Hürriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hürriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2015 Cuma

Hürriyet gazetesi "Geç saatte metro" taleplerimizi haberleştirdi.

Hürriyet Gazetesi İBB Beyaz Masaya yönelik başvuru ve blog yazımızı İstanbul'da gece geç saatlerde, hafta sonu ve özel günler de dahil metro talebimizi haberleştirerek Çarşamba günü okurlarıyla paylaştı.

Ayrıca bir de anket yayımladı:
İstanbul’da gece ve haftasonu geç saatlerde metro seferleri yapılmalı mı?
Ankete binlerce kişi katıldı %90 oranında yanıt evet!

Haber Şöyle:

"İstanbul'da metro seferleri gece de sürsün"

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Platformu, İstanbul'da gece ve hafta sonları geç saatlerde metro seferlerinin devam etmesini talep eden bir duyuru yayınladı.

Daha önce metro seferlerinin uzamasıyla ilgili birçok kampanya yapıldı. Vatandaşlar, konuyla ilgili isteklerini dile getirdi. Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Platformu bu tepkilerden yola çıkarak İBB Beyaz Masa'ya başvurduklarını belirtti.

İBB Beyaz Masa'dan başvuruya gelen cevabı ise blogda paylaştılar: 
"Raylı sistemler sabah 06 ile gece 12 arasında yolculu hizmet vermektedir. Diğer kalan 6 saatte zorunlu" çeşitli rutin ve ağır bakımlar,modifikasyon, sinyal sistem testleri yapılmaktadır. Berlin, Paris ve Londra metrolarının bu bakımlar nedeniyle bazı hatlarını bir ay kapatmaktadır; Dünyaya baktığımızda 24 saat çalışan tek metronun New York metrosudur; onun da bakıma en çok ihtiyaç duyan metro ağı olduğu göz önüne alınmaktadır."

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Platformu'nun dile getirdiği sorular ise şöyle:
" İBB, hafta içi, özel günlerde ya da sadece hafta sonları metroyu gece geç saatlere kadar işletmiyor? Biz bu hizmeti bazı düzenlemeler yaparak rahatlıkla verebileceğinizi, Anayasal ve temel bir hak olan seyahat özgürlüğünün ve toplu ulaşımın kullanımını geliştirebileceğinizi düşünüyoruz. Metroyu hafta içi 02.30, Hafta sonları ve özel günlerde 24 saat (talebe göre) çalışacak biçimde neden çalıştıramıyorsunuz?"

Dünya metropollerinde metro sefer saatleri nasıl?
Paris metrosu: Ağa bağlı her istasyonda yılın her günü sabah 05:30 ile gece 01:15 arasında hizmet veriyor. Aralık 2006'dan itibaren ise cuma cumartesi geceleri ve tatil öncesi gecelerde, resmi bayram tarifelerinde saat 02:15'e kadar hizmet veriyor. Yeni Yıl, the Fête de la Musique (Müzik Günü) ya da Nuit Blanche (Beyaz Gece) gibi özel günlerde ise şebeke kısmi olarak tüm gece açıktır. Bu durum sadece ana istasyonlara ve hatlara (1,2,4,6), RER hatlarındaki bazı istasyonlara ve otomatik hatta (14) ait tüm istasyonlara özeldir.



Londra metrosu: 05:00-00:30 saatleri arasında Londra halkına hizmet veriyor. Eylül ayında 5 hat da haftasonları, özel günlerde 24 saat hizmet verecek.

Barselona Metrosu: Hafta içi (Pazartesi-Perşembe) ve Pazar günleri 05.00–24.00 arası işleyen metro, Cuma günü 05.00–02.00 ve cumartesi günü ise 24 saat çalışıyor. Yaz dönemi ve yılbaşında Cumartesi günleri ise sabaha kadar 24 saat metro faaliyette.



Berlin ve Hamburg metrosu: U bahn diye tabir edilen ve u1, u2, vs diye adlandırılan bir sistemdir. Burada da gece 0.30, 01'e kadar çalışan hatlar var ve tabii haftasonları, cuma ve cumartesi geceleri, özel günlerde sabaha kadar çalışıyorlar.

Habere şu linkten de ulaşabilirsiniz: Lütfen Tıklayın.

26 Temmuz 2014 Cumartesi

İBB 1. Derece Afet-Acil Ulaşım Yollarının Otopark olduğunu kabul etti.

"İstanbul'daki 1.Derece Afet-Acil Ulaşım Yolları otopark oldu." başlığı ile Hürriyet gazetesinde bir haber yapıldı.

