17 Kasım 2011 Perşembe

Otomatik Pasaport Zammına Son Verin!

Maliye Bakanına Açık Mektup 

Sayın Mehmet Şimşek,


Maliye Bakanlığı’nın yılbaşında pasaport ücretlerine yine zam yapacağı basın organlarında yer aldı. Her yıl Harçlar kanununu bahane ederek gerçekleştirdiğiniz otomatik pasaport zammını "seyahat özgürlüğü"ne karşı bir hak ihlali olarak görüyoruz.

“Seyahat özgürlüğü” Anayasamız ve evrensel insan hakları bildirgesi tarafından da güvenceye alınmış temel bir insan hakkıdır. Maliye Bakanlığı bu temel insan hakkını, geçen yıl yapılan %50 indirime rağmen dünyanın en pahalı pasaportlarını bize “satarak” elimizden almaktadır.

Çünkü Pasaport devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesidir. Devlet yurttaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini onlara “satamaz”. Bakanlığınızın yaptığı gibi her yıl zam yapamaz! Türkiye Cumhuriyeti, yurttaşlarına “müşteri” muamelesi yapamaz!

Yılbaşında harçlar kanunu nedeniyle pasaportlara yapılacak %10'luk otomatik zammı kabul etmiyorum. Geri alınmasını istiyorum.

Geçen yıl “seyahat özgürlüğü gönüllüleri”nin de mücadelesiyle bakanlığınızın yaptığı % 50’lik indirime rağmen, 388 TL ile dünyanın en pahalı pasaportu olan 4-10 yıllık biyometrik T.C. pasaport ücreti, zamla birlikte 426 TL fiyatıyla iyice fahiş hale gelecektir.

Bakanlığınızın yılbaşında gerçekleştireceği % 10’luk yeni pasaport zammının geri alınmasını istiyorum. 2011 Evliya Çelebi yılında da Evliya Çelebi’nin torunları olarak Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanmak istemiyorum. Bu talebimizi "seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz imza kampanyası" ile duyurmaya çalıştık. www.seyahatozgurlugu.com  ve halen seyahat özgürlüğü bloğumuzla da  size duyurmaya çalışıyoruz.

Bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak, Türkiye’de yaklaşık 225 dolar olan 4-10 yıllık biyometrik pasaport ücret ve harçlarının Dünya ülkelerinin ortalamasına çekilmesini, 50 dolara indirilmesini istiyorum.

Saygılarımla,

O. Suat Özçelebi
Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü

www.seyahatozgurlugu.com


26 Eylül 2011 Pazartesi

Evliya Çelebi 400. doğum yılı etkinlikleri sürüyor

Büyük seyyah ve gezi edebiyatının öncülerinden Evliya Çelebi'nin 400. doğum yılı için düzenlenen toplantı bugün, sabah 09.30'da İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleştiriliyor.



Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ’ın himayelerinde yapılacak olan 79. Dil Bayramı Töreni ayrıca önemli bir etkinlikle birleştiriliyor. Eseri Seyahatname’yle Türk ve dünya edebiyatının en ilgi çekici gezi kitabını kaleme alan Türk dilinin ustası Evliya Çelebi, okuyucusunu dört yüz yıl öncenin dünyasına olduğu kadar, o dönemin diline de bir yolculuğa çıkarmakta, 17. yüzyıl Türkçesini ağız özellikleriyle günümüze taşımaktadır. Bu yıl Dil Bayramı, 400. doğum yıl dönümünü kutladığımız Evliya Çelebi ve eserinin birçok yönüyle olduğu kadar Türk diline katkılarıyla da ele alınacağı uluslararası bir etkinlikle kutlanacaktır.
26 Eylül Pazartesi günü saat 9.30’da Dolmabahçe Sarayı Medhal Salonu’nda başlayacak olan 79. Dil Bayramı Töreni Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin YEDİYILDIZ’ın açış konuşmalarıyla başlayacaktır. Açılış oturumunda Prof. Dr. İlber ORTAYLI çağrılı konuşmacı olarak yer alacaktır.
Açılış oturumunun ardından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile bağlı kuruluşları Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi tarafından düzenlenecek olan “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı”na geçilecektir. Evliya Çelebi üzerine dünyada çalışmalar yürütmüş çok değerli bilim insanlarını bir araya getiren etkinlik Prof. Dr. Robert DANKOFF, Prof. Dr. Cihan OKUYUCU, Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, Prof. Dr. Ahmet Nezihi TURAN, Doç. Dr. Halûk DURSUN, Prof. Dr. Musa DUMAN, Doç. Dr. Nuran TEZCAN, Prof. Dr. Ali Berat ALPTEKİN, Prof. Dr. Fuat YÖNDEMLİ’nin katılacağı iki oturumla Dolmabahçe Sarayı’nda başlayacaktır.
Uluslararası toplantı ve açık oturumlar Evliya Çelebi’nin İstanbul dışında ilk seyahate çıktığı veSeyahatname’de “devletlerin taht merkezi” olarak tanımladığı Bursa’da, daha sonra da Evliya Çelebi’nin “atalarımın yurdu, Anadolu’da Türkistan vilayeti” diye adlandırdığı, Kütahya’da devam edecektir. Beş güne yayılan Dil Bayramı kutlamaları ve Evliya Çelebi etkinlikleri Kütahya’da sona erecektir.
28 Eylül Çarşamba günü, Bursa Gönlüferah Oteli’nde saat 10.00’da başlayacak “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı”nın oturumlarına ayrılacaktır.
29 Eylül Perşembe günü ise Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ, Bursa Valisi Şahabettin HARPUT, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin YEDİYILDIZ ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN’ın açış konuşmalarıyla “Evliya Çelebi’nin İzinde Açık Oturumu” Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhan Gazi Salonu’nda saat 14.00’te başlayacaktır. Bursa Valiliğinin katkılarıyla düzenlenen açık oturumun konuşmacıları Prof. Dr. Hayati DEVELİ, Beşir AYVAZOĞLU ve Marianna YERASİMOS olacaktır. TRT Genel Müdürü İbrahim ŞAHİN’in anlatımıyla Türk Dil Kurumu ve TRT TÜRK ortak yapımı Evliya Çelebi’nin İzinde belgeselinin tanıtım gösterimi de bu toplantıda yer alacaktır. Toplantı sonrası “Evliya Çelebi’yle Dere Tepe Düz Sergisi”nin açılış töreni yapılacaktır. Aynı gün saat 18.00’de ise Cumalıkızık Köyü’nde Osmanlı Çeşmesinin açılışı gerçekleştirilecektir.
Etkinlikler 30 Eylül 2011 günü Kütahya’da sürecektir. Bu kapsamda “Evliya Çelebi’nin İzinde Açık Oturumu”, Kütahya Valiliği ve Dumlupınar Üniversitesinin iş birliğiyle Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kırmızı Salon’da düzenlenecektir. Saat 10.00’da başlayacak açık oturumun konuşmacıları Yrd. Doç. Dr. Atillâ BATUR, Seyit Ali KAHRAMAN, Tayfun TALİPOĞLU, Nezih KULEYİN ve Dr. Mustafa GÜNEŞ.
Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ün başından sonuna takip ettiği o ilk kurultay Türk dili tarihinde yeni bir dönemin başlamakta olduğunu müjdelemekteydi. Dolmabahçe Sarayı’nda başlayıp üç şehirde beş gün sürecek etkinliklerle Türk Dil Kurumu, I. Türk Dili Kurultayı’nda yaşanan ve yetmiş dokuz yıl sonra dinmeyen bir coşkuyu, Türkçeyi kullanan, işleyen, geliştiren herkesle paylaşacaktır.
Türk dilinin ustası, dört yüzyıl öncesi halk dilinin aktarıcısı Evliya Çelebi bu yılki Dil Bayramı kutlamalarının ana konusunu oluşturuyor. “Doğumunun 400. Yılı Dolayısıyla Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname’si Toplantısı” bu yıl Evliya Çelebi için yürütülen çalışmaların önemli bir ayağını oluşturacaktır. Sunumlarda Evliya Çelebi, sadece gezgin olarak değil okçuluğu, savaş muhabirliği gibi kişiliğinin tüm renkleriyle zihinlerde canlandırılacaktır. Ayrıca Evliya Çelebi’nin “…derler ama görmedim” türündeki anlatıları, havada donan kedisinin gerisindeki gerçekleri, Rumenler, Lazlar ve diğer toplumlar hakkındaki düşünceleri ve fetihlere, kul sistemine ilişkin görüşleri ilgi çekici anlatımlarla uzmanlarınca işlenecektir. Seyahatname’de seyyahlık kavramı, bugünün gezginlerince ele alınarak günümüzde değişen gezginlik kavramı, gezgin ruhu ve bu ruhun sanat eserlerindeki yansımasının izleri sürülecektir.
Dünyada Türk dili üzerine araştırmalar yürüten ve Evliya Çelebi uzmanı olan 42 bilim insanı Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Hollanda, Hırvatistan, İran gibi ülkelerden gelerek bilimsel araştırmalar sonucunda elde ettikleri sonuçları kamuoyu ile paylaşacaktır.



