hem bizim yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için hem de devletimiz için bir itibar ve saygınlık konusudur. Esasen bu vatandaşlığı simgeleyen belgelerin hepsi aynı özelliği taşıyor, bu manada biz bu hizmeti değerli görüyoruz, giriş çıkışlarda başka ülkelerde uluslararası standartlarda teknik özellikleri güçlü bir belgenin olması bizim için gerçekten çok önemliydi."

29 Mayıs 2010 Cumartesi

1 Haziran için Eylem Çağrısı!

1 Haziran'da herkesi bloğumuzun kampanya malzemeleri bölümünde yer alan, banner ve logoları üyesi oldukları bütün sosyal networklerde 3 gün boyunca profil fotoğrafı olarak kullanmaya, arkadaşlarına, ulaştırabileceği herkese yollamaya çağırıyorum!


Bu sembolik eylemle gelin sesimizi ortak bir biçimde çıkarmanın bir yolunu deneyelim! 


Devlet 1 Haziran'da dünyanın en pahalı biyometrik pasaportlarını bizi kullanmaya mecbur ederken, yıllardır seyahat özgürlüğümüzü elimizden alan yüksek haçlara, insan hakkı ihlaline karşı kayıtsız kalmadığımızı da gösterelim.


Evet, şimdilik bu sembolik bir eylem!


Ancak bu tarihten sonra çağrımıza ve taleplerimize kayıtsız kalanlara karşı Haziran ve Temmuz ayları içinde kampanyamızı sembolik eylemlerle değil, hem medya hem STK hem de hukuksal ayaklarını daha da yoğunlaştırarak büyütecek, sonuç almaya çalışacağız!


Bu konuda lütfen tüm sosyal networklerdeki arkadaşlarınızı facebook grubumuza ve bloğumuza üye olmaları için çağırın. Onları bilgilendirin. Toplumun her kesimine kampanyamızı duyurmaları için çağrı yapın!

Anayasal hakkımızı, "Seyahat Özgürlüğümüzü" geri kazanmak için herkesin her düzeyde desteğine ihtiyacımız var.
http://www.seyahatozgurlugu.com/
http://www.facebook.com/home.php#!/group.php?gid=108282552527260

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Buruk biyometrik sevinç!

Bugün Anadolu Ajansı'nın geçtiği habere yer veriyor, birçok gazete. "Biyometrik, çipli pasaportlar 1 haziran'da elimizde..." başlıkları atılmış. Dünyada sadece 3 ülke kalmıştı biyometrik pasaporta geçemeyen, biri de Türkiye idi. Diğerleri Hindistan ve Bangladeş... Şimdi 7 yıllık özlem bitiyor ve bir türlü geçemediğimiz e-pasaportlara kavuşma sevinci manşetlere yansıyor. Ama bu sevinç, çok buruk...

Çünkü bu haberlerde önemli bir eksik var. Bu pasaportların dünyanın en pahalı biyometrik pasaportları olduğundan tek satırla bile bahsedilmiyor. 1 Haziran'da veya sonra da Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının büyük çoğunluğu, elini yakan yüksek ücret ve harçlar nedeniyle bu pasaportlara dokunamayacak bile.

Pasaport sevincine kapılanların, "seyahat özgürlüğü"nün önündeki engelleri görmezden gelmesi kabul edilemez.

Ama "buruk" bir sevinç ile de olsa okumak isteyenler için aşağıda habere yer veriyorum:

"Emniyet Genel Müdürlüğü, hazırlıkları yılları alan e-pasaportu 1 Haziran'dan itibaren vermeye başlıyor. Vatandaşlar, pasaport başvurularını bulundukları illerden yaparken, yeni pasaportlar Gölbaşı'nda kurulan merkezden basılarak kargo aracılığıyla gönderilecek. Yeni pasaportlar sınır kapılarında ve hava limanlarındaki yoğunluğu önlerken, sahteciliğe karşı etkin güvenlik katmanı içeriyor.

Türkiye'nin de yer aldığı 190'ın üzerinde üyesi bulunan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından alınan tavsiye kararı uyarınca, üye ülkelerin en geç 1 Nisan 2010 tarihi itibariyle Makinede Okunabilir Pasaport (MOP) üretimine başlanıyor. Eski tip pasaportların ise tüm dünyada 24 Kasım 2015 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmasını öngören karar çerçevesinde, uzun zamandır çalışmaları sürdürülen yeni pasaportlar, 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren verilmeye başlanacak.

7 Mayıs 2010 Cuma

1 Haziran 1 Fırsat!

Uzun yıllardır dünyanın en pahalı pasaportlarını kullanıyoruz. Hatta pahalılıkta 1. sırayı kimselere kaptırmıyoruz.*

Türkiye’de devlet, tüm yurttaşlarına sağlamak zorunda olduğu pasaportları, çok yüksek harçlarla satıyor.

