ayrımcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayrımcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2013 Salı

YEŞİL PASAPORT AYRIMCILIĞI BİR ADIM GERİLEDİ!


Mutluyuz. 2 yıldır sürdürdüğümüz "Yeşil Pasaport Ayrımcılıktır" kampanyasından kısmi sonuç aldık. Ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu iş adamları ile başka meslek gruplarının yeşil pasaport taleplerinin karşılanmayacağını açıkladı. 

Özellikle çaba harcadığımız ve "eşitsizlik" boyutuna dikkat çektiğimiz iş adamlarına yeşil pasaport verilmesine yönelik girişimlere karşı kampanyalarımızın sonuç vermesi diğer kampanyalarımız için de umut verici oldu. YEŞİL PASAPORT AYRIMCILIĞI BİR ADIM GERİLEDİ DİYEBİLİRİZ. 

Dış işlerinin açıklamasında sanki başka ülkelerde de varmış gibi gösterdiği dünyada sadece Türkiye'ye özgü yeşil pasaport uygulamasından yaklaşık 1,2 milyon kişinin yararlandığını tekrar hatırlatmakta fayda var. Bu pasaporta dayalı ayrımcılığın tamamen son bulması için çabalarımızı sürdüreceğiz. Yan sütunda bu kampanyalarda kullandığımız görseller yer alıyor.


Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'de, halen üst düzey kamu görevlileri ve bunların ailelerine verilen, Schengen ülkeleri dahil, pekçok ülkenin vize istemediği yeşil pasaportun (hususi pasaport), işadamlarına ya da gazeteciler gibi çeşitli meslek gruplarını kapsayacak şekilde genişletilmesi isteklerine son noktayı koydu. 

Dışişleri, yeşil pasaportun kapsamının genişletilmesinin söz konusu olmadığını açıkladı.


CHP Milletvekili Mehmet Şeker'in yeşil pasaportlar konusunda verdiği soru önergesine, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzasıyla verilen yazılı yanıtta, "5682 sayılı hususi damgalı pasaport kanunundan faydalanamayan ülkemizin farklı kurum ve kuruluşları tarafından da çok sayıda hususi damgalı pasaport talebinde bulunulmaktadır. 

Hususi damgalı pasaport alabilecek kişilerin alanının genişletilmesi ile bu pasaportların kullanım amacı dışına çıkılacağı değerlendirilmektedir" denildi.

Başta AB ülkeleri olmak üzere, Türkiye'ye yönelik uygulanan vize rejimine karşı işadamları, gazeteciler, üst düzey özel sektör görevlileri gibi kesimlere de yeşil pasaport hakkı tanınması konusu daha önce gündeme gelmişti.

"KAPSAM GENİŞLERSE, DİĞER ÜLKELER VİZE KOYABİLİR"

Dışişleri Bakanlığı yanıtında, yeşil pasaport kullanıcılarının kapsamının genişletilmesi halinde, pekçok ülkenin halen bu pasaporta yönelik uyguladığı kolaylıkları da kaldırabileceğine de dikkat çekildi. 

Açıklamada, "Ayrıca resmi görevli kişiler haricindeki kimselere bu nevi pasaportların düzenlenmesi halinde diğer ülke makamlarınca bu tür pasaportlara mevcut kolaylıkların sınırlandırılması hatta vizeye tabi tutulması gibi ihtimalleri gündeme getirebileceği değerlendirilmektedir" denildi.



12 Eylül 2012 Çarşamba

12 Eylül ve Yeşil pasaportun yeniden keşfi...

12 Eylül askeri darbesi Türkiye'de tüm hak ve özgürlüklerin üzerinden bir silindir gibi geçti. Yapılan Anayasa tüm toplumu bir cendereye sıkıştıracak şekilde dizayn edildi. 

Ancak yapılan askeri darbeye birçok Batılı ülke çeşitli tepkiler verdi. Bunlardan birisi de hem darbeye tepkiyi göstermek hem de kaçakları, göçleri engellemek, seyahatleri zorlaştırmak için Türk vatandaşlarının "seyahat özgürlüğü"nü elinden alan ve bugüne kadar çeşitli biçimde süren vizeler koymak oldu. 12 Eylül askeri rejimi pasaport vermediği insanlar ve muhalifler için de bunu adeta bir fırsat bildi.

İşte vizeler yüzünden bu ülkelerle yapılan pazarlıklar sonucu T.C. bir pasaportunu "yeniden keşfetti", daha önce (1950'den beri)* kısıtlı bir kitleye verilen "hususi pasaportu" ilerde gittikçe büyüyecek ve ayrıcalık/ayrımcılık sağlayacak bir hale dönüştürdü. Bizlerin bugün daha çok Yeşil pasaport olarak andığımız "hususi pasaport" sağlanan haklarla dünyada benzeri olmayan bir pasaporta dönüştü. Aradan geçen 32 yıla rağmen bu pasaport hala var, ayrıcalıkları, kapsamı genişledi ve üstelik o kadar benimsendi ki şimdi AB üyesi ülkelerin vizelerini aşmak için bir araç gibi görülüyor. İş adamlarına, avukatlara veya farklı gruplara verilmesi düşünülerek vize engeli bazı ülkeler için aşılmaya çalışılıyor.

Net biçimde ifade edelim: Yeşil pasaport 12 Eylül zihniyetiyle birlikte gittikçe genişleyen bir ayrımcılıktır. Devletin bürokrat ve ailelerinin ağızlarına Türkiye'ye uygulanan vizeler karşısında çaldıkları bir parmak baldır. Üstelik bu bal Türkiye'nin AB yolculuğunda bu kesimin "serbest dolaşım" hakkı için vereceği mücadeleye de ket vurmuş, Ankara anlaşması ile kazanılmış hakların müzakere edilmesine yol açmış, "vizelerin kalıcı hale gelmesine devletin kabul vermesini sağlamıştır. Belki de "eşitsizlik" dışında en büyük zararı budur.

Tüm dünyada devlet görevlilerinin kullandığı "hizmet pasaportu", (GRİ pasaport) biz de de olmasına rağmen, üst düzey bürokratlar, aileleri ve devlet görevlileri, emekliliklerinde de daha rahat seyahat etsin, harç ödemesin, bazı ülkelerde vize kuyruklarında "normal" vatandaşlar gibi çile çekmesin diye "yeşil pasaport"a dönüştürülmüştür.

12 Eylül'ün tüm kısıtlamalarından kurtulmayı, tüm ayrımcılıklarına son vermeyi düşünenler nedense bu dönemde genişleyen imtiyazları terk etmeyi akıllarının ucundan bile geçirmemektedirler. Üstelik ayrımcılıkları sona erdirmek yerine yeni gruplara imtiyazlar sağlamayı tercih ediyorlar. As olan eşitliktir, "seyahat özgürlüğü"dür. AB'nin haksız vize uygulamalarıyla mücadelenin yolu, her türlü pasaport ayrımcılığına son vermekten de geçmektedir. 

Bu konuda daha önce yaptığımız kampanyanın, basın açıklamasının bazı linkleri aşağıda, lütfen okuyun ve bu mücadelemize de destek verin!

Basın Açıklaması: Yeşil pasaport imtiyazdır, ayrımcılıktır! 
Basın Açıklamamız Habertürk'te! 
İş adamları için "hususi" pasaport hazırladık!
Bianet: "Yeşil Pasaport Ayrımcıdır"

* 1938'deki pasaport kanununda da çok sınırlı bir bürokrat kesim için vardır.

24 Mayıs 2012 Perşembe

Basın Açıklaması: Yeşil pasaport imtiyazdır, ayrımcılıktır!


BASIN AÇIKLAMASI 

24.05.2012 

Yeşil pasaport imtiyazdır, ayrımcılıktır! 

  • Yeşil pasaport Anayasamızın “kanun önünde eşitlik” ve “yerleşme ve seyahat özgürlüğü” maddelerine aykırıdır! Eşitlik ilkesi açıkça çiğnenmektedir. 
  • İşadamlarına da yeşil pasaport verilmesi ayrımcılığı artıracaktır. Hangi meslek grubu olursa olsun bu kapsam genişletilerek “ayrımcılık” kalıcı hale getirilemez. 
  • Avrupa Birliği ülkelerinin haksız vize uygulamalarıyla mücadelenin yolu, kazandığımız “serbest dolaşım hakkına” sonuna kadar sahip çıkmak, yeşil pasaport gibi yan yolları genişletmeye son vermekle mümkündür. 
  • Yeşil pasaportun yarattığı “ayrımcılığı” Anayasa Mahkemesine bir davayla taşıyacağız. 
  •  Eşitlik ve seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşlarıyız! 

Devlet, 12 Eylül askeri darbesinden sonra özellikle Avrupa Birliği ükelerinin vize uygulamalarına başlaması nedeniyle memur /bürokratlarına (ailelerine) bu ülkelerde vize ve ayrıca “harç” kolaylığı sağlayan “yeşil pasaport” uygulamasına geçti. Dünyada bir benzeri olmayan bu pasaport türü vatandaşlar arasında ciddi bir “ayrımcılığa” yol açmışken şimdi bunun kapsamının belli koşulları yerine getiren iş adamları için de genişletileceği açıklandı.

Biz Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ve Sırtçantalılar Topluluğu olarak yeşil pasaportun, Anayasamızın “kanun önünde eşitlik” ve “yerleşme ve seyahat özgürlüğü”nü güvence altına alan 10. ve 23. maddelerine aykırı olduğunu düşünüyoruz. Hangi meslek grubu olursa olsun bu kapsam genişletilerek “ayrımcılık” kalıcı hale getirilemez.

Memur ve bürokratlar için "hizmet pasaportu" gibi ayrı bir pasaport çeşidi varken, ailelerini de kapsayacak bir biçimde vize ve harç kolaylıkları sağlayan "yeşil pasaport" uygulaması tam bir ayrımcılık abidesi gibi dururken, şimdi bunlara bir de iş adamlarına verilecek yeşil pasaport eklenmesi kabul edilemez.

Bir yandan Avrupa Birliği ülkeleri çoktan sonlandırmaları gereken vizeleri, fahiş harçları tam bir işkenceye dönüştürürken, diğer yandan kendi devletimiz bize “ayrımcılık” uyguluyor.

Anayasamız tarafından da güvenceye alınan eşitlik ilkesi ve temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğümüzü” ihlal eden bu pasaportun külliyen kaldırılmasını istiyoruz!

Hükümetimizin tüm dünyada Türkiye’ye konan vizelerin kaldırılması için uğraşırken bu ayrımcılığın kendi politikalarıyla çeliştiğini düşünüyoruz. TBMM’de birçok milletvekilinin yeşil pasaportun kapsamının genişletlemesini isteyen kanun değişikliği teklifleriyle de bu ayrımcılığın artarak süreceği kaygısını taşıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının Avrupa Birliği'nde kazandığı serbest dolaşım hakkına sonuna kadar sahip çıkmak, bunu asla pazarlık konusu yapmamak gerekir. Çipli pasaport, sınır güvenliği, geri kabul anlaşmasında somut adımlar atarken yeşil pasaport için yapılacak pazarlıklar, aslında AB'ye yaramakta vize mücadelesini akamete uğratmaktadır. Ayrıca yeni pasaport yasasında yeşil pasaport ayrımcılığının son bulmasını beklerken iş adamlarına yönelik yaygınlaştırma çabası tam bir çelişkidir.

Hükümetimizi, dünyanın en hızlı 2. büyüyen ülkesinin, dünyanın en pahalı pasaport ücretini dünya ortalamasına düşürmeye, yurt dışına çıkış harcını kaldırmaya, Avrupa Birliği ülkelerinin haksız vize uygulamaları ile “yeşil pasaport” gibi ayrımcılık yaratan uygulamalarla değil, kazanılmış “serbest dolaşım hakkı”nı hayata geçirmek için mücadele etmeye davet ediyoruz.

Bizler aklına gelen her sorunu imtiyaz veya ayrımcılık yaratarak çözmeyi düşünen vekiller değil , yurttaş ve hak odaklı düşünen, haklarımızı genişleten çözümler ve hizmetler üreten vekiller istiyoruz.

Temel haklar konusunda yansıtılan her haberi, içeriğine bakmadan manşetten “müjde”olarak veren medyamızın, eğer manşetten “yorum” yapacaklarsa bunu temel hak ve özgürlükler perspektifinden yapmasını bekliyoruz.

Tüm mecralarda ve sosyal medyada bu konuda başlattığımız “yeşil pasaport ayrımcılıktır” kampanyasıyla bir yandan kamuoyunda farkındalık yaratmayı sürdürürken, diğer yandan yeşil pasaportun yarattığı “ayrımcılığı” Anayasa Mahkemesine bir dava olarak taşıyacağımızı kamuoyuna duyurmak istiyoruz.

Eşitlik ve seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin müşterisi değil, yurttaşlarıyız!

Değerli Basın mensuplarına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri - Sırtçantalılar Topluluğu

İrtibat:
O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri) / Onur İnal (Sırtçantalılar Topluluğu)
T: 0212 2665440 F:0212 2664991 E: seyahatozgurlugu@gmail.com

http://www.seyahatozgurlugu.com
http://sirtcantalilar.com/

Twitter: @seyahatozgurluk
@sirtcantalilar