Bu haberin doğru olup olmadığını 28 mayıs tarihinde İBB Beyaz masaya sorduk. 26 Temmuz günü yanıt geldi. 
Evet 2 ay sonra da olsa yanıt geldi. Ve haberi doğrulayan bir yanıttı bu. 

Yani, "1999 depremlerinin ardından İstanbul’daki 562 cadde ve sokak ‘1.Derece Afet-Acil Ulaşım Yolu" ilan edilmişti. İBB'nin yanıtına göre "artan araç sayısı, otopark sıkıntısı, uzun süreli parklanma, ikinci sıraya araç çekme, vale-değnekçi gerçeği bu alanların kontrolünü imkansız kıldı." Bu yolların birçoğuna artık araçlar park ediyor. Aşağıda gelen yanıtın tümü yer alıyor.

Artık merak konusu olan İstanbul'da hiç "Afet-acil ulaşım yolu" kaldı mı?


18 Eylül 2013 Çarşamba

#Pasaporta513TLVEREMEM imza kampanyamız Hürriyet'te

#Pasaporta513TLVEREMEM imza kampanyamızı Hürriyet tüm okurlarına bugün hem gazeteden hem de internet sitesinden duyurdu. 

Maliye Bakanı'nın pasaportlarda bir indirim düşünmediklerini açıklamasının ardından yoğunlaştırdığımız kampanya Vatan gazetesi ve diğer medya organlarında da yankı buldu ve sosyal medyada aktif olarak sürüyor.

10 bin imzaya ulaştığı anda Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Ozan Mercan ve imza kampanyasını düzenlediğimiz site change.org tarafından Maliye ve İçişleri bakanlarına iletilecek.

Pasaportun bir kazanç kapısı değil bir kimlik belgesi olduğunun anlaşıldığı bir ülke olmayı diliyoruz.

Hürriyet'in haberi şöyle:

Büyük kampanya... Pasaporta 513 lira veremem

Maliye Bakanlığı’nın “indirim yok” açıklamasını yaptığı pasaport harçlarının düşürülmesiyle ilgili sosyal medyada “#Pasaporta513TLVEREMEM” kampanyası başlatıldı.
Ehliyetler için alınması planlanan 101 liralık harcın sosyal medyadaki tepkinin ardından 15 liraya düşürülmesi yeni bir kampanyanın açılmasını sağladı.


“Pasaport para kapısı değil kimlik belgesidir” sloganının kullanıldığı kampanyaya şu ana kadar 7 bin kişi imza attı. Türkiye, dünyada en pahalı pasaport kullanan ülkeler arasında ilk sıralarda bulunuyor.
PARA DEĞİL KİMLİK 
Maliye’nin “indirim çalışması yok” açıklamasına rağmen kampanyayı sürdüren “Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri” Twitter ve Facebook üzerinden her yıl yeniden değerleme oranı kapsamında arttırılan yüksek harçlara yorumlarıyla da tepki gösterdi.

“Pasaporta 513 lira veremem” kampanyasına şimdiye kadar 7 binin üzerinde kullanıcı imza attı. İmzaların 10 bin kişiye ulaşmasından sonra Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve İçişleri Bakanı Muammer Güler’e gönderilmesi planlanıyor. “Pasaport para kapısı değil bir kimlik belgesidir” sloganının kullanıldığı kampanya mektubunda ise şu mesaj yer alıyor.



MALİYETİ ALINMALI
“Ülkemizde dünyanın en yüksek pasaport defter ücreti ve harç bedeli ödenmektedir. Bu yurtdışına çıkmak isteyen her ortalama bireyin bütçesini yeniden gözden geçirmesine neden olmaktadır. Bugün yurtdışına çeşitli sebeplerden çıkmakta olan yüzbinlerce vatandaşın sırtına ek bir yük olarak binmektedir. Pasaport defter ücretinin maliyet bedeline ve pasaport harçlarının da makul bir seviyeye düşürülmesini talep ediyoruz.”

DEFTERİNE 72 LİRA
Türkiye’de pasaportlar için 72 lira defter ücreti alınıyor. Defter ve harç ücretiyle birlikte 6 aylık pasaporta 164 lira, 1 yıllık pasaporta toplam 207 lira, 2 yıllık pasaporta 292 lira, 3 yıllık pasaporta 385 lira, 4-10 yıllık pasaportlara da toplam 513 lira para ödeniyor. Pasaport harçlarına her yıl yeniden değerleme oranı kapsamında da zam yapılıyor. Ermenistan’da hiç pasaport ücreti alınmaması dikkat çekiyor. Dünya üzerinde en ucuz pasaport ise 7 lirayla Swaziland’da veriliyor. Botswana, Kenya, Gana gibi ülkeler pasaport ücreti olarak sadece 10 lira alıyor. Avrupa’da en pahalı pasaport 320 lirayla Belçika’da, en ucuz ise 46 lirayla İspanya’da veriliyor.

27 Ocak 2013 Pazar

Pasaport zammına Almanya'da da karşı çıkıyoruz.

Seyahat özgürlüğü gönüllüleri dünyanın her yerinde otomatik pasaport zammına karşı çıkıyor. 

Gönüllülerimizden Onur İnal Hürriyet Avrupa'da bu zamma Almanya'da da nasıl karşı çıkacağımızı ve Türkiye'de neler yaptığımızı anlattı.

Almanya'daki yurttaşlarımızı, tüm gurbetçilerimizi de vuran bu fahiş pasaport ücretlerine, zamlara karşı yurt dışından da gür bir sesin çıkmasına çalışacağız. 

Dünyanın dört bir yanındaki tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinden de bu zamma karşı ve seyahat özgürlüğünü engelleyen fahiş ücret, harç, vize, kötü muamele ve benzeri her uygulamaya karşı çıkmalarını istiyoruz. 

Hürriyet Avrupa'daki bu haber birçok site tarafından da haberleştirildi. Özellikle "Turizm Trend"in bunu haberleştirmesini önemsiyoruz. Çünkü en çok sesi çıkması gereken turizm sektöründe çalışan şirketler, acentalar, hatta dernek ve odalar bu konuda, "seyahat özgürlüğü"ne konan yapay engellerle ilgili büyük bir sessizlik ve kayıtsızlık içinde.

Seyahat özgürlüğü temel bir hak ve herkesin bu hakkına sahip çıkması gerek...

Hürriyet Avrupa'daki haberin detayları için Lütfen TIKLAYIN!


7 Ocak 2013 Pazartesi

Hürriyet "otomatik zam" protestomuzu duyurdu.

Hürriyet Gazetesi "otomatik pasaport zammına hayır!" kampanyamızı "seyahat ekinde okurlarına duyurdu: 
"Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ile Sırt Çantalılar Topluluğu, otomatik pasaport zammına son verilmesi için kampanya başlattı."

"Otomatik pasaport zammına gezgin protestosu" başlığı kullanılan haberde kampanya hedeflerimize ve zamma getirdiğimiz temel eleştirilere ayrıntılı yer verildi:

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri’nden Suat Özçelebi T.C. pasaportunun hem dünyanın en pahalı hem de her yıl otomatik olarak zamlanan tek pasaportu olduğunu söyledi. Pasaportun bir “para kapısı” değil, devletin vermek zorunda olduğu kimlik belgesi olduğunu hatırlatan Özçelebi, “Mevcut ücretleriyle dünyanın en zengin 5 ülkesinin (Katar, Lüksemburg, Norveç, Singapur, Brunei – Forbes 2012) toplam pasaport ücretlerini bile geçen T.C. pasaportuna zam yapılmasını hiçbir haklı gerekçeyle açıklamak mümkün değil. 

Seyahat özgürlüğü anayasamız ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’yle güvenceye alınmış temel bir insan hakkı. Devlet bu temel hakkı elimizden alıyor. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu kimlik belgesini onlara satamaz. Her yıl zam yapamaz! Yurttaşlarına, müşteri muamelesi yapamaz” dedi. 

Kampanyada pasaportun, Harçlar ve Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamından çıkarılması gerektiği savunuluyor. Özçelebi, “Dünyada ortalama 50-60 dolar olan bir kimlik belgesi için 275 dolar ödemek istemiyoruz. 4-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının dünya ortalamasına çekilmesini, 50-60 dolara indirilmesini istiyor, zammı kınıyoruz” dedi.


Haber için lütfen TIKLAYIN!

3 Ocak 2012 Salı

Akıncı: "Pasaportunuzdan yüzde 15 daha uzaklaştınız"

Hürriyet Gazetesi yazarı Bahar Akıncı "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz" adlı yazısıyla bloğumuzu tanıttı. Dün Hürriyet internet sitesinde yer alan yazı, herkesi seyahat özgürlüğü mücadelemize destek vermeye çağırıyordu.


Akıncı'nın yazısının son bölümünü buraya alıntılıyorum:


Yurt dışına çıkmak istiyoruz, evet.
Okumak için. Görmek için. Çalışmak için. Sağlık için.
Veya sırf canımız istediği için.
Lütfen, seyahat özgürlüğünüze sahip çıkın.


ÇÜNKÜ BİZ SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ GÖNÜLLÜLERİ, DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTLARINI KULLANMAK İSTEMİYORUZ!


Yazının tümü için lütfen TIKLAYIN!

18 Ekim 2010 Pazartesi

Hürriyet Gazetesi İmza Kampanyamızı duyurdu!

İmza kampanyamız bugün Hürriyet Gazetesi Seyahat Eki'nde "haber" olarak duyuruldu. Kampanya hakkında bilgiler verilirken, seyahatseverler, imza kampanyası sitesinde yer alan mektuba imza atmaya davet edildi.


Hürriyet Seyahat'te yer alan haber:


"Pasaporta indirim yetersiz seyahat özgürlüğümüzü istiyoruz
Bir grup gezginin mart ayında internette başlattığı “Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz” kampanyası ses getirmiş, pasaport ücretleri yüzde 50 oranında düşürülmüştü. Ancak seyahat severler, indirime rağmen hala TC pasaportunun en pahalısı olduğunu savunuyor ve kampanyayı sürdüyor. Bu kez www.seyahatozgurlugu.com adresinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderilmek üzere bir mektubu imzaya açıldı."
Haberin devamı için lütfen tıklayın.


Ayrıca, Haber Erk internet haber sitesi ve Galata digital gazete de imza kampanyamızı hem duyurdular hem de okurlarını kampanyamıza katılmaya davet ettiler.

8 Temmuz 2010 Perşembe

Çipli pasaport ihaleleri ve yolsuzluk iddiaları

Bugün iki farklı basın organında CHP milletvekili Atilla Kart'ın çipli pasaport ihaleleriyle ilgili yolsuzluk iddiaları gündemdeydi. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Yalçın Doğan, Nisan ayında da yer verdiğimiz yazısının bir benzeriyle ihaleyi yeniden gündeme taşıyor. Diğeri CNNTürk.com, yolsuzluk iddialarını haberleştiriyor.


Yalçın Doğan'ın köşe yazısı şöyle:
Yeni pasaportla uç uçabildiğin kadar
KEMERLERİNİZİ bağlayın, koltuk arkalarını dik tutun, önünüzdeki masayı kapatın. Şimdi cipli, yeni pasaportumuzla uçmaya başlıyoruz.
Uçuşun başladığı iki ayrı alan var. Biri Hazine Müsteşarlığı Darphane Genel Müdürlüğü, diğeri Emniyet Genel Müdürlüğü.

1999’da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 180 ülke biyometrik (cipli)pasaporta geçmek için sözleşme imzalıyor. Terörle mücadele etmek, pasaport sahtekarlığını ve kaçakçılığı önlemek gibi, güvenlik gerekçeleriyle.

Sözleşme, ülkelere on bir yıl süre tanıyor. O süre 1 Nisan 2010’da doluyor, ama Türkiye pasaportları 1 Nisan 2010’a kadar, yani on bir yıl içinde yenilemeyi beceremiyor.
Bununla birlikte becerdiği işler var.
Yalçın Doğan'ın yazısının tümü için : TIKLAYIN!


CNNTürk.com'un haberi şöyle:
Çipli pasaport ihalesinde yolsuzluk iddiası
Kart, düzenlediği basın toplantısında, Hazine Müsteşarlığının 27 Eylül 2005 tarihinde yaptığı ihaleyi 15 milyon 475 bin avro bedelle bir Malezya firmasının kazandığını, ancak 30 Ocak 2007 tarihinde Emniyet bünyesinde aynı konuda yeni bir ihalenin yapıldığını kaydetti. Bu ihaleyi de "yine aynı Malezya firmasının da yer aldığı ortak girişim grubunun 10 milyon 500 bin YTL bedelle kazandığını" anlatan Kart, ihaleyi alan firmaların işi başaramadığını ve ihalenin fesh edildiğini söyledi.

Bu aşamadan sonra Başbakan'ın talimatıyla ihalenin Emniyet'in üstünde kaldığını öne süren Kart, Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut ve İltica Daire Başkanlığının özel bir birim oluşturduğunu, Polis Akademisi Gölbaşı Kampüsündeki bir binanın bu birime tahsis edildiğini ifade etti.

"Neresinden bakılırsa bakılsın, yolsuzlukların, karanlık ilişkilerin ve suç ilişkilerinin varlığını gösteren bulgular söz konusudur" görüşünü dile
getiren Kart, şu soruları yöneltti:

Haberin devamı için lütfen: TIKLAYIN!


CNNTürk.com'un yalanlama haberi şöyle:
"Çipli pasaport"ta fesata yalanlama

Akşam saatlerinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kart'ın iddialarını yalanlayan yazılı bir açıklama yaptı.


"Aynı konuda iki ayrı ihale yapıldığı ve devletin zarara uğratıldığı iddiasının gerçeği  yansıtmadığı bildirilen açıklamada, vatandaşların kişisel verilerinin yurt dışına çıkarılmasının da söz konusu olmadığı ifade edildi."


Haberin devamı için lütfen: TIKLAYIN!

6 Haziran 2010 Pazar

Seyahat Özgürlüğü Hürriyet ve Radikal'de...

Bugün Hürriyet ve Radikal gazetelerinde "seyahat özgürlüğü" konusunda bloğumuzu ve facebook grubumuzu tanıtan bir röportaj-haber ve bir makalem yayınlandı.

Hürriyet'tin Pazar ekinde Mesude Erşan'ın benimle yaptığı haber-röportaj'ı aşağıya alıntılıyorum:

Haberin linki: Tıklayın!

Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyorum

Mesude ERŞAN / Hürriyet Gazetesi -06.06.2010


Yüksek pasaport ücretleri seyahat severleri harekete geçirdi. Siyasal İletişim Danışmanı Suat Özçelebi, Türkiye’deki yüksek ücretlere karşı seyahatozgurlugu.com blogunu kurdu. Facebook’ta da “Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” grubunu oluşturdu.


Ucuzlatılması için,“Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyorum” kampanyasını başlattı. Başbakan Erdoğan, Maliye Bakanı Şimşek, İçişleri Bakanı Atalay ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na da birer mektup yazarak yüksek ücretlerin  seyahat özgürlüğünü sınırladığını belirterek, harçların düşürülmesini istediler.
Suat Özçelebi yaklaşık 3 ay önce bir haber sitesinde Dünya Bankası’nın 2005 yılında yaptırdığı bir araştırmada, en pahalı pasaportları Türkiye’nin verdiğini okudu. Kısa bir araştırmayla son 5 yılda hiçbir şeyin değişmediğini, Türkiye’nin yaklaşık 350 dolar ile vatandaşlarına en pahalı pasaportu verdiğini öğrendi. 4 kişilik bir çekirdek aile tatil için ya da bir akraba ziyareti için yurtdışına çıkmak isterse sadece pasaportlar için ciddi bir bütçe ayırması gerekiyordu. Rakamlarla konuşacak olursak, 5 yıllık pasaport için 3 bin 17 lirayı gözden çıkarması anlamına geliyor bu. Halbuki diğer ülkelerin ortalaması 45-50 dolar.
VİZELER KALKSA N’OLUR Kİ
Özçelebi harekete geçti ve aldığı geri dönüşler çok olumlu. Yüksek ücretlere karşı kurduğu Facebook grubu 1785 kişiyi aştı. Blogunu Google’den 85, Facebook üzerinden 200’ün üzerinde kişi sürekli izliyor. Blogda yaptığı anketi ise 640 kişi yanıtladı. Bunların yüzde 85’i pasaport ücretlerini fahiş, yüzde 10’u çok yüksek bulduğunu söylüyor.
Özçelebi, “Zaten dünyadaki en pahalı benzini, otomobili, doğalgazı biz kullanıyoruz, pasaport bu kadar pahalı olsa ne olur diyemedim. Çünkü pasaportların bu kadar pahalı olması en temel insan hakkına aykırı. Başlı başına insafsızlık. Geniş bir kitle ne kadar pahalı olduğunun farkında değil. Bunu değiştirebilecekler de bihaber. Çünkü onlar diplomatik pasaport kullanıyor, harçlarla vesaireyle uğraşmıyor. Eğer bizim yaşadıklarımızı yaşasaydılar ücretler bu düzeye ulaşmazdı” diyor.
Özçelebi, “Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkı. Sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabilir. Bunun dışında, özellikle pasaportlar için istenen yüksek ücretler yurtdışına çıkışı sınırlamanın da ötesine geçerek, engellemek anlamına geliyor. Bu durum, açık bir biçimde Anayasa’nın ihlal edilmesi” görüşünde.
Başbakan Erdoğan’ın bazı ülkelerin vizelerinin kaldırılması için uğraştığını hatırlatan Özçelebi, Başbakan’ın bu çabasının ancak pasaportların ucuzlamasıyla anlam kazanacağını söylüyor: “Pasaport alamadıktan sonra dünyanın bütün ülkelerine vizesiz gidebiliyor olmanın ne anlamı var? Pasaportun pahalı olması, başlı başına engel. Sadece seyahatler engellenmiyor. Örneğin yurtdışına eğitim görmeye gidecek gençler için de ciddi bir sorun” diyor.