1 haziran tarihinde 7 yıldır süren bir çalışmanın sonucuna ulaşacağız, biyometrik pasaportlara kavuşacağız. Böylece AB standartlarında daha güvenli ve kullanışlı pasaportlara sahip olacağız.

Ama pasaport ücretleri yine 2010 yılında belirlenen yüksek ücretlerden farklı olmayacak. Üstelik, artık çocuklar pasaportlara işlenemediğinden, her biri için ayrı bir pasaport daha çıkartmak zorunda kalacağız. Bu da yeni bir maliyet, aile bütçesine yeni bir külfet, yeni bir engel!

Dünyada zengin ya da yoksul, modern ya da değil 160’ın üzerinde ülke vatandaşlarına ortalama 45-50 dolara biyometrik pasaport veriyor. Üstelik çoğu bu bedelde pasaportları en az 5-10 yıllık bir süre için veriyor.

Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin toplam biyometrik pasaport ücreti/harcı (5 yıl için) 3.017.-TL. Evet yanlış okumadınız: ÜçbinonyediTürkLirası… Asgari ücretin neredeyse 6 katı. Bu ücrete fotoğraf, ulaşım, yurt dışı çıkış harcı vb. harcamalar dahil değil, yani pasaportlarımız altından daha değerli...

Bu harçlarla Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına açıkça “otur oturduğun yerde, yurt dışı sana bir hayal” diyor! Daha amiyane deyimle bu harç değil bir tür haraç!

Daha da ötesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. Anayasamızın 23. maddesinde temel bir insan hakkı olarak kabul edilen, yani her insanın doğuşundan itibaren kazandığı “seyahat özgürlüğü”nü devlet, bu yükseklikte harçlarla yurttaşlarının elinden alıyor. Bu açık bir insan hakkı ihlalidir.

Üstelik daha yeni yapılan Anayasa değişikliklerinde “seyahat özgürlüğü”nün kısıtlanması sadece hakim kararına bağlanırken ve seyahat özgürlüğü hakkı daha da genişletilirken, asıl engelleyicilerden biri olan pasaport ücretlerine dokunulmaması kabul edilemez.

Buradan Sayın Başbakan, Maliye, İçişleri ve Dışişleri Bakanları başta olmak üzere tüm yetkililere, açık bir çağrı yapmak istiyorum:

1 Haziran 1 fırsattır. Gelin bu tarihte modern pasaportlara kavuşacak T.C. yurttaşlarına bu pasaportları edinebilme/kullanabilme şansı tanıyın. 1 Haziran gelmeden, pasaport harçlarını dünya ortalaması olan 45-50 dolar seviyesine düşürün.

Bunun için bir yasa değişikliği gerekiyorsa şimdiden girişimde bulunun ki 1 haziran’dan önce bu harçlar düşürülsün ve kimse “biyometrik pasaport”lara yüksek harç edemek zorunda kalmasın.

Anayasal ve temel insan hakkımız olan seyahat özgürlüğümüzü geri verin.

* David J. McKenzie / World Bank - Development Research Group World Bank Policy Research Working Paper 3783, December 2005

15 Nisan 2010 Perşembe

Yeni pasaport sitesi gün sayıyor!

1 Haziran 2010 tarihinde
yeni pasaportlar kullanıma sunulacaktır.


Yeni tip biyometrik pasaportlar ile ilgili her türlü bilgiye 3 Mayıs 2010 tarihinden itibaren bu sayfalarımızdan erişebilirsiniz.

http://www.epasaport.gov.tr/

Bu duyuru hemen yukarıdaki sitede yapılıyor. "3 Mayıs'a şurada ne kaldı, hadi kolay gelsin" diyerek, bloğumuzun yorum bölümüne bırakılan, Tam Aziz Nesin'lik dedirten eski "bir günde pasaport" alma hikayelerinden biriyle sizi baş başa bırakıyorum. Sonunda Kanada'daki pasaportların ücreti de var!

Bakalım yeni e-pasaport maceralarımız neler olacak:))