10 Ağustos 2011 Çarşamba

Cumhurbaşkanlığı'ndan imza kampanyasına yanıt

İmza kampanyamızın bir muhatabı da biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı idi. Sayın Abdullah Gül'e 30 Mart tarihinde yolladığımız 1.401 imzalı "imza kampanyası dilekçesi"ne dün Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nden yanıt geldi, yaklaşık 3,5 ay sonra...

Aşağıya yorumsuz, olduğu gibi aktarıyorum, YORUM SİZİN!



Sayı:B.01.0.KİB.03-83-6788-14555                                                                       01.08.2011
Konu: Dilekçeniz

Sayın O.Suat ÖZÇELEBİ

Anayasamızda yerini bulan seyahat özgürlüğünü pekiştirmek için pasaportlarla ilgili yasal düzenlemeler yapılması talebini içeren dilekçeniz alınmıştır.

Anayasanın 87. maddesi gereği kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri arasında olup 88. maddesine göre kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Bilginizi rica ederim.

Kemal İLTER
Genel Sekreter a.
Kurumsal İletişim Başkanı

21 Haziran 2011 Salı

Yeni Anayasa'da Seyahat Özgürlüğü

Seyahat özgürlüğü mücadelemiz konusunda hedef büyüttük, diyebiliriz. Hem Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri hem de Sırt Çantalılar Topluluğu ile birlikte yeni Anayasa'nın yapım aşamasında "seyahat özgürlüğü" ile ilgili maddenin de yeniden düzenlemesini istiyoruz. Ve "pasaport"un bir devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesi olarak "seyahat özgürlüğü ve temel haklar" perspektifinden ele alınması gerektiğine inanıyoruz.

Bu perspektifi "somut" öneriler haline dönüştürmek için sizlerin de katkılarına ihtiyacımız var.

Seyahat özgürlüğünü tüm yurttaşlarımız için geçerli kılacak biçimde, temel bir hak vurgusunu öne çıkaran, pasaport ücret ve harçları, yurt dışına çıkış harcı, yeşil pasaport gibi istisnai uygulamalarla keyfi olarak hükümetler tarafından bu hakkın elimizden alınmasını engelleyen bir Anayasa maddesi oluşturmalıyız.

Anayasamızın şu anda 23. ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 13. maddesindeki düzenlemeyi genişleten ve daha derinlemesine yorumlayan bir yaklaşımla konuyu ele almalıyız.

Diğer ülkelerin Anayasalarındaki "seyahat özgürlüğü"nü düzenleyen ilgili maddeler de bu konudaki çalışmalara ciddi katkı sağlayabilir. Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bu maddeleri, gerekçelerini inceleyip kendimize özgü bir öneri ve düzenleme ortaya koyabiliriz.

Evet, lütfen bu konuda düşünmeyi ve önerilerinizi esirgemeyin!

11 Haziran 2011 Cumartesi

Seyahat Özgürlüğü Açık Radyo'da...

"Seyahat Özgürlüğümüzü Geri İstiyoruz" kampanyamıza yeniden hareket verecek kararların uygulaması ve İstanbul ODTÜ Mezunlar Cemiyeti'nde aldığımız kararları kamuoyuyla paylaştığımız ilk radyo programımız pazartesi günü Açık Radyo'da. Sırt Çantalılar Grubu kurucusu Onur İnal ile birlikte katılacağız.


Kampanyamızın kamu otoritesine ulaşması, destek veren ve duyarlı kitlelerin farkındalığını artırmak, yeni etkinlikler ile yeniden ivme kazandırmak için gerçekleştirdiğimiz ilk programımızı lütfen dinleyin.

13.06.2011 Pazartesi günü Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın "Benim Anayasam" adlı programında saat 10.30'da... Yeni Anayasa'da "seyahat özgürlüğü" ile ilgili taleplerimizi, eleştiri ve önerilerimizi dinleyin.


Pazartesi; Açık Radyo 94.9; 10.30; Benim Anayasam
Dinlemek için Tıklayın!

10 Haziran 2011 Cuma

Panel'de "seyahat özgürlüğü" için yeni kararlar aldık!

ODTÜ İstanbul Mezunlar Cemiyeti'nde "sırt çantalılar grubu"nun düzenlediği "Burasi Türkiye burdan çıkış yok!" adlı toplantıyı çarşamba günü gerçekleştirdik. Katılan tüm Sırt çantalılara ve Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerine teşekkür ederim. Diğer konuşmacı Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukukçusu olarak görev yapan Serkan Köybaşı'ydı. Yurt dışına çıkış harcı ve seyahat özgürlüğünün hukuksal boyutu hakkında oldukça bilgilendirici bir konuşma yaptı.

Ben konuşmamda hem kampanyamızın sosyal ağda nasıl bir gelişim izlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini anlattım, hem de imza kampanyamızın sonucunda geldiğimiz noktayı irdeledim. İmza kampanyasına 3 kamu otoritesinden gelen yanıtları (aslında yanıtsızlıkları:) paylaştım. Son bölümde de bundan sonraki mücadelemizle ilgili neler yapabiliriz ve neler öneriyorum onlara değindim. Oldukça interaktif bir söyleşi oldu.

Vardığımız sonuçları sizler için de özetliyorum. Elbette yine tüm seyahat özgürlüğü gönüllülerinin öneri ve görüşlerine açığız. Katılımınızı bekliyoruz.

Toplantı sonucunda aldığımız ortak kararlar:

1. Evliya Çelebi Seyahat Özgürlüğü İndeksi  ( Her yıl Ekim ayında açıklayacağız, kapsamı dünya ülkelerinin yurttaşlarına seyahat, pasaport ve vize konularında sağladığı avantajlar ve Türkiye'nin de temel verilerini ortaya koyarak, ortak değişkenler üzerinden karşılaştırmalı izlenmesi)
2. "Evliya Çelebi'nin Torunları" konseptiyle yeni bir imza kampanyası organizasyonu ( Bu kez TC kimlik no zorunluluğu getirmeden insanların katılımı önündeki temel engeli kaldırmış olacağız) Yurt dışına çıkış harcı gibi seyahat özgürlüğünü engelleyen her konuda kampanyalar ve ortak çalışmalar.
3. Sosyal ağ ve medya için etkili film ve videolar hazırlamak. ( Bu konuda özgün-yaratıcı tüm fikirlere açığız.)
4. Pasaportun bir kimlik belgesi olarak tamamen ücretsiz olması mevcut harçların indirilmesi veya kaldırılması için bu konuda destek verebilecek tüm siyasi partiler, milletvekilleri ve siyasetçilerle ilişki kurmak.
5. Seyahat özgürlüğü konusunda ulusal ve uluslararası dayanışmayı artırmak, medyada gazeteciler, tüm gezgin grupları ve kişilerle iletişim kurmak, bu konuda çeşitli ülkelerde mücadele veren grup ve STK'larla ilişkiye geçmek. (özellikle Almanya ve İngiltere... Bu konuda da destek bekliyoruz.)

Evet sevgili dostlar, pasaport ücretini % 50 düşürdük ama temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğümüzü" henüz kazanamadık. Mücadeleye devam...

Yeni mücadelenin ilk etkinliği AÇIK RADYO'da pazartesi günü yapacağımız Radyo programı'nda olacak. Ben, Sırt Çantalılar Grubu Kurucusu Onur İnal, programın yapımcısı Anayasa Hukukçusu Serkan Köybaşı'nın konuğu olacağız. Herkes Radyo başına:))

31 Mayıs 2011 Salı

TÜM SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ GÖNÜLLÜLERİ DAVETLİ!

SIRTÇANTALILAR GRUBU
2011 UNESCO EVLİYA ÇELEBİ YILI ETKİNLİKLERİ

“BURASI TÜRKİYE BURDAN ÇIKIŞ YOK!”
Türkiye'de Seyahat Özgürlüğü Önündeki Engeller

Konuşmacılar

O. Suat Özçelebi (Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü)
“Pasaport Biyometrik, Ücret Astronomik”

Serkan Köybaşı (Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fak.)
“Yurtdışı Çıkış Har(a)cı”

Yöneten: Onur İnal (Sırtçantalılar Grubu Kurucusu)

8 Haziran 2011, Çarşamba, Saat: 19.00

İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği
Esentepe Mah. Gazeteciler Sitesi Haberler Sok. No:9 Şişli - İstanbul

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ve İstanbul ODTÜ Mezunlar Derneği’nin katkılarıyla
www.sirtcantalilar.com

Yazarlar Sokak girişinde sağ tarafta bulunan 24 saat açık otopark ile; saat 18:00-02:00 arası park saatlerinde uygulanmak üzere sabit 6,00 TL ücret ile anlaşılmıştır. Park sırasında alacağınız belgenin üzerine derneğimizde ya da restoran ve kafemizde kaşe bastırmanız gerekmektedir. Kaşelenen belgeyi otopark çıkışında görevli kişiye geri vererek anlaşmadan faydalanabilirsiniz.

27 Mayıs 2011 Cuma

Başbakan'a yazdık Pasaport Daire Başkanı yanıt verdi!

İmza kampanyasının mektuplarını yolladıktan yaklaşık 1,5 ay sonra yanıtlar elimize ulaşmaya başladı. Başbakan'a yolladığımız mektuba İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Pasaport Daire Başkanlığı'ndan yanıt geldi. (Bu yanıtın başbakana yolladığımız mektuba olduğunu düşünüyoruz, çünkü İçişleri Bakanlığı'na bir mektup yollamadık.Ancak mektup tarihinde bir hata var, çünkü 10 Mayıs'ta değil, 30 Mart'ta yolladık.)

Mektubu da aşağıda yorumsuz yayınlamak, ancak sadece şunu vurgulamak istiyorum.  Hatırlamak isteyenler bizim yolladığımız mektubun linkini de  Tıklayın!

Ve aşağıdaki yanıtın bizim taleplerimizle ne kadar ilgisiz ve sadece "bilgilerimizi rica etmek" için yazılmış olduğunu anlayın. Şimdi Cumhurbakanımızdan bir yanıt bekliyoruz. Bakalım ne zaman ve hangi içerikte bir yanıt gelecek?

Pasaport Dairesi Başkanı'nın mektubu/yanıtı:


"10.05.2011 tarihli mesajınız incelenmiştir.

Anayasa ile güvence altına alınan seyahat hürriyetinin uluslararası alanda  kullanılmasını sağlayan vesika pasaporttur. 5682 sayılı Pasaport Kanunun 12. Maddesinde T.C. namına verilecek pasaportlar 1-Diplomatik, 2- Hususi damgalı, 3-Hizmet Damgalı, 4- Umuma mahsus olmak üzere çeşitlere ayrılmıştır. Bunlardan ilk üç sıradaki pasaportlar aynı kanunun 13 ve 14 üncü maddelerinde sayılan şartları taşıyanlara düzenlenirken, son sıradaki umuma mahsus pasaportlar aynı kanunun 22 inci maddesinde öngörülen kıstasların dışında hiçbir şarta bağlı olmaksızın tüm vatandaşlara düzenlenmektedir.

Umuma mahsus pasaportların dışındaki pasaportlar kişilerin kendilerine münhasıran bağlı kazanılmış haklardan olmayıp, tamamen bulundukları statüye göre düzenlenmektedir.

Bu nedenle bu tip pasaportların kimlere, ne şekilde verileceği hususundaki mevcut mevzuatta değişiklik yapılmasına dair çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerinize rica ederim."

24 Mayıs 2011 Salı

İMZA KAMPANYASINA İLK YANIT GELDİ!

"Seyahat özgürlüğü" İmza Kampanyasının, mektup ve imzalarını Mart ayı sonunda Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Maliye Bakanı'na yollamıştık.

İlk yanıt Maliye Bakanlığı'ndan geldi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek adına bir daire başkanının 02.05.2011 tarihinde yolladığı yanıtı yorumsuz yayınlıyorum:


"Sayın Bakanımıza  hitaben gönderilen ilgide kayıtlı yazınızda; pasaport harç ve bedellerinin dünya ortalamasının üzerinde olduğundan bahisle söz konusu bedellerin dünya ortalamasına düşürülmesi, hususi pasaport sahibi devlet memurlarına tanınan harç istisnasının tüm vatandaşlara tanınması, pasaportların Harçlar Kanunu dışında değerlendirilmesi, pasaport harç ve bedellerinin her yıl artırılmaması talep edilmektedir.

Söz konusu talepleriniz yasal düzenleme gerektirmekte olup çalışmalarımızda değerlendirilmek üzere kayıtlarımıza not edilmiştir.

Bilgi edinilmesini rica ederim."

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Hayalindeki yolculuğu planlayanlar için...

2011 Evliya Çelebi yılı, kanımca sönük geçiyor. Türkiye, bu yıl için çok daha fazla etkinlik, yayın ve çalışma yapmalıydı. Bu konudaki ilginç örnek faaliyetleri duyurmayı sürdüreceğim. Sırt Çantalılar grubunun her ay düzenlediği toplantıları daha önce duyurmuştum, hatırlatayım bu toplantılar da sürüyor.

"Hayalimdeki Yolculuk" yarışması, hayalindeki yolculuğu  yazı, fotoğraf ya da video ile anlatabilecek "Çağdaş Evliya Çelebiler"  arıyor!Kanımca içeriği ile farklı ve ilginç bir yarışma, birçok yaratıcı faaliyeti bir arada kullanabileceksiniz.

Seyahat özgürlüğü gönüllüleri için de bu yarışma cazip olabilir.

Yarışma ile ilgili ayrıntılar aşağıda: 


18 - 30 yas aralığındaki gençler , www.hayalimdekiyolculuk.org web sitesinden 15 Haziran 2011, saat 1700'ye kadar (yazı, fotoğraf ya da video) hayallerindeki seyahati kurguladıkları bir basvuru yaparak yarısmaya katılabilir ve en az 3 Avrupa ülkesini kapsayan 7 ila 10 gün arasında sürecek ve tüm masrafların karsılanacağı bir  Avrupa seyahati ödülü kazanma sansını yakalayabilirler. 
Hayalimdeki Yolculuk Yarısması'na katılıp kazanan 24 kisiyi hayalleri süsleyen bir Avrupa seyahatine gönderiyoruz.

Gençlik ve Spordan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Tarihçi ve Yazar Caroline Finkel, Belgesel Yapımcısı, Gezgin ve Gazeteci Coskun Aral, Gazeteci, Gurme ve Gezi Yazarı Mehmet Yasin gibi önemli isimlerden olusan jürinin değerlendirmesi sonunda kazanan katılımcılar hayallerindeki Avrupa seyahatini gerçeklestirme imkanı bulacaklar.

Web sitesi ve yarısma içeriği, yarısmaya katılım kosulları, değerlendirme süreci ve diğer hukuki konularda bilgi almak için http://hayalimdekiyolculuk.org sayfası ziyaret edilebilir.

"Hayalimdeki Yolculuk" Web Sitesi ve Yarısması, British Council, T.C. Basbakanlık Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı ve ORG-DER Olimpiyat Ruhu ve Gençlik Çalısmaları Derneği'nin imzaladığı İsbirliği Protokolü çerçevesinde, Hürriyet Online ve  Microsoft Türkiye'nin sponsorluğunda düzenlenmistir.   

 "Hayalimdeki Yolculuk" ile 400 yıl önce yasamıs Evliya Çelebi'nin izinden yeni kusakların seyahat hayallerinin gelistirilmesi ve gerçeklestirilmesi hedefleniyor. Evliya Çelebi ve bütün zamanların seyyahlarının dünya kültürüne, diyaloga, barısa, hosgörüye ve kültürel zenginlesmeye olan katkısının, Çağdas Evliya Çelebiler ile sürdürülmesi ve gelistirilmesi amaçlanmaktadır.

British Council'ın Paylastığımız Avrupa Projesi kapasamında gelistirilen bu web sitesi ve yarısma ile kültürümüzün ve toplumumuzun zengin ve çesitliliğe dayalı köklerinin tanınması, hepimizin paylastığı kıtaya dair daha kapsayıcı bir bakısın insası yolunda keyifli bir adım atılması öngörülmüstür.

Yarısmamızın son basvuru tarihi 15 Haziran 2011, saat 1700'dir.

11 Nisan 2011 Pazartesi

İmzalar Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Maliye Bakanı'nda...

İmza kampanyamızı 4 Mart tarihinde sonuçlandıracağımızı daha önce paylaşmıştık. Kampanya 1401 imzayla sonuçlandı ve 30 Mart tarihinde de imza kampanyamıza katılanların imza listelerini, kampanya metnimizle birlikte bir ön mektup yazarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı'na isimlere özel kargoyla yolladık.

Türkiye'de bu tür başvurulara yanıt süreci çok hızlı olmuyor. 2 ay kadar beklemeyi düşünüyoruz. Bu arada yolladığımız dokümanların akibetini de soruşturacağız. Ama bir yanıt gelmezse seçimlerden hemen sonra hukuksal süreci başlatarak, Anayasal hakkımız olan seyahat özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde hukuksal süreçlerin ilerlemesi için ilk adımları atacağız.

Şu anda bulunduğumuz nokta budur! Lütfen soruna ve konuya ilginizi kaybetmeyin. Türkiye'de birçok temel sorunun çözülmemesinin nedeni, bu sorunları kamuoyu nezdinde gündeme getiren kişilerin azim ve sebatla sorunun üzerine gitmemeleri, gidenlerin ise bir süre sonra yalnız bırakılmalarıdır. Kamuoyunun, medyanın ilgisi azaldığı anda sivil aktivistler, sorun çözülmese bile birer "pasifiste" dönüşüyorlar.

Kampanyamız hala "seyahat özgürlüğü gönüllüleri"nin her türlü yaratıcı fikrine ve katkısına açıktır. 2011 dünyanın en büyük seyyahlarından Evliya Çelebi'nin 400. doğum yıldönümü olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor, Evliya Çelebi'nin torunları olarak temel insan hakkımız seyahat özgürlüğüne sahip çıkmaya bu yıl özellikle devam edelim.

Kampanyamızın en büyük destekçilerinden "sırt çantalılar grubu"nun Evliya Çelebi ile ilgili düzenlediği etkinliklere destek verelim, katılalım.

Yılmayacağız, haklarımızı talep edeceğiz, farkındalığın artması için çalışacağız, sürekliliği koruyacağız.

Daha önce de tekrarladım, yine söylüyorum, lütfen unutmayın: Hak verilmez, alınır!

16 Mart 2011 Çarşamba

1401 kişi 1401 İmza!

İmza kampanyamızı 4 Mart tarihinde sonuçlandırdık. 1401 kişi aşağıdaki imza kampanyası metnini imzaladı. Bu imzaları 3 kişiye ulaştıracağız, Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve Maliye Bakanımıza...


Bu hafta içinde bunu gerçekleştireceğim. Bu duyuruyu, "blogspot" a gelen yayın yasağı nedeniyle ancak şimdi yazabiliyorum.


İmzaları yolladıktan sonra, seyahat özgürlüğü" kampanyamızla ilgili gelişmeleri yine sizlere buradan duyuracağım. Katkı sunan, imza veren tüm "seyahat özgürlüğü gönüllülerine" temel haklarına sahip çıkmakla kalmayıp, bunu gösterdikleri için de  teşekkür ederim.


Sayın Cumhurbaşkanım,
Sayın Başbakanım,
Sayın Maliye Bakanım,

Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. ve Anayasamızın 23. maddesiyle hepimiz için güvence altına alınmıştır. Ancak buna rağmen dünyanın en pahalı pasaport ücreti Türkiye'dedir.

Üstelik bu ücret, yürüttüğümüz kampanyaya karşı duyarlılık gösteren hükümetimizin geçtiğimiz Haziran ayında %50 indirim yapmasına rağmen böyledir. Dünya ortalaması 50 ABD doları olan 5-10 yıllık biyometrik pasaport ücretleri, Türkiye’de 225 ABD dolarıdır. Her yıl otomatiğe bağlanmış pasaport ve harç zamlarıyla ücretleri sürekli artmaktadır.

Türkiye’de asgari ücret yaklaşık 400 ABD dolarıdır. 4 kişilik bir aile yurtdışına çıkmaya karar verdiği zaman ödemesi gereken pasaport ücreti ve harçlar yaklaşık 950 dolar tutmaktadır. (fotoğraf+işlemler+yurt dışına çıkış harcı) Bu ücretlere vize harçları, ulaşım ve konaklama masrafları dahil edildiği anda bir kişinin veya ailenin yurtdışına çıkmasının önüne yüzlerce dolarlık bir duvar örülmektedir. Bu durum, Anayasamızın 23. maddesinde yer alan "seyahat hürriyeti"nin ekonomik engeller çıkarılarak açıkça ihlal edilmesidir.

Biz, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak hükümetimizin Türkiye’ye uygulanan vizelerin kaldırılma politikasını ve Anayasa'da seyahat özgürlüğünü genişleten değişikliği yürekten destekliyoruz. Ancak bu ülkelere gidebilmek için, önce makul ücretlerle pasaport alabilmek istiyoruz. Devletin yurttaşlarına vermek zorunda olduğu uluslararası kimliğini, onlara "satmasını" istemiyoruz.

DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTLARINI KULLANMAK İSTEMİYORUZ!

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının da tüm dünyada olduğu gibi 50 dolar ücretle pasaport alabilmesini; Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı bir şekilde harç ödemeyen ve vize ayrıcalıklarına sahip olan Yeşil Pasaport sahibi devlet memurları ve aileleriyle aynı hakları olmasını; “değerli kağıt” olan pasaportların harçlar kanunun dışında değerlendirilmesini, her yıl zam yapılmamasını istiyoruz.

Unesco 2011 yılını tüm dünyada Evliya Çelebi yılı ilan etti. Bizler Evliya Çelebi'nin "torunları" olarak seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz!

Saygılarımızla,

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

28 Şubat 2011 Pazartesi

4 Mart ve Yeni Yol Haritası

4 Mart tarihinde imza kampanyamızı sona erdireceğiz. Yaklaşık 1400 civarında bir imza ile kamu otoritesine "seyahat özgürlüğü" taleplerimizi ileteceğimiz anlaşılıyor.

İmzaları teslim ettikten sonra, bir süre yanıt gelmesini bekleyeceğiz.

Ama bu konuda olumlu bir adım atıldığını, gelen yanıtlarda taleplerimizin karşılık bulduğunu göremezsek, yeni bir yol haritası saptamak gerekir. Hukuksal anlamda girişimlerde bulunmak şu anda ilk seçenek gibi görünüyor.

Anayasal ve temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" ile ilgili mücadeleyi bir yandan sürdürürken, ona paralel olarak özellikle Avrupa Birliği özelinde "vize" problemlerini de kamuoyu gündemine taşımak, birlikte ele almak vb. talepler sıklıkla dile getiriliyordu. 2011'de bu ve benzeri konularda birlikte düşünmekte fayda var.

Bu konularda her türlü düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Son çağrı: Seyahat özgürlüğü imza kampanyası için...

“Seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz” kampanyasının “imza kampanyası” aşamasını 4 Mart tarihinde bitirip, imzalarımızı Cumhurbaşkanına, Başbakana ve Maliye Bakanına ileteceğiz.

Şu ana kadar 1.350 civarında imza topladık. Açıkcası hepimiz daha fazla bir destek bekliyorduk. İmza kampanyasında TC Kimlik numarasını zorunlu kılmamız, sadece internette kampanyayı yürütmemiz ve her imzalayan kişinin bir “gerçek TC yurttaşı” olması arzumuz, bize binlerce imzaya mal oldu, diyebilirim.

Ancak 1.350 veya 11.350 imza da olsa öncelikli hedefimiz “seyahat özgürlüğü” konusunda ülkemizdeki bir haksızlığa ve temel bir insan hakkı ihlaline dikkat çekmekti, bunu başardığımızı düşünüyorum. Özellikle 2010 yılında elde edilen, %50‘lik pasaport ücret ve harçlarındaki indirim konusundaki katkımız bu açıdan önemli bir merhaleydi.

Şimdi “imza kampanyası” aşamasının sonuna yaklaşıyoruz. Dünyanın en pahalı pasaportuna karşı, yurttaşlarını bir “müşteri” gibi gören, vermek zorunda olduğu bir kimlik belgesini ona yüksek ücretle “satan” kamu otoritesine karşı sesimizi duyurmaya çalışacağız.

Başlangıçta biz ne istiyorduk:

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının da tüm dünyada olduğu gibi 50 dolar ücretle10 yıllık pasaport alabilmesini; Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı bir şekilde harç ödemeyen ve vize ayrıcalıklarına sahip olan Yeşil Pasaport sahibi devlet memurları ve aileleriyle aynı hakları olmasını; “değerli kağıt” olan pasaportların harçlar kanunun dışında değerlendirilmesini, her yıl zam yapılmamasını istiyoruz.

Hala da aynı şeyleri istiyoruz.

Sonuçlandıracağımız imza kampanyasının ardından bu konuda bir ilerleme sağlanamazsa, daha önce de dile getirdiğimiz gibi bu mücadeleye, hukuksal haklarımızı kullanarak devam etmekten de çekinmeyeceğiz.

Şunu hepimizin iyi bilmesi gerekir: Toplumu ilgilendiren ve etkileyecek bir sorunla ilgili atılacak en önemli adım, hedefinize koyduğunuz sorunlar neyse, onları toplumsal ve politik gündemin üst sıralarına yerleştirmek ve mümkünse çözüme kadar orada tutmaktır.

Çünkü, özellikle toplumun kendi temel sorunları konusunda farkındalığının yüksek olmadığı ve insan hakları bilincinin yaygınlaşmadığı toplumlarda, herhangi bir konuda sürdürülen sivil toplum hareketleri (mücadeleleri) çok uzun yıllar sürebilir. Bunda kamu otoritesinin duyarsızlığı kadar, mücadele verecek insan sayısının düşük olması, sorunun çözümü için çalışan kişilerin “özel” beklentilerine hitap edip etmemesi, aktivist olarak bilinci, nihai hedefe ulaşmak konusundaki iradesi çok etkilidir.

Bu kampanyada olduğu gibi, insanlar, temel bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğü” veya tüm yurttaşlarımızın Anayasal hakkının ihlalini önlemek için mücadele ettiklerini de düşünebilirler ya da pahalı pasaporta daha “ucuza” sahip olmak için de. İnsanların sonuca ulaşmak için direnç ve ilgileri farklı olabilir, burada özellikle pragmatik davrananlara karşı eleştirel ve dışlayıcı bir dil geliştirmek yerine, proaktif, yaratıcı, uygulanabilir mücadele taktiklerine zaman ayırmak, herkes için daha yararlı olacaktır.

Seyahat özgürlüğü mücadelesi için, çok farklı toplum kesimleri destek verdi ve veriyor. Özellikle “gezgin” gruplarında, gezmeye “tutku” derecesinde bağlı olduğunu söyleyen kişiler içinde de kendi gruplarını/hareketlerini sorgulama ve temelde insan hakları bilinci konusundaki duyarlılıkların çapını gözlemleme şansı da yarattı, bu kampanya. Örneğin “pasaport”un harç ve ücretindeki indirimin, (%50) “daha ne olsun” gibi bir sonuca insanları kolaylıkla taşıyabildiği, “gemisini kurtaran kaptanın” denizi ve diğer gemileri pek umursamadığı ortaya çıktı. Yani değerlendirme yapmak isterseniz, birçok açıdan da eğitici ve oldukça olumlu etkilere vesile olduğunu da gözlemlemek mümkün, seyahat özgürlüğü mücadelesinin.

2011 Evliya Çelebi yılı ve biz “seyahat özgürlüğü gönüllüleri” bir yandan Evliya Çelebi’yi anarak bir yandan da böylesi büyük bir gezginin anıldığı yılda “torunlarının” maruz kaldığı haksızlıkları göstererek yukarda andığımız taleplerimizi sürdüreceğiz. Kamu otoritesine yönelik çabalarımızı artıracağız. Alternatif her türlü öneri ve eyleme açık olduğumuzu belirtmeme sanırım gerek yok.

Aynı zamanda bu yazı, 4 Mart’a kadar imza kampanyası için bir son çağrı, kampanyamızı duyurmak için son bir çaba harcayın, (Türkiye’nin genel seçime gittiği bir dönemde zamanlama açısından güçlükler olduğu da açık) kamu otoritesine gidecek talebi/imza sayısını artıralım.

Sevgili Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri, hayatımızı öncelikle biz adaletli hale getirebiliriz. Ancak ne istediğinin farkında olanlar, stratejik ve taktik zekalarını kullanan sivil aktivistler, ağır giden değişimi hızlandırabilirler. Konformist politikacıları harekete geçirebilirler. Hiçbir zaman unutmayın, bir insan, bir kadın, Rosa Parks otobüste oturduğu yerden kalkmayı reddetmeseydi, bugün ne Barack Obama ABD'de başkan olabilirdi, ne de Güney Afrika’da Mandela.

7 Ocak 2011 Cuma

İmza kampanyası sitesi artık güvenlik lisanslı!

Türkiye'de bir ilki başardık.İmza kampanyası sitemize bir güvenlik sertifikası aldık. Ve size şunu iddia edebilirim Facebook'ta bile bu sertifika yok!


T.C. Kimlik numarasını internette kullanmak istemeyen birçok kişi  imza kampanyasına imza atmaya çekiniyordu. Biz T.C. kimlik numarasını zaten sitede barındırmıyor, sadece kimlik doğrulaması için kullanıyorduk. Ama birçok insanın büyük çekinceler, korkular belirtmesi üzerine bunu aşabilmek için bir de güvenlik sertifikası aldık.


Artık sitemizin büyük alışveriş sitelerininki kadar güvenli COMODO şirketine ait bir güvenlik sertifikası var. İmza kampanyası sitemize bu konuda destek ve sponsor olan COMODO şirketine çok teşekkür ediyoruz.


Seyahat Özgürlüğü Gönüllüsü Serdar Temiz'in çabalarıyla gerçekleşen bu adımdan sonra güvenlik kaygılarının tamamen son bulmasını, imza kampanyamıza katılımın daha da artacağını ümit ediyoruz. 


Serdar sertifika alma sürecini sizler için özel olarak kaleme aldı:


"Kampanyada gönüllü olarak üstlendiğim görevlerden biri de teknolojik altyapısını ve mimarisini tasarlamak, teknik ekibin koordinasyonunu sağlamak...


İmza kampanyasına başladığımızda ciddiye alınmayan kampanyaları dikkate alarak, bir kişnin tek bir kez imza atması ve gerçek imza toplamanın yöntemlerini aradık. Bu sebeple Türkiye'de adınıza  yaptığınız her işlemde, hemen hemen her resmi kurumda, her bankada, kontrol edilen TC vatandaşlık numarınızı, gerçek kişi olup olmadığınızı belirlemek için devletin sağladığı sistemden kontrol ederek, kısmi ve özel bir şekilde şifreleyerek ve Tc kimlik numarasını bulmayı imkansız hale getirerek imza toplamaya başladık.

Yaptığımız herşeyi açık şekilde belirttiğimiz ve tüm teknolojiden anlayan ya da anlamayan insanların sorularına açık olduğumuzu belirttiğimiz halde, gene 'güvenlik' endişeleri üzerinden eleştiriler gelmeye başladı. Ve imza atmak isteyen birçok kişinin çekinmesine sebep oldu.

Bunun üzerine, dünyanın en güvenli sertifikalarından biri olan Comodo Extended Validation SSL certifikası aldık. Bu sertifika dünyanın en büyük alışveriş sitelerinin kullandığı serfifika. Eğer IBM, Microsoft, Oracle, BP, Stanford Universitesi, Expedia gibi dünyanın en büyük kurumlarının da aralarında bulunduğu sertifika kullanıcılarının listesine bakmak isterseniz lütfen buraya bakın.

Sadece normal sertifika alabilirdik ancak imza kampanyasına teknik olarak sponsor olan şirketin bilgilerinin de onaylanması ve sistemlerinin de kontrol edilebilmesi için geliştirilmiş güvenlik sertifikasına başvurduk ve kontrol ve onaylama süreçlerinden geçtik. Bu sertifika ile, bu platformdaki bilgilerin güvenli bir şekilde internette bulunduğunu ve bu platformun arkasındaki şirketin 'gerçek ve resmi' bir şirket olduğunu da tescillemiş olduk.

İmza kampanyası sitemize teknoloji alanında sponsor olan Stix.to, İsveçte son teknoloji yazılım geliştiren bir firma. Stix.to firmasının bize tahsis edilen alanı sağlayan sunucuları, tüm dünyanın hackerları tarafından sunucularına saldırı olduğu halde ayakta kalabilen, Wikileaks sitesinin sunucularını barındıran İsveçteki firmanın sunucu merkezinde bulunmakta.

Daha net örnek vermek gerekirse, hayatınızı, tüm özel yazışmalarınızı, fotoğraflarınızı, ev adresinizi, telefon bilgilerinizi paylaştığınız Facebookta bu sertifika yok! Bu sistemde sizin TC Kimlik Numaranızın kaydedilmediğini tekrar belirtmek istiyorum. O numara sadece devletin sisteminde gerçek kişi olup olmadığınızı kontrol etmek için sizden alınıyor, asla kaydedilmiyor.

Kampanyadaki haklılığımız ve kısıtlanan özgürlüğümüz ortada, güvenlik için gösterdiğimiz çaba da ortada.

İmza atmamak için başka sebebimiz kaldı mı?"

Lütfen kampanya sitesine bağlandıktan sonra güvenlik sertifikasını inceleyin. Hangi internet tarayıcısını kullanıyorsanız (IE, Crome, Mozilla vd.) hepsinin adres barında solda veya sağda görünen kilit resimlerinin üstüne imleci getirdiğiniz zaman güvenlik sertifikasının detaylarını aşağıdaki gibi görebileceksiniz.

1 Ocak 2011 Cumartesi

Maliye Bakanı'nın ezberini bozmak...

2010 yılının son günü Maliye Bakanı Twitter'da vatandaşların sorularını yanıtladı. Sayın Mehmet Şimşek'e geçen sefer de olduğu gibi birkaç kişi yine pasaport konusunda birkaç soru yönelttik. Bakan, beklediğimiz "ezberi" tekrarladı.
Biz şu soruları sorduk:
  • sayın bakan zaten dünyanın en pahalısı olan pasaporta bugün % 8 daha zam yaptınız NEDEN?
  • sn bakan 5-10 yıllık pasaport dünyada ortalama 50dolar, biz de 225 dolar.Siz bu pasaporta bir de % 8 zam yaptınız bugün. NEDEN
  • pasaport zammının nedeniyle ilgili bir cevap verir misiniz daha önce de vermediniz? Neden pasaporta her yıl zam yapıyorsunuz?
Bakan ağırlıklı olarak benzin zammı ile ilgili sorulara yanıt verdikten sonra, pasaport konusunda "fatih duman"ın "cidden anlayamıyorum Syn Bakanım,pasaport pahalı olacaktı ise neden komşularımız ile vizeler kaldırıldı?" sorusuna şu yanıtı verdi:
  •  Pasaport harçlarına 20.06.2010 tarihinde yaklaşık %50 oranında indirdik.
  • Ayrıca 138 Lira olan değerli kağıt bedelini 50 Lira'ya düşürdük. 2011 yılında bu fiyatlar enflasyon kadar artırılacaktır.
Bu yanıtların aynısını daha önceki söyleşilerde de aynen tekrarladı. Siz ne sorarsanız sorun Bakan ezberini bozmuyor. Aynı sözleri, yanıtları tekrarlıyor. 

Bu soruları yeni yılda sorsak eminim bu kez sadece şu değişiklik olacak yanıtta: "Pasaport harçlarını GEÇEN YIL yaklaşık %50 oranında indirdik."

Maliye Bakanlığı'na internet üzerinden soru iletiyorsunuz, gelen yanıt hep aynı, bana da onlarca arkadaşımıza da ilgili bürokratlar tarafından "bakan adına" şu yanıt verildi:
"İlgi dilekçenizde istemiş olduğunuz bilgiler mütalaa içerikli olduğundan, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu ve kanunun uygulanmasına ilişkin olarak 19.04.2004 gün ve 2004/7189 karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca çıkartılan yönetmeliğin “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 38 inci maddesinde “Tavsiye ve mütalaa taleplerine ilişkin başvurular bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” hükmü gereği Bilgi Edinme Hakkı Kanunu karşılanması mümkün bulunmamaktadır." 
"Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri"nin 2011 yılındaki hedeflerinden biri iyice netleşti. Öncelikli hedefimiz Maliye Bakanlığı'nın temel bir insan hakkı olan "seyahat özgürlüğü" konusundaki ezberini bozmak!

"Seyahat özgürlüğü"nün temel bir insan hakkı olduğunu, yapılan indirimin yetersizliğini Sayın Maliye Bakanına "göstermek" zorundayız.

Görev başına...

31 Aralık 2010 Cuma

BEKLENEN PASAPORT ZAMMI GERÇEKLEŞTİ!

DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTUNUN ÜCRETİNE  % 8 ZAM GELDİ.


Maliye Bakanlığı'nın, ''Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, pasaportlar için 50 lira olan değerli kağıt bedeli, yüzde 8'lik artışla 54 liraya yükseldi.

Ancak ülkemizde pasaport almak için sadece pasaport ücreti ödemiyorsunuz, bir de harç ödüyorsunuz harçlarla birlikte 5-10 yıllık biyometrik pasaportu artık 360 değil 388 TL'ye alacaksınız. 

Hatırlatmama gerek var mı, ZAMMA VE FAHİŞ ÜCRETE KARŞI İMZA KAMPANYAMIZ SÜRÜYOR: TIKLAYIN!

27 Aralık 2010 Pazartesi

“Turkey is applying visas to its own citizens.”

Bugün Hürriyet Daily News gazetesinin internet sitesinde "Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri"nin pasaport zammına karşı yürüttüğü kampanyayla ilgili bir haber röportaj yayınlandı. Gökhan Kurtaran'ın haberini lütfen okuyun: "Turkish civil initiative takes stand aganist passport-fee hike"


Yıl sonunda gerçekleşecek %7.7'lik pasaport zammına karşı tepkimizi hem kamuyouna hem de medyaya duyurmaya, bu konuda özellikle Maliye Bakanlığı'na sesimizi ulaştırmaya yönelik çabalarımızı yılın son günlerinde artırmaya çalışıyoruz.


Siz de hemen aşağıda örnekleri yer alan mektuplar veya bir başka şekilde Maliye Bakanlığı'na ulaşarak tepkinizi ve düşüncelerinizi iletebilirsiniz. Benim e-postamdan , faksımdan, telefonumdan ne olacak demeyin,1 kişi, 5 kişi, 5000 kişi farketmez, hepsi aynı değerde bir temel insan hakkı talebi.


Hakkınızı, "seyahat özgürlüğünüzü" talep edin!


Haberin linki için lütfen TIKLAYIN!