Bir Gunde Pasaport
“Alo Annecigim…”
“Iyi aksamlar… ben Ufuk, Nasilsiniz, iyi misiniz?…”
“Ben de iyiyim cok sukur. Super bir haberim var. Kanada’dan doktora programlarina kabul edildigime dair mektup sonunda geldi. Ne kadar sevincli oldugumu anlatamam...”
“Dur aglama hemen, kiyamam ben sana. Daha pasaport alicam Kanada vizesi alicam. Ama pasaportu bir gunde alirsin dediler, ben asil Kanada vizesini almaktan korkuyorum. Sen yine de babama ver mujdeyi, benden haber bekliyordu...”
“Lisans ustu derslerim mi? Iyi iyi. Hatta boyle giderse cok iyi. Tezimi zamaninda yetistirmeye calisiyorum.”
“Anne? Benim, yurtdisinda egitim icin Kanada vizesi islemlerine baslamak icin once pasaport almam gerekiyor ya, o yuzden de aramistim sizi…”
“Ya yemek yapmak problem olmuyor yapiyorum birseyler iste, ben bakiyorum kendime sen merak etme de, simdi pasaportu taktim kafaya.”
“Babam da mi konusmak istiyor. Tamam ver, ozlemisim sesini...”
“Babacim nasilsin?”
“Uzme canini babacigim ya, sadece berabere kaldik, bir puan da kotu degil. Tamam babacigim cok sagol, ben de cok sevindim gelen mektuba, kus gibi rahatladim. Bundan sonrasi kolay, pasaportu alir almaz, vizeye basvurmayi dusunuyorum...”
“Haklisin babacigim, son dakikaya birakmamak lazim…”
“Babacigim, rica etsem bizim askerlik subesinden askerligimi yaptigima dair bir yazi alabilir misin? Kisa donem askerlik terhis kagidina kisa donem murekkep kullanmislar galiba. Iki yil once yuksek lisans egitimime baslamadan once aldigim terhis kagidinin uzerindeki tarihler ve elle doldurulan yerler solmus ve cok zor okunuyor. Pasaport islemleri basvurusunda kabul edilemeyebilir dediler… Halbuki kuyrukta o kadar da beklemistim…”
“Vallahi erkenden gittim babacigim, hic aksatir miyim, sabah alti bucukda ordaydim ama, yagmurda epey bekledik. Uc tane grup cikmis isim listesi yapiyordu ucune de ismimi yazdirdim. Bana sira ancak ikinci listeden 11 gibi geldi ve o kadar bekledikten sonra basvurumu askerlik belgesi okunakli olmadigindan kabul etmediler. Neyse o belgeyi bir alalim her is hallolacak insallah...”
“Problem degil babacigim... Ama seni de askerlik subesine kadar yoracagim…”
“Tamam babacigim soz dedim ya, pasaportu alir almaz hayirlisi ile vize islemlerine basliyacagim...”
“Okul mu?... iyi gidiyor, arkadaslar dun Kanadadaki doktora programina kabul edildigimi duyunca cok sevindiler ve bana bir parti yapmaya karar verdiler...”
“Isim de iyi... Simdilik iyi gidiyor bakalim. Haftasonlari calistigimdan tezimi yapmaya ancak aksamlari vakit bulabiliyorum...”
“Tamam babacigim cok tesekkur ediyorum ve tekrar ellerinizden opuyorum.”
“Size de iyi aksamlar...”

10 Nisan 2010 Cumartesi

Çipli pasaportlar 3 günde elimizde olacakmış!


İçişleri Bakanı Beşir Atalay, biyometrik pasaport uygulamasına 1 Haziran’da geçileceğini söyleyerek, pasaportlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Vatan Gazetesi'nden konuyla ilgili haberi bir yorumda bulunmadan aynen alıntılıyorum:

Normal pasaportların kırmızı, diplomatik pasaportların siyah olacağını ifade eden Atalay, eski pasaportların geçerliliğinin 2015 yılına kadar devam edeceğini bildirdi. 

Atalay, 3 Mayıs’ta açılacak “www.epasaport.gov.tr” sitesi üzerinden online başvuru yapılabileceğini belirtti. Bakan Atalay, yeni pasaportlar için harç miktarlarının artmayacağını belirterek, pasaport geçerlilik süresinin 10 yıla çıkacağını kaydetti. 

Atalay, diğer Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de pasaportların yalnız bir merkezden tanzim edileceğini, başvuruların tüm ilçe merkezlerinde yapılabileceğini kaydetti. Bakan Atalay, yeni pasaportların vatandaşlara özel kuryelerle 3 günde gönderileceğini ifade etti.

10.04.2010 / Vatan Gazetesi

9 Nisan 2010 Cuma

Çipli pasaport uygulaması eziyetle başlayacak!

1 haziran tarihi sadece dünyanın en pahalı pasaportlarına sahip olduğumuzun tescilleneceği bir tarih değil, aynı zamanda eski yıllardaki pasaport alma eziyetiyle yeniden tanışacağımız bir tarih olacak.

Çünkü Akşam Gazetesi'nden Özkan Tamirak'ın özel haberine göre "çipli pasaport"lar sadece Ankara'dan verilecek. Yetkililerin sahtesinin yapılmasını engellemek gerekçesiyle yapılacağını açıkladıkları uygulama ile herkesin başvuruları Ankara'ya iletilecek ve bir merkezden tekrar başvurulan illere geri yollanacak. Oluşacak büyük yığılmanın, kuyruklara, uzun bekleme sürelerine yol açacağı ileri sürülüyor.

Bu arada "seyahat özgürlüğü" mücadelesi yeni boyutlar kazanıyor. Yeni pasaportlar sadece pahalı değil, parayı gözden çıkardığınız zaman bile kavuşması da bir dert olacak gibi görünüyor.

Akşam Gazetesi'nden Özkan Tamirak'ın özel haberinin ayrıntıları şöyle: